Evde / Yerinde Yaşlılara Bakım Merkezi Açmak

Corona virüs salgını bize bir kez daha gösterdi ki yaşlılar her toplumun hem maddi dayanağı hem de manevi değerleridir. Nasıl ki çocuklar geleceğin bir temsili ise yaşlılar da hem tarihin hem de kültürel ve manevi değerlerin bir uzantısıdır. Bu bağlamda yaşlılarına hürmet eden, onların sağlıklarıyla ilgilenen toplumlar, teknolojik ve bilişsel olarak gelişmiş toplumlardan çok daha üst düzeydedir.

Avrupa’nın birçok ülkesinde yaşanan skandallar ve ekranlara yansıyan görüntüler de bu bağlamda açıklayıcı ve örnek niteliğinde olacaktır. Özellikle huzur evlerinde ölümle sonuçlanan ihmaller ve ölüme terk edilen yaşlılar evde / yerinde bakım merkezi açmanın ne kadar önemli olduğunuz bizlere bir kez daha göstermiş oldu.

Bu yazımızda sizlere sunacağımız iş fikri hem maddi olarak getirisi bol hem de manevi olarak maksimum düzeyde tatmin sağlayacak bir iş koludur. Bu yazıda vereceğimiz ayrıntıları dikkatle okur ve bu işi tüm benliğinizle ifa ederseniz hem yaşlıların hayır duasını kazanmış olursunuz, hem de Türkiye’nin köklü manevi değerlerini yaşatmanın tarifsiz hazzını yaşarsınız. Unutmamalıyız ki ancak çocukları gülen ve yaşlıları terk edilmemiş ülkeler gelecekte söz sahibi olacaktır. Yoksa Ay’a insansız uzay aracı göndermek ancak gövde gösterisi ve medyatik birer meydan okumadan ibaret olarak görülebilir.

Yazımızın henüz başında bu işle ilgili çok daha detaylı bilgi sahibi olmak isteyen değerli okurlarımız şu yazımıza da göz gezdirebilir:

Yaşlı Bakıcılığı İle Ek Gelir Elde Etmek

Yaşlılara Neden Yerinde Bakılmalı?

Eğer bu işe girecek ve bu işte uzun süreli olarak hizmet sunacaksanız bilmeniz gereken temel gerçeklikler var. Öncelikli olarak kendinize ve etrafınızdakilere şu soruyu sormalısınız: Yaşlılara neden yerinde bakılmalı?

Bu sorunun birçok açıdan farklı cevabı var ve her cevap kendi içerisinde tutarlı olduğu kadar mantıklı. Bunların başında kimi akut seviyedeki hastaların yatalak olması gerçeği geliyor. Bu hastaların sedye ya da tekerlekli hasta yatakları ile oradan oraya taşınmaları tam bir külfet olmaktadır. Hatta külfet kelimesi bile yetersiz olacaktır. Bu durum yaşlılarımızın sadece konforunu ve psikolojisini değil aynı zamanda halihazırda kötü olan fiziksel sağlıklarını da olumsuz yönde etkiliyor. Tarihte bunun birçok örneğini görmek mümkün. Sırf haftada bir ya da iki gün en yakın hastaneye ya da sağlık kurumuna götürülmek zorunda kaldı diye hastalığı ilerleyen ve buna bağlı olarak erken vefat eden hasta sayısı o kadar çok ki.

Bunun dışında söz konusu yaşlılar oldu mu psikolojik etkiler doğrudan doğruya hastalığın ilerlemesine neden olabilir ya da gerilemesini sağlayabilir. Ancak hepimizin bildiği üzere hastane ortamları hiçbir zaman umut verici olmamıştır. Hastanelerde sıra beklemek, yaşıtlarının sedyelerde, serumla, bilinçleri yarı kapalı olarak taşındıklarını görmek yaşlı insanların birçoğunu moral olarak çökertmektedir. Bunun önüne geçmek için de evde / yerinde bakım öneriliyor.

Son olarak yaşlıların bu dünyada en çok önem verdikleri unsurların başında aile ve aile bağları geliyor. Yerinde / evinde bakım onların hep ailelerinin yanında kalmasını sağlayarak çok daha mutlu ve umutlu olmalarını sağlıyor. Mutluluk ve umut ise en riskli hastalıkların iyileşmesinde dahi en etkili silahlarımızın başında geliyor.

Şu İş İlgini Çekebilir:  İnternet Girişimi Kurmak Neden Geleceğe En İyi Yatırım?

Konuyla ilintili olarak huzur evi açmanın maliyeti başta olmak üzere gereken her şeye dair detaylı ve doğru bilgiler almak isteyen okurlarımıza huzur evi başlıklı bu yazımızı bırakıyoruz.

Huzur Evi Açmak İsteyenlere

Özellikle Salgın Sonrasında Yerinde Bakım Neden Daha Revaçta Olacak? 

Salgın, dünyanın sadece çehresini değil aynı zamanda tüm fizyonomisini değiştirmek üzere. Hem endüstriyel hem de kamusal alanda her şey ama her şey en az bir açıdan değişti. Artık nur topu gibi bir sosyal paranoyamız var. Şair İsmet Özel’in dediği gibi: ”Hastaneler hastalık, mektepler cehalet, piyasalar yoksulluk üretiyor” Hele ki salgından sonra bu üretim had safhaya vararak insanların korku ve panik duygularını en üst noktaya taşıyacaktır.

Açık konuşalım. İtalya, İspanya, İngiltere gibi Avrupa’nın tırnak içinde marka ülkeleri ile ABD gibi dünya devi salgın sonrasında neredeyse tüm kredilerini tüketmiş duruma geldi. Türkiye salgını en istikrarlı ve en az kayıpla atlatan ülkelerin başında geliyor. Ancak ne olursa olsun artık sağlık sistemine olan evrensel güven yüzde seksen – doksan oranında azaldı.

Tüm bu olgu ve istatistiklerden sonra sadece yaşlılar değil gençler ve çocuklar da mümkün olduğunca evlerinde tedavi görmek isteyecekler. Henüz virüsün kaynağı bile tespit edilemedi ve görüldü ki o çok güvendiğimiz teknoloji destekli sağlık sistemleri aslında dışarıdan göründüğü gibi değil. İnsanlar artık söz konusu sağlık oldu mu iki kere değil dört kere beş kere düşünecekler. Ve haklı olarak önce güvenliklerini talep edecekler. Bu güvenlik isteği hastanelerde, kliniklerde değil insanların yaşam alanlarında, yani evlerinde olacak.

Yerinde Bakım Merkezleri Kar Ediyor Mu?

Salgın öncesinde dahi yerinde bakım merkezleri son derece büyük kar oranlarına ev sahipliği yapıyordu. Salgın sonrasında ise bu rakamlar en az üç dört katına çıkacak. Siz de kuracağınız bu merkez ile yaşlıları yerlerinde ziyaret ederek bakım ve tedavilerini üstlenebilirsiniz. Emin olun bu yöndeki talep en az yüzde iki yüz oranında artış gösterecek. Bu ise çok daha karlı olan bu iş fikrine olan ilginin de aynı oranda artması anlamına geliyor. Siz elinizi biraz daha çabuk tutarak sektördeki boşluğu değerlendirebilir ve acil bakıma ihtiyaç duyan yaşlıların yardımına koşarak hem maddi hem de manevi yönden tatmin olabilirsiniz.

Evde Bakım Merkezi Açmak İçin Gerekenler 

Evde bakım merkezi açmak için gereken her şeyi eksiksiz olarak yerine getirmelisiniz. Söz konusu sağlık olduğu için hem başınıza iş açılmaması hem de tıbbi ve insani sorumluluklar için bu gereklilikler göz ardı edilmemeli.

Öncelikli olarak İl Sağlık Merkezinden izin almanız gerekiyor. Form doldurduktan sonra bu merkez aracılığıyla sizden talep edilen tüm belgeleri tamamlamalısınız. Bunun dışında en az 3 yönetici doktor ile yola çıkmanızda fayda var. Daha az sayıda doktor ile bu işe girişecek olursanız aksilikler yakanızı bırakmayabilir. Bu ise hem hasta sağlığı hem de hasta yakını memnuniyeti açısından ciddi krizler doğuracaktır. Hem acil müdahaleler hem de yerinde bakım hizmetlerinin aksamaması adına araç gereç sayınız da yeterli olmalı.

Yerinde Bakım Hangi Semtlerde Daha İyi? 

Yerinde bakım için nüfus yoğunluğu yüksek olan semtler tercih edilebilir. Bunların başında Mecidiyeköy, Beşiktaş, Taksim, Kadıköy gibi semtler yer alıyor. Siz aynı zamanda bir saha araştırması yaparak ihtiyaçları listeleyebilir ve buna göre çalışacağınız semtleri belirleyebilirsiniz.

Yorum yapın