Facebook ve Google’a Alternatif En Karlı Reklam Mecraları

Türkiye’de sadece büyük ve orta ölçekli firmalar değil, mahalle esnafı ve yeni kurulmuş küçük işletmeler de Facebook’a reklam veriyor. Bazıları ise şirket ismiyle hesap açmış, yine şirketin adını taşıyan sayfalarına takipçi çekmeye çalışıyor. ”Düşük ücretli reklam” ve ”bedava reklam” olarak ikiye ayrılan Facebook reklamları, eski hızını ve gücünü kaybetti.

Bir reklam nasıl ”hızlı” ya da ”yavaş” olabilir mi diye soracak olursanız bu konuyu şöyle açıklayalım. Hızlı reklamların İngilizcedeki karşılığı ”viral reklamdır.” Çabuk yayılan, nüfuz eden, adeta derinin altına ve zihne işleyen reklamlar yani. İletişim kuramlarında ”zerk etmek” olarak geçen bu tabir, en hızlı reklamlar için kullanılır. Yavaş olanları ise etki alanı dar, etki süresi kısadır. Hafızada yer etmediği için birkaç saat içerisinde unutulur. Bu nedenle sık aralıklarla tekrar tekrar hatırlatılması gerekir. Ancak Facebook’un yayın politikaları arasında ”Devamlı Reklam” anlayışı yok. Aynı reklamı tekrar tekrar görmenizi engelleyecek özel yazılımlar mevcut. Bununla birlikte bazı reklam videoları ve sayfaları yinelenirse ”Bu reklamı bir daha görmek istemiyorum” seçeneği var. Bu da yayımlanan görsellerin ve videoların daha az kişiye ulaşmasına neden oluyor.

Bir diğer handikap ise Facebook’un kullanım sayısındaki artış. 18 – 30 yaş aralığındaki genç nüfusun yaklaşık %80’i, bu mecrayı ”sıkıcı” ve ”demode” buluyor. Birçok kişinin ortak görüşüne göre Facebook artık bir yaşlı yeri. Orta yaşlı kişiler ise bu platformu diğer sosyal medya adreslerine göre daha kolay ve daha eğlenceli buluyor.- Bir yeri gençlerden çok orta yaşlı insanların kullanması orayı sıkıcı yapar mı – sorusunun cevabı göreceli ve tartışmaya açıktır. Tartışmaya açık olmayan şey ise, yaşlıların tüketim piramidinin en altında olduğu gerçeği. Bu kişiler, gençlere oranla daha az alışveriş yapar. Yeni ürünlere ve hizmetlere karşı reaksiyonları daha cılızdır. ”Görmüş geçirmiş” olarak tanımlanan yaşlılar, daha fazla reklam görmemek için tanıtım bültenlerine ve videolarına karşı algılarını kapatırlar. Literatürde onlara ”pasif tüketiciler” denir. Üyelerinin büyük bir kısmı pasif tüketicilerden oluşan Facebook, bu yönüyle de birçok şirketin taleplerini karşılamayabilir.

Google ise çok daha geniş bir alan. Her şeyin başladığı yer! Burası soruların, merakların, sorguların, ilgilerin ve araştırmaların uğrak yeri. Halka arz sürecinden sonra ise Google’un. istatistikleri çok daha fazla yükseldi. 1 ay içerisinde Google’da yapılan sorgu sayısının yaklaşık 2 trilyon olduğu belirtiliyor. Ancak Google’a reklam vermek size pahalıya patlayabilir. Zira bu alanda da hedef kitlesine ulaşmak için ciddi rakamlar ödemeniz gerekebilir. Aynı zamanda adeta bir sonsuzluk deryası olan arama motorunda, diğer markaların arasında kaybolabilirsiniz. Zira siz bir marka olarak büyümeye çalışırken, onlar DEVLEŞMEYE devam edecektir.

Tüm bunların toplamında Facebook ve Google’a alternatif olabilecek reklam alanlarını değerlendirmemiz gerekir. Reklam satışın yarısıdır ve böyle bir dönemde reklam yapmadan satış yapmayı denemek, cin olmadan adam çarpmaya benzer. Öyleyse alternatif mecralara yönelmenin tam vaktidir.

Facebook ve Google’a Alternatif En Karlı Reklam Mecraları

1- Sokak Reklam Tabelalar 

Durakların yanında, sokaklarda ve vızır vızır işleyen tabelalarda reklam yayınlamak, her zaman için en iyi seçeneklerden biri olarak karşınızda duruyor. Tabi özellikle lüks ve kalabalık yerlerdeki tabela ve billboardlar son derece pahalı. İstanbul ve Ankara metrolarındaki reklam alanlarının genellikle boş olması bu yüzden zaten. Ancak daha az kalabalık olan yerlerdeki tabelalarda üç dört günlük reklam yayımlamak, şirketinizi şaha kaldıracaktır.

2- Televizyon Dizileri Reklam Alanları 

Dizilerin sayısı onlarca, izleyenlerin sayısı milyonlarca olduğu için en mantıklı seçeneklerden biri de televizyon dizileri. Artık eskisi gibi dizi reklama girince başka kanala da geçmiyor kimse. Bölümün tek bir sahnesini bile kaçırmamak için tabi. Bu nedenle bir dizinin arasına konulan reklamın, diğer reklamlara oranla izlenme ihtimali çok daha fazla. Bu da daha fazla insana ulaşmanın en kestirme yollarından biri.

3- Siyasetçi Konuşması Öncesi Reklam Alanları 

Politikacılar halka seslenmeden önce siz de ürün ve hizmetlerinizi halka sunabilirsiniz. Millet gündemle ilgili en sıcak gelişmeleri öğrenmek için televizyonun başında olacaktır. Böylece reklam bütçesi olarak ayırdığınız her kuruşa değecek.

4- Tik-Tok Benzeri Yeni Sosyal Platformlar 

Tik-tok şu anda yaklaşık 160 ülkede kullanılan en popüler sosyal platformlardan biri. Kullanıcı sayısının ise yaklaşık 700 milyon civarı olduğu söyleniyor. Düşünün ki Instagram 2010 yılında kuruldu. Bu mecrayı kullananların sayısı daha yeni 1 milyarı geçti. 4 yıllık bir paylaşım sitesi olan Tik Tok ise bu kadar kısa bir sürede neredeyse Instagram’ı yakaladı. 2021 yılında ise 1 milyar barajı geçileceği ön görülüyor.

Çok yakında, video ve fotoğraf paylaşım mecraların sayısında da artış bekleniyor. Size düşen sıkı bir araştırma yapıp bu platformları tek tek tespit etmek ve sizin için en uygun olanını seçmek. Eğer bütçeniz yeterli ise tek bir site ile yetinmek zorunda değilsiniz. Herkesin ”görünmek” için mücadele ettiği için bu alanlarda ürünlerinizi ve sunduğunuz ürünleri ”görünür” kılmanız mümkün olacaktır.

 

Yorum yapın