Heykeltıraşlık Yaparak Para Kazanmak

Tüm okurlarımıza merhaba. Bugünkü yazımız, 7 sanat içinde belki de ülkemizde en az rağbet edilen ama buna karşın en fazla merak edilen sanat türünü içerecek. Heykeltıraşlık!

Heykeltıraş olmak için gerekenler, ortalama gelirleri, zorlukları, avantajlı yönleri ve nice konuyu bu yazımızda inceleyeceğiz.

Öncelikle heykelin tanımını yapıp biraz bilgilendirelim. Hem heykeltıraş olmak isteyen genç arkadaşlarımıza hem de meraklı okurlarımıza küçük bir tanıtım yapalım.

Heykeltıraşlık, üç boyutlu ve sanatsal bir vizyona sahip olmak şartıyla ortaya konulan tüm formlara verilen addır. Bir sanat türüdür. Resim, fotoğraf, sinema, müzik, edebiyat gibi o da 7 ana sanat türlerinden birini teşkil etmektedir. En az resim kadar köklüdür ve eski zamana dayanmaktadır. En bilinen ve günümüze kadar gelip hala sanatsal bir diğer taşıma özelliği gösteren heykeller, Mısır’dan çıkmadır.

Nelerin heykeli yapılabilir? 

  • İnsanların, hayvanların ve çeşitli ölçekte somut her nesnenin heykeli yapılmaktadır. Ülkemizde ise en fazla insan heykeli bulunmaktadır.

Heykel Türleri Nelerdir? 

  • Büst: Ülkemizde de özellikle eğitim veren okullarda sıklıkla karşımıza çıkan; yapımı kolay talebi çok olan heykel türüdür. Örnek vermemiz gerekirse, her okulda bulunan ve bulunması da yasalar çerçevesinde zorunlu olan Atatürk büstleridir. İnsan anatomisinin sadece baş kısmını gösteren heykel parçalarına, kısaca büst denir.

 

  • Rölyef: Ya da hepimizin bildiği adıyla kabartma. Kendi içinde ikiye ayrılır. Alçak ve yüksek kabartma olarak. Kil, taş, alçı gibi işlenebilir malzemelerin üstünde insan figürleri, durum tasvirleri gibi verileri sanatsal biçimde işlenmesiyle ortaya çıkar.

 

  • Tors: Günümüzde üretimi olan bir heykel türü değildir. Zira heykelden çok arkeolojiyi ilgilendiren bir kısımdır. Çünkü baş, gövde ve kolları olmayan, yani zamana yenik düşmüş heykellerin safi gövde olarak bulunması ile ortaya çıkmıştır. Sanattan çok tarihi önemleri mevcuttur.

 

Heykeltıraşların İş Olanakları Nasıldır? 

  • Öncelikle şu yanılgıyı ortadan kaldıralım. Heykeltıraş olursam, ülkenin mevcut şartlarını göz önünde bulundurursak, işsiz kalır mıyım? Aç kalır mıyım? Bu sorular yersiz ve saçmadır. Zira heykeltıraşlık, diğer sanat türlerine göre çok daha fazla istihdam ve üretim noktası bulunan bir sanattır. Sadece magazinelliği daha azdır. Şöyle açıklayalım. Biri bize ülkemizden sevdiğin üç müzisyen, üç ressam, üç edebiyatçı, üç sinemacı söyle dese, duraksamadan cevap veririz. Çünkü bu tür sanat biçimleri, yapıları gereği magazineldir. Kendi takipçisini oluşturur. Popülarite olanları yüksektir. Bir müzisyen sahneye çıkar ve takipçilerini coşturur. Bir yazar kitap yazar ve kitleleri anında etkiler. Bir ressam, çizdiği tek resimle ünü yakalayabilir. Ancak bir heykeltıraş için, en azından ülkemiz için konuşacaksak- böylesi bir ün, şöhret mümkün değildir.

 

  • Ancak gel gelelim, bir meslek ne kadar şöhrete açıksa o kadar istihram barındırıyor diye mantık yürütemeyiz. Sonuç olarak etrafta birçok istediğini bulamayan müzisyen, kitaplarını çıkartamayan yazar mevcut. Ancak heykeltıraşların, çalışma alanları çok daha geniş ve para kazanma ihtimalleri çok daha yüksektir.

 

  • Genel olarak sınıflandıracak olursak heykeltıraşların önünde iki ayrı çalışma yöntemi bulunabilir. Birincisi devlete bağlı olarak. Devlete bağlı olarak çalışan heykeltıraşlar kadrolu memur gibi çalışmaya başlarlar. Sabit bir maaşları vardır. Belediyeye bağlı olarak, bulundukları şehrin gerekli görülen yerlerine isteğe ve siparişe göre heykel yaparlar. Bugün, her şehrimizin, her ilçemizin meydanlarında, merkezi yerlerinde bulunan gösterişli heykeller, bu heykeltıraşların elinden çıkmadır. Yine okullarımızda Atatürk’ün büstleri devlete ve belediyeye bağlı olarak çalışan heykeltıraşların eserleridir. Bu açıdan baktığımızda devlet kadroları düzenli olarak heykeltıraşlarla çalışmaktadır. İş, güvence altındadır. Bir memuriyet kadar güvenlidir hem de. Üstelik de maaşı, memur ortalamasının kat be kat üstündedir.
Şu İş İlgini Çekebilir:  Gizli Müşteri Olmak (Harika Kazanç)

 

  • İkinci yol özel çalışma sahalarıdır. Bu özel çalışma sahaları da kendi içlerinde ayrılırlar. Bir heykeltıraş kendi atölyesini kurup orada çeşitli büstler, rölyefler ve çeşitli heykeller inşa edebilir. Bu ürettiği heykelleri özel firmalara, irtibatta olduğu özel şirketlere satabilir. Aynı şekilde internet üzerinden de satışa çıkarabilir. Seçeneklerin ne kadar zengin olduğunu görüyor musunuz sevgili okurlar. Bir başka seçenek ise, özel bir atölye açıp insanlara, heykel yapmayı öğretmektir. Bugün hemen hemen her şehrimizde belediyeye bağlı olarak da, özel olarak açılan onlarca heykel atölyesi vardır ve aktif olarak hizmet vermektedirler. Sözün kısası işini iyi yapan ve çalışkan heykeltıraşların ne bu ülkede ne de dünya genelinde işsiz ya da aç kalma ihtimalleri çok düşüktür. Zira heykel, çok özel bir sanat dalıdır ve yüzlerce yıllardır güncelliğini ve estetiğini korumaktadır.

 

Heykeltıraşlar Çok Kazanırlar Mı? 

  • Bu tamamen, sizin üretiminize ve ürettiğiniz heykellerin piyasadaki sanatsal değerlere karşılık gelip gelmemesine bağlıdır. Örneğin devlete bağlı olarak çalışıyorsanız bir maaşa bağlanırsanız. Bu da az ya da çok ama mutlak surette periyodik olarak kazanmak demektir. Bir atölye açacaksanız, oraya kaç öğrencinin geleceğiyle ilgilidir. Bu noktada özel sektörde bir heykeltıraşlık eğitimi sunmak istiyorsanız, bir araştırma ve tanıtım bülteni için kendinize zaman ayırmanız gerekecek. Türkiye’de heykel, nasıl daha çok sevdirilir, katılım daha çok nasıl arttırılır gibi soruların cevaplarını bulmalısınız. Zira her baba oğlu için ”bir gün büyük müzisyen olacak inşallah” diye böbürlenebilir. Ancak hiçbir babadan benim oğlum heykeltıraş olacak gibi bir cümle duyanımız çok azdır. Bu nedenle heykeltıraşın özel eğitim kısmında olacaksanız para kazanmanız biraz daha güç olacaktır.

 

  • Eğer ki sipariş üzerine çalışan bir heykeltıraşsanız o zaman para demek servet demek olacaktır sizin gibi. Tıpkı beste satan bir müzisyen gibi olacak ve bu şekilde zenginlik yolunda emin adımlarla ilerleyeceksiniz demektir.

 

Heykeltıraşlık Mesleğinin Eksi Yönleri Nelerdir? 

  • Heykel, malzemeleri gereği yapımı zor olduğu kadar pahalı bir sanat dalıdır. Bir heykelin tamamlanması için gereken malzemeler, kaliteli bir şey ortaya çıkarılmak isteniyorsa oldukça masraflı olabilmektedir. Bununla birlikte, başarılı bir sanat eseri ortaya çıkarmak isteyen bir heykeltıraş, bazen bir heykel için haftalarını, aylarını harcamaktadır. Üstünden bir yıl geçmesine rağmen bitmeyen heykeller de vardır ve bunlar hiç de şehir efsanesi değildir.

 

  • Ortaya çıkan heykellerin beğenilmeme, kabul edilmeme ve ihtimalleri de söz konusudur. Böyle bir durumda o heykelin, ticari açıdan bir değeri kalmamaktadır. Bu nedenle çalışma esnasında söz konusu siparişi veren kişi ve kurumlarca sürekli olarak irtibatta kalmak mantıklı olacaktır.

 

  • Evlerimizde heykel bulunduran kaç kişiyiz? Pek az. Heykel niyetine 10 liraya alınan hayvan şekilleri ise, maalesef ki heykeltıraşların çalışma sahalarına ait sanat eserleri değildir. Bu açıdan baktığımızda pazarı dar bir ticaret sahasıdır heykel. Siz yine de yazımızın başlarında belirttiğimiz yolları izleyerek başarıyı yakalayabilirsiniz.

 

Heykeltıraşlık Mesleğinin Artı Yönleri Nelerdir? 

  • Onca emek sonunda hak edilen ilgiyi göremese de hak edilen ücretin alınması. Bugün başarılı bir heykeltıraş, hiç de geçim güçlüğü çekmemektedir.

 

  • Üretim alanı olarak bir sanat olması ve üreten kişiye sanatın hissettireceği güzellikleri hissetmesi. Üretmek, bir sanatçı için her zaman maaştan daha çok mutlu eden bir unsurdur.

 

  • Yaptığınız heykellerin şehir merkezlerinde, şirket lobilerinde sergileniyor olması. Bu da kuşkusuz bu mesleğe devam etmek isteyenlerin birinci dereceden etkili motivasyon kaynağıdır.

 

“Heykeltıraşlık Yaparak Para Kazanmak” üzerine bir yorum

  1. 9 Eylül üniversitesi Gsf heykel bölümü 2000 yılı mezunları 18 kişilik sınıfta 1 arkadaşım okulda araştırma görevlisi oldu , 1 arkadaşım serbest heykel sanatçısı oldu , kalan 16 kişi ise ; 10 tanesi satış elemanı , 2 tanesi ev hanımı, 1 tanesi pastacı , 1 tanesi satın almacı ,2 tanesi esnaf oldu.
    Türkiye de geçerli olmayan bir meslek insanları kandırmayalım lütfen.

    Cevapla

Yorum yapın