Bir Kafeyi Karlılığa Götürecek 6 Az Bilinen Taktik

Tüm sevgili okurlarımıza merhaba! Bugünkü yazımızda çoğunuzun aklından bir dönem de olsa geçmiş kafe açma fikrinin temellendirmesi üstünden bir yazı hazırladık sizin için. Bir kafe açmanın püf noktalarıyla beraber o kafeyi daha fazla karlı hale getirmek için neler yapabileceğinizi yol haritalarını çizeceğiz sizin için. Bu haritaları çizerken çok az bilinen taktikleri sizler için derleyip madde madde yazacağız.

Öncelikli olarak neden kafe açma fikri, bunu tartışalım. Zira bu yazıyı kaleme alan ben de dahil olmak üzere 20 yaşlarının başından itibaren hayatının bir döneminde kafe ya da kitap kafe gibi fikirler bilincimize üşüşür. Bir kafe açıp oraya işletmenin bu kadar revaçta olmasının nedenleri ne ola ki?

Şimdi bunları tane tane yazalım:

  • Neden kafe açmak ister insan? Şüphesiz bunda en fazla etkili olan neden, kafenin tasarımından dekorasyonuna kadar bir ev ortamı ihtiva ediyor olmasıdır. İşin, iş gibi kalibreli ve yerden kalkmayan ağırlığında çok fazla ciddiyet barındırması günümüz modern insanlarına yorucu gelir. Hatta düşüncesi bile. Özellikle genç nüfusta. Bu bağlamda kafe açmak, ikinci bir eve geçmek gibidir adeta. Masaları dizersiniz. Sandalyelerin rengine karar verirsiniz. Kafenizin de tıpkı eviniz gibi bir kapısı olur. Hatta bazı durumlarda bir zili bile. Duvarların badanasına siz karar verirsiniz. Tıpkı evinize geldiği gibi kafenizin de konukları olur. Nereden bakarsanız bakın bir ev ortamı sağlanmış olur. Tek farkla. Siz evdeki konuklarınıza çay – kahve ikram ettiğinizde, sadece kuru bir teşekkür alırsınız. Kafeniz olduğunda hem teşekkür, hem de ücret.
  • Kafe açmak bir yönetim şeklidir. Kimi belediyeye atanıp ilçeleri yönetmek ister. Kiminin gözü yükseklerde olup ülkeleri yönetmek ister. Kafe işletmeciliği de kendinize ait bir mekanın yönetme özverisini pekiştirir. Bu da kafe sahibine ayrı bir özgüven ve özgürlük sağlar. Bir kafenin kaçta açılıp kaçta kapanacağına bizzat kendisi karar verir. Devlet dairesi gibi saat sınırlamaları ve zorunlulukları yoktur. Belki özel sektör kadar geniş zaman dilimlerine yayılan bir mesaisi vardır ama harıl harıl çalışmayı gerektiren durumları içermez. Bir kafe sahibi, günde iki demlik çay içerek mesaisini tamamlayabilir örneğin. Bu açıdan baktığımızda da esnaflık açısından en rahat, en özgürlükçü ve en pratik işletme olanaklarından biridir kafe açmak.

Peki günümüzde, yaşadığımız şehir ya da ilçe ne olursa kafelerin bu kadar sık el değiştirmesini, birinin açılıp birinin peşi sıra kapanmasının sırrı nedir? Mahallemize ne kadar güzel, ne kadar şık, ne kadar ucuz bir kafe açılsa da bir bakarız ki 2 ay sonra kapanıyoruz ilanı. Bir bakarız o güzelim kafenin yerinde bir inşaat havası. Şaşkınlık verici olsa da çoğu kafe hep aynı hataları tekrarlamaktan dolayı kapanır. Kısaca özetleyecek olursak o hataları meraklıları için şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Yenilikçi olmamak. Aman nasılsa artık kafe sahibiyim diyerek lezzette, dekorasyonda, tasarımda, halkla ilişkilerde yıllardır süregelen klasik ve klişe davranış modellerini tekrarlamak. Kafe sahibi olanların üstlerinde garip bir özgüven olabilmektedir. O özgüven de kafenin içine siner. Sonuç hüsran olur. İnsanların ilgisini çekmek şöyle dursun, kendi kafesinden bile sıkılıp işe gitmeyen nice kafe sahipleri bunun en can alıcı örneklerini teşkil eder.
  • Mekan bilgisini yeteri kadar araştırmamak. İlk buldukları yere, sırf ucuz ve kafasına göre uygun diye kafe açmak. Kafe açmak, en başta bir coğrafya uzmanlığıdır. Bu nedenle sıkı bir araştırma, inceleme ve plan – program gerektirir. Kendi mahallemde kendi kafem olsun diyerek işe giren birçok girişimci, sonuç olarak kendi mahallesinde iş yapamaz ve orada sadece ikamet etmeye devam eder.
  • Ayrıntıcı olmamak. Yeri geldi mi açılan kafeye, oturduğumuz evden daha fazla özen göstermeli. O kafede çalan müzikler bile önceden hazırlanmalı, gelen nüfusun popülasyonuna ve yaş aralığına göre müzik listeleri oluşturulmalı. Peki bunu kaç kafe işletmecisi dikkate alıyor. Batmak, yükselmekten her zaman daha kolay olmuştur. Bu nedenle açılan kafeler bir yuva gibi sahiplenilmeli ancak zamanı gelince bir yuvadan daha fazla özen gösterilip daha fazla ciddiyet ve gayretle ele alınmalıdır.
Şu İş İlgini Çekebilir:  Bisiklet Kiralama Dükkanı Açmak - Röportaj

Bu kadar olumsuzluk yeter mi diyorsunuz? Öyleyse hali hazırda bir kafesi olanlara, aklında kafe açma fikri olanlara ya da yeni kafe açmış olanlara hiçbir yerde bulamayacakları birbirinden özgün 6 iş fikri sunalım. Daha fazla kar için, daha fazla olanak sunalım.

Bir Kafeyi Karlılığa Götürecek 6 Az Bilinen Taktik:

  • Şekeri arttırmak: Coca Cola neden bu kadar çok satıyorsunuz? Siz de kafenizdeki sıcak içeceklerde şeker oranını arttırın. Zaten hali hazırda şeker bağımlısı olan bir toplumuz. Bu nedenle yaptığınız şeker artışı illegal ya da ahlak dışı olmayacak. Ayrıca sunduğunuz neskafe ve Türk kahvesi gibi ürünlerde küçük de olsa şekerlemeler ve kurabiyeler ikram edin. Bu sayede hem şekerli şeylere ilgisi mevcut olan toplumumuzu can evinden vuracak ve kafenize daha sık gelmelerini sağlayacaksınız.
  • Fiyatı küsuratlı yazmak: Herhalde hafızamızı zorlayacak olursak ülke ve dünya genelinde fiyatı küsuratlı yazma geleneğinin önce beyaz eşya mağazalarında var olduğunu hatırlarız. Bir buzdolabına 9.000 lira yerine 8.999 yazmak, uzaktan ne kadar saçma ve mantıksız görünse de algı yönetiminde gayet işe yaramaktadır. Büyük mağazalar bile bunu yapmaya devam ediyorsa siz de kafenizde aynı şekilde uygulayın. Zira 8, 9’dan her zaman daha küçüktür. Daha azı ihtiva eder. Bir kafede bir şey içmek isteyen herkes ise, ister ultra zengin olsun önce fiyata bakacaktır. Küsuratlı fiyatlar, tam fiyatlardan daha ilgi çekicidir. Mutlaka uygulayın.
  • Porsiyonu ve fiyatı aynı anda büyütmek: Örneğin bir kafenin uyguladığı ve başta ön yargılar karşılanan bir uygulaması gündeme gelmişti. Türk kahvesini, bizim küçücük fincanlarda içtiğimiz yerel kafemizi Neskafe fincanlarında servis etmek ve sunmak. Siz de bu ve buna benzer yollarla porsiyonlarınızı fiyatlarla birlikte arttırabilirsiniz. Özellikle kek, çikolata gibi ürünlerde en çok rağbet edilen ürünlerinizi tespit edip bu ürünler üzerinden ilerleyebilirsiniz. Bir şey ne kadar çok beğenilirse o kadar çok istenir. O çok istenen ürünleri ise posiyonları ve fiyatlarıyla beraber büyütmek sizi ve kafenizi bir adım öne götürecektir.
  • Çeşitlilik yaratmak: Mutfağınızda mutlaka çeşitlilik yaratın. İçeceklerde bile binlerce çeşidin olduğunu unutmayın. Çoğu kafenin arttık bıkkınlık getiren standart menülerinden hızla uzaklaşın. Bir kafeyi, çay, neskafe, gazoz üçlemesi ayakta tutmaz. Artık değil. İnsanlar, dünyanın çeşitli ülkelerinin kahveleri. çaylarını tatmak istemekte. Bu nedenle araştırmanızı geniş coğrafyalara göre yapın ve sizin için en uygun olan kahveleri, çayları, kekleri ve bilumum ürünleri kendi kafenizde satışa sunun. Riskli mi? Evet. Peki kazançlı mı? Kesinlikle evet.
  • Farklılık yaratıp yeni türler çıkarmak: Sadece Avrupa ve dünya mutfağından birebir kopyalar çıkarıp kafenizde sunmayın. Aynı zamanda kendiniz ve beraber çalıştığınız aşçılar ile birlikte kendi lezzetlerinizi de ortaya dökmeye çalışın. Böylelikle kafenizin adını kendiniz koyduğunuz gibi kafenizde satılan ürünlerin de isim babası siz olabilirsiniz.
  • Her kahve türünün görsellerini düzgünce müşteriye sunmak: Bunu hem özgün bir şekilde tasarlanmış menülerinizde hem de kafenizin duvarlarında büyük görsellerle yapın. İnsanlar yabancısı olduğu kahve isimlerine bu sayede aşina olacaktır. Hem de kahvelerin şaşalı görüntüleri ile ağızları sulanacaktır.

 

Yorum yapın