Ekonomik Özgürlüğe Giden 4 Yol

Özgürlük, bulunmaz nimet. Bulunmaz derken, her iki açıdan da kastediyoruz. Bulundu mu kaybedilmemesi gereken; ancak çoğunlukla hiç de bulunmayan bir erdem.

Özgürlükler de kısım kısım. Mesela seyahat özgürlüğü denilen bir şey var. 18 yaşını doldurmuş herkes, bir yerden başka bir yere seyahat etme hakkına sahiptir. Evlenme hakkı, üreme hakkı, iş kurma hakkı… Bunların hepsi haktır ve hak kapsamında da büyük bir oranda özgürlüğün tekelindedir.

Ancak bu noktada altını özenle çizmemiz gereken bir nüans var. O da bazı özgürlüklerin bazı özgürlüklere doğrudan hükmettiği gerçeği. Eğer ekonomik özgürlüğünüz yoksa, diğer özgürlüklerden de mahrum kalma ihtimaliniz çok yüksek. Örneğin seyahat özgürlüğü dedik. Sadece İstanbul içinde bile, bir metrobüse bineyim, bir marmaraya bineyim demeniz için, cebinizde para olması gerekiyor.

Bu basit akıl yürütme ile birlikte rahatlıkla diyebiliriz ki, her şeyin başı ne sağlık ne özgürlük. Her şeyin net bir şekilde, altını koyu kalemlerle çize çize ekonomik özgürlükten, yani paradan geçer. O paranın serbest bir şekilde, hiçbir kişiye ya da kuruma bağlı olmadan, sadece sizin özelinizde, size ait olması gerekmektedir.

Cepte emanet duran bir para da ekonomik özgürlüğe tekabül etmez. Hatta belli bir ölçekte kısırlaştırıcı ve mahkum edicidir, size ve özgürlüğünüze ait olmayan para miktarları. Bugün kadın olsun erkek olsun birçok kişi ekonomik özgürlükten muaf bir şekilde hayatlarını idame ettirmek zorundadırlar.

Paranın Asla Satın Alamayacağı 7 Az Bulunan, Değerli Şey adlı makalemiz ekonomik özgürlükten muaf tutulan büyük ve şanssız çoğunluk için kaleme alınmıştır. Elbette bu hayatta paranın da satın alamayacağı az bulunan, değerli şeyler vardır. Siz ekonomik özgürlüğünüzü elde edene kadar bu nadide ve değerli şeylerle hayatınızı renklendirmeye ve daha çekilir bir hale sokmaya kaldığınız yerden devam edebilirsiniz.

e-2

Ekonomik özgürlük, kafesi açılmış paralar demektir.

Ekonomik Özgürlüğün Sağladığı Avantajlar Nelerdir? 

  • Bir kere kişi kendini her daim güvende hisseder. Ne olursa olsun, arabası yolda kalsa da, ekstra bir durum ya da olay çıksa da, cebinde ya da kredi kartında parası vardır. Günümüzde özneyi doğrudan rahatsız eden olayların çoğu para sıkıntısından kaynaklanmaktadır. Çünkü sağlık da, ulaşım da, eğitim de, alışveriş de paraya indirgenmiş durumdadır. Bu bağlamda kişinin öz güveni de artmış olur. Ne gibi olumsuz bir durum karşısına çıkarsa çıksın, o negatif durumları en kısa zamanda artı uçlara bağlayacak kadar hali vakti yerindedir zira.

 

  • Ekonomik özgürlük demek, can sıkıntısının mutlak surette ortadan kalkması demek. Bugün evlere kapanmamızın sebebi de, her istediğimizi her istediğimiz zamanda yapamamımızın sebebi de maalesef ki cüzdanlarımızdaki derin boşluklardan kaynaklıdır. Sırf bu nedenle evlere kapanıp pöfür pöfür sıkılan çiftler de vardır, Bu parasızlıktan yalnız kalmayı tercih eden ya da buna zorlanan bireyler de. Demek ki ekonomik özgürlüğün yoksunluğu kişiyi sosyal ve psikolojik açıdan da etkilemektedir.

 

  • Bu zamana kadar ülkemizde ”kadınlara ekonomik özgürlük” sloganı ile eylemler düzenlenmiştir, düzenlenmektedir. Ancak konu sadece kadınlara özel değildir. Yine de Türkiye’de çalıştırılmayıp adeta eve kapatılan kadınların sayısı had safhadadır. Bunun birincil nedeni, kadının ekonomik olarak bir başkasına, kocasına ve aile büyüklerine bağımlı kılınmasıdır. Böylece kadının söz hakkı da olmaz.

 

  • Ancak dediğimiz gibi konu sadece kadınlar ve onların hayatıyla sınırlı değildir. Ekonomik özgürlüğü olmayan artı on sekiz herkes, söz hakkına sahip değildir. Çünkü söz de paha içermektedir. Bir mecliste, bir ortamda dahi söz hakkına sahip olmak için, cüzdanınızın dolu olması lazım gelir.

e-1

Ekonomik özgürlük, bir kafa rahatlığıdır.

Ekonomik Özgürlüğe Giden 4 Yol

1- Sevdiğiniz işi yapın ya da işinize tutku ile sarılın: 

Bu kapsamda önünüzde iki seçenek var. Eğer imkanlarınız varsa, şanslı azınlıktaysanız yani, sevdiğiniz işi yapana ve bulana kadar bekleyin. Ülkemizin gerçekleri ve durumu, birçok insanın mutsuz olacağı işlerde çalışmasına sebebiyet verse de siz sınırlarınızı zorlayın. Ya da battı balık yan gider diyerek mevcut işinize tutku ile sarılın. Bu noktada psikolojik olarak kendinizi rahatlatmanız ve teskin etmeniz gerekiyor. Biz Türkler genelde ”ekmek yediğim kapı, ben bu işten ekmek yiyorum” kıvamında bakarız olaya ve buradan yürür gideriz. Ünlü bir şarkıcının da dediği gibi ”Düşünme kaybolursun.” Eğer ekonomik özgürlük tarafından tatlı tatlı şımartılmak istiyorsanız işinizi düşünmek ya da eleştirmek yerine, sadece yapın.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Tek Kamyon ile Çalışan Butik Bir Nakliyeci Kurup Asgari Ücretin 5 Katını Kazanmak!

Borçtan kurtulmak istiyorum adlı makalemiz ekonomik özgürlüğünün noksanlığından doğan bir başka sorunu, borç sorunu anlatmak ve aktarmaktadır. Bilmeliyiz ki biri borç içindeyse, ekonomik özgürlük telaffuz dahi edilemez. O borçtan kurtulmak ve ekonomik özgürlüğünüzü elinize almak istiyorsanız, borçlardan kurtulmanın yollarını bizden öğrenebilirsiniz.

 

2- Okuldan Ayrılıp Yerine Kitapları Ve Kişisel Gelişimi Koyun 

Mark Twain’in dediği gibi ”Okulun öğrenim hayatımı engellemesine hiçbir zaman izin vermedim.” Siz de izin vermeyin. Okul artık mutlak surette gerekli ya da elzem bir kurum değildir. Bu nedenle o önceki zamanlardaki ehemmiyeti ortada değildir. Var değildir kısacası. Ivan Illıch adlı İtalyan yazar da Okulsuz Toplum kitabında şöyle nakleder: ”Okulun içindeki herhangi bir düzeltme eğitim sorununu düzeltemez. Çünkü okulun kendisi asıl sorundur.” Yani artık illa bir şeyler başarmak ve ekonomik özgürlüğünüzü elinize almak için okula gereksiniminiz yok. Onun yerine yol gösterici kitaplarla ve kişisel gelişim araçlarıyla kendinize yeni bir yön verebilirsiniz.

Denemekten kaçınmayın. Hiçbir kuruma bağlı değilsiniz. O kurumlar nasıl ki siz ekonomik çıkmazda olduğunuz zamanlar, size yardım etmemeyi tercih ederlerse; siz de ekonomik özgürlüğünüz için o kurumları tercih etmeyerek misillemenizi yapabilirsiniz.

e-3

Ekonomik mahkumiyet, sevmediğin işte çalışmaktır.

3- Gereksiz Kapitalizm Oyunu Tüketimleri Kesin: 

Dövüş Kulübü filminde Tyler Durden rolünü canlandıran Brad Pitt’in kulaklarımızda pelesenk olmuş şu sözünü hatırlayalım: ”Sahip oldukların sonunda sana sahip oluyor.

Bir kişinin kurum, eşya ve insan babında ne kadar çok sahibi varsa, o kadar çok mahkum demektir belli başlı şeylere. Adeta kapitalizmin oyununa gelerek, kendi cebimizden para koyarak hapishanelerimizdeki parmaklık sayısını kendi ellerimize arttırıyoruz. Satın aldıkça bağımlı kılınıyor, bağımlı kılındıkça satın alıyoruz. Bu kısır döngünün içinde alacak nefes bulamadığımız gibi, giderek ekonomik ve insani mahkumiyetin balçığına saplanıyoruz.

İnsan, sadece ihtiyacı olan şeyleri satın aldığında özgürdür. Bu sayede satın aldığı şeye sahip olur. Onun hegomanyasına girmez. Bu noktada dikkat edilmesi gereken ana husus, kapitalin çarklarına ve oyunlarına gelmemek ve kendi yaşam alanımızda, kendi özgür dinamiklerimizde pazar ve piyasa içindeki mallara paramızla hükmetmek!

 

4- Bir Sistem Ya Da Girişim Kurmaya Bakın: 

Orijinal olmaya bakın. Özgün girişimlerin ve size ait olan sistemlerin adamı olun. Her daim çalışkan olmak için günde on iki saat çalışmaya gerek yok. Tıkır tıkır işleyen kendinize ait bir sistem kurduğunuzda ve o sisteme an be an uyduğunuzda para da paranın akışı da kontrolünüzde olacak demektir.

Parayı kontrol edebilen, ne ona çok bağımlı olan ne de onun tahakkümü altına giren herkes ekonomik açıdan da ruhsal açıdan da özgür demektir. Zaten bir kimseyi düşünemeyiz ki, o kişi ruhsal ya da ekonomik açıdan mahkum olup da diğer açıdan özgür olsun.

Yazımızın başında da belirttiğimiz gibi özgürlüğün çıkış noktası ekonomiktir. Ekonomi, sistem piramidinin alt tabakasını ve alt metnini oluşturur. Ekonomik açıdan özgür olduktan sonra diğer özgürlükler konuşulabilir ve ancak yaşanılabilir.

Yorum yapın