Az maaşla çalışanların yatırım yapması mümkün müdür?

Arsa, gayrimenkul, döviz, vs. vs.. Kazançlı yatırım araçları söz konusu olduğunda; araştırma yapanların sayısı ile uygulamaya geçenlerin sayısını kıyaslarsak tam anlamıyla bir uçurumla karşılaşırız.

Bu durum tabii ki sadece bir kişinin para biriktirme konusunda yeteneksiz olmasına veya irade gösterememesine bağlanamaz. Zaten “Kardeşim oradan yazması kolay! Karnımızı doyuracak parayı bile canımızı dişimize takarak ancak kazanıyoruz. Sen gelmiş bize kazançlı yatırımlar diyorsun.” diye feryat edişinizi rahatlıkla duyabiliyorum. Ama mümkün arkadaşlar… Memleketin en düşük gelirli kesiminden olsanız bile kumbara alışkanlığı edinmeniz ve ileride makul bir karşılığını almak üzere küçük yatırımlara başlamanız mümkün… Nasıl mı?

Öncelikle bu konulardan muzdarip biriyseniz aklınızda olsun; tavsiye edeceğim hamleler daha çok psikolojik ve zihninizi kandırmaya yönelik olacaktır. Üzgünüm; elime aldığım 5 lirayı 50 liraya çevirebilecek bir hokkabaz değilim…:D Rakamlar somuttur, değiştirilemezler. İnsan zihni ise kolayca kandırılabilir ve manipüle edilebilir….:)

1)Düzenli olarak yapmayı planladığınız birikimi kafanızda mümkün olduğu kadar kısa vadelere bölün.

Lise dönemimde kendi eğlencem veya hobilerim için kendi parasını biriktirmek zorunda olan biriydim. Zaten üç kuruş harçlıkla idare ettiğimiz için bir de “Ayda 50 lira, 60 lira kenara koymak” gibi düşünceler bana kabus gibi gelirdi.

Fakat bunu; gerekirse yemeğin yanında içecek olmayarak, ya da sigara alımını yarıya indirerek:D günde 1-2 lira kenara koymak şeklinde planladığım zaman her şey tıkırında ilerlemeye başlamıştı. Hem kendimi zihinsel bir işkenceye sokmuyor, hem de her gün sonunda bir görebi tamamlamış gibi huzurlu hissediyordum. Küçüklüğümden beri paraya ve yatırıma olan ilgim de aslında bu sıkıntılı dönemlerde kendin göstermiştir.

2)Yaptığınız harcamalara şöyle bir göz gezdirin ve hemen savunma psikolojisine girmeden önce tekrar düşünün: “Gerçekten gerekli mi? O şey olmazsa ölür müsünüz?”

“Para biriktireceğiz diye Hint fakiri gibi mi yaşayalım?…” diye düşünen arkadaşlar olabilir. Onlara tek bir sorum var: “Şu an tam olarak ne gibi yaşıyorsunuz?”..:) Şu an sahip olduğunuz standartlar hiçbir risk almamak ve eğlencenize bakmak için yeterli mi? Ya da şu anda; bir şeyleri kaybetmekten korkacak kadar bir şeylere sahip bir hayat mı sürüyorsunuz? Vazgeçin şu savunma mekanizmasından… En iyi savunma saldırıdır. Sürekli savunma pozisyonundaki boksör gibi durursanız; er ya da geç sağlam bir darbe yersiniz…

Hem bu işin parolası da kolay: “Emeğinizin ve birikiminizin karşılığını alamadan ölürseniz inançlı bir insan olarak öbür tarafta çalışkanlığınız ve boş durmamanızdan ötürü ödüllendirilirsiniz. Yok ölmezseniz; bahsetmeye gerek yok zaten…:)

Şu İş İlgini Çekebilir:  Sokakta Satıp En Çok Kar Edebileceğiniz 4 Vurkaç Ürünü

3)Bu çok önemli… Birikim yapmaya başladığınız esnada kuruş kuruş da olsa gelirinizi arttıracak yollar bulun.

Gerekirse hafta sonları da yapmak için part time bir iş bulun ve birkaç aylığına sıkıntıya katlanın. Elde ettiğiniz birikimi kısa vadede gelir getirecek şekilde de değerlendirmeniz mümkündür. (Bankaya faize yatırmak; çeşitli yatırım fonlarını kullanmak gibi…)

Ama sakın ola önünüzdeki 8-10 yıl boyunca aynı maaşla ve aynı birikim payıyla yaşamayı hayal etmeyin. Çok değil; bu istikrarlı biriktirme işinden sonra en geç 1-1,5 yıl sonra hayatınızda gözle görülür bir değişim ve rahatlama hissedeceksiniz. İşte o; her şeye yeni başladığınız andır…:)

Yorum yapın