Cafe Açtıktan Sonra Yapılabilecek 5 Ölümcül Hata

Tüm okurlarımıza merhaba. Bu yazımızda kafe açtıktan sonra yapılan çeşitli derecelerdeki hataları madde madde yazıp hepsini tek tek analiz edeceğiz.

Ülkemizde genç girişimcilerin, az biraz eline para geçenlerin aklına hemen (nedense) bir kafe açmak fikri gelir. Kafe açmak, insanlara belli bir üstünlük duygusu verir. 70li yılların Türkiye’sinde biraz da sinema filmlerinin etkisiyle pavyon açma geleneği vardı. O pavyonlar, 90’lı yıllarda yerini gece kulüplerine bıraktı. Şimdi ise günümüzde olan biricik girişim, cafe açmak oldu.

coffe  photo

Genç girişimcilerinin kafe açma girişimlerinde bu kadar ısrarcı ve yoğun olmasının nedenlerini meraklıları için şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kafe açmak eşittir bir yer işletmek anlamına gelmektedir. Bu da özellikle genç ve paralı nüfusun aklında ve içinde bir yönetme güdüsü, bir hükmetme tutkusu geliştirir. Çoğu kafe işletmecisine baktığımızda orada evlerinden daha çok vakit geçirdiklerini ve neredeyse hiç tatil yapmadıklarını görürüz. En olumlu anlamıyla kafe, onları açan ve işleten insanlar için ikinci ev anlamına gelir. Bu da gün geçtikçe ülkemizde kafe sayılarının neden arttığı sorusunun ilk cevabıdır.

 

  • Bir diğer neden ise hiç şüphesiz kafe işletmenin en azından dışarıdan kolay göründüğü alanındaki yanılmadır. Yanılmadır diyoruz çünkü kafe açmak kolay olsa da onu geliştirip ayakta tutmak ve sürekli gelişkin halde tutmak da bir o kadar zordur. Bu nedenle mahallemizde, caddemizde, ilçemizde açılan kafelerin, dışarıdan ne kadar sükseli ve süslü görünse de pat diye kapandıklarına şahitlik ederiz çokça. Bu dışarıdan gayet iyi ve yerinde görünen kafelerin pat diye iflasın eşiğine gelip birkaç hafta ya da ay içerisinde kapanması tamamen ölümcül hatalardan kaynaklanmaktadır. Bu ölümcül hataların birinci nedeni ise hiç şüphesiz fazla öz güvendir. İkinci neden de bu temelsiz öz güvene dayanan umursamazlık.

Önemli olan kafe açma başarısını göstermek değil – (ki bu ticari anlamda bir başarı değildir, elinde az biraz parası olan herkes kafe açabilir) o kafeyi istikrarlı bir şekilde büyütmek ve geliştirmektir. Şimdi size bir kafenin açılışından sonra teknik ve idari anlamda yapılan 5 ölümcül hatayı servis edeceğiz ve bunları tek tek analiz edeceğiz. Siz de okuduktan sonra açmayı düşündüğünüz ya da halihazırda açık bir şekilde hizmet veren kafelerinizde bu hataları tekrarlamamaya özen gösterir kafenizi olası bir kapanma ihtimalinden korumuş olursunuz.

Kafe Açtıktan Sonra Yapılan 5 Ölümcül Hata Nedir? 

Aşırı Samimi Garsonlar:

Kadın okurlarımız bu başlığın ilk maddesini gördüklerinde tespitimizin ne kadar doğru ve yerinde olduğunu dakikada kavrayıp başlarını onaylayarak sallayacaklar. Ülkemizde garsonluğa dair herhangi bir eğitim olmadığı gibi iş görüşmelerinde de herhangi bir inceleme ya da analiz yapılmamaktadır. Konuşması az biraz düzgün, eli hızlı, kaytarmayı da sevmeyen herkes garson olabilir. Bunun sonucunda gereksiz samimiyet dereceleri gösteren garsonlar her yerde peyda olabilmektedir. Maalesef bunun herhangi bir denetlemesi ya da yaptırımı yoktur. Müşteriye siz yerine sen demek bile belli oranda bir kabalıkken, bazı garsonların tavırları resmen sululuk içermektedir. Kadın müşterilerin telefon numarasını almaya çalışanlar, hesabın fişini verirken telefon numarasını yazanlar, bunların en bariz örnekleridir. Bir kafeye soluklanmak ya da sıcak bir şeyler içmek için giren kadın müşteriler, böyle şeylerle karşılaştığında bir daha o kafeden adımını bile atmazlar. Aynı zamanda gerek kendi çevresine gerek sosyal medyada bu kafenin adını kötü yanıyla duyurabilirler. Bu da kafenizin, sırf samimiyetin ölçüsünü fazla kaçırsan garsonların yüzünden adının kötüye çıkmasına ve müşterilerin azalarak bitmesine yol açabilir. Siz kafe sahibi olarak asla böyle aşırı samimiliklere taviz vermemeli ve gerekli gözlemlerle bunları yapan garson arkadaşlara gereken uyarıları vermelisiniz. Uyarılara rağmen aynı tavırlar ve davranış bozuklukları kaldığı yerden devam ediyorsa, o garsonlarla kafenizin ilişkisi kesilmelidir.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Nalbur dükkanı açmak istiyorum? - Röportaj

 

Aşırı soğuk kasiyer:

Garsonların aşırı samimiliği bir dertken, aşırı soğuk kasiyerler de ayrı bir derttir. Ülkemizde ne hikmetse birçok yerin kasiyerleri epey soğuktur. Sadece soğuk olsalar yine iyi. Orada zorla çalıştırılıyormuş gibi tavırlarıyla, burnu büyük davranışlarıyla, ağırkanlı ve insanı çileden çıkaran gevşek hareketleriyle bizi o kafeden anında soğutma potansiyeli taşırlar. Burada mevzu bahis olan kasiyerlerin sadece soğukluğu değil, doğrudan müşterileri hedef alan ve kabalık düzeyinde olan davranışlarıdır. Asla göz teması kurmazlar. Merhaba ya da iyi geceler demezler. Bunlar yetmiyormuş gibi bir de Kolay gelsin ya da Günaydın deyişlerine cevap verme gereği duymazlar. İşte bu bardağı taşıran son damla olur. Elbette sırf kolay gelsin dilediğine cevap verilmediği için bu tarz kasiyerler müdüriyete şikayet edilmez. Müşteri, daha fenasını yapar ve bir daha o kafeye girmeyerek kasiyeri ve kafeyi gerekli şekilde cezalandırır.

Köylü çakallığı yüklü hareketler:

Özellikle hesap konusunda yapılır bu tarz çakallıklar. Biz millet olarak hesap yapmayı, hesabını bilerek bir yere oturmayı çok severiz. Bu nedenle örneğin fiyatların yazılmadığı kafeler, lokantalar bizi gerer. Menüyü okuduğumuzda ise ne içip ne yiyeceğimize karar verdikten sonra kafamızda anında matematiksel işlemler yaparız. Böylece kendimizi ve cüzdanımızı güvence altına alırız. Örneğin 15 lira verip kalkacağımızı düşündüğümüz kafe bize hesabı getirdiğinde adisyonda 21 lira yazdığını görürüz. Bu çakallık, bize sorgulamaya iter. Cevaplar bariz bir şekilde aynıdır ve art niyetlidir. Suyun şişesi 3 liradır. Çay küçük bardakta o kadar ucuzdur. Bu çakallıklardan yaka silken halkımız da bir daha o kafeye adımını atmayarak gereken cezayı verir. Çünkü insanlar en azından çayını kahvesini içtiği, sevgilisiyle randevulaştığı kafelerde dolandırılmak, kazıklanmak istemezler. Bu tür çakallıklar, rakam oynatmalar ise insanın hem kanına hem de cüzdanına dokunur. 5 ölümcül hatadan en beteri bu diyebiliriz. Sevgili kafe sahipleri ve kafe açacak olan arkadaşlar! Bizi okuduğunuzu biliyoruz. Bu nedenle lütfen böylesi çakallıklardan uzak duralım, uzak durmayanları itinayla uyaralım.

Kahvesini içen adamı kahve bitince gözle taciz etmek:

Bu durum da sıklıkla ” ne oluyoruz yahu” hissi uyandıran ve bu histen hiç hoşlanmamak suretiyle kendisini söz konusu kafeden bir daha dönmemek üzere uzaklaştıran hatalardan biridir. Müşteri böyle göz temaslarında kendini öyle kötü hisseder ki, oradan anında kalkmak hatta mümkünse yok olmak ister. Bir kafe açıp işletmek istiyorsanız ”müşteri velinimetimizdir” sözünü unutmayın. Elbette bir kahve içip saatlerce kafede oturmak istismara girer. Ama kahvesini bitirir bitmez bir müşteriyi gözle rahatsız etmek ve sürekli olarak yanına gelip ”başka bir isteğiniz var mı” diye sormak da kafeden müşteriye yönelen bir başka istismardır. Müşteriyi her zaman velinimet saymak ve el üstünde tutmak önceliğiniz olmalıdır.

Gereksiz pahalı, tuzlu fiyatlar:

Geldik ölümcül hataların en sonuncusuna ve maalesef ülkemiz kafelerinde en yaygın olanına. Çayın yanına bir bardak su istenildiğinde o suyun içilen çaydan daha pahalı olduğu, nereden baksanız gerçek dışı fiyatların revaçta olduğu onlarca, belki yüzlerce kafe vardır. İnsanlar artık kafeye gittiklerinde gelen hesapların büyüklüğünden korkar olmuştur. Bu da daha çok çayhane gibi yerlerde vakit geçirilmesine ya da evde kalınmasına yol açmıştır. Ne olursa olsun fiyat konusunda zalim değil adil olun. Bu hem kafenizin insanla olan ilişkilerinde pozitif bir avantaj olur, hem de insanların kafenizden uzak durmamasını sağlar.

Ölümcül hatalardan uzak durmanız dileğiyle.

Yorum yapın