İnternetin Yükselişi Neden Birçok Köklü Kuralın Değişimi Oldu

İnternet kelimesine ne kadar aşina olduğumuzu sansak ta aslında yanılıyoruz. Kelimenin özüne indiğimizde çok geniş bir bilgi havuzuna erişebiliyoruz. İnternetin tarihsel gelişimi ve ilk denemeleri gerçekten okunmaya değer ve etkileyici olaylardan oluşuyor. Kısaca bahsetmek gerekirse 1950’lerde bilgisayarın gelişimi ile ilk internet ağı çalışmalarının da temelleri atılmaya başlanmıştır. Ne o zaman ki bilgisayar şimdilerin masaüstüydü, nede internet saliselerle açılan Google sayfalarıydı.

Çalışmalar hız kesmedi ve internette bilgisayarda her geçen gün adeta zamanla yarışırcasına gelişti. Bu gelişim iyi niyetli insanların elinde faydaya dönüşürken, kötü niyetli insanların eline geçtiğinde ise felakete dönüştü. Bizim irdelemek istediğimiz konu ise internetin gelişiminin ve yükselişinin değiştirdiği köklü kurallar. Tabi ki bu kuralları iş dünyası için inceleyeceğiz.

İnternetin yükselişi demek bana göre varlığını tamamlayıp, stabil bir dönemi atlattıktan sonra yıldızının parlaması demek. İnternetin yaygınlaştığı ilk dönemlerde sadece bilgi edinme aracı olarak kullanıldığı, günümüz internetiyle karşılaştırıldığında apaçık ortada. İnternetin yükselişi bence ticaret açısından kuralları yerinden oynattı. Mesela e-ticaret olayı.

Artık Her Kadının İnternette Butiği Var!

Sizde benim gibi bu görüşe katılıyorsunuz dimi! Eskiden böyle miydi? Dükkân dükkân gezilip yapılan alışverişler artık kalktı. Ne dükkân tutma, ne reklam yapma, ne vergi verme ne de başka bir dert! Artık internet meraklıları kendilerine bir sayfa açıp istedikleri her şeyi o sayfa üzerinden pazarlayıp satabiliyor. Bence bu haksız rekabet. Ki bu örnek en hafifi. Yani internet insanları tembelleştirmek, sanal dünyaya hapsetmek dışında, hızlandırdı, az giderle çok gelir kazandırmaya başladı. Gerçekten doğru kullanmak çok önemli!

İnternetin Yükselişi Eski Şirketleri Yıkıyor, Peki Neden?

Bilgisayarın gelişimi, internetin çalışmalarının başlanması 1950’li yıllarda olsa dahi, şirketlerin, insanların bu bilgiyle, sıklıkla ve eğitimle kullanmaya başlamaları 2000’li yılları buldu. Öncesi çok nadirdi. Ve bu Türkiye’ye 2000’li yıllarda yayılmaya başlayan interneti ve bilgisayarı kullanacak eski şirketler ve yeni şirketler aynı şansa sahip olamadı maalesef.

Eski şirketler kendi geleneksel usulleriyle şirketlerini yönetmeye devam ettiler, yeniliklere açık vizyonları olsa dahi bu yenidünyaya ayak uyduracak bilgileri ve belki de vasıflı elemanları yoktu. Kayıtlarını belki hala manuel tutmaya devam ettiler. Belki hala ihtiyaçları olan bilgiyi ansiklopedide aradılar. Bu piyasada internet kullanımında iyi olan şirketlerle aralarındaki rekabet payını azalttı ve saf dışı kaldılar.

Diğer tarafta internet kullanımına geçen şirketler, bilgiye daha rahat, hızlı ve evrensel yorumlarla sahip oldular. Kayıtları artık daha güvenilir bir ortamda ve daha kolay bulunabilir hale geldi. Yurt dışı bağlantıları internetin hayatımıza girmesiyle daha hızlı ve daha resmi bir hal aldı. Türkiye gelişiyordu ve bu gelişime katılan şirketler eski şirketleri yendiler. Eski olan ve bünyesinde internetin önemini bilen ve bu teknolojiyi kullanabilen şirketler ise yenilendiler ve yerlerini korudular.

Şu İş İlgini Çekebilir:  İnternetten Şifalı Bitki Satmak-Karlı mı?

Önlenemez Değişime Nasıl Ayak Uydurulabilir?

Önlenemez değişime ayak uydurulabilir mi, evet uydurulabilir. Bunun için neler yapmalıyız? Bence internetin hızına yetişmek isteyen şirketler titiz davranmalılar. İnternet gerçekten bütün insanları içine almış olsa dahi bu insanların içinden gerçekten bilgiyi kullanan, gerçekten teknoloji aşığı, araştırmacı ve bulduğu bilgiyi uygulayabilen nadir insanlar var. Yoksa internette herkesin bildiği şeker oyunlarını oynamak her baba yiğidin harcı. Siz şirketiniz için o nadir insanları bulmalısınız. İnternetin kapsadığı bilgi, alan, kullanıcı sayısı sürekli büyüyor, çığ gibi büyüyor. Bu sebeple piyasanızda kalitenize, adınıza ve yıllarca çalışıp didindiğiniz yerinize güvenebilirsiniz ama güvenmeyin. İnternet çağında olduğumuz bu yıllarda hala bir şirkete internet girmediyse ve ya internet ağını iyi yönetebilen bir kadro yoksa batmıştır demektir. Üzgünüz…

Bu Değişimin Sosyolojik ve Psikolojik Etkileri

İnternetin değiştirdiği hayatımızda sosyal yönden toplumumuz büyük bir değişim etrafında döndü. İş dünyasından toplumumuzun geneline doğru anlatmak gerekirse, hep söylediğimiz gibi bilgi ve iletişim kolaylığı göz ardı edilemez ama bunun dışında, farklı toplumlardan insanlarla tanışma, aynı iş kimliğine sahip olan milyonlarca insanın aynı platformda buluşmasını sağlayan uygulamalar, ülkeler arası yazışmaları ve ticareti tek tıkla sağlayan mailler, daha neler neler. Bunlar iş hayatında kullandığımız, artık normal olan ve artık bir parçamız haline gelen internetin nimetleri.

Sosyal etkilerine iş dünyası dışında değinirsek,

  1. İnternet ağının her alana ulaşması ile işsizlik oranları düştü mü bilmem ama sektörler ve iş arayan vatandaşlar, çeşitli iş bulma uygulamalarıyla doğru işe ve doğru elemana kavuştu diyebiliriz.
  2. Toplumumuzun özellikle bir Almanya’da ki akraba klişesi vardır ya… Uzaklar yakın oldu internetle. Görüntülü aramalar ve sesli aramalar ile herkes birbirine kavuştu.
  3. Önemli ve birçok kere haberlere konu olan internet getirilerinden biriside evlilik. Yanlış duymadınız arkadaşlık sitelerinde tanışıp evlenen birçok mutlu çiftimiz oldu.
  4. Hastanelerde de önemli gelişmelerin kaynağı yine internet oldu.

Psikolojik etkilerine de kısaca değinecek olursak imkânsız. Nereden kırparsam kırpayım psikolojik etkileri anlatmakla bitmez. İnternetin bu noktada yine iyi ve kötü kullanımı arasında ikiye ayrılıyoruz. İyi kullanırsanız psikolojinizi elbette olumlu etkiliyor, arkadaşlarınızla haberleşmenizi ve bağınızı koparmamanız açısından kendinizi yalnız hissetmiyorsunuz, bilgiye ulaşma adına kendinizi güçlü hissediyorsunuz vs. ama bence dikkat edin çünkü psikolojinizi insan olmanızın verdiği değerle yerle bir edebiliyor. Stoklamak kelimesi beynimin bir tarafını ele geçirdi. Dedikodu ve takip oranını, kıskançlığı, tartışmaları, tacizi arttırdı. Mesela ben eski sevgilimin instagramından, snapinden, facesinden, swarmından, whatsapp penceresinden çıkamıyorum. Fotoğraflarının altındaki beğenilere tek tek bakmakla kalmayıp, güzel olan kızları da tek tek inceliyorum. Sanırım ağır işsizim. Depresyona girdim resmen.

Sanal âleme takıldıkça kimsesizleşmek, yalnızlaşmak, tembelleşmek de cabası.

Umarım başta da bahsettiğimiz gibi internet iyi kullanıcıların elinde gittikçe değerlenir ve gelişir.

Yorum yapın