Daha çok kahve satabilmek için 5 süper taktik

Bugünkü konumuz daha çok kahve satabilmek için vereceğimiz 5 sır taktik. Belki siz bu yazıyı okurken elinizde bir dükkandan almış, sıcak, tadı yerinde bir kahve var.

ÖNEMLİ İPUCU: Kahve toptancıları ile her daim kontak kurun ve en kalitetli ürünleri en ucuza temin edin. Ayrıca kahvenin kalitesinden ziyade nasıl sunduğunuz çok daha önemlidir bunu aklınızdan çıkarmayın!

Peki o kahveyi tercih edişinizin özel bir sebebi var? Her zaman müdavimi olduğunuz bir dükkandan favoriniz olan kahveyi mi aldınız? Yoksa canınız yolda yürürken durup dururken kahve çekti de önünüze çıkan ilk dükkana mı girdiniz? Kahvenizi sütlü mü içersiniz sade mi? Süt ya da süt tozu ister misiniz?

Kahve deyip geçmemek gerek. Bu ve buna benzer birçok soru kahve satışını birincil dereceden etkileyen faktörlerdir.

Türkiye’de kahve tüketimi son beş yıl içerisinde neredeyse iki katına çıkmıştır. Yapılan pazar araştırmalarına göre ülkemizde kişi başına düşen kahve çekirdeği sayısı, 700 gramdan 1,5 kiloya kadar yükselmiştir. Bu demektir ki, tam tamına yüzde yüzlük bir artış söz konusudur. Artık en basitinden bir evdeki aile üyeleri günde bir yerine iki fincan kahve içmektedir.

ka1

Türkiye, 2000’lerin başlangıcına kadar çay ve süt tüketiminde oldukça yüksek bir grafik çizmiştir. Ancak 1999 yılında Gloria Jeans’in ilk zincir marketini Türkiye’de şube olarak açmasıyla, Türk insanının da ”dışarıda bir yerde bir kahve içme” dürtüsü gelişti. Artık insanlar, sevgili olmak isteyen ergenler ya da ofisten yemeğe çıkan orta yaşlı şirket çalışanları, dışarıda bir kahve içerek gün ortasında kendilerine lezzetli bir dinlenme zamanı ayırmaktadır.

Türkiye’de kahve içme oranının bu denli artmasındaki nedenleri meraklıları için şu şekilde sıralayabiliriz:

  • Kahve market zincirlerinin kendilerini sayıca ve nitelik olarak arttırması. Bugün Türkiye genelinde 400’ü geçkin kahve zinciri marketi vardır. Dışarıdan bile baktığımızda bu marketlerin yan yana sıra sıra olduğunu görürüz. Bütüne yakın tüm marketlerde belirli bir doluluk görebiliriz.
  • Sistem önce pazar öncesi piyasayı hazırla daha sonra yapılandırmaya geçer. Önce kahve arzını oluşturan şirketler daha sonra marketlerini bir bir ülkenin stratejik noktalarına taşımış oldu. İstanbul’un birçok önemli noktasında, örneğin Taksim’de ya da Cevahir iş merkezinde bu türden zincirleme marketlerini görürüz. Bu da talebin arzı etkilediği gibi, arzın talebi etkilemesi olarak gelişir. Yani köşe bucak her yerde kahve dükkanı gören potansiyel müşteri, bir anlamda algısal ve fiziksel olarak kahve içmeye maruz bırakılır. Sektör içler dışlar çarpımıyla, kahve üzerinde de aynı başarılı baskıyı hissettirir. ”Her yerde bu içiliyorsa, ben de içmeliyim” algısı 21. yüzyıl global sisteminin en başarılı baskısıdır. Ve her zaman, her üründe işe yaramaktadır.
  • Artık içilen kahveler, sade ve sütlü ayrımının çok daha ötesindeler. Aromatik kahve, kahveyi ”uyandıran içecek”ten bir keyif içeceğine dönüştürmeyi başardılar. Kahve, genellikle stratejik bir şekilde, uyanmak, uyanık kalmak, ayılmak gibi amaçlarla tüketilirken, günümüzde keyfe keder, canım istedi gerekçeleriyle tüketilmektedir. İnsanlarda, çeşit çeşit kahvelerin tadımıyla bir kahve kültürü oluşturdu. Kahve kültürü, renk renk, tat tat kahve çekirdekleriyle birlikte insanların hafızalarına ve damak tatlarına nüfuz etmiş oldu.

ka 2

Kahve, maalesef Türkiye’de üretilmiyor. Bu nedenle, ithal etmemiz şart. Kahve satmak ve bu işten sağlam paralar kazanmak istiyorsak, en çok üretilen ülkeleri de baştan bilmemiz gerekiyor. Bilgi ve planlama ile yapılan her işin sonucunda başarı, bir adım daha yakın olacaktır. Şimdi kahve satma işine girmek isteyenler için kahvenin en çok üretildiği ülkeleri sırayla yazalım:

  • Brezilya
  • Vietnam
  • Kolombiya
  • Endonezya
  • Etiyopya
  • Meksika
  • Hindistan
  • Peru
  • Guatemala
  • Honduras

Kahve üretimi, istisnasız fakir olan bu ülkelerin geçim kaynağıdır. Sırf bu noktadan bile küçük bir analizle, kahve işinde ne kadar para olduğunu görebiliriz. Etiyopya, eski adıyla Habeşistan dünyanın en fakir ülkesidir. Buna karşın her yıl dünyaya tonlarca kahve ihraç etmek, bu ve dengi ülkelerin kalkınmasına büyük ölçüde katkı sağlamaktadır. Eğer kahve de, bu ülkelerde değil nispeten zengin Batı ülkelerinde yerleşseydi, sanırım bu ülkeler çoktan haritadan silinirdi.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Belediyeden İzin Almadan Satış Yapmak Mümkün Mü?

Peki kahve piyasasında satışı etkileyen en önemli faktörler nelerdir? Daha fazla kahve satmak için nelere özen gösterilmeli, nelerden kaçınmalı? Şimdi bunları tek tek sıralayıp analiz edelim.

 

  • 2. taktik: Kahveleriniz, tiryakiler için de tatlı kahve sevenler için de çeşit çeşit olmalı.

    Bu bağlamda, dükkanınızda, satış ofisinizde çeşitli aromalarda kahve bulundurmalısınız. Sadece tiryakiler için Ekspresso yetmez. Artık bazı dükkanlar kavunlu kahve bile pişirip müşterilerine sunmaktadır. Önemli olan kahvenin aromasını ve yoğunluğunu iyi ayarlamak ve baymayacak lezzetleri ortaya çıkarmaktır. Meyveli kahveler, egzotik diyarlardan getirilmiş fantastik kahveler, menünüzde çeşitlilik, çeşitliliğinizde kar sağlamanızda birinci dereceden etkili olacaktır.

 

  • 3. taktik: Kahvenin yanında ikram servisi.

    Sade bir kahvenin yanında koyacağınız bir ufak kurabiye bile çok büyük lezzet ve memnuniyet farkları yaratacaktır. Hangi kahvenin yanında hangi lezzetin daha iyi gideceğini belirlemek ise, tamamen size kalmış. İster deneme yanılma yöntemiyle, isterseniz aşçı ya da gurme tutarak, kahvelerinizin yanında ikram edeceğiniz çeşitli çikolata parçaları, kurabiyeler ve atıştırmalık öğünler, hem sattığınız kahvenin lezzetini arttıracak hem de size gelen müşterilerin potansiyel memnuniyetlerini perçinleyecektir.

 

  • 4. taktik: Kahveniz sıcak isteniyorsa ılık olmamalı

    ; buzlu isteniyorsa salt soğuk olmamalı. Kahve, çay gibi tüketim gıdalarında ısıyı tutturmak ve ürününüze taze kılmak can alıcı noktadır. Eğer ortada bir müşteri memnuniyetinden bahsediyorsak, bir kış gününde sizden sıcak bir kahve istediğinde ona ılık bir kahve verirseniz, bu ticari bir küfür olur. Bazı işletmelerin sıklıkla yaptığı bu hata, bazen çalışanların boşvermişliğinden bazen ise kahveyi hazırlayan kimi makinelerin düzgün çalışmamasından ileri gelir. Siz siz olun, kahveniz nasıl isteniyorsa o şekilde sunmaya ve satmaya hazır olun. Sıvı tüketim gıdalarında, müşteri memnuniyeti ancak ve ancak ısı konusundaki hassaslıkla bir ölçüt kazanır.

 

  • 5. taktik: Menüler ve sürpriz hediyelerle, üretiminizi kahve ile sınırlı bırakmayın

    . Müşteriler artık tek yönlü alışveriş sistemlerinden tamamen sıkılmış ve uzaklaşmış durumda. Bu nedenle, kahvelerinizi çeşitli menüler ve kampanyalar eşliğinde güzel süsler ve konseptler eşliğinde pazarlarsanız, yine kazanan siz olursunuz. Birçok gıda şirketi, çocuklara oyuncaklarla beraber seslenmekte. Ancak, kahve yüksek kafein içeren bir içecek olduğu için çocuklara göre değildir pek. Yine de yetişkinlerin dikkatini oyuncaklarla çekebilirsiniz. Hazır yeri gelmişken çocuklar için özel kafeinsiz kahveler de üretebilirsiniz. Madem ki yeni fikirlerin peşindeyiz; öyleyse ”çocuklara özel kahve” seçeneği hiç de fena bir fikir olmayabilir.

Bir kahve yapanın kırk yıl hatrı vardır. Size gelenlere öyle kahveler pazarlayın ki, kırk yıl hatırlarında kalın.

 

ka 3

 

“Daha çok kahve satabilmek için 5 süper taktik” üzerine bir yorum

  1. Yazı içeriği çok başarılı olmuş. Emeğinize sağlık. Kahve satışını arttırmak için neler yapılabileceğini anlatan bilgilendirici bir içerik olmuş.

    Cevapla

Yorum yapın