Adım Adım “Araç Değer Kaybı Nasıl Alınır”, Tüm Aşamalarla-Güncel 2018

Bu yazımızda 7’den 70’e herkesin anlayabileceği bir dilden aşama aşama “araç değer kaybı tazminatınızı nasıl alacağınızı” anlatacağım. Şanslısınız ki tüm bu süreci bir vatandaş ağzıyla uzun uzadıya güzelcene yazabilecek kadar kalemi yeterli ve ehil bir yazar ile karşı karşıyasınız. Şimdi gel bu yana kardeşim, beni usulca dinlemeni istiyorum senden; ilk olarak bazı şartları sağlayıp sağlamadığına dair kontroller yapmanı isteyeceğim. Bak seni düşündüğümden boşu boşuna yormamak için en can alıcı kısmı yazınının en başından yazıyorum…

  1. Aracınız son 2 sene içerisinde bir yere çarpmış veya toslamış veyahut durduğu yerde çarpılmış olmalı.
  2. Söz konusu maddi hasarlı kaza sonrası gerekli tutanakların tutulmuş olması
  3. Kazanın meydana gelmesinde tamamen(%100) sizin kusurunuz olmamış olmalı
  4. Kaza sonrası hasar mümkün olduğunca giderilmiş olmalı, eğer telafisi imkansız olan hasarlı bölgeler var ise bile buralar için gereken servis bakımı, müdahelesi yapılmış ve halk tabiriyle; servis tamiri için tamirci “elinden geleni yapmış olmalı
  5. Kaza sonrasında söz konusu araçta hatrı sayılır bir değerde azalma, kayıp zuhur etmiş olmalı.
  6. Kaza sonrası araçta meydana gelen değer kaybı nasıl alınır diye düşünülüp bu siteye ulaşılmış olmalı.
  7. Aracınız 36 yıldan daha yaşlı olmamalı.
  8. Zararın boyutu 45 000 TL’yi geçkin olmamalı.
  9. Aracınız ticari araç olmamalı.
  10. Araç daha evvelden çekme belgesine veyahut hurda statüsüne kavuşmuş olmamalı.
  11. “Çok basit şekilde” diye nitelendirebileceğimiz onarımlar ile giderilebilecek zararlardan daha fazlası söz konusu olmamalı.

Esasında gözle görülür olmayan bu değer kaybının gerçekleşmesi; kural olarak, aracın ekonomik ömrünü doldurmamış , daha önce bir kazaya karışıp bozulup onarım görmemiş ve özenli kullanılmış olmasına bağlıdır. Örneğin daha önce bir kaza ve onarım görmemiş, özenle iyi kullanılmış ve korunmuş olması nedeniyle özgün durumunu koruyan bir motorlu araçta da kullanma süresi(yaşı) ne olursa olsun maddi olmayan ekonomik değer azalması söz konusu olabilir.

Bir Yargıtay kararında bu konu oldukça açık biçimde açıklanmıştır. Şöyle ki:

“… Motorlu araçlarda değer kaybı onun eski hale getirilmesi sırasında meydana gelen kayıpla sınırlı değildir. Eşya onarılmakla istenilen şekilde eski hale getirilmiş olsa da hasar nedeniyle ekonomik değerinde bir azalma olur; teknik olarak görünürde bir ekonomik değer kaybı olmasa da ekonomik değer kaybının kaçınılmaz olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla araç istenilen şekilde tamir edilmiş olsa da artık ne davacı ne de piyasa o araca çarpılmadan önceki değerini veremez. Çünkü çarpılmayan bir araçla çarpılıp onarılmış bir aracın piyasa değerinin birebir aynı olacağı düşünülemez ” 

(4. Hukuk Dairesi’nin 19.11.1990 yılına ait 762 Esas sayılı, 8642 Karar Sayılı Kararı) şeklinde çok güzel açıklamıştır… Bir eşya tamir edilmiş olsa bile, hasara uğradığı için daima o tür eşyalara oranla ekonomik kıymetini kaybeder. Örneğin çarpılmış, hasar görmüş bir araba tamir edilmiş olsa bile, daima teknik ve ekonomik değer kaybına uğrar. İşte bu sebeple “ticari değer kaybı” zarar gören kişi söz konusu malı satmasa dahi ödenmeli ve zararı karşılanmalıdır. Değer kaybı zararları teoride 2 biçimde ortaya çıkar. Bunlardan birisi tam olarak onarılması imkansız araçlarda ve diğeri de tam olarak onarılıp eski haline getirilebilen araçlarda ortaya çıkar.

A) Onarılması olanaksız, imkansız olan araçlarda değer kaybı

Zarar gören bir aracın var olan teknik imkanlarla tam olarak onarılarak talihsiz kazadan önceki hale getirilememesi durumunda gerçek anlamda bir maddi zarar söz konusudur. Örneğin orijinal parçanın kullanılmamasının ya da onarımın günün teknik imkanlarıyla tam olarak yapılamaması gibi durumlarda söz konusu olur.

B) Tam olarak onarılarak eski haline getirilen araçlarda değer azalması

Tam anlamıyla onarılmasına karşın, çarpılmış aracın piyasadaki alım satım değerinde bir azalma da söz konusu olabilir. Bu zarar çarpılmış bir araca karşı psikolojik duyguların etkisiyle değer biçmenin yarattığı bir zarar niteliğindedir. Bir anlamda atipik(olağandışı) manevi zarar söz konusudur. ——————————————-

Şartları ve davanın sebeplerini kısaca yukarıda açıklamış olduk…

Sıra geldi değer kaybı tazminatını alma aşamalarına. Sizi daha fazla yormadan olabilecek en özet şekilde anlatmaya çalışacağım.

Bu aşamada aşağıdaki adımlarla uğraşmak istemeyen direkt bana şu formdan özel olarak yazabilir ve kısa sürede tüm işlemleri oturduğunuz yerden hallettirebilirsiniz.

1. Aşama: Şartları kontrol etmek

Az önce yukarıda maddeler halinde verdiğim değer kaybı tazminat şartlarını tek tek kontrol ediniz. Sizden hasreten ricam her bir maddeyi özenle irdeleyiniz. Bir ayrıntıyı kaçırmanız durumunda dava açma hakkınız olmadığı için boşu boşuna masrafa ve “git-gel uğraşına” girmiş olacaksınız. Aman titiz olun bu aşamada.

2. Aşama: Bir eksper bulmak

Araç eksperlerini netten de bulabileceğiniz gibi mahallenizdeki sigorta acentasına uğrayarak temin edebilirsiniz. Eksperi bulduktan sonra ondan “araç değer kaybını ölçümlemesi için bilirkişi raporu” hazırlatmasını isteyeceksiniz. Bu raporu hazırlamaya yetkin olanlar ve mahkemelerde geçerli şekilde hazırlayabilecekler ancak üniversitelerin ilgili sigorta ekspertizliği bölümünden mezun olmuş, alanında uzman, belirli bir tecrübeye erişmiş kişilerdir.

      Sizlere fikir vermesi açısından bu aşamada yardımcı olacak “Hazine Müsteşarlığının yayınladığı hesaplama Kriterlerine göz atmanızı” önerebilirim. Bu kriterler sayesinde kafanızda bir fikir oluşabilir ve en azından farazi veya minimal bir rakama ulaşmış olursunuz.

3. Aşama: Sigorta poliçelerinizi ve evraklarızı derlemek

Değerli kazazede dostum; evrak toplama işini gündelik hayatta da bir alışkanlık haline getirmenizi dilerim. Temennim odur ki bir şey lazım olduğunda aval aval çaresizce bakınmak yerine hemen raflardan çıkarıp saniyeler içerisinde ortaya seriverebilesin… Özellikle gerekli evraklarımız birkaç tanedir: “Kaza yapılan zaman ile ilgili zorunlu trafik sigorta poliçesi ile kasko poliçenizin elinizde bulunan asıllarını ve birer fotokopilerini dosyaya koyun.“. Ardından kaza anına ait “kaza tespit tutanağınız” kusursuzca dosyada bulunmalı. Aşama 2’deki “eksper raporu”‘da dosyada bulunmalı…

     Bu aşamada da zaten “araç değer kaybı raporunu” müsteşarlıkça yetkilendirilmiş sigorta eksperleri levhasına kayıtlı olanlar arasından ulaşabileceğiniz yetkili eksperlere bizzat başvurarak alabilirsiniz. Evrakları tamamlarken sizlere naçizane tavsiyem odur ki; “poşet dosyalar içerisine koyarak” bunu yapmanız. Zira aksi halde su dökülebilir, çevirirken yırtılabilir, nemden ve zamandan aşınabilir, tahrivata uğrayabilir… Bu gibi durumlarda başınızın ağrımaması için mümkün mertebe tedbirli olunuz lütfen.

4. Aşamamız: Tazminat talep edeceğimiz yetkili mercimizi tayin etmek

Durun başlığı daha da Türkçe’leştireceğim: “Parayı isteyeceğimiz yeri belirlemek” 🙂 Sevgili kazazede dostum sen “araç değer kaybı tazminatınıevvela ilk olarak sigorta şirketinden istemelisin. Ancak burada aman yanlış anlama; sigorta poliçeni yapan aracı şirkete değil, bizzat seni sigortalayan şirkete gideceksin. Bunun için bulunduğunuz ildeki şubeye, şube yoksa genel merkeze ya da en yakın şubeye başvurmanız gerekecek… İlk olarak sigorta şirketine gitmemizin sebebi 2015’deki yönetmelik değişikliğidir. Burası önemli; bu ayrıntıya dikkat edin ki aksi halde mahkemeye ya da herhangi başkaca bir merciye yapacağınız tüm talepler reddedilir!

Sigorta şirketine yapacağınız bu başvuru dilekçe ile olmalıdır ki size dönüşleri de yazılı bir şekilde imzalı, onaylı ve kanıt olacak nitelikte olsun. Hukuk lisanı ile anlatmam gerekirse: “kesin delil niteliği taşısın.”

Bu aşamada yukarıda bahsettiğim gibi herhangi bir eksperden “değer kaybı raporu” almak suretiyle faydalanmış olmanız sizin hukuk güvenliğiniz açısından epey avantajlı olacaktır. Zira; ne kadar tazminat isteyeceğinizi aşağı yukarı bilmezseniz davanız da sekteye uğrayabilir! O sebeple burası hakikaten önemli.

5. Aşamamız: Cevap bekleme ve sonraki dilekçeyi hazırlamak

Sigortaya yapacağınız başvurular her zaman istediğiniz gibi sonuçlanmayabilir. Ret yedikten sonra da her 10 vatandaştan 6’sı gibi hak aramayı bırakmayıp ve ümitlerinizi yitirmeden bir sonraki adımlara geçiniz … Sakın siz de bilinçsiz vatandaş gibi hak aramayı bırakıp değer kaybınızdan mahrum kalmayın. Dilekçe ile yapmış bulunduğunuz “değer kaybını geri alma(tazmin etme) başvurusuna” 15 gün içinde olumlu ya da olumsuz cevap vermeliler. Eğer ki 15 gün içinde cevap veren olmazsa bu olumsuz cevap sayılır ve bir sonraki başvuru mercimize geçmek için şartlar oluşmuş sayılır…

Şimdi aldığınız ret dilekçesi(15 gün içinde cevap gelmediyse sorun yok) ile ilk seferinde sizin başvuru yaptığınız dilekçeyi dosyanıza ekliyorsunuz ve bir sonraki mercinin yolunu tutmadan önce ikinci bir dilekçemizi hazırlıyoruz. Şimdi; bir koltuğa oturun, internetinizi açın ardından 165 liralık, 1060 sayfalık şu kitabı: “Sami Narter, Trafik Kazalarında Hukuki ve Cezai Sorumluluk” netten satın alın. Gelmesi en geç 2 iş gününü bulur. 2 gün bekleyeceksiniz, başka türlü avukat tutmaksızın bu aşamadaki dilekçemizi olayınıza uygun şekilde hakimlerin ve karar mercilerinin gözüne girecek şekilde, profesyonelce ve hukuki normlara, kurallara uygun olarak yazabilmeniz imkansız gibi görünmektedir… Lütfen netteki tüm taslak dilekçeleri bu aşamada unutun. İnternetteki ücretsiz yayınlanan dilekçeleri hakimler ya da tahkim komisyon üyeleri gördüğünde refleks olarak üstünkörü dilekçe olarak görülür. Bundan sonra da “işi önemsemiyormuş bu zaten, şuna bak avukat bile tutmaktana aciz” diyerekten aleyhe karar vermelerine neden olabilir bu durum!! Yani elbette böylesi bir olasılık kesin değil ancak ihtimaller dahilindedir. Yani netice itibariyle “karar mercilerindeki kişiler” bir insan olduğu için psikolojik etkenlerden etkilenmeleri her zaman söz olabilir.

Eğer günlerce bekleyip bu kitabı, dilekçeyi de kalifiye bir şekilde yazmak için gereksizce çırpınmak istemiyorsanız ki bence beklemenize hiç ama hiç gerek yok; hemen baroya kayıtlı bir avukat bulma yoluna gidin.  Aksi halde onlarca avukatı olan bu sigorta şirketlerine karşı hakkınızı savunamamanız ve milyon tane büroratik prosedürün, hukuki ayrıntının içinden sağ salim çıkamayıp haklıyken haksız, suçlu konumuna bile düşmeniz işten bile olamayacaktır. Bulunduğunuz ilde muhakkak bir avukat vardır bu avukatlar ile işlerinizi daha temiz halledebilirsiniz.

      Sevgili arkadaşlar bu aşamada dikkat edilecek bir diğer önemli nokta: “nette dolaşan ve “tahsilat yaptıklarını iddia eden” ne idüğü belirsiz aracılara, komisyonculara, şirketimsi yasadışı tiplere aman diyim itibar etmeyiniz”.

Bunlar avukat bile değillerdir. Brokerlık ruhsatı olmayanlardan (hazine müsteşarlığından sigortalıyı temsil etme konusunda hizmer vermek üzere brokerlık ruhsatı alan özel şirketler veya gerçek kişiler vardır ve bunlara güvenebilirsiniz) ve avukat olmayanlardan tahsilat sürecinde yardım istemeyiniz. Sizin hakkınızı sizin yerinize gasp etme amaçlı organize olmuş bazı çetelere prim vermeyiniz!!!* “Eğer ben avukat tutmam” diyorsanız (bu düşünceniz çok yersiz zira gerçek bir avukata başvurduğunuzda sizin için tüm işlerinizi halledecektir, vekalet ücretini de karşı taraf olan sigorta şirketinden alacaktır) söz konusu kitabımızı açıp içindekilerden “dilekçe ile ilgili 120 sayfalık bölümünü” ve “maddi tazminatlar” ile ilgili 70 sayfalık bölümü işaretleyip okuyunuz ve hemen ardından dilekçemizi olayınıza, kaza tipinize uygun şekilde yazmaya koyulunuz…

6. Aşamamız: En son yazdığımız kaliteli ve nitelikli dilekçeyi Sigorta Tahkim Komisyonuna göndermek

Sevgili dostum; bu aşamada neden bir mahkemeye gitmediğimizi, neden sıradan bir tazminat davasında olduğu gibi “Bulunduğunuz yer Asliye Hukuk Mahkemesine” gitmediğimizi merak edenler olabilir. Ben açıklayayım: kanunlar özel bir madde ile sigortanın konusuna giren bu dava türüne kıyak çekip ağır aksak ve zor karar alınan “Asliye Hukuk Mahkemeleri” yerine özel bir komisyon kurulup sigorta konusuna giren anlaşmazlıkların bu komisyonda çözüme kavuşmasını emretmiştir….

Yani yine dört ayak üstüne düştünüz; hakkınızı almak için senelerce beklemek zorunda kalmayacak ve daha hızlı sonuç alabileceksiniz. Bu meşhur kuruma “sigorta tahkim komisyonu” adı verilir. Bu komisyonun resmi sitesini de şuradan inceleyebilirsiniz: http://www.sigortatahkim.org Sigorta tahkim komisyonuna dilekçeyi göndermek için: Komisyona dilekçenizi komisyonun adresine doğrudan giderek teslim edebileceğiniz gibi kendi hür ve özgür iradenizle başvuracağınız avukatınıza posta yoluyla tebligat yaparaktan da ulaştırabilirsiniz (aps ile ulaştırmak yine sizin için hız konusunda faydalı olacaktır). Avukatınız sizin adınıza işlemleri severek, şevkle hallecektir. Ardından komisyonun sitesinden takip ederek dilekçenizin akabinden verilecek duruşma gününü öğrenebilrisiniz.

Bakın hani size bir üst aşamada demiştim ya “avukatsız zor olacak bu kısım diye“. İşte esas bundan sonrası avukatsız zor ve trajikomik olacak. Karşınızda sigorta şirketinin afili ve kurnaz cin gibi avukatları dururken sizin şeytani milyon tane ayrıntı karşısında bocalamamız, dava sonunda hatalarınız nedeniyle borçlu çıkmanız bile olası olacaktır. Bu sebeple yalvararak söylüyorum ki: “en azından bu aşamada baroya kayıtlı gerçek bir avukata ya da ruhsatlı broker’a başvurun” yetkisiz, yasadışı simsarla, çakalla uğraşmayın.

7. Aşamamız: Yargılama sonucunu beklemek

Sigorta Tahkim Komisyonumuzun vereceği kararı beklemekten başka bu aşamada çaremiz yok. Komisyonumuzun kararları genelde 4-5-6 ay içerisinde sonuçlanır. Buradan çıkacak karar normal mahkemelerin vereceği kararlar gibi kesin hükmünde olup (elbette 40 000 TL’ye kadar) icra mercilerine götürdüğünüzde organların harekete geçmesini sağlamaktadır. İlamlı icra takibi yapabilmenize olanak tanıyan kuvvetli bir karardır buradan alacağınız karar. Yani ilgili şirket ya da devlet yetkilileri bu karar karşısında hakkınız neyse vermek zorunda kalacaktır. Karşı tarafın temyiz yolu dahi çoğu zaman yoktur. Yani davanızı kalkıp da en üst yargılama merci olan “Yargıtay’a” ya da “Bölge İstinaf Mahkemekerine” kadar götüremez sigorta şirketleri… Bunun sebebi dava değerlerinin genelde temyize kabil olmayı sağlayamayacak kadar düşük olması yani bir üst yargılama mercine götürmeye yetmeyecek kadar asgari sınırın altındadır. (bu dava değeri sınırları yıllık olarak belirlenir)

Değer kaybını sigortadan geri alma konusunda insanların yanıldığı bir diğer nokta ise “sigorta şirketlerinden talep edildiği takdirde bu kayıpların her zaman eksiksiz ve kusursuz şekilde verilebileceği ihtimalidir”. Böyle bir ihtimal çoğu zaman söz konusu olmamaktadır sevgili parlakfikirler okurları. Muhakkak hakkınızı doğru mercilerde sonuna kadar takip etmeniz ve aramanız gerekmektedir. Bu bir vatandaşlık görevidir. Bilinçli bir vatandaş demek “haklarının bilincinde olup bunların takipçisi olan ve yeni hakları devletten talep eden vatandaş demektir“. Yazıyı bitirmeden önce eklemem gereken bir diğer önemli husus; “kazanç kaybı, kar yoksunluğu, iş gücü kaybı, çalışamama zararları” gibi zararların zorunlu trafik sigortasından “değer kaybı kapsamında” veya buna ilaveten istenemeyeceği husundadır. Yargıtayın araç değer kaybını geri alma konusunda 2017’de verdiği kararlar bu yönde olup Yargıtay 2018 yılında da bu yönde kararlara imza atacak gibi görünmektedir. O sebeple istem dilekçelerinize bu yöndeki taleplerinizi boşuna eklemeyiniz. ———————————      Gözünüz aydın çoğu dava aşamayı, %100 özgün bir şekilde kaleme almış olduğumuz bu 2000 kelimeliyi geçkin makalemizden öğrenmiş oldunuz. Yazımın ortalarında dediğim gibi “değer kaybını geri alma, tazmin etmek amacıyla hakkınızı aramak istiyorsanız” hiç çekinmeden avukat tutabilirsiniz. Zira söz konusu avukatlar hem her daim sizin yanınızda yer alacaklar(çoğu zaman ücreti de karşıdan alırlar dava sonunda, ancak bu husus elbette avukatın bileceği iş, kendisi ücretini kendisi belirleme hakkına sahiptir) hem de tüm menfaatlerinizi kendi menfaati gibi savunacaklar(davayı kazanamazlarsa daha düşük ücret hak edeceklerinden dolayı). Ayrıca ilaveten; müsteşarlıkça yetkilendirilmiş levhaya kayıtlı herhangi bir sigorta eksperine başvurarak detaylı araç değer kaybı raporu yazdıracak eksper bulmak için iletişim kurmaktan imtina etmeyiniz!

Yine unutmadan bir kez daha uyarıyorum, sigorta eksperlerinin veya hasar danışmanlık şirketlerinin size önereceği avukattan ziyade baroya kayıtlı ve kendi iradenizle seçtiğiniz avuakta başvuru yaparak hakkınızı talep ediniz. Simsarlara prim vermeyiniz! Düz mantık ile bilmeden, etmeden bu tip hak arama işlerine tek başınıza girişmeyin ve işi ustalarına beraber sürdürüp, hatta tümden onlara bırakıp keyfinize bakın… Araç değer kaybı nasıl tazmin edilir? “, “Nasıl değer kaybı davası açılır?“, “Kimlere açılır?” gibi sorulara kapsamlı cevap arayan, bu yazıyı kaleme almamda fevkalade yardımcı olan, saatlerini harcamış olan sevgili dostlarıma da teşekkürü borç bilirim.

Saygılarımla

Av Mehmet Görünmez

11 YORUMLAR

  1. Merhabalar 2 hafta önce kaza yaptım ve aracım perte çıktı. Yaklaşık 14 000 lira civarı değer kaybım olduğu tahmin ediliyor. Ne yapmalıyım? Yardımcı olursanız sevinirim.

  2. Avukat Mehmet Bey’e teşekkür ederim. Bize süper bir “yol haritası” sunmuş. Vallahi eline koluna sağlık.

    Ancak sormak istediğim bir husus var değer kaybını 2018-2019 yılında da alabilmemiz mümkün müdür? Yani bu halde zamanaşımı ne kadar acaba?

    • Değerli kardeşim;

      Değer kaybını alabilmek için zamanaşımı sürelerine dikkat etmen gerek. Zira 2 yıllık ve her halukarda 10 yıllık bir hak düşürücü süre mevcut. Aman işini 2018-2019 yılına sarkıtmadan hallet. Sonradan zamanaşımını kaçırdım, süreyi kaçırdım diye feryan etme…

  3. Merhabalar ben aracımla kaza yaptım 16000 TL masraf çıktı karşı taraf yüzde yüz kusurlu değer kaybı davası için şartlar uygun fakat aracında önceki hasarlardan dolayı parça parça toplamda (en büyüğü 1800 lira ) 4800 TL hasar gözüküyor bu etkiler mi

  4. Hocam benim aracım 35876 km sürülmüş durumda. Basit onarım haricinde ana şasede de onarımlar ve değişimler mevcuttur. Acaba benim değer kaybım ne kadar? Bu değer kaybımı ölçtükten sonra alabilmem için ne yapmam gerekiyor?

  5. Emre Karaküçük; Aracınızı satmış olsanız dahi kaza tarihinde sizdeyse değer kaybı alabilirsiniz.

    Yücel Özel; Araç Değer kaybı alabilmek için kazada minimum %25 haklı olmanız gerekmektedir. Kusurlu olan araç sürücüleri değer kaybından yararlanamamaktadır.

    Araç değer kaybı konusunda her türlü soru ve problemlerinizde Met Kurumsal yazarak ücretsiz danışmanlık alabilirsiniz.

Yorum yap

Lüften yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz