Bir Türlü Harekete Geçemeyen Ve İş Fikrini Sürdüremeyen Girişimcilere Tüyolar

        Doğuştan girişimci bir beyne sahip olmakla ödüllendirilmiş ama harekete geçme konusunda problem yaşayanlar için tembellikten kurtulmanın ve artık potansiyelini gerçekleştirmenin en kısa ve öz yolları

       Girişimci olmak çoğu zaman doğuştan gelen bir özellik. Böyle bir yapıyla hayata gelenler çok şanslı ama her ne kadar girişmek mastar halinden gelse de her girişimci zihin zaman kaybetmeden yola koyulmak konusunda iyi olarak doğmaz. Parlak Fikirler bulmak konusunda doğuştan iyi olsanız da bu fikirleri hayata geçirmek konusunda problemler yaşıyor olabilirsiniz. Sözü çok uzatmaya gerek yok. Bazı insanlar biraz düşünür ve çok geçmeden “yapar”. Bazı insanlar ise düşünür, bir daha düşünür, günler/aylar/yıllarca düşünür, planlar yapar, hesaplar yapar, analizler yapar; bazen zihninde bazen de kağıda veya bilgisayarına aklındakileri dökerek neredeyse mükemmel yol haritaları çıkarır ama bir türlü harekete geçemez… Harekete geçemedikçe kendini kötü ve tembel hissedip, sakin ve berrak kafayla tekrar tembellikten kurtulma planları yapmaya başlar. Çok geçmeden yine enerjisi ve motivasyonu tükenir ve yine harekete geçemez. Adeta bir kısır döngüye girmiş bu tip biriyseniz çok üzüldüğünüzü ve artık bu duruma bir çare bulmayı çok çok istediğinizi biliyoruz! Parlak Fikirler olarak size bu dertten en yakın zamanda kurtulmanızı sağlayacak harika bir rehber hazırladık. Zaten sabit maaşlı bir işi olan, hayattan pek bir beklentisi olmayan, içinde daha iyi bir iş yapmak ve daha bir hayat yaşamak konusunda potansiyeli olsa da bunu hiç düşünmemiş ve umursamamış çünkü halinden mutlu insanlar için sorun yok. Ama kendi içindeki potansiyelin farkında olan, daha iyisini isteyen ama bir türlü harekete geçemeyen kişiler bir türlü rahat edemez, çözüm arayıp dururlar. Öyle biriyseniz bu yazının muhatabı sizlersiniz.

  • Öncelikle Problemi Bir Tanımlayalım; Sizin Derdiniz: “ATALET

Bir yerlerde bir problem olduğunu farkettiniz ki bu yazıyı okumak istediniz. O halde şu sorununuzu artık çözelim. Herhangi bir sorunu çözmenin adım adım kısa ve öz haritası yalnızca şunlardan ibarettir;

I.I Problemi tanımla;

öncelikle problemi bir güzel tanımlayalım ve isim koyalım ki somutlaşsın. Zihnimiz dağınık düşüncelerle ve tanımsız dertlerle uğraşmayı sevmez çünkü kapasitesini akıllıca kullanmamış, gereksiz yere fazla mesai harcatmış ve yormuş oluruz. Yorgun bir zihin ile de hiçbir şey başarılmaz. Probleme isim koymak onu somut bir hale getirir ve canlı ve berrak şekilde onu görebilir, böylece her yanını inceleyebilir ve nasıl çözebileceğinizi daha kolay bulabilirsiniz. Sorununuzun tanımını sizin için yaptık. Atalet halinde olduğunuz için bir türlü harekete geçemiyorsunuz. Ataletin kelime anlamı eylemsizlik ve eyleme direnç gösterme halidir. Ne hayal ettiğinizi, neye ihtiyacınızın olduğu, ne istediğinizi biliyorsunuz; bu yolda neler yapmak gerektiğini de biliyor ama yapmıyorsunuz. Yapılması gereken şeylere adeta direnç göstererek eylemsizlik ve tembellik halinde takılı kalıp, işi sürünmeceye sokuyorsunuz.

I.II Problemin çözüm yollarını küçük parçalara bölme;

Detaylı, fazla kompleks, düşünmesi bile yorucu koskocaman yol haritaları ve çözüm ihtimalleri zincirleri kurmak işe yaramaz ve çoğu zaman problemi çözememenizin sebebi budur. Çözümler o kadar yoğun ve uzun vadeli, kılı kırk yararak planlanmıştır ki çok büyük bir uğraş haline gelir, insanı yorar. Böylece erteleye erteleye bir türlü başlayamazsınız. Analiz felci olur ve öylece olduğunuz yerde kalırsınız. Yani felç geçirmiş insanlar gibi bir türlü kıpırdayamazsınız. Fiziksel olarak hareket etmeyi engelleyen, gerçek anlamıyla felç geçirmiş insanlar neden ve ne zaman felç geçirirler bir düşünelim. Çoğu zaman çok yoğun, çok büyük ve karmaşık duygu patlamaları yaşanan anlarda travma ve şok geçirerek felç geçirirler. İşte, zihinsel felç geçirmek konusunda da mantık aynıdır. Yıldırıcı plan ve yol haritaları, bu yol haritasında karşılaşılabilecek zorluklar, “nasıl motive olucam, nasıl motive kalıcam” soruları, “ya şöyle olursa” kaygıları, binbir çeşit kaygılar derken işin içine bir duygu seli de girer ve hepsi birikip zihinsel felce bir diğer adıyla analiz felcine neden olur. Bunu yaşamamak için sorunu küçük ama çok fazla detaylı olmayan adımlara bölün. En fazla 10 kaba adım belirleyin mesela. 100+ adım planlarsanız analiz felci ihtimali artar. 

I.III Harekete geçme !

Bu kısımda dikkat etmeniz gereken en önemli şey şu; Parçalara ayırdınız sorunun bir parçasını çözdüğünüze emin olmadan diğerine geçmeyin; çünkü geri tepme olayını yaşarsanız. Yani tekrar başa dönersiniz. Başa dönmek her zaman çok kötü değildir evet. Yeniden başlayıp, tekrar deneme şansınız her zaman vardır ama bu geri tepme ve başa dönme olayı ne kadar tekrarlanır ve sıklaşırsa, inancınız o kadar fazla azalmaya başlar ve artık başarı ihtimali yavaş yavaş uzaklaşmaya başlar. Evet özellikle kişisel gelişim kitapları ya da sosyal medyada dönen bir takım cesaret verici laflar var. Örneğin bunlardan Samuel Beckett tarafından söylenmiş birisi şöyle der. “Hep denedin, hep yenildim. Olsun. Yine dene, yine yenil, daha güzel yenil.” Bu tip laflar sürekli geri tepme ve başa dönme hallerinden yorulmuş kişinin içine su serpmek ve yeniden başlaması için motive etmek konusunda harika. Aklımızdan çıkarmamamız gereken şey ise şu; Sürekli kilo verip sonra tekrar almak vücuda ne kadar zarar veren ve vücutta çatlaklar yaratan bir şey ise, sürekli bir iş fikrinde ya da girişimde başarısız olup durmakta zihinde çatlaklar yaratabilir. Zihinsel olarak ne kadar dirençli olursak olalım zaman ve para kaybederiz. Mükemmeliyetçi olun demiyorum. Mükemmelliyetçilik başarının önündeki en büyük engellerdendir. Yukarıda bahsettiğim analiz felci de farkedebileceğiniz üzere mükemmeliyetçiliğin bir sonucudur zaten. Yalnızca şunu diyorum; adımlarınızı sağlam atın! Çözüm yolunda bir adımı tamamen halletmeden, diğerine geçmeyin ki geri tepme/başa dönme ihtimali azalsın.

ZİHİN – BEDEN SAĞLIĞI VE MOTİVASYON İLİŞKİSİ

Yukarıda açıkladığımız ilk kısım çok önemliydi ama en az onun kadar önemli bir başka husus var ki o da zihin ve beden sağlığınız. Anlık dürtülerle, anlık motivasyonlar yakalasanız da bu motive halin uzun sürmemesi yorgun ve sağlıksız bir zihin ve bedene işaret. Bunu değiştiremezsek, uzun vadeli bir çalışma motivasyonu ve disiplin yakalayamayız. Bunu değiştirmenin en kısa ve öz yolları ise şunlar;

Şu İş İlgini Çekebilir:  İş fikri üretmek için gözetilmesi gereken 7 taktik

II.I Erken Kalkmak

Erken kalkan zihin berrak çalışır ve sabah saatleri dinç olmak, motivasyonu korumak ve çalışmak için daha elverişlidir. Bunu zaten anaokulundan beri duydunuz biliyoruz asıl olay düzenli olarak erken kalkabilmek. Çoğu kişi dönem dönem bunu başarsa da bir süre tekrar uyku düzeninin bozulduğu uzun-kısa dönemlere girip girip çıkar. Bu da aynı kilo alıp-verme döngüsü gibi zararlı ve yorucu birşeydir. Bunu kırmanın yolu ise erken kalkma çözümünü değiştirmek. Örneğin, bir gün yine öğleden sonra 1 de kalktınız. Artık o gece erken uykuya dalabilmenin ve ertesi günde erken kalkabilmenin yolu yok. Bunu düzeltmek için o gece uyumayıp ta ertesi gece gün 22.00’a uyumayı planlayarak bu sorunu çözemezsiniz. Yani, bu bu şekilde bir anda kırılabilecek bir döngü değildir. Bunun yerine öğleden sonra 1’de kalktığınız günün akşamında, normalde uyuduğunuzdan 1 saat daha erken uyuyun. Yani normalde gece 3’te uyuyorsanız, uyku düzeninizi düzeltmeye karar verdiğiniz ilk gün gece 2’de yatın, ertesi gün gece 1, üçüncü gün 12, dördüncü gün 11 gibi. Böyle yaparsanız çözüm daha uzun vadeli ve kalıcı olur. Uykuya dalabilmek için odanızı toplayın, ısıyı azaltın, ışıkları iyice azaltıp yattığınız yeri mümkünse en karanlık hale getirin, su içip elektronik aletlerden uzak durun; yani yatakta telefonunuzla vakit geçirmeyin, gözlerini kapatıp zihninizde kocaman bir uyku balonu oluşturun. Bu balonun içine o gün yaptığınız tüm şeyleri sırasına göre düzenleyip, yerleştirmeye çalışın. Örneğin, kalktım, kahve yaptım, telefona baktım, instagramda gezindim, biraz parlak fikirler okudum, sonra kahvaltı yaptım, sonra duş aldım gibi en küçük ayrıntıları bile hatırlayıp, sıralamaya çalışın. Ufak ayrıntılar eklendikçe, yarattığınız uyku balonu genişleyecek ve zihniniz gevşemeye başlayacak. Farketmeden uykuya dalacaksınız. Bu yöntem hem biten günün gözden geçirmesini ve değerlendirmesini yapıp, yeni günü planlamak konusunda yardımcı olacak, hem hafızanızı güçlendirecek hem de zorlandığınız uykuya dalma işini kolaylaştıracak.

II.II Fiziksel Aktivite

Vücut hareket etmedikçe hantallaşır, hantal vücutta hantal zihin yaratır ve motivasyon öldürücülük konusunda önemli bir etkendir. Herkes ağır sporlar yapmak ya da gym’e gitmek zorunda değil. Ama herkes günlük yürüyüş yapmak zorunda! Yürüyüş beden ve zihin sağlığı konusunda olmazsa olmaz. Mutlaka günlük en az yarım saat yürümelisiniz ki bedeniniz ve zihniniz açılsın, hareket ettikçe göreceksiniz ki iş yapma konusunda motivasyon seviyeniz artacak. Hepimizin günlük enerji deposunda belli bir günlük sınır var. Doğada güzel bir yürüyüş yapmak deponuza ekstra enerji ekliyor! Bu hergün iyi, zihni açık ve motive hissedebilmek için kullanılabilecek harika bir enerji yöntemi. Peki, kendini evden atabilme, yani ilk adımı atabilme konusu en zor olanı. Bunu nasıl yeneceğiz? I- Çok düşünmeden bir anda kendini dışarı atarak… Aynı Nike’ın reklam sloganı “JUST DO IT” mantığı. Analiz felci ve atalet gelmeden, derin bir nefes alıp kendini dışarı at gitsin. Çünkü düşündükçe “dur şunu da yapayım, dur bir bölüm daha dizi izleyeyim, dur şu programı da izleyeyim, dur bir de kahve yapıp içeyim sonra” diyerek erteleyeceksiniz. II- Kendinizi dışarı çıkıp yürümeye maruz bırakarak. Bunun için barınaktan şuan çok üzgün bir şekilde “keşke benim de sıcak ve sevgi dolu bir evim ve sahibim olsa” diye bekleyen bir köpek sahiplenebilirsiniz. Köpekler günlük olarak tuvalete çıkarılması ve en az birkaç saat yürütülmesi gereken canlılardır ve 2019’da Scientific Reports isimli bir İngiliz bilimsel dergide yayımlanan bir araştırmaya göre köpek sahibi olan kişiler, diğer insanlara göre günlük 4 kat daha fazla fiziksel aktivite yapıyormuş. Sebebi basit; patili dostunuz her gün sizi “beni gezdir” diyen talepkar ve masum bakışlarla isteklendirecek ve mecbur o yürüyüşe çıkacaksınız. Üstelik bir köpekle yürümek ve oynamak çok daha zevkli olduğu için kısa bir zaman sonra bunu siz kendiniz ister olacaksınız. Elbette asla sırf bu amaçla, kendi çıkarınız için masum bir canlıyı kullanıp, sonra terk etme ihtimaliniz varsa asla kaldıramayacağınız bu sorumluluğa girmeyin. Analiz felci geçirecek kadar düşünmeniz gereken tek konu başka bir canlının hayatına zarar verme ihtimaliniz olsun! Böyle bir ihtimal varsa asla evcil hayvan sahiplenme işine girmeyin. Bunun yerine arkadaşınız ya da komşunuzun köpeğini gezdirmeyi teklif edebilir ya da para karşılığında yaşlı ya da hasta kimselerin köpeklerini gezdirebilirsiniz. Karantina günlerinde yürüyüş problem olacağı için çözüm olarak şunu öneriyoruz; bahçeniz varsa bahçenizde yoksa balkonda veya en kötü ihtimalde kapınızın önüne bir sandalye atarak 10-15 dk değil en az bir 45 dk-1 saat geçirip temiz hava; oksijen ve güneş ışığı yani d vitamini almaya özen gösterin. Bu süreçte telefon ve bilgisayarı içeride bırakıp etrafınıza bakın aksi takdirde etkisi içerde oturmaktan çok farklı olmayacaktır.

II.III Sağlıklı Beslenme

Kötü gıdalar tüketerek vücudunuzu enerjisiz ve sağlıksız bir hale getirirsiniz. Bu şekilde de depresyon ve anksiyete tetiklenir. Bunların da çok büyük enerji ve motivasyon kırıcısı olduğunuzu söylememize gerek yok herhalde. Yapabiliyorsanız sigarayı biran önce bırakın. Çok zor olsa da bu yolda ufakta olsa bir adım atın. En azından bırakmayı düşünmek ve karar vermek gibi! Küçük gözüken ama aslında en zor ve devasa olan adım aslında budur. Bunun haricinde bağışıklığınızı güçlendirerek depresyon ve anksiyete gibi enerji yok edici durumlardan koruyacak besinleri sizin için araştırdık; yemekleri ayçiçek yağıyla yapmaktan vazgeçip yerine çok daha yararlı olan zeytinyağını koymak mantıklı olacaktır. Bağışıklık sistemini d vitamini ve çinko değeri doğrudan etkiler. D vitamini için güneş ışığı imdadımıza yetişirken, hindi eti, kabak çekirdeği, susam, fındık, deniz ürünleri, ceviz çinko konusunda yardımcı olur. Çok yararlı olan Omega-3 yağ asitleri almak için her hafta en az 1 kez balık tüketin. Elbette protein deposu yumurta, probiyotikten zengin yoğurt ve kefir, beyaz ekmek yerine içeriği zengin kepek ve bol tahıllı ekmekler, soğan ve sarımsak düzenli olarak mutlaka tüketmeniz gereken besinlerdir.

Yorum yapın