Avrupa’ya Ne Satabilirim?

Avrupa Neden Çin Yerine Türkleri Tercih Etmeye Başladı? 

Türkiye’nin ihracat gelirleri son yıllarda gözle görülür bir ivme yakaladı. Salgın felaketinden sonra ise önce psikolojik sonra ekonomik ibreler ülkemizi gösteriyor. İtalya gibi rahat bir Akdeniz ülkesine yardım eden Türkiye, aynı zamanda Güneşin Batmadığı İmparatorluk ismiyle anılan İngiltere’ye tıbbi malzeme desteği sağladı. Genelde ekonomi insanların ve ülkelerin psikolojilerini bozar. Ancak bazı zamanlarda da psikoloji ekonomiyi etkiler.

Ancak Avrupa’nın Çin yerine Türkleri tercih etmeye başlamasının hikayesi beş – altı yıl öncesine kadar dayanıyor. Bunda ülkemizde nispeten daha kaliteli ürünlerin yetiştirilmesi hem de Çin’deki seri üretimlerin insan ve çevre sağlığını doğrudan doğruya tehdit etmesinin payı büyük.

GÜNCEL BİLGİ: Artık Avrupa’nın yeni Çin’i Türkiye olacak arkadaşlar. Ucuz iş gücümüz sayesinde onlara kaliteli ürünleri üreteceğiz. Bu durum her ne kadar toplumun geneli için baktığımızda olumsuz olsa da patronlarımız için olumlu sayılabilecek bir gelişmedir. Bu fırsayı ve geleceği görmek için vizyoner olmaya da gerek yok. Orta bir girişimci olmanız kafidir.

Çin’de üretilen ürünlerin ucuzluğu, malların kalitesizliğini örtecek düzeyde değil. Yani bir televizyonu X mağazasından 100 liraya aldınız diyelim. Televizyon bir ay sonra tamir edilmeyecek şekilde, pat diye bozuldu. Bu sefer yine aynı mağazadan 50 liraya televizyon buldunuz. Bu defa televizyon bir hafta sonra bozuldu. Aynı mağazadan bir daha televizyon ya da başka bir şey alır mısınız? Televizyon beş liraya satılsa bile almazsınız değil mi? İşte Avrupa’nın Çin pazarını yavaş yavaş terk etmeye başlamasının ana nedeni bu. Bir de sağlık kriterlerinin defalarca defalarca ihlal edilmesi var ki bu da Avrupa’nın artık gözünü Türklere çevirmesine vesile oldu.

Avrupalı Tüketiciye Sunulması Gereken Garantiler 

Hani derler ya toku ağırlamak zordur diye. Dünyadaki tok misafir kalıbına uyan milletlerin başında Avrupalılar geliyor. Bu nedenle İspanyollara, Fransızlara, İtalyanlara ve bilcümle Avrupalılara belli başlı garantiler sunmanız gerekiyor. Aksi takdirde ürününüz ne kadar parlak ve cazip görünürse görünsün dönüp bakmazlar bile.

Sunacağınız ilk garanti biraz önce de değindiğimiz gibi sağlık. Tamam herkes satın alacağı üründe sağlık kriterlerine özen gösteriyor ama Avrupalılar bu konuda ekstra titiz. Diğer yandan Avrupalılara dekoratif bir duvar saati satacak olsanız bile önce dayanıklılığına bakar. Estetik, onlar için dayanıklılıktan daha sonra gelir. Bunu da öyle garanti belgesine değil bizatihi ürüne bakarak tasdik etmeleri gerekiyor. Son olarak ücretsiz iade ve değişim garantisi de Avrupalı alıcılara sunmanız gerekene bir diğer garantidir.

Avrupa, söz konusu ticaret ve kar elde etmek olunca her zaman çok göz kamaştırıcı bir bölge olmuştur. Özellikle coğrafi keşiflerden sonra belirli bir ivme yakalayan Avrupa, günümüzde ham madde olmak üzere birçok pazarın merkezi konumundadır. Amerika ve Çin gibi süper güçlere karşı kendi pazarını kurabilen, aynı zamanda sadece kendi milletlerini değil dışarıdan gelen işçileri de çalıştıran dev bir mekanizmaya sahiptir.

Ülkemizde yapılan araştırmalar ve incelenen veriler ışığında her üç gençten biri kariyerine Avrupa’da devam etmek, ya da henüz olmayan kariyerini orada başlatmak istiyor. Avrupa’da ne satabilirim sorusu da uzun yıllardan beri herkesin sorup soruşturduğu, kamuoyu yoklamaları yapmasına vesile olan önemli bir sorudur.

Avrupa’da iş yapmak kadar orada yaşamak da bir cazibe unsuru olarak hayatımızda yer alıyor. Burada çalışma ve oturma izni almak ise ülkeden ülkeye değişen bir zorluk derecesine sahip. İngiltere bu konuda zoru çeken ülkelerin başında olsa da İtalya, İspanya, Fransa gibi ülkelerde vize problemleri sıklıkla yaşanmıyor. Günümüz imkanlarını değerlendiren girişimciler ise Avrupa’ya gitmeye ve yerleşmeye ihtiyaç duymadan yeni iş olanaklarını bu geniş pazar alanında değerlendiriyorlar.

Avrupa’daki iş fırsatlarını değerlendirmek için sağlam bir planınız olması gerekiyor. Euro ile işlem gören ülkelerde kazanç payları ise oldukça yüksek. Biraz da sektörüne bağlı olarak kazanacağınız paraların miktarı değişebilir. Ancak ilk etapta bir pazar araştırmasını da içeren bir plan yapılmalı. Bu planın en büyük sorularından biri ise şu: Avrupa ülkeleri neye ihtiyaç duyuyor?

Avrupa Neye İhtiyaç Duyuyor?

Avrupa coğrafi olarak stratejik bir noktada yer alsa da her bölge gibi buranın da ihtiyaç duyduğu ürünler bulunuyor. Pazar araştırmasında üzerinde titizlikle durulması gereken temel meselerden biri olmalıdır. Önce tüm ülkeler gözden geçirilerek elde 2, en fazla 3 ülke seçeneği kalacak şekilde sınıflandırılmalıdır. Acele etmemekte fayda var. Ancak plan esnasında vakit kaybetmemek için de sürekli değerlendirme – eleme metodu kullanılmalıdır.

Hem tarımcılık hem de imalat – sanayi alanındaki ürünler Avrupa’da büyük oranda satılıyor. Ancak tıpkı Türkiye’de olduğu gibi şehir şehir, bölge bölge çok farklılıklar gösterebilir. Bu nedenle araştırmanızı sadece satış üzerinden değil dükkan açma ve ihracat yapma gibi alanlarda da sürdürmelisiniz.

En sık ihracat yaptığımız ülkelerini adlarını bilmek ve bunu baz alarak değerlendirmelerde bulunmak da son derece kritik bir öneme sahip. Adına ‘ticaret dostluğu da‘ denilen bu ülkelerde iş yapmak diğer ülkelere oranla kat be kat daha kolaydır.

Bu ülkelerin başında Almanya yer alıyor. Almanya uzun zamandır Türkiye’den işçi aldığı için orası Türklerin bir diğer vatanı olarak görülüyor. Almanya’nın bazı sokak ve caddelerinde sadece Türk lokantalarının dizildiğini biliyoruz. Birçok Türk mahallesi de mevcut. Bu nedenle seçeneklerinizi değerlendirirken Almanya her zaman öncelikleriniz arasında olsun.

Diğer yandan Fransa ve İngiltere de diğer seçenekler arasında değerlendirilmek üzere tutulabilir. İngiltere’ye bilişim ve ham madde, Fransa’ya ise meyve sebze satabilirsiniz. Diğer ülkeler arasında ise Hollanda, Belçika ve İtalya bulunuyor.

Önce iş yapacağınız ya da yapmak istediğiniz işi seçip daha sonra ülkeye karar vermek daha mantıklı ve makul olacaktır. Öbür türlü ülkeye göre ürün uydurmak zorunda kalabilir, profesyonel ve deneyimli olmadığınız sektörlerde iflas bayrağını kendi ellerinizle çekebilirsiniz.

 

Avrupa’da Üretilmeyen Ürünler Neler?

Türkiye coğrafi konumu ve iklim şartları gereği sebze meyve yönünden çok şanslı ülkelerin başında gelmiyor. Ancak gözümüzü Avrupa’ya çevirdiğimiz orada durum bunun tam tersi. Birçok meyvenin kilo ile değil tane ile satıldığı Avrupa ülkelerine sebze – meyve ihracatı yapmak hem riski düşük hem de kazancı bol işlerin başında geliyor.

Türkiye, dünya genelinde en fazla tütün ihracatı yapan beş ülkeden biridir. Bunun en büyük nedeni son derece kaliteli tütünlerin ülkemizde yetiştirilebiliyor olmasıdır. Tütün, pamuk ve buğday gibi önemli tarım ürünlerinin tamamı Avrupa’nın çeşitli ülkelerinde yüksek kar oranlarıyla satılabilir.

Avrupa ülkelerinde ticareti yapılabilecek seçenekler sadece tarım ürünleri ile sınırlı değil. Bunun yanı sıra imalat sanayindeki birçok farklı ürün de buradaki pazarlara hızlı bir şekilde sokulup çok kısa sürelerde çok sağlam paralar kazanmak mümkün. Dünya devi olarak görülen sayısız tekstil markamızdan biri ile anlaşarak özellikle Doğu ve Kuzey Avrupa’ya tekstil ticareti yapılabilir. Pamuk, polyester ve keten gibi kumaşlardan imal edilen ürünler ise bu tarz ülkelerde adeta kapış kapana gidiyor. Tabi sermayeniz yeterli ise bu ülkelerden birinde kendi tekstil atölyenizi de kurabilirsiniz.

Unutulmamalıdır ki bir iş ihtimalinde sayısız seçenek olması avantajlı gibi görünse de kafa karıştırıcı olması nedeniyle dezavantajlıdır. Avrupa’ya ne satabilirim sorusu ile çıktığınız bu yolda tüm ihtimalleri eşit oranda değerlendirmeli, işi kolaylığına göre değil sermaye ve kazancına göre kurmalısınız.

Diğer seçenekler arasında ev eşyaları da bulunuyor. Tencere, tava gibi mutfak gereçleri başta olmak üzere birçok farklı ürün Avrupa pazarlarına doğrudan ya da aracılı olarak sokulabilir. Son alternatifler arasında ise unlu mamuller ve kimyasal maddeler bulunuyor.

Tekstil ve Marangozluk Ürünleri Üretip Avrupa’ya Satmak Mantıklı mı? 

En çok merak edilen ve dile getirilen sorulardan biri başlığımızı taşıyor. Tekstil sorusuna ise biraz önce cevap verdik. Tekstil, gıda sektörü ile birlikte asla bitmeyecek, artan nüfus ile birlikte kazandırma oranı her daim en yüksek olan sayılı sektörlerden biridir. Aynı şekilde marangozluk ürünlerini Türkiye’de daha ucuza üretip Avrupa pazarlarına sokmak da denenebilecek yatırım yöntemlerinden biridir.

Bir diğer seçenek ise kırtasiye ürünleri satmak olarak özellikle genç girişimcilerin gündeminde bulunuyor. Avrupa’nın birçok ülkesinde dükkan giderleri ülkemize oranla daha düşük olduğu için bir kırtasiye dükkanı açıp işletmek de riski az kazancı çok işlerden bir diğeri.

Avrupa’ya Butik Olarak Ürün Pazarlayıp Satmak

Güzel fikirmiş, peki nasıl yapacağız” dediğinizi duyar gibiyim. Avrupa’ya butik olarak ürün hazırlayıp satmak için sosyal medya tüm ana hatları ve olanaklarıyla kullanılmalı. Özellikle Instagram, butik ürünlerinin alıcılara sunulması ve pazarlaması alanında merkez konumdadır. Birçok kişi sadece birkaç yıl içerisinde kendi ürettikleri ürünleri buradan satışa çıkarak hatırı sayılı ölçüde para kazandı. Başta kolye, bileklik ve biblo olmak üzere birçok küçük aksesuarın ticareti bu alanda yapılabilir.

Online ve evrensel pazara hakim olmak isteyenler Instagram’ın kendilerine sunduğu tüm fırsatları değerlendirmeyi bilmeli. İşi daha sağlam yürütmek için bir sosyal medya uzmanı ile birlikte çalışılabilir.

 

 

Yorum yapın