Borçtan kurtulmak istiyorum

Selam beyler, bayanlar. Bu yazıyı şu anda borçtan kurtulmak isteyenler için yaratıcı fikirler sunabilmesi amacıyla ağustos ayının 30’unda sıcak bir öğlen vakti yazıyorum. Burada bu yazıyı okuyanların ezici bir çoğunluğunun “uçan kuşa borcu olduğu” doğrudur. Benim yıllardır bu emelde insanları kurtarmak için uğraş verdiğim de doğrudur.

Ancak ne yazık ki; Adminiz olarak insanlara; gecemi gündüzüme katarak borçtan kurtularak yaşamaları için iş fikirleri, gelir elde etme yöntemleri ve bilimum fikirler sunmuş olmama rağmen birkaç istisna dışında bu uğraşım nafile oldu… Zira sistem böyle idi. Neden mi?

Ezici bir çoğunluğumuz halen bankalardan tutun da iş yaptığı kimselere borçlu olmaktan kendisini alamadı. Halen uçan kuşa dahi borçları bulunmaktadır… İşte bu sebeple bende bu sıcak ve nemli günde bu yazıyı yazma ihtiyacı zarureti hasıl oldu.

Bakın arkadaşlar Dünya’nın neresine giderseniz gidin; Hukuk fakültelerinde “borçlar hukuku” diye bir ders bulunmaktadır. Bu dersin yegane amacı bulunmaktadır: “İnsanların ekonomik yaşamlarını ehemmiyetli şekilde, düzgüncene devam ettirebilmeleridir”. Yani bu kanun bir nevi; sistemin, günümüz türü kapitalist sistemin, çarkın kurallarıdır. Zaten öyle ki; bizdeki “Borçlar Kanunu”‘da 17 Şubat 1926’da İsviçre’den alınmıştır. Kısacası tüm bu emarelerin sizlere Dünya ekonomik yaşamı hakkında biraz bilgi vermesini umut ediyorum. Hala anlamayanlar gelin buraya. Değerli arkadaşlar, şundan adınız gibi emin olabilirsiniz ki; “dünya’daki günümüz anlamdaki tüm ekonomik kaynaklar hatta medeniyet dahi bize başlangıçta borç olarak gelmiştir“.

Şüphesiz Afrika toplumlarının sefaletinin birçoğu her ne kadar bir zamanlar sömürge olmalarından ileri gelse de Afrika; “Dünya büyük biraderleri” tarafından başlangıç sermayesi daha doğrusu başlangıç kredisi daha da doğrusu başlangıç borcu verilmediği için halen ortaçağ yaşamlarını sürdürmekteler. Bunu iddia eden tek ben değilim, gidin en sıkı ekonomi kuramcılarına sorun bu durumu Afrika sefaletinin sebeplerinden başlıcası olarak kabul edeceklerdir. Mesela daha evvelden bahsettiğim gibi Dünya’nın en borçlu ülkeleri sanılanın aksine Afrika, Güneydoğu Asya ülkeleri değil, bizzat başta Amerika olmak üzere dünyanın en gelişmiş 20 ülkesidir.

Yani birileri, kendi yarattıkları, ürettikleri dolarlardan sizlere en başta vermezse siz ne madenlerinizi işleyebilirsiniz, ne doğru düzgün okullar açabilir, ne uluslararası şirketler kurabilir, ne de insanınızı eğitebilirsiniz. Dolayısıyla hep bir Zimbabve olarak kalmak durumunda kalırsınız. Dolayısyla günümüz anlamdaki medeniyetten ırak olursunuz. Verirler elinize dolar yerine silahı sonra da “yeyin birbirinizi” derler… Zira sistemi kuran onlar, istediğine verir, istemediğinden alır. Üstüne de dolara “Biz Tanrıyız” minvalinde şeyler yazıp “Buranın Allah’ı biziz ulaan!!'” derler.

Ancak yemişim ben öyle Allah’ı; admininizim lan ben, karacahmet çocuğuyuz lan!! Kimseden de korkumuz yok evelallah.

Neyse kusura bakmayın, bir an sinirlendim; konumuza dönelim. Elbette tek başına başlangıç olarak alınmış para da birşey ifade etmiyor. Bu paranın sağlıklı ve bilimsel metodlara uygun eğitimler ile beslenmesi lazım.
Burada da Suudi Arabistan ve Norveç örneği karşımıza çıkıyor. Suudi Arabistana borç olarak giren nakit Norveç’in 10 katı denilebilir (elbette petrolleri sağolsun). Ancak hangi ülke halkları daha refah içinde derseniz. Cevap belli elbette Norveç, zira süperötesi bir eğitim azıcık dolarla beslendiğinde yeterli oluyor…. Bizim Suudilere giden tüm kaynak halkın eğitimsizliği dolayısıyla birkaç kişide toplanıyor. O birkaç kişi de gidip o parasal kaynağı tekrardan büyük biraderin sirkülasyonuna katıyor (gidip Avrupa malı ürünlere ve mallara yediriyorlar yani) . Yani “devir daym” devam ediyor. Baktılar parayı geri vermiyor mu? Döngüyü sağlamıyor mu? Ya da kaynağın çoğunu gidip halka mı yediriyor? “Çıkarırız iç isyanı, ümüğünü sıkarız” diye de bir güzel tehdidi savuruyorlar ve düzen işlemeye devam ediyor. Yıllardır da kusursuza yakın süregeliyor bu döngü.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Borçtan kurtulmak için neler yapılmalı?

Gördüğünüz gibi arkadaşlar iki etken gözümüze çarptı: başta eğitim sonra da kredi(borç ya da para da diyebilirsiniz). Bir devletin, toplumun, ailenin kalkınması için bu ikisine aynı anda ihtiyacı bulunmaktadır. Siz gidip hayatında hiçbir şey görmemiş, iyi eğitim yapmamış, eğleceden eğlenceye koşmuş bir zengin zübbesine, yani cahil birine gidip 5 milyon dolar verirseniz olacak dünden bellidir. Size o 5 milyon doları 10 milyon dolar borç olarak 15 sene sonra geri iade eder…Yine bir başka örnek: “Piyango şanslılarının %90’ı ilk 10 yıl içinde elindeki avucundaki tüm serveti kaybetmiş oluyor… Zira onların da birçoğu genelde toplumdaki en eğitimsiz ve cahil kişilerden gelmektedir.

Bu yazıyı yazmak istememdeki amaç da beynimde bir yerlerde çıkmayı bekleyen ancak bir türlü çıkamayan “düşünceleri”, “parlak fikirler olduğunu düşündüğüm idealleri” yaymaktır. Tüm bunlara da biraz da webmaster’lık becerisi eklenince size ulaşabilmiş oldum. Beyler bana güvenebilirsiniz, ben kimsenin ajanı, yalakası ya da kuklası değilim. Bu yazıyı da salt para için yazıyorsam Allah her türlü belamı versin!!

Şimdi diyorduk ki “Borçtan kurtulmak istiyorum” demekle işlerin çözüme kavuşmadığı.

Şimdi size bir soru ile farklı bir bakış açısı sunacağım: “Siz kimin sisteminde, kimin para adı verilen sembolik kağıt parçasıyla kimlere neden borçlusunuz?”

Aslında hepsi gördüğümüz üzere en başta yeni nesil medeniyete, onların sistemine girmiş olmanın bedeli. Eğer ki Mc Donald ilçene gelecekse, Starbucks ülkende yer alacaksa, iphone ülkende satılacaksa sen de kredi ile borçlanmak zorundasın!!!

Peki bu borç batağından nasıl çıkabilirim?

Biz borcu çoktan aldık, iyi kötü paramız var. Ancak üretimimiz yok. Eğer ki yeterli miktarda eğitimimiz olursa ve bizde birşeyler üreterek pazar olmaktan çıkarsak ve insan haklarının önemini kavrarsak işte ancak o zaman toplum olarak Kuzey Avrupa ülkeleri gibi olabiliriz.

Ancak bu durum da da başkaca ülkeler pazar konumuna düşecek ve başkaca toplumlar borca batacak. Zira sistemin en önemli ateşleyicisi ve kamçılayıcısı bu: “KOSKOCAMAN BİR BORÇ

Hadi kolay gelsin hepinize, benden bu kadar, umarım sizi aydınlatabilmişimdir birtakım konularda.

İlgili yazılar:

Dünya Neden Borç Üzerine Dönüyor?

Borçtan kurtulmak için neler yapılmalı?

Yorum yapın