İftira ve Linçsavar İtibar / İmaj Yönetim Şirketi Kurmak

İnternet çıktı, zaten bozulmaya yüz tutmuş olan mertlik iyiden iyiye çürümeye başladı. Linç, sadece bizde dünya çapında kitlelerin bir tür sapkın eğlence anlayışı olmaya devam ediyor. Bunda yüzde doksan gibi çok büyük oranda internetin yanlış ellerce kullanılmasının payı büyük. Artık herkes oturduğu yerden yargı dağıtıyor, kendisini günahsızların şahı ilan ederken, hedefteki kişi ya da kurumları şeytanın yareni olarak gösteriyor.

Çoğu linç mevzusunda kitlelerin bilgiden, sezgiden ve en önemlisi ahlaki ilkelerden uzak oluşu gözlemlenmektedir. İşin arka planında başkasının üstünden prim yapmak, ego gösterilerine katılmak ve ahlak nutukları çekmek var. Yazımızın hemen başında hiç dolandırmadan net bir şekilde söyleyelim birini, birilerini linç etmek bir insanlık suçudur. Biz bugün nasıl ki cinayeti, tecavüzü, gasp suçlarını hiçbir şekilde olumlayacak, bu tür adi suçlara arka çıkacak ifadeler kullanmıyorsak aynı olgunluğu ‘linç‘ için de göstermeliyiz. Fakat ne hikmetse birilerinin linç olması üzerinden dahi spekülasyonlar ve mizahlar yapılıyor.

Bir de dünya diline ve literatürüne girmiş şöyle manasız ve saçma sapan bir ifade var: ‘Linç Kültürü‘ Milyonlarca insan zahmet edip lincin sözlük anlamını açıp okumuyor bile. Hoş okumaya da gerek yok. Hemen hemen her gün internet sitelerinde ve sosyal medya hesaplarında bu ”kültürün” yeni hedeflerini görmek mümkün. Kısaca linç, birini yargısız ve toplu bir şekilde cezalandırma girişimidir. Önceleri sokaklarda sopalarla gerçekleştirilmeye çalışılan ve genellikle ”girişim” olarak kalan bu suç, günümüzde klavye ve internet aracılığıyla yapılıyor.

Linç kültürü diye bir şey yoktur. Suçu vardır ve maalesef anayasalardaki boşluklar yüzünden birilerinin hayatı, geleceği kararırken, binlerce kişi de tek gecelik eğlence için adeta modern kurbanlar sunmaktadır. Kime? Elbette Eğlence Tanrısına. Dostoyevski ‘can sıkıntısı, insanı bir hayvana bile dönüştürebilir” demiştir. Günümüzde insanlar can sıkıntısını başkalarının canını sıkarak dahası yakarak üstlerine atmaya çalışıyor. Bunun için en verimli ve pratik kaynak olarak interneti kullanıyor. Biz bugün bir cinayet ya da tecavüz kültüründen bahsetmiyorsak linç gibi insanların hayatıyla, ekmeğiyle, namusuyla ve gençliğiyle oynayan son derece tehlikeli suçu bu isimlerle meşrulaştırmamalıyız. Aksi takdirde biz de isteyerek ya da istemeden bu suçun bir parçası oluruz.

Lincin Sosyal Medyada Yansımaları 

1- Twitter: Özellikle eğitimli ama cahil insanların Twitter’da looser ve poser hesaplar açması sonucu Twitter bir ‘linç cennetine’ dönmüştür. Ancak etkileri ve sonuçları göz önünde bulundurulduğunda buna ‘linç cehennem’ demek çok daha mantıklı ve makul olacaktır. Twitter’da hemen hemen her gün ünlü, yarı ünlü, müzisyen, yazar vb. en az bir kişi lince maruz kalıyor. Twitter’ın kullanım şekli de linçlerin yayılmasında son derece etkili. Ard arda 30 – 40 kullanıcı bir isim yazarak tweet attığı takdirde o isim ”popüler” kısmına geliyor. Sonra ”aa ne olmuş” diyen kullanıcılar bu ismin üstüne tıklayarak hem mevzudan haberdar oluyor hem de lince ‘güle oynaya’ katılıyorlar.

2- Facebook: Facebook eski popülerliğini kaybetmiş olsa bile hala milyonlarca kişi tarafından günlük olarak kullanılıyor. Bu sitede hem yazılı hem de görsel paylaşımlar yapmak mümkündür. Son yıllarda Facebook bir sosyal medyadan çok bir haber sitesine dönüşmüştür. O gün kitlelerce ve ülke çapında konuşuluyorsa ana sayfanın en az yüzde yetmişi bu konular hakkında paylaşımlar yapıyor. Eğer o gün biri linç ediliyorsa şaşmaz bir şekilde bu gündem de Facebook’a taşınıyor. Sırf daha fazla ‘like’ almak için ahkam kesen kitleler, tanımadıkları etmedikleri insanları ipe götürüp yargıçlık oynuyorlar.

3- Instagram: Instagram özellikle ciddi ve ağırbaşlı tayfalar tarafından sıklıkla eleştiri yağmuruna tutuluyor. Bu platformdaki dünyaların tamamen yanılsama ve göz boyamadan ibaret olduğunu söyleyenler de var. Buna katılırsınız katılmazsanız. Ancak bir gerçek var ki söz konusu linç olduğunda bu site, diğer sosyal medya çeşitlerine sütten çıkmış ak kaşık. Herkes tamamen eğlence, tanıtım, reklam gibi belli başlı şeyler için bu sitede. Bu nedenle hem Türkiye’de hem de dünyada Instagram en az kitlesel lince ev sahipliği yapan site olmuştur.

Sosyal Medya İftiracılarına Karşı Çözümler Sunmak Neden Şart? 

İnternetin her yaştan, her coğrafya ve her kültürden kişilerce yaygın olarak kullanılmasıyla birlikte, sosyal medya atanın attığını vurduğu dev bir av alanına döndü. Üstelik yılın 12 ayı, gece gündüz demeden av sezonu açık. Bütün canlılar hızla kirleniyordu, birinciliği insana verdiler desek ve bunun kanıtı olarak internette gerçekleştirilen paylaşımlardan birkaç örnek versek herhalde yeterli olacaktır.

Sosyal medya iftiracıları Allah’tan korkmaz kuldan utanmaz deyimini tam olarak karşıladıkları için sırf kişisel çıkarları ya da problemleri doğrultusunda ‘adam asmaca‘ oynarlar. Temel amaç bellidir. Kendisini ön plana çıkararak yargıç, savcı, ahlak adamı, kanaat önderi taklidi yaparak birilerinin üstünden prim ve takipçi kasmak. Hemen hemen her sosyal medya linci ‘bakın gördünüz mü‘ şeklinde başlar. Bunu yapan hesap güya ‘haber ve işaret eden, uyaran alim‘ rolündedir. Kişisel garezler, can sıkıntısı ve rekabet gibi durumlar da linç hareketerini tetikleyen diğer unsurlardır. Eğer bunlarla mücadele edilmezse ipin ucu bir yerde kaçar ve konu saçma sapan yerlere gider. Bu ise lince maruz kalan kişilerin işlerinden olmalarına, ailelerini kaybetmelerine ve psikolojilerinin bozulmalarına neden olur.

İftira ve Hakikati Çarpıtma Günümüzde Neden Olağan Hale Geldi? 

2020 yılı itibariyle bozulan sadece doğa, gıda ürünleri ve havalar değil. Aynı zamanda insan kalitesi periyodik olarak düşmeye devam ediyor. Eğitimin cahilliği, paranın züppeliği, kazancın açgözlülüğü tetiklediği bir garip dünyada artık herhangi bir değere ya da ilkeye bağlı kalma zorunluluğu yok. Herkes günü akşam etmeye, akşamı da mümkün olduğunca eğlenceli noktalamaya çalışıyor. Böyle insanlar için ”dürüstlük‘ kuru bir kelimeden, ‘hakikat‘ ise beylik bir sözden ibarettir. Kendi vicdanına karşı dahi herhangi bir sorumluluk hissetmeyen milyonlar birilerinin hayatını karartmak pahasına karalama kampanyaları düzenliyor. Bunda internet ortamının da akışkan ve taşıyıcı olmasının payı çok büyük.

Çamut at izi kalsın‘ sözü önceden bir mahalleyi veyahut bir muhiti kapsardı. Ancak günümüzde çamurlar gerçek mekanlara değil, internet ve sözlük sayfalarına, sosyal medya hesaplarına ve buna benzer online platformlara atılıyor. Söz uçuyor ama yazı ve görseller kalıyor. Bu da bu tür kirli işlerin çok kolay bir şekilde emellerine ulaşmalarını sağlıyor. Günümüzde suç oranları da giderek artıyor örneğin. Bu gidişe dur demek ilmi ön plana çıkarmalı ve ”insan” yetiştirmeliyiz.

Linçsever Vasıfsız Kitleye Karşı Mücadelenin Kuralları 

Bu kitle herhangi bir kurala ve ilkeye bağlı olmadığı gibi insanlık değerlerini hiçe sayar. Bu nedenle bu kişilerle mücadele etmek için mümkün olduğunca hukuki yolları tercih etmelisiniz. Örneğin sizi ya da yakın çevrenizden linç etmeye başlayan bir kişiyi buldunuz. Hemen ona mesaj attınız. Laf dalaşı, küfür kıyamet derken hiçbir sonuca varmadan daha fazla siniriniz bozmuş olursunuz. Aynı zamanda sizden gelen mesajları da teşhir ederek yeni bir linç yaratması oluşturmaya çalışabilirler. Zira vampirler nasıl kanla besleniyorsa bu vasıfsız kitle de birilerinin canlı canlı yok edilişini izlemekten besleniyor.

Aynı zamanda imaj ve itibar çalışmaları yürüten şirketinizde hangi adımları izleyebileceğinizin yol haritasını otomatikleştirmelisiniz. Yani bu iftiracı leş ve vasıfsız kitleye karşı sitematik ve yasal olarak ne yapılması gerekiyorsa hepsinin yapılması için şirketinizi dizayn etmelisiniz! Eğer açık bir şekilde küfür, hakaret, tehdit ve özel hayatın gizliliği gibi unsurlar var söz konusu ise karakola giderek suç duyurusunda da bulunabilirsiniz.

Yorum yapın