BÜFE AÇMAK İSTİYORUM DİYENLERE – NEDEN SAÇMALIK? – RÖPORTAJ

Bir işe kafadan ”ooo çok karlı” demek ya da bilmiş bilmiş ”girme batarsın” özellikle bizim gibi herkesin her şeyin uzmanı olduğu toplumlarda adettendir.

Örneğin:

”Mobilya sektörüne girme, batarsın”

”Neden abi?”

”İşte bizim yeğen dükkan açtı da 1 yıl sonra battı.”

eat stand photo

Dünyayı yeğenlerinden, dayılarından ibaret sayanların işgüzarlığı, bir işi güzellerken de görülür. Takı dükkanı mı açacaksın? -Bir dakika bile düşünme bile hemen aç. Bizim amcaoğlu zamanında açtı da köşe oldu. – gibi. Bir dakika bile düşünme? Sanki bir sektöre girmek, bir dükkan açmak düşünce gücüyle yapılan bir işmiş gibi. Kaldı ki senin amcaoğlun nerede açtı o dükkanı, ortağı ya da ortakları var mıydı, sermayesi ne kadar? gibi temel soruları bile sormadan, bilmişlik taslamak, birilerinin mahvına yol açtı, açmaya da devam ediyor. Kendi aklını kiraya verip başkasının aklıyla iş yapanlar, hem kendisinin hem de başkalarının akılsızlıklarını çekiyor.

Toplumun en alt tabakasından en elitine kadar sızmış olan bu ”genelleme düsturu” taklitçi, ezberci bir kafa yapısının tezahürü. Oysa Alman filozof Nietzsche ne güzel demiş: Bütün genellemeler yanlıştır. Bu da dahil.”

Söz konusu büfe açmak fikri olunca da aynı genelleme rahatsızlığı kötüleme değil güzelleme şeklinde ortaya çıkıyor. ”Büfe açtın mı tamamdır, köşesin demektir. – Direkt aç abi. Aç aç.” gibi yarısı sözel teşvik yarısı tezahürat olan bu propagandaların maalesef ki temel bir dayanağı yok. Herkes bir yerden duyduklarını, üzerine düşünmeden, tek bir kelime bile katmadan, yorumlamadan, tahlil etmeden bir başkasına – çoğu zaman da kendi fikriymiş gibi – aktarıyor.

Öncelikli olarak yeni bir sektöre girdiğinizde sormanız gereken birkaç temel soru var:

1- Şimdi bu sektör ne durumda?

2020 yılı itibariyle büfe açmak, en saçma girişimlerden biri olur. Biz Osmanlı Devleti gibi sürekli bir yeni yerler fethetmiyoruz ki, yeni bir yapılanmanın içinde olalım. Büfe gibi satış noktaları ancak yeni yerleşimlerde iş yapar. Bunun dışında her yer tutulmuştur zaten. Büfenin sattıkları, satabilecekleri oradadır.

2- Dükkanı nereye açmalıyım?

Eğer Kadıköy’de, Taksim’de, Beşiktaş’ta değilseniz, büfe açmayın. Bu yıl ve gelecek yıl bu sektörden uzak durun. Size söylenenlere de kulak asmayın. Kendiniz durum değerlendirmesi yapın yine kendiniz – bir başkası değil – karar verin.

Röportaj

2021 yılı itibariyle büfe açmanın riskleri neler? Büfe açma fikri gerçekten bir saçmalık mı yoksa modernize edildiği takdirde ”hala”, en fazla kâr getiren iş olanaklarından biri mi? Bu soruları ve daha fazlasını 12 yıldır, İstanbul Üsküdar’da büfe işleten K. Y ile konuştuk.

– Size yazımızın da ana konusu olan bir soru yönelterek röportajı başlatmak istiyorum. Günümüz koşullarında büfe açmak saçmalık mı?

– Şahsım adına, büfe işletmenin hem keyifli hem de zor olduğunu söyleyebilirim. Sıfırdan bir büfe açıp işletmeye kalkışmak ise riskleri göz önünde bulundurulduğunda bile bile lades diyebiliriz.

 

– Peki bunun başlıca sebepleri ne sizce?

– Büfe dendiğinde insanların aklına iki seçenek geliyor. Büfe nerede olur? Ya sahilde ya da meydanda. İstanbul gibi insanı çok, toprağı az bir memlekette iseniz, büfe açacak sermayeniz olsa bile yer bulmakta zorlanabilirsiniz.

 

– Burada insanlar arabalarını park edecek yer bulmakta güçlük çekiyor. Peki büfelerin sorunu sadece yer bulma sıkıntısı mı?

– En büyük sorunu bu diyebilirim. Sahiller kapılmış durumda. Meydanların da durumu bundan farksız. Kimse de ben şu sokak arasında büfe açayım demez. Diyen varsa da 6 ay için de iflas eder gider. Büfelerin marketlerden en büyük farkı bu. Marketleri her yerde, her köşe başında bulursunuz ama her zaman bulamazsınız. Büfeler ise belli başlı yerlerdedir ama her zaman açıktır.

 

– Peki her zaman açık olduğu için büfelere daha fazla rağbet olması gerekmiyor mu?

– Öyle zaten. Ancak sadece sahil şeridinde yaşayan insanlar için. Atıyorum Kadıköy’de, ya da burada Üsküdar’da yaşayan biri, gece 2’de de dışarı çıksa, büfelerden alışveriş yapabileceğini biliyor. Dahası karnını doyurabileceğini biliyor. Bu metropolde yaşayan insanlar için büyük şans. Ancak aynı şey örneğin, Ümraniye’de ya da Bağcılar’da yaşayan insanlar için aynı şans söz konusu değil.  O da İstanbul, bu da İstanbul. Değişen ne? Buralarda sahil yok. Meydanlar küçücük. Orada açılan büfeler en az 20 -30 yıllık.

 

– Öyleyse siz de karamsar düşünenlerdensiniz. Büfeler, ihtiyaçlara cevap veren işletmeler olsa da yapıları itibariyle geleceği olmayan bir iş kolu?

– Tam olarak öyle. Hani reklamlarda diyorlar ya ”sınırlı sayıda üretilmiştir” ya da ”stoklarımızda sınırlıdır” diye. Büfecilik için de aynı şey söylenebilir. Bir dönerci her zaman açılır, hamburgerci, pizzacı, bunları her yerde açabilirsiniz. Sokak arasında bile. Ama büfenin yüzü caddeye, sahile, meydana dönük olacak. Ya da otobüs duraklarına, vapurlara yakın olacak.

 

– Peki bir fırsatını bulup da büfe açmayı başaranlara neler önerirsiniz? Piyasada kalıcı olmanın püf noktaları neler?

– Büfeler, geçiş yerlerinin marketleri. Acelesi olan, bir otobüsten inip başka bir otobüse binen insanların alışveriş yaptıkları yerler. Bu nedenle, büfelerin en büyük artısı hızlı olmaları. Tabi bunu başarabilirlerse. Örneğin biz sadece iki kişi çalışıyoruz burada. Yine de döndürebiliyoruz. Üç kişi çalışıp da müşterilerine hızlı geri dönüş yapamayan büfeler de var. Dışarıdan bakıldığında kolay gibi görünse de büfecilik en zor işlerden biri. Günde binlerce insana çakmak, otobüs kartı, sakız satarak kâr elde etmeye çalışıyorsunuz. Bu da hem zihnen hem de bedenen yoruyor.

 

– Bunun dışında bir büfede neler olmalı? Neler satmalı bir büfe?

– ”Her şeyi” desem yeterli bir cevap olur herhalde. Bir büfe tost da, patso da, limonlu kek de, pizza kraker de hamburger de satmalı. Günlük gazete ve kültür – sanat dergisi de. Bu küçücük dükkana ne kadar fazla şey sığdırırsanız piyasada o kadar kalıcı olursunuz.

Cidden Karlı Mı?

Büfe açmak halihazırda en karlı iş kollarından biri olmayı sürdürüyor. Normal dükkan açmanın masraflarıyla karşılaştırıldığında çok daha az sermaye gerektiren bir iş kolu olmasının bunda büyük payı var. Tabi söz konusu büfeyi Bakırköy Meydanında ya da Kadıköy rıhtımda açmayı düşünmüyorsanız. Gerçi buralarda açacağınız büfelerin batma ihtimali de sıfıra yakın. Zira günde milyonlarca insan sirkülasyonuna sahne olan bu bölgeler büfeler için adeta sürekli altın çıkartabilecekleri bir maden konumunda. Bu tespitten de anlaşılacağı üzere bir büfenin kar – zarar dengesini meydana getiren en önemli unsurların başında konum yer alıyor.

Serbest piyasada ne açtığınız kadar nerede açtığınız da son derece önemli. Tıpkı ne sattığınız kadar nasıl sattığınız, nasıl ambalajladığınızın önemli olması gibi. Bu noktada büfe açma fikrine sıcak bakıyor ve bu işte tutunmak istiyorsanız iyi bir başlangıç için iyi bir nokta belirlemelisiniz. Saha araştırması için bulunduğunuz şehrin en kör noktalarına bile gitmeli, nerenin gerçekten bir büfeye ihtiyaç duyduğunu artılarıyla eksileriyle zihninizde tartmalısınız.

Eğer İstanbul’un ‘uyumayan semtlerinin birinde’ örneğin Taksim ya da Kadıköy’de büfe açmayı düşünüyorsanız bu büfeyi 24 saat kesintisiz hizmete açmanın yollarını bulmalısınız. Burada insan trafiği asla bitmiyor ve başta öğrenciler olmak üzere birçok kişinin büfeden alışveriş yapma ihtiyacı her zaman oluyor. Güvenebileceğiniz çalışanlar ile birlikte 12 saatlik çift vardiyalarla büfeyi döndürebilir ve inanılmaz yüksek paralar kazanabilirsiniz.

Büfeyi çok daha karlı hale getirmek için popüler kültür dergileri başta olmak üzere birçok yazılı kültür ürününü de aktif olarak satışa çıkarmalısınız. Bilim dergileri, çizgi romanlar, aylık edebiyat dergileri de büfelerde en çok sorulan şeylerin başında geliyor. Müşterilere yok diyerek geri döndürmek ise her sektörde olduğu gibi büfecilikte de müşteri popülasyonunu kaybetmek anlamına geliyor. Çok daha yüksek kazanç oranlarına ulaşmak için müşterilerin taleplerini ve sorularını – bu var mı şu gelecek mi- gibi bir kenara not almalı ve bunları ilerleyen dönemlerde büfenizde satışa hazır bir şekilde tutmayı bilmelisiniz. Bu sayede zaten yüksek grafiklerde seyreden kazanç oranlarını çok daha tepelere taşıma şansına sahip olmanız mümkün hale gelecektir.

 

Büfe Nerelere Açılmalı? 

Büfe, ulaşım araçlarının yoğunlukla olduğu yerlerde açılmalı. Örneğin otobüslerin ilk ve son duraklarında. Burada inen ve ya da otobüs bekleyen kişiler ihtiyaçlarını büfeler üzerinden karşılıyor. Yani sizin de açma ihtimalinizin bulunduğu bir büfeden. Bununla birlikte metro, tren ve vapur seferlerinin düzenlendiği yerler de büfeler için stratejik bir öneme ve kilit bir role sahip. Büfelerin sabit müşterileri yoktur genelde. Gelip geçenler, o anda orada işi olanların acil ihtiyaçlarını karşıladıkları yerlerdir. Bu yönüyle bakkal ve marketlerden keskin bir çizgiyle ayrılırlar. Bu nedenle ulaşım araçlarının büyük kalabalıklar oluşturduğu noktalar büfelerin can suyudur diyebiliriz.

Buna ek olarak öğrencilerin yoğun yaşadığı bölgeler de büfe açmak için en verimli alanlardan bir diğerini oluşturuyor. Özellikle gece sabaha kadar açık olan büfeler geceleri yaşayan öğrenci milletinin uğrak yeri oluyor. Bu bilgileri göz önünde bulundurarak büfe açmak için uygun yerler bakabilirsiniz.

Büfede Neler Satılmalı? 

Büfeler yapıları itibariyle dar hacimli yapılar olsa da siz ürün çeşitliliğine ağırlık vermelisiniz. Örneğin bir çikolata ya da sakız markası ile yetinmemeli, çeşitli markalardan onlarca farklı ürünü tek bir reyonda toplamayı bilmelisiniz. Bunun dışında ıslak hamburger, tost, soğuk sandviç, yanında da çay – kahve ve soğuk meşrubatlar satmalısınız. Büfelerin en çok satıp kar elde ettiği gıda türlerinin başında bunlar geliyor.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Gelecekte ne tip dükkanlar açmalıyız?

Kazançlı girişimler arasında karı az olsun çok olsun, uzun ya da kısa vadeli olsun sayısız iş fikri vardır. Siz işinizi hakkıyla yaptığınız sürece bunların hepsi de belli ölçüde kazanç sağlayacaktır. Fakat öyle bir girişim örneği daha vardır ki; kısa vadede para kazanmak için çok ideal ve günlük hayatımızın her anında olmasına rağmen bu iş fikrini uygulamak çok az kişinin aklına gelir: Büfe açmak..
Büfe açmak fikri nereden aklına geldi, işin gücün yok mu senin?” diye soracak olursanız; sabah işe giderken akbil doldurturken aklıma düşüverdi.:D Hemen ardından küçük bir araştırma da yaptım ki büfe açarak para kazanmak pek de zor değil.

İşin tanıtımından sonra teknik kısmına gelecek olursak büfe açmak için ihtiyacınız olan şeyler şunlardır:

  • Esnaf ve sanatkarlar odasından işyeri izin belgesi sureti alınmalı
  • İkametgah senedi, nüfus cüzdanı ureti, 2 adet fotoraf
  • yapı kullanım izin kağıdı
  • Vergi levhası fotokopisi
  • İtfaiye raporu
  • Sabıka kaydı ve ticaret sicilindeki kaydın fotokopisi
  • Kiralık olup olmamasına bağlı olarak kira sözleşmesi
  • Bağlı olduğu sosyal sigortanın belgesi
  • İşyeri elektrik ve su sayacının aboneliği(işyerlerine uygun kayıt yapılmalı)

ÖNEMLİ NOT: KESİN BELGELER İÇÜN İLGİLİ BELEDİYEYE BAŞVURMANIZ GEREKİR. ZİRA BELDEDEN BELDEYE DEĞİŞİKLİK GÖSTERMEKTEDİR.

Gördüğünüz gibi arkadaşlar. Biraz hakkını vererek çabaladığınızda bu iş fikrini hayata geçirmek gayet mümkündür. Tıpkı diğer kazançlı girişimlerde olduğu gibi.. Şimdi de büfe açmak fikrinin olası iyi ve kötü yanlarına gelelim:

Dikkat edilmesi gerekenler

  • 1)BÜFE AÇMAK BİRÇOK AÇIDAN BAKKALLIK GİRİŞİMİNE BENZER. HATTA İNSAN İLİŞKİLERİ YÖNÜNDEN VE HİZMET HIZI YÖNÜNDEN DAHA İYİ OLMALIDIR.

-Malum, size sadece mahallenin sabit müşterileri gelmeyecek.. İşe giden, otobüse yetişmeye çalışan, daha afyonu patlamamış, iş yerinden barut gibi çıkmış binlerce insan işlerinin hemen halledilmesini umarak gelecekler size.

Bu tarz insanların en büyük özelliği sabırsız ve stresli olmaları. Yeri geldiğinde 1 saniyelik gecikme için size çatacaklardır, “Hadi be kardeşim, otobüs kaçtı!!” diye feryat edeceklerdir. Sizin yapmanız gereken bu gibi durumları mazur görmek ve her zaman “müşteri haklıdır” diyerekten alttan almak.

  • 2)EĞER BÜFE İŞİNE GİRDİYSENİZ, DİĞER BİRÇOK HİZMET İŞİNDE OLDUĞU GİBİ İNSANLARIN RUTİN İŞE GİDİŞ VE DÖNÜŞ SAATLERİ SİZİN EN YOĞUN ZAMANINIZ OLACAKTIR.

-Siz sabah daha da erken kalkmalısınız ve işe gidiş saatlerinde ayık olmalısınız. Ve tabii eğer öğle yemeği talebini de karşılamayı düşünüyorsanız öğle yemeği saatlerinde de…

Bu da demektir ki; hayatta özgürlüğünüz için birçok kişiden daha fazla şeyler feda etmek zorundasınız.

  • 3)EKSİ YÖNDEN ÇOK ZORUNLU OLAN NOKTALARA GELİRSEK: DAHA FAZLA PARA KAZANMAK İSTİYORSANIZ MUTLAKA GAZETE VE SİGARA BULUNDURMALISINIZ.

-Şahsen ben yolda kurtarıcı olarak gördüğüm büfeye gidip sigara satmadığını görünce ne işe yarar bu diye uzun uzun düşünürüm..:D

  • 4)BÜFE AÇMAK KISMINDAN SONRA SOSİSLİ, DÖNER, POĞAÇA GİBİ ÜRÜNLERE YETERİNCE ÖNEM VERMENİZ HALİNDE DAHA DA PARA KAZANMAK MÜMKÜNDÜR.

-Biliyorsunuz çalışan kesimimizde pek kahvaltı kültürü yoktur. Kazançlı girişimler adına böyle konulara dikkat etmek gerek maalesef..

Kahvaltı yerine; hemencecik yiyip, bitirebilecekleri elde taşıyabilecekleri atıştırmalıkları tercih ederler büfeden alışveriş yapan kesim.

Siz de insanların sizden beklentilerine en uygun şekilde cevap verip, hizmette kusur yapmamalısınız ve en azından kar etmeseniz bile bu tarz atıştırmalık ürünlere büfe stantınızda yer vermelisiniz. Adam sadece puaça alacak değil ya, ayaküstü, bir iki çikolata, çerez de alıp gider. Siz zaten bazı ürünleri büfenizde sırf müşteriyi memnun etmek ve onu işletmenize çekmek için dükkanınızda barındıracaksınız.

  • 5)İKİ KİŞİ YAPMALI

Hemen hemen her işte olduğu gibi bunda da ekip çalışması şart iki kişi olması neden gerekir diye sorarsanız, birisinin amacı kasada durmak, diğeride yemekleri hazırlamak ve mal indirip bündirmek ya da mal dizmel olabilir. Aynı anda hepsini yapmaya çalışmayın derim yoksa bocalamanız işten bile değildir.

Hizmet sektörünün bazı işleri hakikaten aynı anda en az 2 patrona ya da çalışana ihtiyaç duyar. Yani dükkanda tek bir kişinin durması ile uzun vadede işlek bir caddede büfeci olarak barınamazsınız. İlla, yanınıza birini almalısınız…

  • 6)İYİ YÖNLERİNE GELİRSEK; ÖNCELİKLE BÜFE AÇMAK, DİĞER KAZANÇLI GİRİŞİMLER ARASINDAN EN ÇABUK PARA GETİRENLERDEN BİRİDİR.

-Fazla yüklü olmayan bir sermaye ile dükkanınızı işleymeye başlamak ve kısa sürede küçük karlarla para kazanmak gayet de mümkündür

  • 7)BÜFEYİ APARTMANLARIN ALTINA AÇAMAZSINIZ ÇÜNKÜ BELEDİYELER İMAR PLANI GEREĞİ BURALARA BÜFE RUHSATI VERMEMEKTE, BU İŞ FİKRİNİ İŞLEK CADDELERDE BELEDİYEDEN YER KİRALAMAK SURETİYLE YAPMANIZ DAHA MAKULDUR.

Belediyelerden meydanda ufak(20m2’yi geçmeyen) bir yer kiralanıp buraya çadırlar kurulmak suretiyle çok işlek bir mekanın sahibi olunabilir.

Sonuç olarak; büfe açmak ve bu işten uzunca yıllar para kazanmak gayesinde olan arkadaşlarıma diyebilirim ki; “bu işin zorlukları hiç de  herkesin, her babayiğidin aşabileceği tarzdan değil”. Yani ayağınızı denk almanız ve hayallerinize gerçekçi törpüler vurmanız sizin için sağlıklı olacaktır. Kaldı ki; bu koca sitede ne iş fikirleri varken kalkıp büfe açmaya bu kadar hevesli iseniz artık diyecek bir şeyimiz yok. Zira tutku ve heves aşkta ne ise burada da öyledir. Yani mantıki yanı çok yoktur. Tartışılmaz…

Büfecilere 8 altın tavsiye adlı makalemiz size bu konuda daha önce hiç duymadığınız ve aklınızın ucundan dahi geçirmediğiniz konularda son derece yardımcı olacaktır.eat photo

Büfede Hijyen ve Temizlik Kurallarına Dikkat Etmenin Önemi 

  • Direkt satış çizgilerini yukarı ya da aşağı ivmeye çekecek kadar önemli olan bir husustur. Bazı büfeler, sırf hızlı ve seri olsun diye söz konusu fast foodları hiçbir paketleme işlemine tabi tutmadan ve koruyucu eldivenler kullanmadan servis etmektedir. ”Aman canım kim uğraşacak şimdi” kafası da böyle davranılmasında etkendir.

 

  • Ancak hız sadece trafikte değil iş yaşamında da hata yaptırır ve bu hatalar doğrudan müşteri kaybına yol açmaktadır. Bu nedenle, 2 dakikada yapacağınız şeyi, hazırlayacağınız ürünü 3 dakikada, 4 dakikada hazırlayın ama sağlık ve hijyen kurallarına uygun hazırlayın. Müşteri için beklemek daha az sorun teşkil edecektir, sağlıksız ürünleri tüketmekten.

Büfe açmak karlı mı? adlı makalemiz, konu kendileri tarafından ilgiyle karşılanan sevgili parlak fikirler okurları için ayrıca kafa açıcı ve yol gösterici olacaktır. Hem böylece zihin alanında konuya dair pekiştirme de yapmış olacaksınız.

Piyasa Araştırması Yapmayı İhmal Etmeyin: 

  • Nedir piyasa araştırması. Örneğin artık her ay ya da her hafta büfelerde satılacak ya da satılabilir ürünler yenilenerek piyasa içinde boy göstermektedir. Önceden bisküvi denilince akla 2 ya da 3 marka gelirken, artık ”aa böyle bir bisküvi mi çıkmış” diye şaşıranların sayısı çok fazlasıdır.

 

  • Siz bir büfenin ve bir marketin en çok neleri sattığını piyasa araştırması yaparak öğrenebilir ve bu öğrenimi kendi büfenizin sınırları içerisinde başarıyla uygulayabilirsiniz. Tıpkı bir yönetmenin film çekmeden önce insanlar nasıl filmler izliyor diye sorması gibi siz de insanlar ne yiyor, ne tüketiyor sorusuna cevaplar bulmalı ve o cevaplar doğrultusunda büfenizi doldurmalısınız.

Büfede Alternatif Olarak Neler Satılabilir? 

Çoğu yeni büfeci ya da yeni şeyler denemekten çekinen girişimci büfelerini adeta bir mağaza ya da market reyonu titizliğinde dekore etmeyi uygun buluyor. Bu ise görüntü olarak süper bir büfe ortaya çıkarsa da kazanç kapılarını farkında olmaksızın kendi elleriyle kapatmak anlamına geliyor. Bırakın ne kadar fazla ürün satabiliyorsanız satın. Düzen ve görüntü sonra düşünülecek hususlar. Örneğin son zamanlarda özellikle Üsküdar ve Kadıköy tarafındaki büfecilerin bazıları her yaştan çocuğa özel oyuncaklar satmaya başladı. Bizce kesinlikle harika bir girişimcilik örneği. Çocuk, görür ve ister. Annesini, babasını ya da yanında her kim var ise tutar oyuncağı gördüğü büfeye çeker. Oraya kadar gelmişken yetişkinlerin ihtiyaçları da o büfeden karşılanmış olur.

Büfede Kart Dolumu Yapmak Mantıklı mı? 

Aynı mantık burada da devreye giriyor sevgili Parlak Fikirler okurları. Özellikle Ankara, İstanbul, Eskişehir ve İzmir gibi büyük kentlerde metro ve otobüs kartlarının dolumunu büfeler üstleniyor. Siz de büfe açacaksınız ya da halihazırda bir büfeniz var ise bu konuya mutlaka odaklanın. Metropoller acelesi olan insanlarla doludur. Hele ki o insanlar bir ulaşım aracına binmek istiyorsa. Bir diğer büfeyi sırf sırada iki kişi var deyip terk edebilir ve bir sonrakine geçebilir. O bir sonraki büfe sizin büfeniz olsun istiyorsanız mutlaka ama mutlaka kart dolum hizmeti de verin. Bu sayede hem müşterinin ‘ayağı alışır’ hem de diğer ihtiyaçlarını da sizden tedarik eder.

Büfeden Yemeksepeti ve Diğer Online Platformları ile Satış Yapmak 

Çok değil bundan sadece 2 yıl önce bu yazıyı kaleme alıyor olsaydık ‘internetten sipariş verenlerin sayısı her geçen gün artıyor’ minvalinde cümleler kurup online satış programlarının yükselen satış grafiğine kısaca değinirdik. Anca 2020 yılı itibariyle internetten yemek sipariş edenlerin sayısı telefon ve diğer sipariş yöntemlerini solladı. Önceden sadece üniversite öğrencilerinin rağbet ettiği bu yöntem günümüzde her yaştan insanlar tarafından tercih ediliyor. Bunun üç büyük nedeni var.

Birincisi hızlı ve pratik oluşu. İkincisi seçenekleri görsel olarak değerlendirip karar verme avantajını müşterilere sunuyor olması. Üç ‘Yemeksepeti’ başta olmak üzere belli başlı online satış merkezlerinin alıcıların büyük çoğunluğu tarafından güvenilir bulunması. Önceleri mecbur kalınmadıkça internetten sipariş verilmezdi. Güvenli bulunmazdı. Acaba siparişi aldılar mı , zamanında getirecekler mi gibi kaygılar büyük bir kesimi endişelendirirdi.

Siz de büfe olarak bu tür satış platformlarından birine kaydınızı yaptırarak çoğunluğun istek ve taleplerine hem sanal hem de reel alanda cevap vermiş olursunuz. Hele siparişleri zamanında ve doğru bir şekilde teslim ederseniz site içindeki puanınız yükselir. Bu ise sadece birkaç ay içerisinde hiç de azımsanmayacak bir ticari zafer anlamına geliyor. Eğer personel sayınıza ve tecrübenize güveniyorsanız birden fazla platformda da kayıt oluşturabilirsiniz.

Hepinize hayırlı işler ve bol kazançlı günler dileriz.

“BÜFE AÇMAK İSTİYORUM DİYENLERE – NEDEN SAÇMALIK? – RÖPORTAJ” üzerine 4 yorum

  1. TÜRKİYEDE BİR İLK MOBİL BÜFE SAHİBİNDEN.COM İlan No 305916512
    BÜFE KAR ORANI EN YÜKSEK İŞLERDEN BİRİDİR. FAKAT YERİNİZİN İYİ OLMASI GEREKİR. DETAYLI BİLGİ VERİLİR

    Cevapla

Yorum yapın