İnsanlığı Açlıktan Kurtaracak 7 Meşhur Gıdayı Yetiştirip Para Kazanmak

Açlığın tarihi insanlığın tarihi kadar eskidir. Birileri sınırsız imkanlara sahip topraklara sınırı çekti ve ‘burası artık benim‘ dedi. Mal sahibi mülk sahibi hani bunun ilk sahibi – deyişindeki soru hala güncelliğini korusa da koruduğu bir şey daha var: Yanıtsızlığı. Bu elit tabaka tarafından geçiştirilen soru, orta tabakanın kayıtsızlığıyla da birleşince ortaya kocaman bir boşluk çıkıyor. Tek derdi faturalarını ay başında yatırmak olan milyonlarca, başka kıtalarda hatta komşu ülkelerindeki açlığı bile görmezden geliyor.

Bunun en canlı ve güncel kanıtını Yemen’de yaşadık. Suudi Arabistan ve Katar gibi petrol zengini ülkeler bolluğu ile nam salan pazar paylarına sahipken, komşuları Yemen’in açlıktan can çekişen milyonlarına gözlerini yumdu, kulaklarını tıkadı.

Ama açlık gibi umudun tarihi de insanlığın tarihi kadar eskidir diyoruz ve bu yazımızda insanlığı açlık belasından kurtaracak 7 gıdayı sizinle paylaşıyoruz. Ancak öncelikli olarak en temel insani meselelerden biri olan açlığın derin ve kapsamlı bir analizini yapacağız.

İnsanoğlu Neden Hala Açlıkla Cebelleşiyor?

Bu sorunun tek bir yanıtı yok. Birçok farklı parametre hala dünya gündeminde açlığın neden bu kadar yaygın olduğunu cevaplamamızda yardımcı olabilir. Dönemin başbakanı bu ülkede ‘Açlıktan kimse ölmüyor‘ diye buyurmuştu. ‘Aç mezarı mı var?‘ deyişi de bu topraklarda yaygın kullanılan bir deyimdir. Ancak gözden kaçırılan temel bir nüans var. Açlıktan kimse ölmese de dengesiz ve yetersiz beslenmeye dayalı ölümlerin çetelesini tutmak pek mümkün değil. Ama bunun bir çetelesi olduğunu bilmek ve buna göre hareket etmek mümkün. Evet, belki kimse doğrudan doğruya aç kalarak ölmüyor. Ancak aynı türde beslenen insanlarda, yeterli gıdaya ulaşamayan bireylerde kalp ve organ yetmezliği gibi birçok ölümcül hastalık ortaya çıkabiliyor.

İnsanoğlunun açlıkla cebelleşmesinin en büyük nedenlerinden biri her ülke ve milletin önce kendi çıkarlarını merkeze alması. Başkası için yardım eli uzatmak yerine on sene sonrasına mal stoklamak çok daha cazip geliyor. ‘Benden sonra tufan‘ deyişinin acımasızlığı da olanca haşmetiyle burada kendini gösteriyor işte.

Aç gözlülük, ölüm yokmuş gibi yaşanan bir hayatın tam merkezindeki insanlara, milletlere, ülkelere sirayet ediyor. Yapılan birçok araştırma ve inceleme, onca hebaya, tüketim çılgınlığına ve kaynakların sömürüsüne rağmen hala dünyadaki kaynakların tüm nüfusu beslemeye yetecek kadar çok olduğunu gözler önüne serdi. Ancak buna riayet eden ya da bu gerçekliği önemseyen kim? Önce ben diyen insan ahlakı, önce biz diyen ülke menfaatleriyle birleştiği için açlık, hala bu sözde modern dünyamızın en büyük tehlikelerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.

Açlık Karşısında Bu Hareketsizliğin Sebepleri

Eskiden ‘eylemsizlik‘, ‘pasif direniş‘ başlığı altında karşı koymanın, mücadele etmenin bir diğer adıydı. Gandhi’nin başını çektiği bu akım, günümüzde görmezden gelmenin, oralı olmamanın temel yasasını teşkil ediyor. Liberalizmin ‘bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler‘ çığırtkanlığına toplum nezdinde büyük bir destek çıktı.

Öyle bir destek ki ‘bu akşam ne yesek’ düşüncesi tüm gündemi doldurabiliyor. Kişisel bazda medya eliyle desteklenen tüketim çılgınlığı, ‘komşusu açken tok yatan bizden değildir‘ şiarını ortadan kaldırdı. Evrim teorisinin bu kadar dile getirildiği ve insanı salt hayvandan ve içgüdülerden ibaret sayan toplumsal akıl da ivme kazanmış oldu. Bir hayvansak, ilke ve değerlerin canı cehenneme dendi. Yardımlaşma, dayanışma sıkıcı sözcükler olarak bodrum katlarına kilitlendi.

Ülkelerin savaş sanayine harcadığı ya da şirketlerin reklamlara yıllık olarak harcadığı bütçeden sadece bir yıllığına vazgeçilse açlık tamamen ortadan kaldırılabilir. Ama gündemde böyle bir çalışma, böyle bir hazırlık yok. Çünkü ‘güçlü olanın hayatta kaldığına” inanılan acımasız doğa koşullarında yaşıyoruz. İnsanı ben-merkezci hayvan konumuna sokan tüm davranış kalıpları, başka ülkelerin ve insanların yardım çığlıklarına kör – sağır – dilsiz maymunlar olarak kayıtsız kalmamızı öneriyor.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Peynir Üretip Satmak Karlı Mıdır?

Açlığa Karşı En Etkili Olan Gıdalar Hangileri?

1. Arpa Yetiştirmek:

Açlığa karşı en etkili tahılların başında arpa geliyor. Dünyanın her yerinde rahatlıkla yetiştirilen arpaların üretimi son derece basit. Açlığa karşı kararlı ve hızlı adımlar atmak istiyorsanız, lüks tüketim ürünlerinden vazgeçip arpa gibi sağlığa son derece faydalı ve yetiştirilmesi de aynı oranda kolay olan tahıl ürünlerine ağırlık vermeliyiz.

2- Buğday yetiştirmek:

Bugün çeşitli spekülasyonların hedefi olan, kalorisiyle olası zararlarıyla tartışılan ekmeklerin tamamına yakını buğdaydan temin ediliyor. Kim ne derse desin, ekmek dünya için, dünyadaki açlığı bitirmek için en önemli besin kaynaklarımızın başında geliyor. Yüksek sıcaklıklı iklimler dışında her yerde rahatlıkla yetiştirilebilen buğdaylar, bu özelliği sayesinde açlıkla mücadelede başı çekmektedir. Buğday yetişticiliğinin inceliklerini ele alan şu yazımza da göz atınız: Buğday (ekin) ekmek istiyorum

3- Yulaf Yetiştirmek:

Hem ağır tavlı hem de kuru tarım alanlarında yetiştirilebilen yulaf, bir diğer seçeneği oluşturuyor. Bulgur yemekleri başta olmak üzere insanların hem karnını doyurmasını hem de sağlıklı beslenmesini sağlayan yulaf da mutlaka üretim gündemlerinin listelerinde yer almalı.

4- Şeker Pancarı Yetiştirmek:

Şeker pancarı da temel tarım ürünlerinin başında geliyor. Modern ve teknolojik ekipmanların tarım alanında sık kullanılması ile birlikte şeker pancarı yetiştiriciliğinin zor yanları da törpülenmiş oldu. Şimdi işin çok daha zor kısmı başladı: Nasıl kolay üretiyorsak o kadar da kolay paylaşmalıyız!

5- Soğan – Sarımsak Yetiştirmek:

Hem soğan hem de sarımsak sağlıklı beslenmek isteyenlerin sofralarından eksik etmediği gıdaların başında geliyor. Yetiştirilmesi son derece kolay olan soğan ve sarımsaklar için evlerde bile üretime geçilebilir. Saksılarda yetiştirilen soğan ve sarımsaklar açlık problemine karşı yürütülecek faaliyetlerde başı çekiyor. Soğan son zamanlarda kazandırdığı para itibariyle listemizde dikkat çekmektedir!

6- Patates yetiştirmek:

Hem suni hem de doğal gübrelerle yetiştirilebilen patates, açlıkla mücadeleyi birinci gündemi haline getirecek olan bir dünyanın öncelikli seçeneği olmalıdır. Karbonhidrat yoğunluğu çok fazla olan patatesler, özellikle üçüncü dünya ülkelerine yardım kapsamında tercih edilmeli. Geliştirilen yeni ilaçlar ile birlikte hem böcek gibi haşerelere hem de mantarlama riskine karşı büyük çözümler geliştirildi. Sıradaki çözüm daha fazla üretmek ve daha fazla paylaşmak olmalı. Bu arada eğer bu işte kararlıysanız şu içeriğimize de göz atabilirsiniz: PATATES EKMEK KAZANDIRIYOR MU?

7- Maydanoz – Tere yetiştirmek:

Tohum desteğiyle üretilen maydanoz ve tere sizlere önerebileceğimiz son seçenekler arasında yer alıyor. Bu yeşil sebzeler, hem uzun ve sağlıklı bir ömür geçirmek için, hem de dünyadaki açlığı biraz olsun azaltmak için birebirdir.

Bu arada şu içeriğimiz de ilginiz çekebilir:2020 Yılı İçin En Karlı 7 Tarım Ürünü

Tüm Bu Ürünleri Aynı Anda Üretip Özel Bir Pazaryeri Kurmak Nasıl Fikir?

Yazımızın yavaş yavaş sonuna gelirken son başlığımızda yeni ve taze soluklu bir iş fikrine yer veriyoruz. Tüm bu ucuz ve aynı oranda besleyici olan tarım ürünlerini aynı anda üretmeniz mümkün. Çünkü her biri gerek toprak gerekse iklim bakımından çok seçici ürünler değil. Hal böyle olunca kurulacak özel sera alanlarında ve tarım arazilerinde çok yönlü bir üretim anlayışını benimseyebilirsiniz. Bununla da yetinmeyip her birini özel bir pazar yeri açarak müşterilerle buluşturmak da mümkün.

Nasıl ki ucuzluk pazarları dükkanlarda uygun fiyatlarla satış yapıyor, siz de dükkan değil özel bir pazar yeri açarak, tamamen açık alanda, doğal bir şekilde yetiştirdiğiniz ürünleri satışa çıkarabilirsiniz. Bunun için gerekli izinleri almak da çok kolay. Böylece hem tamamen özgün bir iş fikri ile harekete geçmiş  hem de alım gücü son derece düşük bir toplumda rol model bir işe imza atarak başkalarına örnek olabilirsiniz.

Yorum yapın