Giysi Dükkanına Daha Çok Müşteri Çekebilmek İçin Tavsiyeler

Giysi dükkanı açmak, herkesin aklına bir kez olsun gelmiştir. Ekonomik krizlerin etkilemediği nadir alanlardan biri kadın giysisi satan dükkanlar. ”Müşterisi sabit” olan alışverişte, sadece mekan değil zaman olarak da bir sabitlenme durumu var. Aile bütçesinin sallantıda olduğu en kritik zamanlarda bile, yaklaşmakta olan düğün için elbise alacak kadar para çıkar bir yerlerden.

Sözün kısası giysi dükkanı açma fikri – hayali – planı, beraberinde vızır vızır işleyen bir dükkan ve kasada duran, gülümseyen, mutlu dükkan sahibi görüntülerini getirir. Ama tabi evdeki hesap çarşıya, yani mağazaya uymayabilir. Bu hesap – çarşı çatışmasını yaşamak ise, çoğu zaman büyük ümitlerle girilen mağazacılık işinin bir yığın borç ve ”ben sana dememiş miydim” ihtarı ile noktalanır. Erken emeklilik, beklenmeyen sakatlık, sürpriz final. Son yirmi yıl içerisinde açılıp kapanan mağazaların sayısı, şu an açık olan mağazaların sayısıyla eşitlenmek üzere.

Eğer bir heveskar değil bir girişimci gibi hareket ederseniz, gerçek manada iş yapmış olursunuz. Aksi takdirde binlerce insanın yaşadığı klişeyi siz de yaşar, en fazla bir sene içerisinde dükkanı devretme yollarını ararsanız. Ve belki de en önemlisi kendimize ”ben sana dememiş miydim” dedirtmek. Bunu söyleyen kişi ailemizden biri olur genelde, bazen arkadaşımız, bazense sevgilimiz. İyi niyetle söylenmiş olan bu sözler, başarısızlıklar çok daha koyu ve görünür hale geldiğinde kalp kırıcı olmaya başlar. Öyleyse dikkatinizi buraya verin ve başka herhangi bir yerde okumanızın mümkün olmadığı tüyoları bizden öğrenin. Öncesinde benzer konudaki bir diğer makalemizi okuyarak, henüz mağaza açmadan, mağazacılıkla ilgili doktora tezi yazacak kadar bilgi sahibi olabilirsiniz.

Dükkana Daha Çok Kadın Müşteri Çekebilmenin Yolları

Giysi Dükkanında En Çok Hangi Ürünler Satılır? 

İklim şartları, sadece yerleşim alanlarını, kültürü ve yeryüzü şekillerini etkilemez. Bununla birlikte en çok etkilediği alanlardan biri de modadır. Ülkemiz üç ayrı iklimin aynı zamanda görülebildiği nadir ülkelerden biri. Akdeniz, Karasal ve Karadeniz iklimini bir arada düşününce giysi dükkanında en çok hangi dükkanlar satılır sorusunun ilk cevabı da belirmiş oluyor:

Mevsimlik Ürünler

Yerel bir deyiş olan ”buranın havası delidir” ifadesi, Türkiye’nin genel olarak iklimini tanımlamakta da kullanılabilir. Zira hava güneşliyken, bir anda titreten bir rüzgar çıkabilir, her an yağmurun beklendiği bir kış günü bir anda ilkbahar havasına dönebilir. Bu tür havalarda hazırlıksız yakalanmamak için insanların tercih ettiği mevsimlik ürünler, tamamen kullanışlı ve her zaman giyilme olanağı olan kıyafetlerdir. Çoğu zaman gün kurtarıcı olur. İnsanların tatillerde, yolculuklarda bavullarına en çok sıkıştırdıkları ürünler de ”mevsimlik” olarak tanımlanabilecek nitelikte.

Çoğu mağazanın yapmadığı şeyi yapın ve girişe ya da göz önündeki reyonlara ”mevsimlik ürünleri” dizin. En öne de göz alıcı ve iddialı elbiseleri dizerseniz, ilginin her gün üst seviyelerde olduğunu fark edersiniz. Zira mevsimlik kıyafetler ”yazın terletmez, kışın üşütmez” olduğu için her zaman alıcısı çok olacaktır.

Bunun dışında mağazanızda satacağınız ürünleri seçerken dikkat etmeniz gereken birkaç önemli ayrıntı daha var. Çoğu iş bilmez mağazacı arkadaşımızın düştüğü hataya düşmeyin. Parlak ve frapan ya da ”ciks” olarak tanımlanabilecek renkler uzun zamandır hiç satmıyor. Ve artık satmayacak da. Büyük bir çoğunluğun son derece çirkin görünen, gösterişli olmayı çok yanlış anlamış kıyafetlerden bahsediyorum. Altın rengi, üstündeki simlerin sadece ucuzluk ve kötü beğeni izlenimi uyandırdığı, renkleriyle ”ben buradayım” diyen renkleri ön plana çıkarmayın. Hatta mümkünse mağazanızdan içeri sokmayın. Renk konusuna biraz sonra tekrar değineceğiz.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Yabancı Dil Kursu Açtığımda Nasıl Öğrenci Çekebilirim?

Son olarak mağazanızda müşterilerin beğenisine sunacağınız elbiseleri seçerken – erkek de olsanız kadın da olsanız – başka kadınlara sorun. Bu sence gider mi? Sen bunu görsen alır mıydın? türündeki sorular, ”başkalarının fikirleri hakkında fikir edinmenizi sağlar.” Bu da bir işe bodoslama değil bilinçli bir şekilde girmenin ön şartlarından bir diğeridir.

En Öne Hangi Tip ve Renk Kıyafetler Koymak Gerek?

Hem son yılların modası hem de kadınların ortak beğenisi, son yıllarda renk ile değil biçim ve detay ile öne çıkan elbiseleri ön plana çıkardı. Yani artık kadınlar parlak bir kırmızı ile düğme detayı ile minimal bir şekilde dikkat çekmek istiyor. Ya da simli kıyafetlerin çoktan eskimiş parlak modasını hiç mi hiç beğenmiyorlar. Çoğunluğun beğendiği ”yeni nesil” ürünlerde asimetrik kesim ve omuz detaylı kıyafetler çok daha revaçta.

Son yılların en moda renklerini sıralayalım:

1- Pudra:

Özellikle elbiselerde ve bluz gibi kıyafetlerde çok tutulan bir renk oldu pudra. Mor ile pembe arasında, kadınların ”tatlı” olarak nitelendirdiği bir renk. Her kombine uygun bir renk olması da bu renkteki kıyafetlerin çok daha fazla satın alınmasını sağlıyor.

2- Hardal:

Hardal rengi de son yılların hem erkekler hem de kadınlar tarafından çok tercih edilen renklerinden biri oldu. Biraz daha koyusu olan camel rengi de pastel bir renk olduğu için özellikle kışlık kıyafetlerde büyük talep görüyor.

3- Bebe Mavisi:

Küçükken süt mavisi dediğimiz, ama süt ile mavi arasında -haklı olarak- irtibat kuramayan kişilerin bebe mavisi olarak değiştirdiği renklere sahip tunikler, pantolonlar ve etekler, özellikle gençler tarafından büyük ilgi görüyor. Öne çıkaracağınız renkler arasında pudra, hardal ve bebe mavisi gibi karakteristik renkleri koyarsanız, müşterilerin ilgisini çekmiş olursunuz. Bu ilgi, parlak ve frapan renklerin yarattığı gibi bir anlık olmaz üstelik. Satın almak için kasaya yöneltecek kadar güçlü bir ilgi olur.

Son olarak mağazanın girişine spor kıyafetleri koymanızı öneririz. Klasik giyimler mağazanın biraz daha arka kısmında olabilir. Zira klasik kıyafetler  genelde sadece ihtiyaç – zorunluluk için alınırken, spor kıyafetlerin her zaman potansiyel alıcıları vardır!

Mağaza Dekorasyonu Nasıl Olmalı? 

Öncelikli olarak mağaza dekorasyonuna görsel – estetik değil teknik – fiziki açıdan bakın. İnsanların birbirlerini ezmeden, trafik oluşturmadan gezebilecekleri havadar bir mağazanız olsun. Doğru ışık seçimi ve vitrin düzenlemesi ile birlikte dışarıdakilerin ilgisini içeriye, mağazanıza çekebilirsiniz.

Mağaza dekorasyonu ile ilgili daha fazla bilgi almak isteyenler bu yazımızı da okuyabilir.

Giyim Mağazası Açacaklara En İyi Dekorasyon Fikirleri

Modayı Takip Etmek mi Yoksa Marjinal Takılmak mı Daha Akıllıca? 

Bize kalırsa marjinal takılıp kendi moda anlayışınızı mağazanıza yansıtmak çok daha akıllıca. Moda dediğimiz şey ana hatlarıyla takip edilebilir. Yılın ürünü, yılın renkleri gibi. Ama detaylara girildiğinde, tıpkı burç yorumları gibi hatası, yanlışı bol olur. Bu nedenle yeni modalar yaratmaya mağazanızdan başlamanız çok daha mantıklı olacaktır.

Yorum yapın