Girişimcilik Neden Günbegün Azalıp Ölüyor?

Girişimcilik nedir? Her zaman standart kalıpların dışında kendi tecrübe ve yorumlarımla açıklamaya çalıştığım tanımlara bir yenisini daha ekliyorum. Girişimcilik bence varlığını bildiğin bir işe girişerek yenilemek, geliştirmek, daha iyi hale getirmek ve bundan kar edebilmektir. Mesela Girişimcilik dersinde gördüğüm bir örnekten yola çıkabiliriz. Ben kasaba tarzı bir yerde okudum, fazla araba ve ya vasıta yoktu, civar köyler ve piknik alanları yakındı çevrenin bu konumunu okulun çevresinde bulunan 3 kafenin sahibinden yalnızca birisi kullandı. Yaz ayı geldiğinde içlerinden sadece birisi bisiklet kiralamaya başladı. Bu bisikleti ilk kiralamayı düşünen kafenin sahibi girişimciydi. Bu girişimciliktir. Ama herkes gibi kafe açmak işletmeciliktir. Belki bu tanım biraz daha kafanızda bir girişimci profili oluşmasına yardımcı olur. Zira derslerde bana yardımcı olmuştu.

start up photo

Girişimcilik Her Geçen Gün Azalıyor Mu?

Girişimcilik her geçen gün azalıyor. Aslında bu çok mantıksız bir durum. Teknolojinin, iletişim ağının, imkânların, yani yapılabilecek her şey için ortamın bu kadar müsait olduğu yıllarda girişimciliğin azalması dikkat çekici. Ülkemizin içinde bulunduğu OHAL ve öncesi terör karışıklığı bunun en büyük etkileri. Piyasanın kötü olduğu bu dönemlerde aslında genç girişimci adaylarını da anlamaktayım fakat sen yanmazsan ben yanmazsam nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa demek isterim. Girişimci adaylarını bu manada çok cesaretsiz buluyorum. Hayati ihtiyaçları temel alarak yapılacak yeni iş fikirleri olduğunu düşünmekle birlikte yeni nesli tembel diye de yargılıyorum. Oysaki ülke ekonomisinin canlandırmak yine genç girişimcilerin elinde bence.

Daha önce ki yazılarımızda sıkça devlet desteğinden, düşük sermaye ile iş kurma fikirlerinden bahsetmiştik. Bunları deneyip, özellikle de genç yaşta ki girişimcilerin mantıklı ve ihtiyaç olunan sektörde batmayacaklarının neredeyse garantisini verebilirim. Aslında batmaktan korkmamalarını da tavsiye edebilirim. Biraz kendi işinin patronu olma ve sektöre yeni soluklar getirme hırsının olumlu sonuçlanacağını düşünüyorum. Çünkü iş olanakları aslında kısıtlı değil ve ülkemizde ki nüfus artışını, buna bağlı olarak işsizlik oranlarını, eksik sektörleri irdelediğinizde gerçekten büyük açık var.

Bu açıkları neden siz kapatmayasınız? Batarsanız ki batma riski her sektörde, her iş için geçerlidir, yeniden yaparsınız. Şimdi sıfırdan bir iş kuralım. Benim kurmaya çalıştığım ve bunun için gerekli kredileri çekerek çok yakın zamanda hayata geçireceğim yeni bir iş fikri var. Bu fikir üzerinden batıp batmayacağımı, artılarımı eksilerimi örnek olması açısından değerlendirelim.

Bir risk danışmanlığı ofisi açmak üzereyim ve “sigortacılık” mesleğinden geliyorum. Bu iş fikrini ilk düşündüğümde geliştirmek aşamasından, o an çalıştığım yerin sahibiyle görüştüm. Sektördeki tecrübesinden dolayı akıl verebilir, yeni fikirler sunabilir diye kendisiyle paylaştım. Ama kendisi beni korkuttu, hevesimi kırmaya çalıştı, ben bu yaşta bu sektörde kar edemiyorum sen kimi tanıyorsun kimi bağlayacaksın ki iş yapacaksın diye sordu bana. İkimizin yönetici vasfı bence çok farklıydı o bu yüzden batmakta. Her neyse… Benim düşündüğüm sektör İngiltere’de olmasına karşın Türkiye’ye henüz gelmedi.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Sun Tzu'nun Girişimcilik Hakkındaki 5 Şaşırtıcı Görüşü

Broker ve acenteler bireysel müşterilerine de, çalıştığı firmalarına da poliçe içeriklerini, teminatları ve sahip oldukları hakları, kampanyaları anlatmazlar. Bununla uğraşacak vakitleri olmaz. Kestikleri poliçeye, alacakları komisyona bakar hepsi. Ben bu broker ve acenteler ile müşteriler arasında köprü olmayı, bağlantı kurmayı, hasarları olduğunda da hasar dosyalarını kapatana kadar gerekli evraklarla ve tutanaklarla ilgili danışmanlık yapmayı hedefliyorum. Bu bağlamda iş fikrime gülüp geçenlerde oldu, destekleyenlerde oldu. Sonuç olarak ben daha çok gencim batarsam girer bir işe eleman olarak çalışırım ki batarsam 15.000 TL zarar etmiş olacağım ve ben bunu 7 ayda öderim. Böyle bir planlama ve hesaplamayla yola çıkıyorum. Çevreme, aileme, işime ve bu işe duyulan ihtiyaca güveniyorum. Sigorta acentesinde çalışırken günde 50 defa arayıp “kaza yaptım nasıl tutanak tutacağım, sen bilirsin” diyen dostlarım oluyordu evet ben bilirim ve bunu neden yeni bir iş fikrine dönüştürmeyeyim ki? Şimdi sizce batar mıyım batmaz mıyım?

İş olanakları açısından düşünmeye çalışırsak girişimciliğin ölmesi, iş olanağını ortadan kaldırıyor çünkü iş olanağını bizzat girişimciler yaratıyor. Ülke olarakta bu durum bizi ileriye götürmez, sadece tüketici bir ülke yapar. İnanın o kadar iyi bir ülke değiliz, daha çok eksiğimiz ve bizi diğer ülkelerle aynı seviyeye getirmesi hatta en iyi olmak için yiyecek çok fırın ekmeğimiz var.

Daima çalışmalıyız. Üreticilik sıfır, biz daima üretim ve ürettiğini pazarlayıp satabilen bir ülke olma yolunda çalışmalıyız. Geçmişimizin örneklerini ve tecrübelerini bu günlere uyarlamalı, bugünün imkânlarıyla kullanmalı ve daha ileri götürmeliyiz. Elimizde inanılmaz bir güç var ve biz bu gücü düşünüp, üretmeden, tembellikle harcıyoruz. Sürekli öğrenmeli, araştırmalı, merakımız hangi konudaysa bunu ülkemize ve kendimize faydalı hale getirmeliyiz. Her insanın bir merakı, elinden gelen bir şey vardır. Bu şey her neyse hobi sınıfında bırakmamalıyız. Yetenek ve meraklarımızı geliştirmeli, kullanmalı, yararlı hale getirip üretim sınıfına sokmalıyız. Çünkü bireyselin dışında ülke olarak buna ihtiyacımız var.

Yorum yapın