İflas Etmiş Adamı Ayıktıracak 2 Yeniden Doğuş İş Fikri

Gün geçmiyor ki yeni bir iflas haberi yakın çevremizden bize aktarılmasın. Ya da yaşadığımız mahallede, sokakta, her gün geçtiğimiz caddede kapanan bir dükkan- mağaza görmemiş olalım. Bir hevesle dükkan açmak ne kadar yaygınsa, aynı hızla iflas bayrağını çekmek de o kadar yaygın. Öyle ki:

  • Sen de mi iflas ettin yahu?
  • Ya evet ben de iflas ettim.

Gibisinden diyaloglar günlük hayatın rutinlerinden biri haline geldi. Bu diyalogtaki ”sen de mi – ben de” vurgusu iflas edenlerin saysının ne kadar çoğunlukta olduğuna dair bir işaret, bir gönderme mahiyeti de taşıyor. Ancak yine de can çıkmadıkça umut da çıkmaz, çıkmamalı da. Bu yazımızda iflas etmiş bireylerin yeniden hayata tutunmasını sağlayacak, onları adeta bir Anka kuşu gibi küllerinden yeniden doğuracak iki iş fikrini sunacağız. Bununla birlikte iflas etmek hakkında da merak edilenleri cevaplayacağız.

Popüler İnsanların İflas Hikayeleri Var Mıdır? 

Günümüzde en saygın iş adamlarının, en zengin girişimcilerin bile iflas hikayeleri ve anıları var. Hamdım – Piştim – Oldum üçlemesinde pişmenin büyük kısmını bu tür iflas hikayeleri oluşturur. Denemeden, mücadele etmeden, birçok yumruk yense de nakavt olmaya karşı direnmeden bir yerlere gelmek mümkün değil, hiçbir zaman da olmadı. Bazıları içinden der ki ‘denemezsem, kaybetmem, kaybetmezsem de başarısız olmam.’ Ama bunu diyenler asıl başarısızlığın ve yenilginin bizzat denememek olduğunu gözden kaçırırlar.

Sanıldığının aksine iflas etmek, çoğu zaman bir başarısızlık, beceriksizlik değildir. Çoğu zaman bir zamanlama hatası, şanssızlık ve tecrübesizlik bileşenlerinin tek tek ya da bir arada insanın üzerine çullanmasıdır. Bunu ‘edebiyat yapmak‘ olarak tanımlamayın ama asıl iflas, insanın öz güven kaybına uğraması, daha doğru bir ifadeyle kendine olan inancını yitirmesidir. Yoksa dükkanlar açılır kapanır, mağazalar bir dolar boşalır. Bunlar fani dünyanın bir soğuk bir sıcak, bir siyah bir beyaz yüzünü gösterme biçimlerinden sadece biridir.

Günümüzde hem Türkiye’de hem de dünyada onlarca başarılı iş adamı, eski girişimlerini ve iflas hikayelerini bazen gülerek bazen utana sıkıla anlatırlar. Bazıları bu iflas anılarına yazdığı – yazdırdığı kitaplarda da yer verir. Nasıl ki mağlubiyet olmadan zafer elde edilmezse, bazen iflas acısını tatmadan da kariyer oluşturulamaz. Bu doğanın kanunu, eşyanın tabiatı ve piyasanın temel şartıdır bir yerde.

İflas Edenler Tekrar Toparlayabiliyor Mu?

İflas edenler er ya da geç toparlar. Sonbaharda nasıl ağaçlar yapraklarını dökmeye başlar ve kış geldiğinde tamamen çıplak kalırsa, ilkbaharda yaprak, yazda çiçek açmaya devam eder. Toparlamanın sürecini belirleyen iki ana faktör vardır ve her iki faktör de eşit derecede önemlidir. Bunlardan ilkini maddi boyut oluşturuyor. Çok büyük borç yükünün altına giren kişilerin toparlaması biraz daha uzun sürebilir. Bu noktada tek bir noktaya kilitlenmeli ve tek hedef olarak borçların – bir an önce – kapatılması esas alınmalıdır. Borcu borçla kapatmak daha fazla borçlanma riskini doğuracağı için daha akılcı ve rasyonel çözümler bulmaya gayret edilmelidir. Eğer iflas ettikten sonra minimum oranda borçlandıysanız maddi toparlanma sadece birkaç ay içerisinde gerçekleşecektir.

Toparlanmanın ikinci safhası ise en az maddi boyut kadar önemli olup çoğu zaman bu boyuttan çok daha zorlu süreçlere gebedir. Manevi toparlanma. Sistemin ağır aksak işlemesi ya da tümden bozuk olması, iflasların ana nedenidir. Ancak gelin görün ki çoğu insan iflas ettikten sonra kendini suçlamaya başlar.

-Keşke şu ürünleri değil bu ürünleri tercih etseydim. – Keşke orada değil başka bir yerde dükkan açsaydım. – Keşke başka bir sektörde şansımı deneseydim.

Bu keşkelerin sonu gelmez sevgili Parlak Fikirler okurları. Çoğu zamanda piyasanın hatalarını üstlenmekten vazgeçin. Dünyada bu zamana kadar milyonlarca insan iflas etti, edecek de. Bunlar insani değil sistem odaklı sorunlara işaret eder. Mahalle baskısından da kendinizi sıyırmaya bakın. Elalemin ağzı torba değil ki büzesin – deyiminde olduğu gibi millet kendi başarısızlıklarını örtmek için başkalarının sözde başarısızlıklarını ağızlarına dolamaya bayılır. Manevi toparlanma gerçekleştikten sonra maddi her şey zamanla hallolur. Aslolan insanın maddi durumunu düzeltmesinden önce ruhunu onarması ve iç dünyasında yeni iş fikirlerine açık olmasıdır.

Batık İnsanlar İçin Hangi İş Fikirleri Daha Uygun?

1- İnternet Emlakçılığı:

Maalesef bir zamanların en sağlam işlerinden biri olan emlakçılık son üç – dört yıldır yalpalamaya başladı. Tam dengesini yeniden buldu dendiğinde birbiri ardınca gelen krizler bu sektörün eskisi kadar albenili olmamasına neden oldu. Söz konusu krizler arasında ekonomik krizleri sıralayabileceğimiz gibi, alım gücünün düşmesi, konut fiyatlarının uçması ve insanların geleceğe duyduğu genel güvensizlikle birlikte ev satın almaktan ziyade kiralama yoluna gitmesini sayabiliriz. Buna bir de dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizi eklenince emlak sektörü yalpalamaya -en azından bir süre daha- devam edecekmiş gibi görünüyor.

Bununla birlikte bir umut – genelde son umut- emlakçılık sektörüne atılan kişilerin iflasının en büyük nedenlerinden biri fahiş fiyatlarda dükkan kirası ödemek zorunda kalmaları. Buna bir de sürekli olarak müşterileri bir uçtan diğer uca götürmek ve benzin fiyatları da eklenince, işin götürüsü getirisinden kat be kat fazla oluyor. Ancak artık internet emlakçılığı yapmak ve dükkan kirasından kurtulmak tamamen mümkün. Belli başlı sitelere numaranızı vererek sadece internet ve telefon üzerinden hizmet verebilirsiniz. Daha sonrasında evi göstermek ve pazarlık aşamalarını yüz yüze halletmeniz şartıyla tabi. Ya daha güzeli bir internet sitesi açarak ilanları o site üzerinden yayımlayabilir ve işinizi çok daha düzgün – hızlı bir şekilde sürdürebilirsiniz.

2- Seyyar Pilavcılık: 

Tavuk döner öğrenciler için neyse pilav da normal – sıradan vatandaş için o demek.Lezzeti her zaman için çok sevilen, mutfaklarımızda da önemli bir yer tutan pilav, bu topraklarda yüzyıllar boyunca damak zevkimize hitap etmeye devam ediyor. Sizi iflasın şokundan- mahcubiyetinden ve zararlarından kısa sürede kurtaracak olan seyyar pilavcılık işini değerlendirebilir ve bu işten gerçekten sağlam paralar kazanabilirsiniz.

Ketçaplı pilav dışında, artık tam anlamıyla bir klasik kabul edilen tavuklu pilav satarak hem borçlarınızı ödeyebilir hem de ailenizin geçimini sağlayabilirsiniz. Aynı şekilde kavurmalı pilavlar da günümüzde en sık tüketilen yemeklerden biri. Onu da menüye ekleyerek sokaktan geçen insanlara, öğrencilere, sıradan vatandaşlara uygun fiyatlarla satış gerçekleştirebilirsiniz. Hijyen ve sağlık kurallarına dikkat ettiğiniz ve elinizin lezzetini pilavlara aktardığınız takdirde sizi kendinize getirecek olan pilav işi hakkında daha fazla bilgi sahibi olmanız için yazımızın sonuna başka bir yazı daha bırakıyoruz. Zira seyyar pilavcılık işinden gani gani kazandıktan sonra bir dükkan açmamanız için hiçbir neden yok.  Görüşmek üzere! Şu yazımız da ilginizi çekebilir:Pilavcı dükkanı açmak

Yorum yapın