İnsanları Ekrana Kilitleyen Bir Sohbet Uygulaması Tasarlamak – Röportaj

Sohbet, bizim coğrafyamızda ve tarihimizde önemli bir kavramdır. Sosyal olduğu kadar kültürel bir kavramdır. Keşke bu tür uygulamalara sohbet değil de muhabbet uygulamaları deseydik. Belki o zaman hem bu tür uygulamalar hem de bu uygulamaları kullanan kişilerin kalitesi daha yüksek olurdu. Şu an piyasada birçok sohbet uygulaması olsa da, hiçbiri beklenen, talep edilen düzeyde değil. Ya içerik olarak çok zayıflar (blog yazıları bomboş, çalan müzikler saçma sapan, sohbet odalarına girip çıkan kişiler kımıl zararlısı) ya da para tuzağı olarak tanımlayabileceğimiz düzeyde yerler.

Öncelikle sohbet uygulamaları ile ilgili geçtiğimiz hafta kaleme aldığımız yazıyı şuraya bırakalım, daha sonra sizinler sohbet etmeye devam edelim sevgili okurlar.

Sohbet Uygulamasında Sohbet Ederek Para Kazanma

Röportaj

Bugün, genç yaşında başardıklarıyla diğer girişimcilere örnek olacak bir yazılımcı ile röportaj gerçekleştirdik. Çok yakın bir zamanda tüm akıllı telefonlara indirilebilecek bir sohbet programı geliştiren genç arkadaşımız U. S. henüz 21 yaşında. Biz sorduk, o cevapladı, sohbet programları hakkında hoş bir sohbet oldu.

– Bize geliştirdiğiniz sohbet programının adından, diğer sohbet programlarından farklı olan özelliklerinden ve bu kadar sansasyonel olmasının nedenlerinden bahseder misiniz?

– Sansasonelden ziyade popüler demeyi tercih ederim. Çünkü ülkemizde eksikliği hissedilen sanal mecraların başında sohbet programları geliyor. Çoğu çok kötü alt yapılarla, grafiklerle, kısıtlı imkanlarla açılıyor. Bunun için de istedikleri ücretlerle verdikleri hizmet birbirini tamamlamıyor. Öncelikle sohbet programımın adı Sor Sohbet. Burada kadınların ve erkeklerin birbirleriyle sohbet etmeleri kendilerine sorulan sorulara aynı cevabı vermelerine bağlı. Programın ana sayfasında binlerce sorudan oluşan bir soru havuzu var Üyeler her gün bu havuzdan 5 soruya cevap vermeli. Bazı sorular 4 bazıları 5 seçenekli. Sistem her günün sonunda sorulara aynı cevabı vermiş olan üyeleri birbirini gösteriyor. Ondan sonra konuşmaları için her gün kendilerine sorulan 3 sorudan üçünü ya da ikisini bilmeliler. Üyeler sorular sayesinde hem birbirlerini tanıyorlar hem de birbirleriyle konuşabilmek için diğerinin ne düşündüğünü tahmin etmeye çalışıyor.

– Şimdi biraz karışık gibi görünse de çok yaratıcı olduğunu söyleyebilirim. Şimdiden yolu açık olsun. Peki bu sohbet programı bilgisayarlara da indirilebilecek mi?

– Evet. Bu programı sadece cep telefonlarına sıkıştırmak içime sinmedi. Bu nedenle programı hem bilgisayar hem de mobil kullanımlarla entegre bir şekilde yaptık.

– Yaptık dediniz. Sor Sohbet’in oluşumunda başka kimler emeği var?

– Grafiker bir arkadaşım Y. S ve benim gibi yazılımcı olan F. K’nin destekleri ve yardımları olmasaydı bu projeyi uzun bir süre bitiremezdim.

– Her zaman güzel ve faydalı şeylerin arkasında bir ekip çalışması vardır. Peki şimdiki sorum, röportajımızı okuyan çoğu Parlak Fikirler okurunun da aklından geçen bir soru: Sor Sohbet paralı mı olacak yoksa ücretsiz mi?

– Ücretsiz olacak. Eğer işler umduğumuz gibi giderse daha sonra bunu bir sosyal medya mecrasına dönüştürmek gibi bir planımız da var. Çünkü sosyal medya mecralarının da artık eskisi gibi keyif vermediğini ve insanlar farklı platformların özlemini çektiğini söyleyebilirim, gözlemlerime dayanarak. Bu da bir elin parmağını geçmeyen sosyal- medya uygulamalarının alternatifi olmalı demek.

– Sosyal medya oranı epey düştü. Daha doğrusu tek bir yerde toplandı: Instagram. Bunun dışında diğer uygulamalarda hem kullanıcı sayısı hem de paylaşım bir hayli azaldı. Pandemi sürecinde insanların daha fazla kullanması gerekirken neden bu mecralardan uzaklaştı sizce?

– Çünkü üzerinden çok fazla geçti. Artık sıkılındı. Her mecra bir popüler olanlar bir de kıyıda köşede kalanlar var. Bu da insanların oralarda kendilerini görünmez hissetmelerine neden oldu. Bir televizyon kanalında hep aynı program yayınlanır mı? Hayır. İnternet gibi sonsuz bir imkanlar denizinde de sonsuza kadar birkaç uygulamayla yetinmemiz beklenemez. Bu nedenle çok daha yeni, güncel ve yaratıcı platformlara ihtiyacımız var.

– Bazı sohbet programlarının üyelerinden çok yüksek fiyatlar talep etmesini nasıl değerlendiriyorsunuz?  Bazıları ise tuzak reklamlarla dolu. Bu reklamların bazıları virüslü. Telefon ve bilgisayarlarda büyük sorunlara yol açıyor. Sizce sanal ortamların da merdiven altı ve elit olanları var mı?

– Kendi üyelerine tuzak kuran bir siteden daha merdiven altı bir işletme olabilir mi sizce? Dolayısıyla sohbet programlarına olan güven de azaldı böyle. Kademe kademe. Bazı üyelerin kredi kartından fazla para bile çekiliyor. Bu nedenle bu tür korsan yazılımlara rağbet edilmemeli.

Sohbet Değil Muhabbet Uygulaması Açmak 

Aşık Veysel’in ”cahille sohbeti kestim” dediği yerden başlayan yeni sohbet algısı – yanındaki arkadaşınla iletişimi kesip ufukta bile görünmeyen kişilerle muhabbete dalma aşkına dönüşünce, belki de sohbet değil muhabbet uygulaması açmak çok daha yerinde bir karar olacaktır. Kaldı ki bu uygulamalarda da – tıpkı sosyal medyada olduğu gibi – doğru düzgün kimse ile konuşulamıyor. Paylaşımlar kendini göstermek içinse, sohbet konuları da ne kadar bilge (!) olduğunu göstermek isteyenler nasiplendiği kaynaklara dönüşüyor.

İnsanların yeni bir sosyal medya adresin ve sohbet uygulamalarına ihtiyacı var. Lafta değil icraatta. Bunu başaran kişiler hem insanlığa dev bir hizmet sunmuş olacak hem de cukkalarını dolduracak. Bizden söylemesi.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Dizi Sitesi Açmak Neden Artık Akıl Karı Değil?

Veri Madenciliğinin En Dip Noktası Olan Sohbet Uygulamaları 

Verileri sayısal alandan sözel alana taşıyan veri madenciliği, en dip noktasını elbette ki sohbet uygulamalarında yaşıyor. Örneğin bu alanlarda en çok kullanılan ya da aratılan kelimelerin neler olduğunun tespit (yoksa sohbet uygulamalarının birçoğunu hastalık kabul edip buna tespit yerine teşhis mi demeliyiz?) edilip bunlardan tüme varma yöntemiyle sonuçlar çıkarılması, ”dibin dibi’‘ diyebileceğimiz çıkarımlar elde etmemize neden olabilir. Bu uygulamalardan elde edilen veriler hem sosyo kültürel düzeyi hem de insanların ne kadar bedbaht olduğunu kanıtlar nitelikte olacaktır. Belki o zaman buna ”geri madenciliği deriz.

Neden Her Geçen Gün Yayılıyor? 

Sohbet uygulamaları ve bu uygulamaları kullananların sayısı her geçen gün artıyor. Eşine iki çift sözü çok gören evli barklı insanlar, bu uygulamalarda, muhtemelen yüzünü bile görmedikleri insanlara methiyeler düzüyor. Galiba artık sanallık gerçekliğin yerini aldı. Simülasyon denen yeni bir galaktik ortamda, herkes görmediğini, erişemediğini, gördüğüne ve yanındakine tercih ediyor.

Bu Çılgınlık Son Bulur Mu?

Bu çılgınlık son bulabilir elbette. Nitelikli sohbet uygulamaları geliştirilip piyasaya sürülürse. Günümüzdeki sohbet uygulamalarını – en azından bir çoğunu – amatör atari oyunları olarak tanımlayabiliriz. Teknoloji ile birlikte insan beyni ve kültürel yapısı da değişirse, tıpkı sohbet konuları gibi uygulamaları da gelişip ”insani” bir boyuta taşınabilir.

İnsan Evrimi ile Teknoloji Evrimi Paralel Gelişemedi Mi? 

Aslında insan evrimi ile teknoloji evrimi tam olarak paralel gelişti. Hem zihinsel hem de fiziksel olarak. Tabi evrim teorisini başlı başlına doğru kabul edersek. Düşünmek bize medeniyetler kurdurttu. O medeniyetlerin içerisinde nükleer silahlar ve atom bombaları da var ama. Teknoloji evrimi, kültür devrimini başlattı. Ama aynı zamanda anlamsızlığın ve yarınsızlığın bir uzantısı olan postmodernizm belasını başımıza açtı. Sanayi devrimi nasıl işsizliği derin boyutlara taşıyıp fakirliği sefalete dönüştürdüyse, kültür devrimi de cehaleti başımıza çorap gibi ördü. Teknoloji çorapların örülme hızını arttırdı sadece.

Hulasa teknoloji harika bir şey olabilirdi. İnsanlar tarafından kullanılmasaydı…

İnsanoğlu Neden Giderek Yalnız, İçe Dönük, Asosyal ve Bitkin Hale Geliyor? 

Yalnızlığın üç ayrı tanımı var diyebiliriz. Biri arabesk, biri popüler / popülist ve biri de entelektüel açıdan tanımlar bunlar. Arabesk yalnızlık, maruz kalınan bir yalnızlık türü olup toplum ya da çete gibi hareket eden topluluklar tarafından dışlanan kişileri tanımlamak için kullanılır. Bu olgunun popüler manada karşılığı ise sahte yalnızlıktır. ”Kimse beni anlamıyor, Tanrım çok yalnızım çünkü ben bir dahiyim” imajını yansıtan, kurulmuş, oynanan, looser ve poser kişilerin karşılığıdır. Geniş hayran kitlelerine yalnızlık edebiyatı pompaladıkları için içinden çıkılamaz bir paradoks içerisindedirler aynı zamanda. Son olarak entelektüel açıdan yalnızlık ise, bir başınalık değil tek’illiktir. Toplum tarafından dışlanan değil bizzat toplumu dışlaan azınlığı ifade için kullanılan bir tanımdır.

Toplumlar, yalnızlık konusunda bile ayrışırken, birlik beraberlik bütünlük, birer kelime ve iddiadan öteye gidemiyor haliyle. Hissedilen, içine düşülen ve seçilen yalnızlıklar içinde herkes bir şekilde içine dönüyor ya da düşüyor. Tam bu noktada Fransız Yeni Dalga’nın efsanevi yönetmeni Jean Luc Godard’dan bir alıntı yapalım:

Artık iletişim yok fakat iletişim araçları var!

Doğru söze ne hacet?

Fakat bu yeni bir hadise değil. Modern çağdan postmodern çağa sıçrayış evresinde yalnız, içe dönük, asosyal ve hayattan bezmiş insanların varlığı daha ”koyu” hale geldi. Yoksa hep vardılar ama birbirlerinden haberleri yoktu. Yani birbirimizle ”ne kadar yalnız olduğumuzu / hissettiğimizi” göstermek için iletişim kuruyor olabiliriz. Uzayda hayat var mı diye yaptığımız araştırmalar da bilimsel bir meraktan ziyade yalnızlığımızı dindirmek için öne sürdüğümüz yeni arayışlardan biri olabilir.

Postmodern çağın bize attığı en büyük çalımlardan biri, dünü silinen insanlığın yarınını da ortadan kaldırmak oldu. Her şey artık koca bir bugünün, hatta şimdinin içinde cereyan ediyor. Carpe Diem retoriği geri tepti ve sohbet uygulamaları sessizliğin can yaktığı bir dönemde popüler olmaya başladı. Hiç tanımadığımız, tanışamayacağımız ve aslında tanışmak da istemediğimiz insanlarla ”sohbet” etmiyoruz aslında. Geyik yapıyoruz, gırgır şamata yapıyoruz ama sohbet etmiyoruz. Tıpkı birlikte zaman geçirmek yerine vakit öldürdüğümüz gibi.

Belki sizin geliştireceğiniz sohbet uygulaması, öncelikli olarak sohbet tanımını sözlük anlamına geri döndürür. İnsanlar salt cinsel isteklerini ya da egolarını tatmin etmek için laf atmaz birbirine. O zaman ”söz”, düştüğülaf” kalabalığından yine ”kelam” yüceliğine çıkabilir. Ve yine o zaman insanlar yanındaki insanları dinlemek istemediği için, telefondaki kişilerle konuşmak için ekrana kilitlenir. Siz para kazanırken, onlar da arkadaş, sırdaş, dost kazanır. Olur mu olur. Olmazsa da kuru kalabalığın laf kalabalığı kaldığı yerden devam eder. Gürültü, tıpkı kıyamet gibi kopan bir şey olur.

Şimdiden herkese iyi sohbetler. ”Goygoy” anlamında değil. Kelimenin ilk anlamıyla.

 

Yorum yapın