Hakkında Henüz Kanun ve Devletin Düzenlemesi Olmayan 4 Sektör

Serbest piyasa her zaman yeniliklere açık yapısıyla birçok farklı sektörü peyderpey doğurmaya, üretmeye devam ediyor. Bazen piyasa o kadar hızlı hareket ediyor ki devlet, onun hızına yetişemiyor. Bu da hakkında henüz kanun olmayan sektörlerin ortaya çıkmasına vesile oluyor. Bazı sektörler ise kanunlar kapsamında olup haklarında devletin düzenlemesine ihtiyaç duyabiliyor.

Ancak bazı sektörler ve iş kolları düzenleme ve kanun olmadan da piyasadaki yerini alabilmektedir. Bazı ürünlerde ise durum çok daha kritik ve vahim. Geçtiğimiz yıl gündeme bomba gibi düşen ve çok kısa bir süre içerisinde birçok çocuğun ölümüne yol açan ”şırınga çikolatalar” buna örnek olarak gösterilebilir. Çikolata satışı hakkında bir kanun bulunmaktadır. İçerisinde yer alan şeker miktarını, üretimini, paketlemesini düzenleyen genelde sağlık ile ilgili düzenlemeler ihtiva etmektedir.

Ancak bu son derece garip ve zararlı bir tasarıma sahip olan çikolatalar çocukların boğazına kaçarak onların nefeslerini tıkamış ve maalesef birkaçının ölümüne yol açmıştır. Devlet de hemen bir düzenleme getirerek bu çikolatanın satışını tamamen durdurmuştur. Hatta bazı uyanıklar çocukların sağlığını / canını bile umursamadan sırf ellerindeki stokları eritmek adına gizli gizli satmaya da kalkışmıştı bu çikolataları. Bu uç örnek düzenleme ve kanun kapsamında kafaları karışmış olan okurlarımıza bir örnek olarak verildi. Bizim size önereceğiz 4 iş fikri ise hem masum hem de tamamen legal. Bazı iş kolları vardır ki devletin düzenlemeye tabi tutmaması onu illegal yapmaz.

Bir Sektöre Devletin El Atması İyi mi Kötü mü? 

Yukarıda verdiğimiz örnek hem güncel hem de can alıcı olması sebebiyle yerinde sayılabilir. Söz konusu sağlık ve güvenlik ise devletin bir sektöre el atması hem kaçınılmaz hem de zaruri olarak nitelendirilebilir. Aksi takdirde salt şirketlerin ve onların bitmek bilmeyen (bitmeyi öğrenmek istemeyen) kar hırslarının gölgesinde yaşardık. Ya da yaşamaya çalışırdık. Çünkü söz konusu birlerinin kasası ve çek defterleri olduğunda kişilerin sağlıkları ve güvenlikleri ikinci plana atılır. Kaç tane kasa ve cüzdan var ise o planlar dördüncü, beşinci, altıncı olarak sürekli geriye sayar. Bunun örneğini hem Türkiye’de hem de dünyada sıklıkla gördük.

Bir örnek de Çin malı oyuncaklardan gelsin. Yüksek oranda plastik ve kanserojen içeren bu oyuncaklar sırf daha ucuza mal ediliyor diye evlere, çocukların odasına kadar girdi. Tespit ve imha ise devletin gerekli mercilerinden geldi. Eğer devlet oyuncak sektörüne el atmamış olsaydı çocuklar büyüyene kadar sadece oyuncakların yol açtığı ya da dolaylı olarak neden olduğu hastalıklardan ötürü  birçok maraz ile karşılaşacaktı. Devletin belli başlı sektörlere el atması, haklarında kanun çıkarması gereklidir diyebiliriz. Bazı ürünlerin ise yurt dışında içeri sokulmaması, üretiminin ve satışının yasaklanması da bu noktada tamamen elzemdir.

Televizyon ve internet reklamları da örnek olarak gösterilebilir. Özellikle sağlık ve cinsellik ürünlerine getirilen düzenleme bu alanda yapılan / yapılmak istenen sahtekarlıkların bir nebze de olsa önüne geçmiş durumda. Önceleri sağlık ürünlerinin tanıtımı yapılırken “bunu bir hafta kullanan şu sorunlarından tamamen kurtulur” gibi net ve mutlak ifadeler kullanmak mümkün idi. Ancak sonrasında devletin getirdiği düzenleme ile birlikte net ifadelerin kullanılması kesinlikle yasaklandı. Ancak tavsiye edilebilir ve ”iyi gelebilir” gibi muğlak ifadeler kullanılmasının önü açıldı. Bu da kim ne derse desin kesinlikle iyiye doğru bir yönelimdir. Halkın sağlığıyla oynamak, ne idüğü belirsiz bitkileri bir araya getirip sözde ilaçlar üretmek, birilerinin kasasını doldururken birilerini sağlığıyla doğrudan doğruya oynayabiliyor. Bu yeni sektöre getirilen yeni düzenleme de devletin bazı sektörlerde söz sahibi olmasının gerekliliğini ispatlar niteliktedir.

Henüz Düzenleme Olmayan Yeni Sektörler Riskli Mi? 

Çoğu zaman yaptığımız gibi olaylara ve olgulara farklı açılardan bakıp onların analizine başka başka pencerelerden izah etmeye çalışalım. Bir kere henüz düzenleme yapılmamış her sektör ”yenidir” Yeni olan her şey ise bu serbest piyasa düzleminde çok büyük oranda risk teşkil eder. Üretilen ürünlere ve sunulan hizmetlere karşı alıcıların tepkisi ne olacaktır – bu netlik kazanmamıştır. Bir sektörde ne kadar çok soru işareti varsa o kadar da çok bilinmeyen, yani risk bulunmaktadır. Aynı zamanda herhangi bir yerde karşılaştırma yapılacak ya da feyz alınacak bir örnek olmadığı için, söz konusu sektördeki kişiler tamamen pazarlamanın genel kuralları ile hareket etmek zorunda kalacaktır.

Bir diğer risk ise devletin getireceği olası bir düzenleme ile birlikte bundan üretici ve satıcıların zarar görme ihtimalidir. Düzenlemeye ve kanuna kadar çok daha rahat hareket edebilen kişi ve kurumlar daha sonrasında hem bütçe hem de diğer alanlarda kısıtlamaya gidebilir. Getirilen kanunlar sağlık ve güvenlik ile ilgili olsa bile bu üreticiye en başta maddi olarak yansıyacaktır. Bu ise işlerin ilk zamanlarda olduğundan çok daha zor ilerlemesine sebebiyet verebilir. Bazıları getirilen yeni düzenlemelerin ve yükümlülüklerin altında kalarak iflas bayrağını da çekebilir.

Hakkında Henüz Kanun ve Devletin Düzenlemesi Olmayan 4 Sektör

1- Denizin Yüzeyinde İskele Oteli Açmak: 

Türkiye’de de örnekleri bulunan iskele otelleri, sayıları az olsa bile sunduğu kaliteli hizmetler ile birlikte sıklıkla talep ediliyor. Siz de henüz yepyeni olan bu sektöre hızlı bir giriş yapabilir ve taleplerin giderek arttığı bu alanda müşterilere hizmetler sunabilirsiniz. İskele oteli açmak ile normal bir otel açmak arasında çok büyük bir fark yok. Tek fark konum ve coğrafya olacaktır. Sermayeniz yetiyor ise yıldız sayısı bol bir otel açarak, elit kesime hizmetler sunabilir ve çok daha kısa sürede hedeflediğiniz iktisadi başarılara yelken açabilirsiniz.

2- Doğal Alanlarda Karavan Filosu Kiralamak:

Bu sektörün en hareketli olduğu ülke Amerika. Ancak Türkiye’de de giderek artan bir rağbet oranıyla tercih ve talep ediliyor. Yaptığınız keşiflerin sonunda gözünüze kestirdiğiniz bir doğal alanı satın alarak orada karavanlar için bir filo hizmeti sunabilirsiniz. Satın aldığınız alan ne kadar geniş olursa o kadar çok kişiye hizmet sunmanız mümkün olacaktır.

3- Aylık Oda Kiralamak: 

Şu an yaşadığınız evin boş bir odasını bile istediğiniz kişi ya da kişilere kiralamanız mümkün. Kullanmadığınız bir ev ya da yazlık var ise her odasını ayrı ayrı kiralayarak ek gelir elde edebilirsiniz. Bu alanda da herhangi bir düzenleme (henüz) söz konusu değil.

4- Sokakta Seyyar Satıcılık: 

Eğer gıda ürünleri satıyorsanız sağlık ve hijyen kurallarına dikkat ettiğiniz takdirde sokakta seyyar satıcılık fikirlerinden birini değerlendirebilirsiniz. Konuyla ilgili daha fazla bilgi sahibi olmak isteyen Parlak Fikir okurları şu yazımıza da göz gezdirebilir.

Yakalanmadan Sokakta Seyyar Satış Yapma Yöntemi Var Mı?

Yorum yapın