Güvenlik soruşturmam olumsuz çıktı ne yapmalıyım diyenlere-Adım Adım Güncel!

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması mağduriyetleri bir yönüyle “Karanlık zihinler” filmindeki distopyaya benziyor arkadaşlar. İzlemeyenler için kısaca özetleyeyim. Filmde tüm çocuklar bir hastalık nedeniyle mutasyon geçiriyordu. Bu mutasyon neticesinde çocukların ezici çoğunluğu ölüyordu kalanlar ise 5 farklı türe evrilip hayatta kalıyordu: “Yeşiller, maviler, sarılar, kırmızılar ve turuncular“. Yeşillerin özelliği çok çok zeki olmaları, mavilerin özelliği telekinezi yani nesneleri hareket ettirme yeteneğine sahip olmaları, sarılar elektriği kontrol ediyor, kırmızılar ateş çıkarıp onu yönetebiliyor, en az bulunan ve tehlikeli görünen turuncular ise zihin kontrol edebiliyordu. Devlet ise tüm çocukları denetleyip fişledikten sonra imhalarına veya tecritlerine karar veriyordu. En tehlikeleri görülen turuncular tahmin edebileceğiniz üzere görüldüğü yerde imha ediliyordu. Halbuki filmde Amerikan devleti bu tehlikeli çocukları yok etmek veya tecrit etmek yerine eğitip topluma entegre etme yoluna gidebilirlerdi ama yapmıyordu işte…

İdeolojileri bir hastalık ve bu işe yaramaz ideolojiler sonucunda genç zihinlerin geçirdiği değişimi ise bir mutasyona benzetebiliriz. Ne yazık ki saçma ideolojiler sebebiyle birçok genç zihin erkenden işlevsiz hale gelip ölüyor… Devlet ise yine gerçek hayattaki devletlerin benzeri; sağ kalanların içinden tehlikeli gördüklerini bir şekilde icabına bakmaya çalışıyor.

Tüm kamu çalışanı adayları için “aşırı detaylı ve uzun sürecek güvenlik soruşturması yapmanın” topluma faydasının olduğu ve sahiden milli güvenliğe, kamu menfaatine zarar verecek kişileri elediği de oluyordur elbette lakin bir o kadar da zararları olduğu, kurunun yanında yaşın yanmasına da vesile olduğu mahkeme kararlarıyla kanıtlanmış bir gerçektir.

657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 48inci maddesinde devlet memuru olmak isteyenlerin hangi kıstasları sağlamaları gerektiği açıkça anlatılmıştır. Bu kıstaslar arasına 2016’daki bir KHK ile “Güvenlik ve arşiv araştırmasının yapılması ve olumlu bulunması, reddedilmemesi” de eklenmiştir. Daha evvelden sadece Gizlilik Dereceli Kurum ve kuruluşlarda çalışacak kişiler için, askerler, cezaevi personelleri, istihbarat teşkilatları, polis, jandarma, askeriye bünyesinde devletin güvenliği açısından hassasiyet teşkil eden organlarında yapılan Güvenlik ve arşiv araştırması şimdi devletin alelade bir kurumunda katiplik yapacak kişiler için dahi yapılır hale geldi.

Güvenlik ve arşiv araştırmasının alelade, sıradan memur adayları için (arkadaşlar aman yanlış anlamayın sizi ezmiyorum burada sadece üst düzey general olmak istemediğinizi belirtmek maksatlı bu kelimeleri kullanıyorum) “nasıl, ne şekil hangi kriterlere göre yapılacağı” ise şu aşamada tamamiyle muallakta olan bir konu haline gelmiştir. Zira kurumların gizlilik dereceli birimlerinde çalışacak kişiler için bu araştırmanın nasıl yapılacağı 3735 sayılı güvenlik ve arşiv araştırması yönetmeliği ile hasbelkader belirlenmiş olmasına rağmen “doktorlar, öğretmenler, akademisyenler, katipler, hademeler, işçiler ve diğer alelade görevde bulunacak memur adayları” için nasıl yapılacağı hususları soru işaretleriyle varlığını sürdürmektedir. Zira 3735 sayılı yönetmelik 2. maddesinde de belirtildiği üzere sıradan, gizlilik dereceli görev yapmayacak alelade memur adayları için birebir uygulanamaz ki olması gereken de budur. Aksi halde devlet ihtiyacı olan memuru gereğinden fazla ince eleyip sık dokuyarak istihdam etmeye kalksa bu durum hem usul ekonomisine aykırı olacaktır hem de insan kaynağı alım sürecini hem vatandaş nezdinde bir nevi “yıpranma sürecine” dönüştürecektir. Öyle ki bu güvenlik soruşturmaları kimi memur adayları için 1 seneyi geçmektedir. Bu süre zarfında o kişiler hem maddi hem manevi yıpranıyor ve devletin ilgili kurumu da
memur istihdam etmekte geciktiği için işlevsiz hale geliyor.

Her ne kadar idari merciler 15 Temmuz sonrası milli birliğimize ve beraberliğimize yönelik olası tehditleri savuşturma maksatlı birtakım önlemler alınmasında haklılık payı olsa da bu önlemlerin belirli bir prosedüre, hukuki çerçeveye sokulması gerek vatandaş gerekse idari merciler açısından faydalı olacaktır. Şu halde uygulamada yaşanan hukuksuzluklar ve sıkıntılardan daha fazla bahsetmeden (parlakfikirler yakınmaktan başka halta yaramayan bir siyaset sitesi değil bir çözüm sitesidir) güvenlik soruşturması olumsuz gelen memur adayı arkadaşlarımız için haklarını aramaları için yapabileceklerinini adım adım sade bir dille yazmak istiyorum.

1) Size gelen “güvenlik soruşturması ve arşiv araştırması” olumsuzluğunu gösterir kağıdı sakın ola atmayın ve hangi gün tebliğ aldığınızı not almak suretiyle muhafaza edin

Arkadaşlar bu kağıt sizin idareye başvuru ve dava açma süreleriniz için çok önemli. Bu evrak size hangi gün geldiyse İYUK (İdari yargılma Usül Kanunu) 11. maddesi uyarınca dava açma süresi içerisinde idareye idari işlemi iptal etmesi için başvurabilirsiniz. Lakin gerçekçi olursak böylesi bir başvuru yapıp idareye yasal yollardan müracat etmek suretiyle tükürüğünü yalattırabilene ben rastlamadım, duymadım, görmedim… Şayet eğer var ise böyle bir babayiğit heykelini dikmek lazım 🙂

İdareye başvurmadan doğrudan dava açabileceğiniz gibi önce idareye başvurup 60 günlük bekleme süresinin ardından da davanızı açabilirsiniz. Yine de bu aşamada mantıken dava dosyanıza koymanız ve dilekçenize eklemeniz adına bu başvuruyu merasim gibi görüp beklenti içine girmeksizin yapmanız. En azından hukuki mücadelenizi adım adım sabırla yürütmenin vermiş olduğu hazzı yaşarsınız ve hakimler nezdinde de daha iyi bir imaj oluşturursunuz.

Yine başlıkta belirttiğim gibi bu kağıt parçasının size ne zaman tebliğ edildiğini unutmayın. 60 günlük dava açma süresinin özel hukuktaki (ticaret, medeni, borçlar hukuku) 5 yıllık, 10 yıllık dava açma süreleri ile kıyaslandığında çok kısa olduğunu ifade etmeden geçemeyeceğim!

2) İdareye başvurdunuz ve bekliyorsunuz

Bu bekleme sürecinde sakın ola gereksiz hayaller kurmayın arkadaşlar, gerçekçi olun, sonra üzülürsünüz. Zira gerçek hayatta insanlar hatalarını kabul etmezler, içten içe etseler bile bunu dillendirecek, yayınlayacak, geri adım atacak cesareti asla göstermezler. Size de naçizane tavsiyem özel hayatlarınızda “kararlılık ve dik duruşluluk” gibi kılıflarla, bahanelerle “yanlış düşüncelerinizde” direnmeyin. Zira yanlış düşünceden geri adım atmak omurgasızlık değil erdemdir. Bunu anlayamayan dahası anlamak istemeyen inatçı insanlardan da bir cacık olmaz…(ne tribe girdim be arkadaş, kuyruk acım varmış desenize)

Ne diyorduk? İdareye başvurmuştuk en son, umutsuzca bekliyorduk. Arkadaşlar bu aşamada öyle idarenin cevap vermesini 60 gün falan beklemeyin. İdare başvurduğunuz gibi o başvuru kağıdınının fotokopisini alıp İdare Mahkemesine dava açmak üzere dilekçe yazdırmaya koyulacaksınız. Zaten sizi de sırf bu dava dilekçesine ekleyecek döküman elde edin diye idareye başvurttum ehehe 🙂

Bu dilekçeyi ne siz ne de arzuhalciler adamakıllı yazabilir sevgili arkadaşlar. Avukat bulacaksınız, bir hukukçudan başkası böylesine hassas hukuki tartışmaların döndüğü bir alanda “hukuki dilekçe” yazamaz. He, bakın dilekçe yazar ama yazdığı dilekçe ne kadar hukuki olur bilemem. Şunu aklınızdan asla çıkarmayın “hukuki mercilerde hak aramak trafikte diğer sürücüyle laf dalaşına giren kamyoncu gibi hömkürmek, bağırıp çağırmak, levyeyle girişmek, ağız burun dalmak değildir;  profesyonel anlamda bilgi sahibi olarak bu bilgileri incelik ve titizlikle işlemek demektir, bunu da hukukçudan başkası yapamaz“.

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Bu arada unutmadan bu adıma kadar sizin kapınızı sağdan soldan bir vesileyle sizden haberdar olmuş nüfus tacirleri çalacaktır. “Benim şurada tandığım var, dayım savcı, kaynım milletvekili, eniştem mitçi, reisin köyündenim” gibi bilimum ucuz pazarlama methodlarıyla gözünüzü boyadıktan ve aklınızı aldıktan sonra sizlerden 10 000 TL, 20 000 TL gibi rakamlar isteyebilecek üçkağıtçı kardeşlerimize sakın ola prim vermeyin. Reisin kardeşi olduğunu idda eden birileri bile gelse yine de siz ona prim vermeyin arkadaşlar. Zira bunlar sizin probleminizi %99.45 ihtimalle halledemezler. Halletseler bile bu yöntemle çözdüğünüz sorun yarın öbür gün bu günlere minnet duyacağınız kötü günlere davetiye çıkaracaktır.

3) Dilekçenizde dikkat edilmesi gerekenler

Avukatınızı tuttunuz, anlaştınız idareye iptal davanızı açtınız ve avukatınız dilekçesini bitirdi. Uyaptan gönderdi. Siz de e-devletten dava dilekçesini açıp okudunuz. Dua edin bu dilekçede şu aşağıdaki ayrıntılara dikkat edilmiş olsun 🙂 Siz en iyisi dilekçe dosyaya sunulmadan evvel bizzat kendiniz kontrol ediniz. Avukatınıza güvenmeyin demiyorum sadece onun da insan olduğunu ve gözünden kaçabileceklerin olacağını belirtmek istiyorum.

  • Yürütmenin durdurulması; telafisi güç zararların ve hukuka aykırılığın somut bir şekilde anlatılması suretiyle dava dilekçesinde istenmelidir. İYUK madde 27’de bu husus şu şekilde net ve açıkça belirtilmiştir: “idari işlemin hangi sebeplerle hukuka açıkça aykırı olduğu ve işlemin icrası  halinde doğacak telafisi güç veya imkânsız zararların neler olduğunun belirtilmesi
  • Davalının tüzel kişiliğinin olup olmamasına dikkat ediniz. Mesela Üniversitelerin tüzel kişiliği vardır. Bu sebeple bizzat yükseköğretim kurumuna dava açılmaz. Yine mesela hastanelerin bağımsız tüzel kişiliği olmadığı için bunlara karşı açılacak davada karşı taraf Sağlık Bakanlığı olmalı ve husumet bakanlığa yöneltilmelidir.
  • Sonuç ve istek, dava konusu, açıklamalar, isimler ve adresler düzgünce sıralanmalı ve dilekçe bir iskelete sahip olmalıdır. Öyle alelade yazı yığınlarını alt alta sıralayıp dava dilekçesi olarak sunamazsınız.
  • Dilekçeniz Örnek Danıştay, Bölge İdare Mahkemesi kararları ihtiva etmelidir. Yani kanunen böyle bir zorunluluk yok elbette lakin bunu yapmazsanız dava dilekçenizin sağlam olacağını söyleyemeyeceğim.
  • Eklerinizi düzgünce dilekçenizin içine sıralayarak ekleyiniz.
  • Dilekçenin her sayfası imzalı veya paraflı olmalı
  • Dilekçeniz ne çok duygusal ne de tamamiyle beyninin sol tarafıyla düşünen alelade robotumsu bir hukukçunun  kaleminden çıkmış gibi görünmeli. Yani burada bir denge tutturulmalı; ne çok ketum ve duygusuz olmalı ne de çok duygusal bir jargon kullanılmalıdır. Her iki uç da sizin aleyhinize olacaktır. Avukatınızın beyninin hem sağ hem de sol tarafını aynı anda kullanabilmesi bence çok önemli! (maalesef birçok insan bunu beceremiyor)
  • İlgili mevzuat metinleri gereken yerlerde kesitlerle dilekçeye serpiştirilmelidir.

4) Cevaba cevap dilekçesi aşaması

Arkadaşlar cevaba cevap dilekçesinde dava dilekçesinde yazmış olduğunuz hususları aynen yinelenmemeli. Yani elbette çoğu kısım benzer olacak ama idarenin dilekçesinden kesitler alıp bunlara özgün cevaplar yazmanızda önem arz etmektedir. Şimdi size güvenlik soruşturmalarının reddedilmesinin sebeplerinin %95’ini oluşturan “istihbari bilgi” ve “HAGB” kavramlarına değinmek istiyorum ki işinize yarasın. Muhtemelen sizin güvenlik soruşturmanız da ya bu istihbari bilgiler sebebiyle ya da geçmişte işlediğiniz bir suç neticesinde almış olduğunuz HAGB (Hükmün açıklanmasının geri bırakılması) dolayısıyla reddedilmiştir.

İstihbari bilgi ve belge ile güvenlik soruşturması ilişkisi: Milli birliği ve varlığı, ülke güvenliğini sürdürmek ve korumak amacıyla gelecekteki olası suçları, hukuka aykırılıkları kolluk kuvvetleriyle yasal yoldan bertaraf etmek amacıyla toplanan ve hukuki mecralarda haricen desteklenmedikçe tek başlarına delil değeri olmayan evraklardır.

Bu evrakların sızması, yayılması, ifşası sadece ama sadece kanunla açıkça gösterilen durumlar ve sebepler ile olabilir. Ola ki bu bilgi ve belgeler kamu kurumlarının ilgisiz ve alaksız birimlerine sızarsa bu durumda hukuka aykırılıklardan ve “yasaklanan bilgileri ifşa etme, TCK 336” bahsetmek gerekecektir. Eğer ki Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Araştırması Yönetmeliğinin 2. maddesinde bahsi edilen kamu çalışanlarından biri olmayı planlamıyorsanız bence hiçbir şekilde bu istihbari veriler tek başlarına sizin güvenlik soruşturmanızın olumsuz sonuçlanmasına vesile olamaz. Bununla ilgili BİM ve Danıştay kararları da bulunduğunu ifade etmek gerekir.

——————-

HAGB ve güvenlik soruşturması ilişkisi: Hükmün açıklanmasının geri bırakılması” müessesesi Türk ceza hukuku sistemine sonradan eklenmiş olup insanlara 1 hak vermeyi amaçlayan ve bir nevi ar damarı görevi gören müessesedir. Doktorinde HAGB’nin hukuki niteliği ve idari mercilerde memur alımına etkisi ile ilgili çeşitli görüşler olmakla birlikte benim ve Danıştay’ın görüşü güvenlik soruşturmalarına olumsuz etki etmemesi gerektiği yönündedir. Zira HAGB bir ceza kararı değildir. Adından da anlaşılacağı üzere ceza hükmünün açıklanmak üzere iken son anda hakimin bir kereliğe mahsus suçunun da ağır olmaması (2 yılın altında olması) sebebiyle 5 yıl süreyle uslu durulması şartıyla affetmesi, görmezden gelinmesidir ki toplumsal açıdan düşünüldüğünde gerekli ve faydalıdır (burası tartışılır elbette). Böylesi bir durumda HAGB’si olan bir memur adayını idari mercilerinin kapısından def etmek hukuken doğru değildir.

Cevaba cevap dilekçenizde bu iki kavramla ilgili epey açıklamaya ve savunmaya ihtiyacınız olacak. Eğer ki bu konuyla ilgili Danıştay, BİM ve yerel mahkeme kararlarına ihtiyaç duyarsanız bana mail atabilirsiniz iyi günümdeysem yardımcı olurum 🙂

5) İstinaf ve Temyiz aşaması

Eğer ki dosyanız ilk derece mahkemesinde, yerel mahkemede reddedilirse sakın ola korkmayın. Zira yerel mahkemeler bazen topu yukarı atma eğilimi gösterirler. Sorumluluktan ve kararsızlıktan kaçma yolu onlara çeşitli sebeplerden dolayı daha cazip gelebiliyor ne yazık ki… Böylesi bir durumda sakın endişelenmeyin, üst mahkemeler eğer ki haklıysanız eninde sonunda sizin hakkınızı verecektir. Üst mahkemelerin hakkaniyetli karar verme konusunda daha cesur olduğunu söyleyebilirim. İstinaf ve temyiz dilekçeleriniz dava dilekleriniz gibi usulüne uygun olmalı ve yerel mahkemenin istinaf edilen kararından alıntılar içermelidir.

Tüm bu süreç maalesef en azından 2.5 seneyi bulacağı için sizin de bu süre zarfında iş bulmanız gerekmektedir. Aksi halde maddi olarak ciddi sarsıntılar geçirir ve borca batabilirsiniz.

———————————–

Bitirmeden önce haksızlığa uğramış olan okurlarla biraz konuşmak istiyorum. Değerli okur; belki kamu kurumlarında çalışman engellenmiş olabilir, hatta dava açarak dahi kamuda çalışma fırsatı bulamayacak olabilirsin, ülkende devlet kurumlarında asla ve kata çalışamayacak olabilirsin, memurluk senin için eskilerde kalmış bir hayal olabilir ancak artık bazı şeyleri de kabullenmen gerekiyor. Sen zannediyor musun ki iş imkanları ve çalışma ortamları kamu ile sınırlı? Hele ki tıp, mühendislik, hukuk, işletme gibi bazı bölümlerden mezun arkadaşlar için kamu; iş imkanlarının sadece %10’ununu barındırıyor diyebilirim. Yani imkanlarınızın %90 belki de daha fazlası dışarılarda bir yerlerde sizi bekliyor. Mesela üniversitelerin artık bittiği ile ilgili şu yazımıza bir göz atabilirsin. Üstelik sadece üniversite değil kamu da eski ekonomik gücünü yitiriyor. Neo liberal politikalar(ekonominin devletten tamamen soyutlanması, ayrılması ve rekabet amacıyla serbest bırakılması) her ne kadar çökmüş olsa da halen değişik bir formu varlığını sürdürüyor. Bilim ve ilim, ekonomi artık devlet tekelinde değil ve olamazda. O sebeple bu gibi durumlarda umutsuzluğa kapılmadan, panik yapmadan, depresyonun sizi ele geçirmesine izin vermeden iş imkanları için adım atmak, çabalamak ve yasal yollardan hayatınızı sürdürmek sizin şimdiki göreviniz olmalı. Son olarak şu da bir gerçek ki sizin geçtiğiniz yolun benzerinden geçen, geçmiş olan yüzlerce, binlerce insan var, yalnız değilsiniz…

Hem sosyoekonomik açıdan irdelediğimizde güvenlik soruşturmaları sadece böylesi hukuki değeri olmayan istihbari bilgilerle, HAGB’lerle nitelikli insan kaynaklarını israf etme, telef etme, yok pahasına harcama işlevi gördüğü müddetçe gelecekte yıldızı parlayan çalışma alanları devlet kadroları değil özel sektördeki plazalarda olacaktır. Yani birey olarak şunun bilincinde olunuz ki adaletsizce ve hakkaniyetsizce davranan makro sistemler en nihayetinde vasatlaşır ve değersizleşir ve bir süre sonra kaybeden ile kazanan yer değiştirir. Nitelikli bireyler uzun vadede kaybetmezler, bir şekilde yollarını bulurlar. Umarım idari merciler de bu konudaki hatalardan bir an evvel kurtulur da nitelikli insanları ülkeden kaçırmaz, beyin göçüne sürüklemez…

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır • “Parlakfikirler” Yazarı Olabilir Ve Ek Gelir Elde Edebilirsiniz!-Editörlük Başvurusu İçin Tıklayınız.

7 YORUMLAR

  1. Merhabalar, ben uzman erbaş olarak atanacak iken benim de güvenlik soruşturmam olumsuz sonuçlandı. Davamızı açtık bekliyoruz. Avukatımın dediğine göre istihbari bilgi sebebiyle olumsuz sonuçlanmış, halbuki bunların hukuki mercilerde delil değeri bile yok…

    Allah yardımcımız olsun

    • Geçmiş olsun Tahsin Bey eğer ki güvenlik soruşturmanız sadece istihbari bilgiyle olumsuz sonuçlandırıldı ise ve bu istihbari bilgi somutluktan uzak, yüzeysel ise davanızı kazanmamız gerektiğini belirtmek isterim.

  2. Ben de maalesef aynı durumdayım. 4 sene evvel karıştığım bir kavga yüzünden (ben masumdum oysaki) basit yaralamadan HAGB’em olduğu için güvenlik soruşturmam olumsuz geldi. Öğretmen olmak istiyorum. Öyle çok gizli bir iş de yapmayacağım. Umarım davamı kazanıp görevime başlarım.

    • HAGB verilen suçun nevi yani türü ve kamuda çalışacağınız pozisyon önem arz ediyor. Danıştay’ın bu konuda değişik kararları olsa da basit yaralamadan alınan HAGB’ler çoğu zaman aleyhinize yorumlanmıyor.

  3. Hocam elinize, klavyenize sağlık bazı konularda kimsenin yardımcı olmadığı kadar yardımcı oldunuz gerçekten. Size bir sorum var ben de daha önceden malum kişilerin dershanelerinde bilmeyerek, burs verdikleri için okumuştum acaba bundan dolayı gelecekte bir sorun çıkar mı? Katip olmak istiyorum. Adalet meslek yüksekokulu okuyorum. Cevabınız için şimdiden teşekkür ederim. Sağlıcakla kalın.

    • Değerli okurum ülkede bunların okullarında, dershanelerinde bulunmayanları saysak eminim bir avuç insan ancak derleriz. Eğer ki dershanelerde o malum kişiler adına eğitim dışı faaliyetlerde bulunmadıysan “ki zannediyorum öyle bir şey olmamıştır” hiçbir şekilde kafana dert etmene gerek yok bunları. Sen eğitimine, işine gücüne odaklan. Gerisini hakkaniyete bırak. Hoşçakal.

Yorum yap

Lüften yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz