Egzotik Meyve Yetiştirip Lüks Restoranlara Satmak

Egzotik meyveler gün geçtikçe daha fazla yetiştiriliyor ve alıcıyla buluşuyor. Ülkemizin elma, mandal, portakal üçlüsüne yepyeni meyveler katıldı. Ananastı mangoydu derken adını ilk defa duyduğumuz çeşit çeşit meyveler pazarlarda ve mahalle manavlarında satılıyor.

Bu yazımızda size yine çok karlı bir iş fikrinden bahsedeceğiz. Egzotik meyve yetiştirmek ve lüks restoranlara satmak.

fruit photo
Şunların tadı harika

Egzotik Meyve Yetiştirmek Karlı Bir İş Mi? 

Hatırlarsanız doksanlı yılların son çeyreğinde bir ananas furyası sarmıştı ülkemizin dört bir yanını. Doksanlı yılların başında kuşburnu çayı nasıl meşhur olduysa öyle meşhur olmuştu bu meyve de. O zamanlar sağlıklı beslenelim, yediklerimize dikkat edelim vizyonu çok yaygın değil. Ama insanlar olabildiğince farklı, egzotik yiyecekler tatmak istiyordu. Fakat o günlerde ananas, sadece zengin kesimin ya da orta sınıfın biraz daha yukarı kesiminde konumlanmış yarı elit tabakanın satın alıp yiyebileceği bir meyveydi. Ananasa sıra gelene kadar muz bile yeni yeni giriyordu evlerimize ve kivinin esamesi bile okunmuyordu.

O zamanlar böyle bir yazı kaleme alsaydık size kesinlikle bu tür meyvelerin yetiştiriciliğini tavsiye etmezdik. En kadim ve en geçerli piyasa kurallarıdır bunlar: Pazarı olmayan şeyin, satışı olur (tek tük) ama kazancı olmaz. Yani bir pazarı oluşmamış, alıcı, meraklısı, soranı olmayan bir ürünün satışı, çoğulluk içermeyen tekil bir pazarlamanın içerisinde sınırlı kalır. Kapıya gelen pazarlamacıların ”bakın, bu ürün yurt dışında geldi, siz ilk gören müşterilerimden birisiniz” çığırtkanlığı gibi, insanlar henüz bilmedikleri, kanıksamadıkları ürünlere karşı ön yargılı olurlardı. Bu ön yargıyı kırmak için kapı kapı dolaşmanız ve ürünü sıfırdan anlatmanız gerekirdi.

Ancak günümüzde durum öyle değil. İnsanlar artık sadece meraktan değil, sağlıklı ve dengeli beslenmek için de egzotik meyvelere ilgi gösteriyor. ”Şunu da yiyelim bakalım nasılmış” kafasında değil kimse. Bundan da yiyelim de sağlığımıza iyi gelsin bakış açısı hakim.

Hal böyle olunca lüks restoranlara gelen zengin insanlar hem damak tatları hem de sağlıkları için bu tür meyveleri aperatif olarak söylüyorlar. Egzotik meyvelerin ortak özelliği sindirilmesinin çok daha kolay olması. Diğer meyvelere göre daha az fruktoz (meyve şekeri) barındıran bu meyveler, hem lezzetli hem de sağlıklı. Hal böyle olunca, canlarının kıymetini ve ağızlarının tadını bilen zenginler, bir restorana gittikleri zaman ”ben bir mangosteen suyu alabilir miyim” ya da ”tabağa birkaç dilim star fruit de ilave eder misiniz lütfen” minvalinde sorular yöneltebiliyor.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Dükkânın İçinde En Çok Neredeki Ürünler Satılır?

Sözün kısası elitlere sunulan her ürün ve hizmette olduğu gibi bu işte de para çok fazla. Yeter ki meyveleriniz lezzetli, satış gerçekleştireceğiniz restoranlar profesyonel olsun.

Ananas Nasıl Yetiştirilir? 

Egzotik kelimesini duyunca insanların aklına hemen Yağmur Ormanları ya da Afrika’nın uçsuz bucaksız olan iç kesimleri geliyor. Aslında egzotik meyvelerin diğer meyvelerden çok daha kolay yetişiyor. Unutmayın ki bir şey ne kadar lezzetliyse o kadar pahalıdır orantısı doğal değil beşeri bir etkendir. Satıcılar, aracılar buna karar verir. Ama bir şey ne kadar lezzetliyse o kadar zor yetişir orantısı yanlış ve geçersizdir.

Ananası ele alalım. Bu meyveyi yetiştirmek için olgun bir ananas bir nevi ”tohum” olarak kullanılıyor. Özellikle alt kısmındaki yapraklardan arındırılan meyvenin sapı bir hafta on gün kadar güneşte bekletildikten sonra toprağa ekilerek ananas yetiştirilebiliyor. Evde bile kendilerine kadar bu şekilde meyve yetiştiren insanlar var. Kaldı ki siz restoranlara satış yapmayı kafanıza koymuş iseniz, çok daha profesyonel ve kapsamlı bir yetiştirme alanı kuracaksınız demektir.

Yıllar önce serada ananas yetiştiren bir mühendisin haberi yapılmıştı. O mühendise ne oldu bilinmez, bilinen bir şey var ki o da adamın gerçekten serada ananas yetiştirebildiği idi. Siz de bu yolu izleyebilirsiniz. Son yıllarda gelişen teknoloji ve bu teknolojinin başta sera olmak üzere birçok tarımsal faaliyette aktif olarak kullanılması, üretimin çeşitlenmesinde, verimin artmasında ve meyve-sebze yetiştiriciliğinin çok daha maliyetsiz yapılmasının önünü açtı.

Biz ananası örnek verdik ama emin olun egzotik meyvelerin yüzde seksenin fazlasının yetiştirilme koşulları birebir aynı. Zaten bu nedenle adları ”egzotik.” Nasıl ki turunçgiller hemen hemen aynı koşullarda yetişiyor, bu meyveler için de durum aynı.

Yorum yapın