Girişim yapmak istiyorum

Kaç defa bu cümleyi kendimize dediğimizi hatırlayalım. Muhtemelen her gün onlarca defa bu dürtü bizi buluyor. Peki ya kaç defa bu dürtünün verdiği heyecanı, harekete geçme isteğini, enerjiyi gerçek hayatta bir girişimde bulunmak için kullandık? Yüzlerce girişim hayalinin neticesinde gerçekte tek bir somut, maddi eser ortada yoksa buyurun buraya.

Arkadaşlar bu sorunu yaşayan tek siz değilsiniz. Esasında bunun bir sorun olduğu da tartışılır; zira her aklımıza gelen girişim fikrini hayata geçirecek değiliz. Aksi takdirde “iflaslar, kayıplar, kalıcı yaralanmalar, hasarlar” telafi edebileceğimizin çok üstünde olurdur ve bizi bir bataklık gibi yerin dibine çekerdi. Ancak şurası da bir gerçek ki; bu dürtüyü mantıklı bir çizgide, potada kullanabilecek olursanız daha önce kimselerin giremediği, göremediği, keşfedemediği noktalar, hazineler, ganimetler sizi bekliyor olacaktır.

Peki burada kritik bir soru ortaya çıkıyor:

Aklımdaki girişim fikrini ne zaman hayata geçirmeliyim?

1) “İşte bu” demeniz gerekiyor.

Bazı iş fikirleri öyle parlar ki; kendinizi ona girişmekten alıkoyamazsınız. Tüm inovatif beyniniz onay vermiştir bile çoktan, tüm mantıki ve duygusal süzgeçler evet diyordur. Geriye kalan tek şey paldır küldür söz konusu fikre sarılmak ve onun nimetlerinden yararlanmaktır. Arkadaşlar, işte bu noktada dahi son bir tedbiri elden bırakmayın. Nedir o derseniz; “yakınlarınızdaki alanında uzman kişileri araştırmak ve onlara söz konusu fikri danışmak”. Bunu yaptığınızda muhtemelen danıştığınız kişi “Hayır, bu iş pek umutlu değil, olacak gibi durmuyor, zannetmiyorum, bilmiyorum” tarzında cevap alıyorsanız doğru yoldasınız demektir. Neden mi? Eğer fikriniz gerçekten yaratıcı ise ve daha önceki kuralların, sınırların dışına çıkmış ise “parlak fikir” olma statüsü taşımaktadır. O sebeple de geleneksel bilgi sahibi kimseler, öğretim görevlileri, uzmanlar sizin fikrinize daha önce alıştıklarına benzemediği için pek sıcak bakmayacaklardır. Yani asla tam anlamıyla evet diyemeyeceklerdir.

2) Emsallerine bakmanız ve ibret almanız gerekiyor.

Şimdi bir girişimi yapmaya başlamadan önce her ne kadar daha önce eşi benzeri görülmemiş, benzersiz ve yaratıcı olsa bile aynı sektörde yer alanların durumuna bir bakmanız şart. Sektörün liderleri ne konumda, orta sınıfı ve alt sınıfı ne alemde incelemeniz gerekiyor. Eğer vahim bir tablo ile karşı karşıyaysanız bir kez daha düşünmenizde fayda var demektir.

Şu İş İlgini Çekebilir:  İş Kurma ve Girişimcilik Konusunda En İyi Ülkeler Ve Özellikleri

3) Az da olsa yaratıcılığınızı ve farklılığınızı ortaya koymanız gerekiyor.

Hiç yaratıcı olmasanız bile işinizi en iyi şekilde yapmanız ve ihtiyaç duyulan yerlerde hizmet görmeniz gerekmektedir. Arz, talep dengesi denilen şeyi yok sayamazsınız. Mesela bir ilçede 15 tane müteahhit var ise ve bunların aldığı ihalelerden ve yaptıkları inşaatlardan elde ettiği kar marjı kıtı kıtına banka kredilerini kurtarıyorsa, oradan usulcana defolup gitmeniz normal kaçar.

4) Geleceği iyi öngörmeniz gerekiyor.

Atılımda bulunacağınız sektörün birkaç yıl sonrası karanlık ise ve sizin bütçeniz bu belirsizliklere hazılıklı değilse fazla risk almamak adına oradan uzaklaşmanız makuldur. Sonuçta sermayeniz sınırsız değil. Sınırsızsa bile az tasarruf yapmak her zaman Dünya’ya ve insanlığa faydalı olacaktır.

5) Girişim yapmak isteyip istemediğinizi kendinize sormanız ve bu sorunun cevabının olumlu olduğundan tam olarak, net şekilde emin olmalısınız.

Demek istediğim kararlı ve azimli olmanız şart. Bu azim ve kararlılık sizi tahmin bile edemeyeceğiniz yerlere götürecektir. Öyle ki azim ve karalılık ile en yüksek tepeler bile ulaşılmaz olmaktan çıkar.

6) Girişim yapmak için uygun zamanın her zaman olduğunun farkına varmak.

İşte bu en önemli maddeyi en sona saklıyorum. Bakın beyler, eğer aklınızda bir proje varsa ve bunun için en doğru zamanı bekliyorsanız boşuna beklersiniz. Zira bu iş biraz kız işlerine benzer. Nasıl ki bir kıza açılmak için en doğru zaman diye bir şey yoksa ve her defasında gereksiz, saçma bahanelerle kıza açılmaktan kendimizi alıkoymuşsak bu işte de aynı şey söz konusu. Çünkü dünya’nın derdi bitmez. Tasalar son bulmaz, önemli işler ve yapılacakalar da bitmez. Bu noktada treni beklemek değil bizzat otostop çekerek gitmeyi planladığınız yere gitmek zorundasınız.

Bakın yukarıdaki görselde yazanları sizler için tercüme edeceğim. Ben bu paragrafa şahsen bayılıyorum.

Hiçbirşeyin imkansız olmadığını biliyorum. Diğerleri imkansız görürken ben bu imkansızlıklardan fırsatlar görüyorum. Risk alıp odaklanıyorum ve acele ediyorum. Etrafımdaki hiçbirşeyin gerçekdışı olmadığını biliyorum. Karşı konulamaz aşkı ve tutukuyu hissediyorum. Çocuksu merakımı ve hayallerimi kucaklıyorum. Bilinmezliğe doğru kanatlarımı çırpıyorum. Kendimden daha büyük bir şeye katkıda bulunuyorum. Yaratıyorum, öğreniyorum, büyüyorum ve yapıyorum. Ben bir girişimciyim

“Girişim yapmak istiyorum” lafı sizin hayat prensibiniz kaldığı sürece ve yukarıda saydığım 6 maddeyi de sağladığınız sürece sizin sırtınız yere gelmez arkadaşlar. Kafanızı ayık tutun ve bizi takip etmeye devam edin.

Yorum yapın