En Etkili Reklam Sloganını Bulabilmek İçin Taktikler

Reklamcılar, her zaman şaşkın, dalgın dolaşan, kafaları karışık bir tiptedirler. Adeta bir tiplemedirler. Sinemaya ve edebiyata da bir prototip olarak girmişlerdir. Sürekli kahve içen, kibar bir İstanbul Türkçesiyle konuşup her söylediğinin arkasına ”ya” eki getirenlerdir. Örneğin;

  • Bizim kısa filmin senaryosu ne oldu ya?
  • Ha o mu? Akşama falan biter ya.

Reklamcılar, iyi para kazanır. Bunu zaten biliyoruz. Kısmen değil baya baya elit bir sektördür reklamcılık. Şık yerlerde ofisleri vardır. Şık yerlerde takılırlar. Marka takılırlar. Sanatçı olamamış ama zanaatın alanından da kendini uzak tutmuş Araf sanatçılarıdır onlar. Roman yazamazlar ama bir reklamın sloganını yazmak için bazen günlerce eve ya da ajansa kapanırlar.

Ezbere şiir bilmezler pek ama şiir gibi sloganların adamıdırlar. Siz de bir reklamcıysanız ya da reklamcı olma hevesinde olan genç bir arkadaşsanız, bir reklamcı için hayati önem taşıyan birilciş şeyin slogan bulmak olduğunu şimdiden öğrenseniz iyi olur. Zira bazen tek, bazen iki cümlelik olan bu kısa sloganlar, reklamcılığın temelini oluşturur.

”Fikir bulmak.” Reklamcıysanız ve bir patronunuz varsa sürekli sizden bunu bekleyecektir. Önce fikir bulmak. Sonra o fikri geliştirmek, bir reklam filmine dönüştürmek ve bir slogan ile onu cilalamak gerekiyor. Şimdi reklamcılık fikir bulmanın önemini konuşacağız. Daha sonra reklamcılık ile halk ilişkisini gözler önüne sereceğiz. Son olarak da en etkili reklam sloganını bulabilmek için taktikleri vereceğiz.

Hatırlama Oranı Yüksek Reklam Yapabilmek İçin hatırlanma oranı yüksek reklam yapabilmek, reklamını yaptığınız ürünün daha fazla insanın zihnine ulaşması ve söz konusu ürünün daha fazla satması anlamına geliyor. Hal böyle olunca insanların bellek zincirlerinde ne kadar alana sahip olursanız, o kişiler alışverişe çıktıklarında da başkalarının ve rakiplerinizin tanıttığı ürünleri değil sizin reklamını yaptığınız, fikrini geliştirdiğiniz ve sloganını yazdığınız ürünleri talep edecektir. Bu da reklamcılığın en tepe noktasıdır. Bundan sonra söz konusu ürünün halkla ilişkiler kısmından daha fazla aranmaya başlarsınız. Reklamlarınıza talep arttıkça, reklam şirketi ve yazarı olarak size olan talepler de artacaktır.

Fikir Bulmak 

Her reklam filmi, bir kısa filmdir aynı zamanda. Bir oyunculuk gösterisi, bir senaryosu, bir öykü çatısı olmak zorundadır. Diyaloglar, replikler, uzun tiratlar burada da söz konusudur. O nedenle fikir bulmak, aynı zamanda hikaye örgüsünü kurmak, karakterleri yerleştirmek ve replikleri yazmak manasına da gelir.

O nedenle bir fikir, bir fikir diye yalvarırken aklınıza öncelikle hedefiniz bir fikirden ziyade bir olay örgüsü bulmak olmalıdır. Böylece anlatmak istediğiniz fikri, bir olay örgüsüne yedirmiş, hikayeleştirmiş olursunuz. Bizim insanımız Yeşilçam filmleriyle büyümüş ve düz kurgulara alışmış insanlardır. O nedenle sloganı düşünmekten önce karakterlerinizi belirlemelisiniz.

Aynı zamanda fikir bulmayı hedeflerken tanıtacağınız ürünün matematğine odaklanmalısınız. Bir kredi kartı reklamının paranın satın alamayacağı şeyler de var söylemi ne kadar da dokunaklıdır ve ben yıllar önce izlememe rağmen hala hatırlıyorum örneğin.

Komedi ya da drama unsurlarından epey faydalanmanız gerek. İnsanlar güldükleri her şeyi hatırlarlar. Aynı zamanda içlerine işlemiş, ruhlarını sarsmış dramatik konuları da unutmazlar. Bu nedenle zaten ülkemizdeki reklamların genelde ya komedi odaklı ya da ağlatmaya odaklı olduğunu gönül rahatlığıyla söyleyebiliriz. Bayram reklamlarının mizahi değil de dokunaklı olması ve genelde duygusal rollerle karşımıza çıkması tesadüf değildir.

Her ürünün kendi kodları dahilinde bir hikayesi vardır. Örneğin dokunaklı bir araba hikayesi olmaz. Ancak söz konusu bayram şekeri olunca o konuyu bayramın hassasiyetinden alıp dramatik bir çatıya kurmak epey mantıklı olacaktır.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Facebook ve Google'a Alternatif En Karlı Reklam Mecraları

Slogan bulma aşamasında önce fikir bulmak önemlidir. O fikirleri bulmak için de reklamcılığın bu hassas dengelerine dikkat etmekte büyük fayda var sevgili parlak fikirler okurları.

Reklamın Yasak Olduğu Bir Sektörde Nasıl İş Sağlayabilirim? bazı sektörlerde ise reklam yasaktır. Ancak buna rağmen bu alanda da reklamcılar çalışmaktadır. Çünkü gizli ve örtük reklam diye bir kavram var bu camiada. O nedenle reklamın yasak olduğu bir sektörde bile reklamcılara büyük iş düşüyor. Hem örtük reklam yapma hususunda hem de yine aynı şekilde slogan bulma aşamasında.

Yazmaya devam edin. En güzel sloganı bulana kadar.

Reklamcı – Halk İlişkisi 

Reklamcılar, halktan uzak kimselerdir. Concon diye bir tabir var ya hani. Halkın gözünde reklamcılar entel dantel tiplerdir ve halktan çok uzaklar. Ancak işin ironisi de bu olsa gerek. Halktan bu kadar kopuk ve bağımsız yaşayan bir kalemdar kitlesi, halka ürün satmak için kalem oynatıyor. Bu nedenle bazı reklamlar çok başarısız oluyor. Çünkü adam halkını tanımadan tanımadığı bir ürünü onlara satmaya kalkıyor. Üslup uzak, içerik yabancı, söylemler havada kalıyor.

Reklamcı, ne olursa olsun, ne kadar halktan uzak olursa olsun, her daim onları gözlemlemeyi bilmelidir. Zira slogan dediğimiz şey, halkın kendi arasında konuştuğu, kolay bir şekilde akılda kalıcı olmak zorundadır. Aksi takdirde yüksek zümreden yüksek perdeden atıp tutarsınız, reklamlarınız anlaşılmaz, sıkıcı, saçma sapan metinlerden ve filmlerden oluşur.

En Etkili Reklam Sloganını Bulabilmek İçin Taktikler

  • Bağımsız düşünebilmek: 

Her şeyden ve herkesten bağımsız düşünebilmek. Başkalarının yaptıklarının üstüne bir ekleyerek, bir katarak yarı taklit yarı özgür işler yapmak yerine, ben sıfırdan bir fikir kuracağım ve bu benim imzamı taşıyacak iddiasında bulunup özgün olmanın peşinde koşmak. Çünkü biliyoruz ki ne kadar farklı düşüncelerden beslenseler de en sonunda kendi düşüncesi kurmak ve buna bağlı üretimlerde bulunmak bir reklamcının ne kadar nitelikli olduğunu gösteren bir işarettir. Bu nedenle bağımsız düşünmeyi bilmeli, hiçbir etki altında kalmadan kendinize ve kaleminize sınırsız güvenerek reklam metinlerini yazıp sloganlarını bulmalısınız.

  • Ön yargılardan uzak durun: Reklamcılık, devrimci bir iştir. Kelimelerle oynamak, görsellerin sihirli dünyasında bir insanı, bir halkı bir şeyi satın alması üzerine ikna etmeye çalışmak için ön yargılardan uzak durmalı ve zafere giden yolda mümkün mertebe dış güçlerden uzakta hareket etmelisiniz. Ön yargılar sanatta olduğu gibi reklamcılıkta da birçok güzelliği baltalayan bir beladır. Bu nedenle itinayla uzak durmanızı öneririz.
  • Kaygılanmayın, sadece yapın: Ne demek kaygılanmayın? Yani ben bir reklam metini yazacağım da, bir slogan buldum da acaba diğer yazar arkadaşlar ne der, halk ne der, patron ne der gibi kaygılardan uzak durun. Çünkü bu kaygılar, nice zaman akla gelen süper fikirlerin ve süper sloganların bile daha dile getirilmeden yok olmalarına, heba olmalarına neden olmaktadır. Kurutucu kaygılardan ziyade sizi bir adım ileriye taşıyacak kaygılarla cebelleşin. Tıpkı yıkıcı değil yapıcı eleştirilere mazhar olmak gibi.
  • Tasarlamak yerine yazıya geçirin: Yazıya geçirilmiş her şey daha sonrasında tekrar tekrar okunabilir ve üstüne düşünebilir. Böylece fikirler soyut noktadan somut alanlara taşınır ve daha kapsamlı bir şekilde hayata geçirilebilir. Tasarlamak ise vakit kaybetmek anlamına gelecektir. Fikirleriniz ve sloganlarınız hayata geçsin istiyorsanız önce yazıya geçirin.
  • Halkın diline yakın olun: Uç, anlaşılmazı zor ve kavram karmaşası yaratan ifadelerden kaçının. Mümkün olduğunca güncel, herkesin anlayabileceği sade ve vurucu sloganlar yazabilirseniz çok tutulan reklam senaryolarının da eser sahibi olabilirsiniz.

Yorum yapın