Datça ve Fethiye’de Yazlık Ev Fiyatları Neden Artıyor?

Datça ve Fethiye… İki güzide tatil kenti. Ne Bodrum kadar iddialı, ne İstanbul kadar cafcaflı. Ama sıkıcı olmayacak kadar da hareketli iki kent. Hem yaz hem de kültür turizmi açısından Türkiye’nin en önemli şehirlerinin başında gelen Fethiye ve Datça’da yazlık evlerin fiyatları yıldan yıla artıyor. Bu iki kenti yakından takip eden kişiler, fiyatlardaki yükselişin normalde olduğundan çok daha fazla olduğunu ifade ediyor. Bunun en büyük nedeni hiç kuşku yok ki Bodrum ve Milas gibi tatil beldelerinin patlama noktasına gelmesi. Bazı turistler, artık yeni yerlerde tatil yapmak istiyor. Bazıları ise Bodrum ve muadili kentlerin karmaşasından ve yoğunluğundan sıkılmış durumda. Bu da rotalarını başta Fethiye ve Datça gibi nispeten sakin yerlere çevirmesinde etkili oluyor.

Datça ve Fethiye’yi Ne Ünlü Yaptı? 

Türkiye’de Datça denince ilk gelen isim hiç kuşku yok ki Can Yücel. Nazım Hikmet ve Ahmed ile birlikte aynı çizgide ilerleyen Can Yücel, yaşlılık günlerinde Datça’ya yerleşmiş ve Datça’yı anlatan sayısız şiir kaleme almıştır. Daha sonrasında da ”Mekanım Datça Olsun” diye de bir kitabı çıkmıştır zaten üstadın. Türkiye’de ve dünyada nadir yerler, sanatçıların benimsediği yerler haline gelir. Çünkü zaten sanatçı zümresi – hele ki şairler- dünyaya alışamadıkları için, hiçbir yere kendilerini ait hissedemedikleri için şair olur zaten. Ancak Muğla’nın havasından mıdır (evet) suyundan mıdır (buna da evet) nedir, birçok yazarın ikinci evi, hatta direkt memleketi oldu bu şehir. Gerçek adı Cevat Şakir Kabaağaçlı olan Halikarnas Balıkçısı da Muğla’nın bir başka ilçesi. Yazar, burayı öyle benimsemiş ki, sonunda adını bile değiştirmiş. Değiştirmek değil, adını bir muhite uyarlamış.

Datça’yı bu kadar ünlü yapan sorusuna ezbere mekan ve tarihi yapı saymak yerine böyle bir giriş yapalım dedik. Zira hiçbir şey tesadüf değildir. Türk Edebiyatının ve sinema ve tiyatro camiasının ağır topları da bu ilçeyi memleket bilmiş. Can Yücel gibi büyük bir üstadı düzeltmek gibi bir niyetim yok asla ve kat’a. Fakat belki de kitabının adını Mekanım değil Meskenim Datça koysaymışım, bu hem edebi hem de coğrafi olarak daha isabetli bir karar olurmuş. Zira mekan, içinde bulunulan yer demektir. Tarihi bir kökenle değil, fiziksel bir bağlantıyla oluşur. Bir ilçe de mekan olabilir, bir sokak arası da bir mutfak da. Oysa mesken, yaşanılan, iskan edilen yer demektir.

Sanıyoruz ki Datça’nın bu kadar sevilmesinin ve tercih edilmesinin en büyük nedeni mekan değil mesken olması. Hani ”evlenilecek kadın – eğlenilecek kadın” diye avami bir tanım var ya. Onu ilçelere uyarladığımızda da Datça eğlenilecek değil yerleşilecek yerlerden biri. Ününü de buradan alıyor işte. Kadıköy İstanbul için ne demekse Datça da Muğla için o demek. Bir havası var – deriz ya o havanın atmosferle bir ilgisi yoktur, işte bu tanımı hak eden bambaşka bir hava var Datça’da. Bu kadar çok bahsetmişken, Datça’ya ilk defa gidecek olanlar Can Yücel’in evini de ziyaret edebilir.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Gömeç'te Emlak Piyasası Neden Bekleneni Veremedi?

Datça’yı ünlü yapan diğer önemli yerler: Datça Limanı, Kargı Koyu, Gerene Koyu.

Unutmadan ekleyelim kıyı şeridinden başlayıp merkeze kadar uzanan binlerce küçük, sevimli ve estetik ev Datça’nın aynı zamanda otantik bir ilçe gibi görünmesini sağlıyor. Gibisi fazla. Zaten öyle.

Fethiye’nn tarihi, otantik ya da edebi bir yönü çok fazla olmasa da o da Muğla’nın ve Ege bölgesinin yükselen değerleri arasında. Deniz ve plajının temiz olması, hizmet ağlarının profesyonele yakın bir seviyede gelen turistlere sunulması en büyük artılarından. Aynı zamanda Kelebek Vadisi ve Tios Oren Teri gibi, tabiatın tüm zarafetiyle arz-ı endam ettiği meşhur yerleri de cabası!

Sonuç olarak Datça ve Fethiye zaten bir ”değer” iken artık ”yükselen değer” (yükseldiği için değerli değil, değerli olduğu için yükseliyor anlamında) konumunda. Hal böyle olunca yazlık ev fiyatları da peyderpey ve insafsız bir hızla yükseliyor. Geç mi kaldınız? Hayır. Eğer doğru hamleleri yapar ve doğru kişilerle temasa geçerseniz hiçbir zaman hiçbir şey için tam olarak geç kalmış sayılmazsınız. Gelecekle ilgili şu yazımıza da göz atabilirsiniz: Bodrum’da Villa Alıp Gelecekte Kar Etmek Mümkün Mü?

Datça ve Fethiye Nasıl Bakir Kalabildi? 

Datça ve Fethiye’nin bakir kalmasında belediyecilik anlayışının katkısı çok büyük. Bazı belediyeler gibi ilçesini yol geçen hanına çevirmedi. Böylece bu iki ilçe de geçerken uğranacak yerlerden fersah fersah uzak, uzun tatil planlarının merkezi oldu. Ancak Bodrum ve Alanya gibi ilçelerde birçok farklı şikayet hasıl oluyor. Çünkü popülasyon fazla. İnsanın kalabalıklaştığı her yerde sorunlar artar. Bu, eşyanın tabiatıdır bir nevi. Datça ve Fethiye adeta dengeli nüfus politikası güder gibi dengeli bir turizm politikası yürüttü. Ve şimdi her iki ilçe de hem ünlü hem de yozlaşmamış tatil merkezleri olarak yerli yabancı binlerce turisti ağırlamaya devam ediyor.

Datça ve Fethiye Gelecekte Nasıl Olur? 

Datça ve Fethiye’nin yakın gelecekte çok daha popüler olması bekleniyor. Bodrum, Antalya, Alanya gibi yerlerin dolup taşması bunda büyük bir etken. Dünyadaki nüfus arttıkça Türkiye’ye gelen turist sayısı da artıyor.

Buralarda Neden Yazlık Villa / Daire Fiyatları Artıyor? 

Yukarıdaki cümleyi bağlayacak olursak, ilçelere gelen turist sayısı arttıkça adım atılan kaldırımın bile değeri artıyor. Gayrımenkul sektörü de bu tür değer artışlarından en fazla etkilenen sektörlerin başında geliyor. Bununla birlikte önümüzdeki yıllarda daire fiyatları ve villalarında çok daha büyük oranlarda artış bekleniyor. Son olarak Antalya Kemer’deki gayrimenkul fiyatları ile ilgili şu yazımıza da göz atınız: Kemer’de Gayrımenkul Fiyatları Dülüyor mu Yükseliyor mu?

Yorum yapın