Gizli fırsat eşitsizliği

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Baştan söyleyeyim, TEOG ve türevi saçmalıklara ezelden beri karşıydım, halen de karşıyım ve karşı olmaya da devam edeceğim.

TEOG’un kaldırılması son zamanların en doğru adımlarından birisidir. Bunu insan psikolojisini de işin içine katarak “kumar tutkusu” ile beraber yazıda anlatmak istiyorum.

Teog ve benzeri sınavlar FOREX denilen tuzağa çok benziyor. 3-4 kişi düzenli para kazanacak diye 97 kişinin uzun vadede iflas etmesine yol açan meşru bir tür kumar olan FOREX sisteminin aldığı canları, yaktığı aileleri ve yıktığı yuvaları buraya yazmaya kalksam kelimeler buradan Bağdat’a petrol boru hattı olur…Sözde para kazandırmayı vaat eden bir sistemin insanları nasıl iflas ettirdiğini bir bilseniz…

Çok şükür ki yakın zamanlarda sansasyonel ve çok eleştirilen bir regülasyon ile FOREX; belirli kriterleri sağlamayan küçük ve tecrübesiz, bilinçsiz yatırımcıya yasaklandı…

———————————–

İnsanoğlunun özellikle de bilinçsiz insanoğlunun hırslarının ne denli kölesi olduğunu ve bu hırslarının birtakım sosyal mühendislerce bilerek ya da bilmeyerek kolaylıkla insanları mankurtlaştırmak ve robotlaştırmak üzere duygu manipulasyonu yapmak suretiyle kullanılabileceğinin en güzel kanıtı “kumar tutkusudur“. Birey kendisinin yenilmesini bir türlü kabul edemez ve “yenilen pehlivan güreşe doymaz” atasözümüzü doğrular şekilde batmaya, kaybetmeye, kumara devam eder…. Zira insanoğlu kompleks sahibi bir yaratıktır. Kendisinin bir konuda kötü olduğunu çoğu zaman hazmedemez ve bunun aksini kanıtlamak için yapamayacağı şey yoktur. İşte insanların en büyük bug’ı, hatası budur. Bu açıktan yararlanarak insanları maymuna çevirmek gayet mümkündür.

TEOG ve türevi sınavlar da işte bu yönüyle kumara benziyorlar. Para vermeyi vaat ederken para alan kumar sistemleri; fırsat eşitliği vermeyi vaat ederken gizliden gizliye bir başka fırsat eşitsizliği yaratan bir sistem ile paraleldir… 2 kişi Galatasaray Lisesi ya da İstanbul Erkek Lisesi gibi bir avuç eskimiş kurumda eğitim hakkı kazanacak diye 98 kişi kendini paramparça edip, robotlaştırıp, havasız ve daracık odalarda 16 saat işe yaramaz testler çözen, dünyadan kopuk, ruh hastası, psikopat, sosyal zekası gelişmemiş, duygusal zekası gelişmemiş, işbirliği nedir bilmeyen, aktivistlik nedir bilmeyen, doğa nedir bilmeyen, saygısız, değerleri olmayan, nihilistler haline geliyorlar. HER ALANDA EN İYİ OLMAYA ÇALIŞIRKEN insanımsı yaratıklara dönüşerek bir nevi işkence görmüş F tipi cezaevi mahkumlarına evriliyorlardı, hem de bunu kendi elleriyle ve yakınlarının desteği ile bilerek ve isteyerek yapıyorlardı…

Aileler bunu sırf; “sözde fırsat eşitliğini” sağlamak ve uğruna yüzbinlerce genç beyni harcamaya değmeyen 3-5 köhnemiş kurumlara EN İYİ ÖĞRENCİLERİN! yerleşebilmesi için yapıyordu.

Sahiden bu 3-5 kurum, eskilerde olduğu gibi uğruna milyonları mankurtlaştırmaya, test manyağı yapmaya değecek kurumlar mıdır?

Birileri bu 3-5 kuruma daha rahat yerleşecek diye milyonlarca kişi HER ALANDA EN YETENEKLİ VE EN İYİ OLDUĞUNU KANITLAMAYA MECBUR bırakılmak zorunda mı?

Bu kurumlardan son 25 sene içerisinde OKS, LGS, TEOG İLE yerleşerek mezun olanlar arasında güneş enerjisi ile hareket edebilen arabalar üreten, dünya çapında yazılımlar üretebilen, top 500 şirketler yarabilen, etkiler uyandırabilen, kaliteli romanlar yazabilen insanlar çıkabildi mi? Çıktıysa kaç tane ve ne oranda çıktı?

Bu kurumlarda sırf Siirtli birisi daha rahat bir şekilde en iyi okullarda! okuyabilecek diye milyonları test manyağı ruh hastaları yapmaya değiyor muydu?

Teknoloji çağında, bu kurumların imkan ve yeterliliğine sahip bir benzerlerini Siirt’te, Nurtepe’de, Niğde Bor’da, Batman’da açılamıyor mu?

Bu kurumları bu kadar tabulaştıran, ilahlaştıran, erişilmesi çok mühim mesele kılan, “en iyi okul” yapan şey nedir? O şey 21. yüzyılın teknoloji çağında halen geçerliliğini sağlıyor mu?

Bu sözde en iyi kurumlarda okuyabilmek için girilmesi bir zamanlar mecburi olan sınav hangi yetenekleri ne kadar ölçebiliyor?

——————————–

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

HER ALANDA AYNI ANDA EN YETENEKLİ OLMAK” diye koyu koyu yazdım. Koyu yazdım çünkü bu husus dananın kuyruğunun koptuğu ve söz konusu sistemin kumara dönüştüğü en kritik nokta. Böyle bir şey yok arkadaşlar. Birisi size “Ben her alanda en yetenekli ve en iyiyim” derse onun ağzına plastik mavi banyo terliğini fırlatıp derhal o mekandan uzaklaşınız. İşte o sözde en iyi okullarda bunu yapabildiği iddia edilen insanlar barınıyor. Bizleri yıllarca bunun mümkün olabileceğini ve ancak bu yolla en başarılı olunabileceğini inandırarak KANDIRDILAR! Sonuç ne mi? Sonuç ilk 500’den tek bir şirket çıkaramayan vicdansız, merhametsiz, duygusal ve sosyal zekası gelişmemiş insanımsı yaratıklar sürüsü(elbette istisnaları olacaktır bu sürünün içinde). Alın hayrını görün bu öğrencilerin. Benim büyük bir şirketim olsa bu lanet sınavlardan ilk 1500’e kendini yırtarak ve parçalayarak girebilmiş öğrenciyi almam bile…

——————————

Sonuç olarak, evet, artık Siirt’li birisi eskisi kadar kolay şekilde Galatasaray Lisesi’nde okuyamayacak….

Tarafsızca, objektif ve geniş perspektifli bakış açısıyla söylemeliyim ki bir çeşit fırsat eşitliği mi yoksa çocukların toplu halde ruh sağlığını korumak ve bir başka türden yeteneklere yönelik fırsat eşitliğini sağlamak mı önemlidir diye şöyle teraziye koyduğumuzda artık çocukların toplu halde ruh ve beden sağlığı ile yetenekleri ölçme yönündeki gizli fırsat eşitliği bariz bir şekilde daha ağır basıyor…

Fırsat eşitliği etiketli, ambalajlı bu sınavların içeriğinde “at yarışı, mankurtlaştırma, robotlaştırma, kirli ve değişik türde işkenceler, gençleri işlevsiz hale getirme, tek tipleştirme mevcuttur. Üstüne de fırsat eşitliği vermeyi vaat eden bu sahtekar düzen içerisinde GİZLİ bir tür fırsat eşitsizliği de barındırmaktadır. Bu gizli fırsat eşitsizliği de “her alanda en iyi olabilmek” ideali altında gizlenmektedir, saklanmaktadır. Zira bu TEOG türü sınavlar bir alanda en iyi olan ve sahiden dahi insanı seçebilmek şöyle dursun onu gerizekalı hissettirip harcamak için tam biçilmiş kaftan sınavlardır.  

Hem şöyle de bir husus var ki artık bu çağda merkezden paket halinde gelen standart, tek tip eğitim yerine farklı farklı, çeşit çeşit ayrı yeteneklere yönelik okulların önemi her geçen gün artacaktır. Bu okullara da merkezden yapılmış tek tip sınav ile kaliteli ölçme ve değerlendirme yaparak öğrenci almak, yerleştirmek mümkün değildir üstüne de bu durum gizli ve daha tehlikeli türden fırsat eşitsizliğinin önünü açacaktır. Zira bu tip belirli yeteneklere ve becerilere odaklanmış okulların kendilerine ait özel ölçme araçları olmalıdır ki sahiden bir alanda yetenekli gençlere fırsat eşitliği sunulabilmiş olunsun.

Bu tuzağı görmek için dahi olmaya gerek yok…

Ben çocukların toplu haldeki ruh sağlığını düzeltilmesini ve yeteneklerine yönelmiş gizli fırsat eşitsizliğini bitirmeyi daha uygun görmekteyim.

İskandinav ülkelerinden tutun Kanada’ya kadar tüm ultra modern ülkelerde bu tür sınavların gereksiz yere gençleri mankurtlaştırma, sosyal hayattan kopartma tehlikesi görülmüş ve onlara birden fazla sınavlardan ya da ölçme araçlarından istedikleri türden okula yönelik seçme imkanı sunulmuştur. Yukarıda belirttim yine belirtiyorum: “Çocukların yeteneklerine göre seçme imkanını ellerinden aldığınızda bir başka fırsat eşitsizliği yaratmış oluyorsunuz hem de bu türdeki fırsat eşitsizliği öbür türdeki fırsat eşitsizliğinden çok daha ağır. ” Evet, merkezi sınavın önemli olmadığı sistemin dezavantajları var tabi ki. Nihayetinde hiçbir sistem tam mükkemmel olamaz. Bu standart, tek tip, tuzak dolu sınavlardan kaçabilmek için torpil, kayırma, dini okullara zoraki yönelme gibi sorunlara bir nebze olsun göğüs germekten, katlanmaktan başka çaremiz gibi görünüyor. Elbette her zaman başka seçenekler yaratılabilir…

Aksi halde kertenkelelerden uçmayı isteyen, balıklardan karada yürümeyi isteyen, yılanlardan koşmayı isteyen, sivri yetenekleri ölçmek şöyle dursun vasatında vasatı ezberci sıradan insanları sözde en iyi okullara! dolduran, adam akıllı dünya çapında başarılar üretemeyecek olan gizli fırsat eşitsizliği dolu bir eğitim sisteminin sahtekar kıskacında boğulacağız…

Hem bu okulları sahiden en iyi yapan şey nedir? Sahtekar ve mankurtlaştırıcı tek tip bir sınavın puanının en yüksek olması mı? Sahi ne zamandan beri başarının mutlak ölçütü 4 şıklı, yaratıcılığa imkan tanımayan saçma çoktan seçmeli sınavlar oldu?

En iyi denilen şey tillahına kadar görecelidir.

Ne adalette ne eğitimde tam mükkemmel, aynı anda tüm değerlere hitap edebilen, süper kusursuz sistemler söz konusu olamaz.

Sonuç olarak bazen kötünün iyisini seçmek zorunda kalırız ve bence öyle de yaptık…

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır • “Parlakfikirler” Yazarı Olabilir Ve Ek Gelir Elde Edebilirsiniz!-Editörlük Başvurusu İçin Tıklayınız.

Yorum yap

Lüften yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz