Dayanıklı ve Dirayetli Olabilmek İçin Tüyolar

İnsan, kapasitesi belli olan sınırlı bir varlıktır. İslamiyette buna ”kul bilinci” denir. Kapitalizmde ise ”modern insanın çaresizliği.” Ah Muhsin Ünlü bir şiirinde insan, çok da fazla artistlik yapmamalıdır derken tam olarak bunu kasteder.

strong photo

 

İnsan sınırlı bir varlık dedik. Bunun başlangıcı olarak Freud’un da teorisini destekleyen şekilde fiziksel noksanlarımızı söyleyebiliriz. Mesela her bebek, erken doğar ve erken gelir yeryüzüne. Bunun için de uzun bir süre emekler ve anne babasına uzun süre bağımlı bir halde yaşar. Ancak sanmayın ki insan büyüyünce bağımlılıkları azalır ya da biter. Bilakis daha da çok artar bu tür bağımlılıklar.

Hepimiz en basitinden suya bağımlı bir şekilde yaşayan insancıklarımız. Üç günlük bir hakkımız var. Üç gün susuz kalırsa insan, ölür ve gider. Bu tabi en uç örnek, en ekstrem durumlardan biri. Ama modern yaşamın içinde bağımlılıkları besleyen diğer dinamikler, rahatlıkla söyleyebiliriz ki insanın korkuları, kaygıları ve onları emen sistemin ta kendisidir.

Hepimiz hamburger, kola, kahve gibi tamamen yapay ve insanın ihtiyaçlarıyla alakası olmayan endüstriyel ürünlere bağımlı bir halde yaşıyoruz örneğin. Hal böyle olunca da insann bağışıklık sistemi, tamamen çökmüş ve sendelemiş olur haliyle.

Bir insan ne kadar çok şeye ihtiyaç duyarsa ve o ihtiyaçlar ne kadar yapaylık barındırırsa dirayet ve dayanıklılık da aynı oranda o kadar çöker.

Nasıl en sağlıklı şekilde hızlı para kazanılır? dirayet ve dayanıklılık sonuç olarak iki ucuyla birlikte sağlığa bağlıdır. Sağlıklı olmanın en naif ve güzel yolu ise sağlıklı bir hızda para kazanmanın yollarını bulmak ve o kanaldan ilerlemektir. Para her şeyin çözümü değildir elbet. Ama  parasızlık, birçok sorunun kaynağı. Eh öyleyse? Buyurun en sağlıklı şekilde nasıl hızlı para kazanılır başlıklı konumuza!

Dirayet ve Dayanıklılık Azalıyor 

Çünkü umut azalıyor. Modern insan, gelecek kaygıları, alım gücünün azalması, yeni hastalıkların yeni birer kampanya gibi akıllarına ve bedenlerine sızması, günümüz insanını dünyanın en zayıf halkası olmasına yettiriyor.

Artık o eski insanlardan çok daha güçsüzüz. Bununla birlikte evet insan ömrü ortalama olarak 10 – 15 yıl kadar uzadı. Ama bu bir insanın, toplumsal ve kişisel bazda 10 – 15 yıl daha fazla sürünmek manasına da geliyor.

Yazımızın geri kalan kısmında dayanıklı ve dirayetli olabilmek adına neler yapacağınıza dair irili ufaklı tüyolar vereceğiz. Unutmayın. Dünya size sırt çevirmiş bile olsa, parlak fikirler her zaman yanınızda.

Dayanıklı ve Dirayetli Olabilmek İçin Yapılacaklar Listesi! 

1- Bazen çok düşünmemek gerek: 

Düşünmenin bize her zaman çok çekici ve çoğu zaman gerekli olduğu öğretildi. Düşünüyorum öyleyse varım diyen filozofun aksine, bazen düşünmemek, var olmamak anlamına gelir ve bu da acıdan kaçınmanın biricik reçetesidir. Çok da düşünmeyin parlak fikirler okurları. Bazen an’ı yaşayın ve eski hippiler gibi carpe diem deyin. Eski teyzelerimizin hamamlarda ”aman ölümlü dünya” deyip tef çalarak oynamaya başlaması bunun en canlı ve en ılımlı örneğidir.

Bazen düşünmeyin düşleyin ve sadece hissedin. Düşünmek, bilmek, öğrenmek bazen insanın kalbini kanatan derin hakikatlerdir. Ve mutluluğun önündeki biricik engelleri ortadan kaldırmak bazen bilerek kaybolmayı gerektirir.

2- Boş ver demeyi bilmeli: 

Başınıza korkunç şeyler gelmiş olabilir. Başka bir tiyatro yazarı oyuna çevirse ”trajedi” olarak adlandırılacak şeyler başınızdan geçmiş olabilir. Dünyanın en büyük acısına siz sahip olduğunuzu sanabilirsiniz. Ama her zaman beterinin beteri var demeyi de bilmeli insan. İsyan değil şükür, bazen insanı hem olgunlaştırır hem de mutlu kılar.

Boş ver demeyi bilmek, bazı insanların senelerini alır. Bazı insanlar ise zamanında boş ver diyemedikleri için zamanı geç kalınca derin pişmanlıklara gömülür. O insanlara Gripin grubundan Boş ver şarkısını armağan ediyoruz.

3- Farkında olun: Sizden bir tane daha yok! 

Her insanın kendisinin bir tanesidir. O hor kullandığımız vücudumuz, canını kasti şekilde yaktığımız ruhumuz ve çoğu zaman kendi ellerimizle kırdığımız kalbimiz… Ve buna rağmen sürekli olarak şikayet edip duran ve kendi öz dirayetini kendi elleriyle toprağın derinliklerine gömen insanın amansız çaresizliği.

Artık farkında olun. Sizden bir tane daha yok. Kendine iyi bak sözü bir kalıp ve bir klişe olmaktan çıkıp kendi gerçekliğini bulmalı. Bir insan olarak önce kendinize iyi bakmalısınız. Kendinizi har vurup harman savurmak yerine pamuklara sarmalamalısınız.

 

4- Sağlıklı beslenin, sağlıklı uyun: 

İnsanın bazen psikolojik sıkıntıları fiziksel olarak dışa vurur. Bunun tıptaki adı, psikosomatik olarak lanse edilir. İnsan psikolojisi bazen öyle yıkımlarla sarsılır ki bunun bedelini beden öder. Vücudunuza sağlıklı bakmak ise sağlıklı beslenmeden ve sağlıklı uykudan geçer.

Dirayetini hem bedenen hem de manen toplamak için fiziki olarak da toparlamanız gerekecek. Çünkü hastalıklı bir bedenle rahat bir ruh barınamaz. Bu da kayıtlara geçsin lütfen.

Dostlarınızın kıymetini bilin 😉

5- İyimser filmler izleyin: 

Çoğu zaman bakarız ki insan kendisinin kiralık katili olmuş. Arabesk dinleyen insanlar ne kadar acı çektiklerinden dem vurur. Mazoşist kızlarımız babam ve oğlum ve tarzı filmler izleyip kendi kendilerini ağlatmaktan büyük keyif alır. Annelerimiz dizilerin karşısında hüngür hüngür. Babalarımız sabit fikirli bir şekilde hep acının ekseninde!

Siz siz olun kendinizi iyimser filmlerle ödüllendirmeyi bilin. Romantik – komedi filmler, absürt oyunlar, kara mizah senaryolara sahip yapımlar izleyip kendinizi hoş tutun. Kylie Minogue adlı ünlü şarkıcı zamanında günde üç – dört posta komedi filmi izleyerek kanseri yenmişti. Kanser ki dayanıklılığın ve dirayetin sona erdiği uç bir noktadır. O bile böyle canlı bir örnekle yenilebiliyorsa, ne duruyorsunuz, hadi hemen bir komedi filmi açın!

 

6- Gerçek dostlarla vakit geçirin: 

Gerçek dostlarla kaliteli vakit geçirmekten iyi terapi yöntemi yoktur. Bazen güvendiğiniz, sevdiğiniz, gönülden bağlı olduğunuz dostlarla sokaklarda, caddelerde, alışveriş merkezlerinde amaçsızca dolaşmak bile o kadar iyi gelir ki insana. Bir dosta sarılmak, bir arkadaşla gece sabaha kadar kakari kikiri muhabbet yapmak… Bunlar özlenen değerler ve insanı sımsıcak ısıtan özellikler.

Dirayetini, sağlığınızı ve dayanıklılığınızı gerçek dostlarla perçinlemeyi bir an bile olsun ihmal etmeyin.

Bazen yollara düşmek, en iyisidir.

7- İmkanınız varsa seyahate çıkın 

İmkanınız olmasa bile kendi ellerinizle yaratın. Yapılan araştırmalara göre her yeni yolculuk, insanın çakralarını açmakta. Ruh sinyallerini kırmızı renginden yeşil rengine çevirmekte. Yeşil ise umut demek.

Yolculuklar, yeni insanları tanıma, yeni yerleri keşfetme ve yeni hisleri yaşama adına yapılması, içinde bulunulması gereken güzelliklerdir. Tadını çıkarın ve bazen arkanıza bile dönüp bakmadan çekip gidin.

Bonus olarak; 

Kadınsanız kuaföre, erkekseniz maça gidin 🙂 

Yani kısacası hoşa gidenler şeyler yapmaya devam edin. Bir erkeğin kalbine giden yol, midesinden geçiyorsa besleyin, beslenin. Bir kadın en büyük huzuru kuaför salonlarında buluyorsa, bırakın orada vakit geçirsin. Bu dünyada ölüm var sevgili parlak fikirler okurları. Dirayet ve dayanıklı kalmak ve kendimizi olabilecek en kötü şeyler bile güçle hazırlamak gerek.

İnsanın mutlak çaresizliği, onu kabullenmesi ile birlikte yeni bir boyuta taşınır. Kabullenmek yenilgiyi peşin peşin kabul etmek demek değildir. Bilakis, kazanmak için sabretmeyi bilmektir.

Yorum yapın