Girişimciliğe Yeni Başlayacaklara 8 Altın Tavsiye

Öncelikle girişimciliğin bir tanımını yapalım. Girişimci tam olarak kime denir? Girişimci, riski üstlenen ve belirli bir oranda riski göze alarak belli bir hizmet ve üretim alanı içerisinde yatırım yaparak işletmeyi başlayan kişilerin genel adıdır. Bir girişimcinin bir ana, bir yan olmak üzere iki hedefi vardır her zaman.

Birinci hedef: Kar elde etmek. Kar güdüsü serbest piyasanın besleyici ögesidir. Her girişilen yeni iş, her yatırılan paranın birinci temel hedefi, kar elde etmektir. Piyasanın teme şartı ve refleksi kazanım ve kazanım üzerinden yatırıma dayanmaktadır. Bu nedenle her girişimci, hedef olarak önce kar elde etmeyi belirler. Kar elde etmeyen girişimcilerin kurdukları işlerde belli bir noktadan sonra geriye dönüş ve batış evresi başlar.

İkinci hedef: Başkalarının amacını gözeterek üretim yapmak. Bu hedefin ise iki dayanak noktası vardır. Biri maddi biri ise manevidir. Manevi kısım, halka karşı hizmet duygusu geliştirmek, çalışanlarına maddi dayanaklarla beraber bir amaca hizmet ediyormuş hissi yaşatmak. Bu elbetteki sosyolojik olduğu kadar psikolojik bir detaydır. Çalışanlar da bir şirket olarak ortak üretim alanında bir amaca hizmet ettiklerini, yaptıklarının kayda değer olduğunu hissetmelidir. Manasız, kullanım dışı bir şey üreten bir firmada, çok geçmeden çalışanlar da işi savsaklamaya başlayacaktır. İşin maddi yönünün açılımı ise oldukça basittir. Girişime değer görülen her iş, en sonunda hizmet de olsa ürün de olsa, yine halka satılacaktır. Bu nedenle halkın çıkarını gözetmek, dolayısıyla kendi çıkarını gözetmek zorundadır. Her girişimci, halkın çıkarını hesaba katarak aslında kendi çıkarını göz önünde bulundurmaktadır.

gir 3

Şimdi girişimciliğe yeni başlayacaklar için 8 altın tavsiye verelim ve yazımızı okuyan girişimci adaylarına bu bakımdan yol göstermiş olalım.

  • Cesur olmak. Ne olursa olsun cesur olmak. Ancak bu piyasa şartları altında cesaret, çok kolay gözü dönmüşlüğe ya da mesnetsiz gözü karalığa dönebilmektedir. Bu nedenle kartları doğru okumalı ve doğru açmalısınız. Bazı durumlarda hemen atılmamak, ticari ve maddi açıdan geride durmak, korkaklık değil riske girmemek demektir. Her zaman riske gireceğim diye mantıktan ve sermaye şartlarından uzak yatırımlar yapmak ise ticari birer intihar olacaktır. Geçmişte buna benzer birçok risk ve batış hikayesi mevcuttur. Bu nedenle siz siz olun cesaret ile cüreti birbirine karıştırmayın. Piyasanın okumasını iyi yapın, matematiğinizi de muhakemenizi de geliştirmeden ani kararlarla sisteminizi çökertmeyin.

 

  • Yaratıcı olmak. Yaratıcılık ister sanat ister zanaat alanında her zaman en değerli becerilerden biridir. Bazen önümüzde duran salt gerçeklik, biz daha karmaşık ve uzak şeyler düşündüğümüz için önümüzden yitip gider. Örneğin Facebook’u ele alalım. Facebook, sistemiyle de alt metniyle de aslında çok basit bir şeye hizmet vermektedir. Gerisi de tasarımın ve pazarlamanın başarısıdır elbet. Bu nedenle piyasada en zor bulunan şey olan yaratıcılıkların peşinden gidin. Fikirlerden korkmayın, düşüncelerden çekinmeyin ve en azından fikir bazında riskli düşünmekten kaçınmayın. Bazen, çoğunluğa aptalca ya da saçma gelen bir fikir, çok geçmeden piyasada en saygı duyulan fikre dönüşebilmektedir. Yaratıcılığını geliştirmek ve aktif hale getirmek için, girişimcilik ve pazar hakkında bol bol kitaplar okumanızı tavsiye ederiz. Beyin, araştırdıkça, gözlemlendikce, analiz edildikçe değer kazanan bir ham maddedir ve her girişimcinin ham maddesi, bu beyinin getireceği yeniliklerden beslenir.

 

  • gir 2Sürükleyici ve lider ruhlu olmak. Parayı ve riski tek başınıza almış olsanız da hiçbir girişimci yola yalnız çıkmaz ve çıkmamalıdır da. Her girişimcinin bir sağ kolu, bir arkası olmalıdır. Bu arka destek ekibi ise, en başta pek tabi çalışanları olmalıdır. Çalışan inanmazsa, şirketin moral gücü iflas eder. Şirketlerin de yatırımların da bir psikolojileri vardır ve psikolojileri bozuk olan her girişim en nihayetinde başarısız olmaya mahkumdur. Bu nedenle kendinizden emin olun, insanları kandırmak yerine ikna edecek fikirlerle inşanızı kurun ve yola devam edin. Size inanan biri oldukça ne hayatta ne de serbest piyasa koşullarında sırtınızın yere gelmeyeceği açıktır.
Şu İş İlgini Çekebilir:  Bir patron aslında nasıl olmalı (5 adet kriter) ?

 

  • Yeniliklere açık olmak. Günümüzün liberal ve serbest ekole dayanan pazarı 21. yüzyıl ile birlikte sürekli kendi kendini yenileyen bir sisteme sahip olmuştur. Medyanın baskın gücü ve internetin hızla yayılması ile birlikte insanların beğeni düzeyleri yıldan yıla değil aydan aya bile değişir olmuş, bu da pazara büyük oranda hareketlilik katmıştır. Siz de başarılı bir girişimci olmak istiyorsanız, her daim piyasanın nabzını yoklayın. Hizmet de satıyor olsanız, ürün de satıyor olsanız, insanları, potansiyel müşteriniz olan insanları dinlemeyi ihmal etmeyin. Modern medyanın takipçisi olun, trendleri takip edin, yeri gelince kendi trend olacak fikirlerle ortaya çıkın. Zaten girişimcilik dediğimiz iş, eski malzemelerin yeniden yorumlanması demektir. Yoksa zaten bin yıldır, dünyada aynı malzemeler, aynı ürünler, aynı hizmetler çeşitli yorumlarla piyasaya sürülmektedir.

 

  • Ne olursa olsun göz önünde bulunmak: Algısal sistemde, reklamların insanların üzerinde ne büyük etkisi olduğunu bilmekteyiz. Reklamlar öyle güçlenmiştir ki artık insanlar, ihtiyaçları olmayan şeyleri bile bile almaya başlamıştır. Hal böyle olunca, bir girişimci olarak sizde insanların algılarına sızmaya ve orada bir hegomanya kurmaya çalışmalısınız. Bu bazen bir reklam kampanyası ile olur, bazen bir açılışla, bazen ise sadece bir sloganla. Sadece bir slogan, ama yaratıcı bir sloganla hangi ürünlerin kaç milyon sattığını unutmayın. Bu nedenle, ne olursa olsun göz önünde bulunmanın, bir marka olmanın hedefinde kalın.

 

  • Kuvvetli bir girişim hissine sahip olmak. Kulağa ilk başta çılgınca gibi gelse de şöyle düşünmekte fayda var. Nasıl ki yirmi yıllık bir esnaf artık dükkanına gelen yeni bir müşterinin ne isteyeceğini az çok tahmin edebiliyorsa ve bunun adını insan sarraflığı koyuyorsa; aynı şekilde girişimcilerde zamanla bir girişim hissi oluşmaktadır. Yeni girişimciler ise deneyim eksikliğinden dolayı bundan epeyce uzaktadır. Bu nedenle eski toprak diyebileceğimiz eski girişimcilerden fikir almalı, onların yollarında yeni şeyler de katmak üzere ilerlemelidir.

 

  • Hızlı ve somut verilere dayalı sonuçlar beklemek. Piyasa, metafizik bir alan değildir. Tamamen somut verilerle işler. Kazanmanız da kaybetmeniz de matematiksel ve istatiksel bir değer olarak karşınıza çıkar. Bu nedenle iyi bir girişimci, aynı zamanda sayılar evreninde iyi bir politikacı olmalıdır. Duygusal kararlardan uzak durmakta ekstra fayda var. Konfordan önce kazanç gözetilmeli. Piyasa bazen öyle işler ki ne kadar rahatsızsanız o kadar kazandığınızı fark edersiniz. Aynı zamanda mental açıdan oldukça hızlı olup süratli ve yerinde kararlar almanız lazım gelir. Piyasa sizi beklemez. Müşteri sizi beklemez. Arkanızdan gelen yeni girişimciler ve rakip firmalar sizi beklemez. İlk olmaktan çekinenler, son olduklarını fark ettiklerinde pişmanlık, kaçınılmaz olacaktır.

 

  • Başarıya şartlanmak. Bu demek değildir ki başarısızlığı kabul etmemek. Ama ne olursa olsun enseyi karartmamakta fayda var. İyimser enerjilerle girişilen işlerin başarıya daha yakın olduğunu biliyoruz. Bununla birlikte, gelen başarısızlığı bir son olarak görmek yerine, sonraki başarınızdan önceki talihsizlik olarak görünüz. Bugün adını tüm dünyanın bildiği isimler, zamanında ne gibi iflaslardan, başarısızlıklardan geçmişlerdir, unutulmamalıdır.

gir 1

Yorum yapın