İyi Yaşamak İçin Emekliliği Beklemek Zorunda Mıyız

Pek çoğumuz iyi yaşamanın hayallerini kurarız. Yaptığımız tek şey de budur zaten. İyi bir yaşamı yaşamak, içine karışmak, onlardan biri olmak yerine onu hayal eder dururuz. Şu yıl bir bitsin, şu sezon bir açılsın, şu ev bir açılsın, şu emeklilik bir başlasın, şu primler, ikramiyeler bir yatırılsın.

live photo

Böyle böyle kendimizi avutarak, oyalayarak, birtakım gelecekleri ve öncülleri erteleyerek iyi yaşamı, sadece bir hayal ürünü olarak ama asla yaşanılacak bir zaman dilimi kabullenmeyerek yaşar gideriz. Bunda hem bizim suçumuz vardır hem de dış etkenlerin olanca gücü.

Kendi suçumuz tam olarak her şeyi ertelememizden doğar. Şimdiki zamanın tadını çıkaramayız. Hippilerin ”carpe diem” anlayışları nasıl ki geleceği yok edip sadece şimdiye odaklanmışsa ve şimdiki zamanın bir tüketicisi olmuş ise, bizde de tam bir şimdiki zaman düşmanlığı ve gelecek zaman hayranlığı vardır. Ama şairin dediği gibi: Ya gelecek, gelmeyecekse? Ki çoğu zaman da gelmez. Biz onu hep öteki kıyıların ufkunda, diğer zamanların bilinmeyen takvimlerinde aramadan bekleriz.

Dış etkenlerin gücü ise hem mali hem psikolojik olarak karşımıza çıkar. Bizi şartlandıran ve bir bekle hele, her şey düzelecek, yoluna girecek diye oyalayan görünmez bir sistem bütünlüğü var. Biz sadece kendi imkanlarımızla değil biraz da onların yaptırımıyla hayatımızın iyi zamanlarını, biraz sonra, biraz daha ileriye erteler dururuz. Bu halimizle ”beş dakika dahadiye uyku için yalvaran okul çocuklarına benzeriz. Oysa tam olarak kaldırılmak istenilen zamanda uyansak ve yataktan fırlasak belki de iyi zamanların tam ortasında umut ederek değil mutlu olarak yaşayacağız.

Bu yazımızda öncelikle emekli olmanın keyifli ve zor yanlarını bir bir ele alacağız. Daha sonra ise iyi yaşam için bize gerekli olan noktaların altını çizeceğiz. Hazır iseniz ilk başlığımızı atalım sevgili parlak fikirler okurları.

Çoğu zaman bekler bekler bekler dururuz. Tüm bunların sonunda elimizde baston, başımızda bir şapka, yanımızda kimsesizlik, gözümüz yollarda gelmeyecek olanları bekleriz. Gelmeyecek bir yoldaş, gelmeyecek bir gönül arkadaşı ve elbette gelmeyecek güzel günler. Kendimize bunu yapmamalıyız belki de. Belki de aslolan hayatı yaşamaktır. Onu beklemek ise, her zaman için yanımızdan kovduğumuz iyi günlerin sonradan gönlünü almaya çalışmaktan ibarettir. O kadar boş, o kadar nafile.

Emekliliğin Zor, Sıkıcı, Kasvetli Yanları 

1- Sıkılmak: Sıkılmak, zaten çağımızın en büyük sorunu. Bir de buna 60 yaş üstünün huysuzluğu ve huzursuzluğu eklenince sıkılmak, daha da büyük bir gövdeye sahip olun insan gövdesini sıkıştırıyor. Günde 7 – 8 saat uyuduktan sona geriye kalan koca zaman diliminde ne yapacağını bilemeyen emekliler, her ne kadar can sıkıntısını gidermek için çeşitli atraksiyonlara girişse de onlardan da tam manasıyla randıman alamıyor. Sonunda sıkılan emekliler kervanına katılıp onlardan biri olup çıkıyorsunuz.

2- Hep Evde Olmak: Bünye alışmış sabah 7de kalkıp 8de iş başı yapmaya. Ama bu olmamaya başlayınca, hep evde olmak hem huzursuzluk, hem de sinir krizlerine gark olmasına neden oluyor. Hep evde olan emekliler, çok geçmeden televizyon programlarına ve dizilerine sarıyor. Ancak bu da bir çözüm değil. En sonunda evdeki hanımla sudan sebeplerle yapılan kavgalar, evden dışarı çıkıp bir iki saat turlayıp geri dönmeler. Hiçbiri kalıcı çözüm olmuyor üstelik.

3- Yapacak İş Bulamamak: Önce evdeki işleri halletmekle başlar. Bir şey mi bozuldu? Getir yapayım. Faturalar mı ödenecek? Ben çarşıya çıkar hallederim. Eve bir şey mi alınacak? Ben giderim markete. Ancak yapacak iş bulamamak ve yoktan iş üretmek de bir yere kadar. Emeklilerin bir de kendilerini çaresiz ve işe yaramaz hissettiği bir dönem var ki! O da en kötülerinden biri.

4- O Yaşta Ek İş Yapmak: Evde kalıp sıkılmak ya da yapacak iş bulamamak kötü olabilir. Ama en kötüsü o yaşta ek iş yapmaya mecbur olmak. 60 yaşından sonra o güçsüz kemikler, o yorgun bünye ile birlikte üç kuruş para için milletin, elalemin ağız kokusunu çekmek insanın canına, kanına dokunuyor.

Evet, emeklilik ikramiyesi. Çoğu zaman iyi yaşamak için toplu parayı bekleriz. Ama bu da nafile bir çabadır. Zira toplu para bir gelsin şöyle yapacağım, böyle yapacağım deriz. Ama paranın kıymeti, ellerimizden akar gider. Aldığımız ikramiyeler de çok çabuk bir şekilde oraya buraya, evlada, borçlara gider. Ve biz yine o yaşımızda parasal açıdan dımdızlak kalırız.

Her neyse enseyi bu kadar karartmayalım. Bakalım emekli olmanın avantajlı ve güzel yanları neler?

Emekliliğin Güzel ve Avantajlı Yanları Neler? 

1- Artık dinlenme şansı bulmak: Kimileri ise şanslıdır. Özellikle çalışma hayatında yüksek fiziki zorluklar kat eden insanlar, emekli olduklarında dinlenme şansı bulurlar. Hem zihnen hem de daha önemlisi fiziken. İyi yaşamdan anladığımız kötü yaşam olarak başımıza ne geldiğidir biraz da. Kişinin kötü yaşamı yorulmak ve haddinden fazla çalışmak ise iyi yaşam da her zaman için dinlenmek olarak karşısına çıkar.

2- Varsa evladınıza, torununuza işinde yardımcı olmak: Mesela benim çok yakın arkadaşım Emlak dükkanı açtı. Babası ise okuldan emekli. Arkadaşıma birçok işinde, aracılık yapmakta, ofisine gelip ona birçok konuda yardımcı oluyor. Emekliler için bundan daha güzeli, daha iyisi zor bulunur elbet. Yılların tecrübesi ve artık boşa çıkmanın rahatlığıyla sevdiklerine, canından yakın olduklarına yardımcı olmak fırsatı…

3- Yeni hobiler, uğraşlar edinme şansı bulmak: Boş vakte kavuşan emekliler, yeni hobiler, yeni uğraşlar edinme şansı bulurlar. Bazıları ise mucit olur çıkar adeta. Birçok emekli, boş vakti ve sorumluluklardan uzaklamış kafasıyla hayatının anlamını yeni uğraşlarında bulur. Üretmek, yaratmak her insanı tatmin edecektir. Bu da iyi yaşamın kapısını yavaş yavaş aralar.

4- Maneviyata yoğunlaşmak: Kimileri ise maneviyata erişir. Aktif olarak çalıştığı zamanlarda düşünmekten ve hissetmekten alıkonduğu dini duygularını özgürce yaşamaya başlar. Bu da iyi yaşamın bulunmayan nimetlerinden biridir.

Bize emeklilik, hep böyle cicili bicili resimlerde gösterilir. Ancak bunun kaçı doğruyu temsil eder? Yoksa bu da medyanın bize oynadığı tiyatrolardan biri midir? Emeklilik eşittir hanımını alıp bir Akdeniz ülkesinde tatile çıkmak mıdır? Yoksa yeni zorunluluklar ve sorumluluklarla hercümerç olmak mıdır? Bunun yorumunu ve takdirini size bırakıyoruz.

İyi Yaşamak İçin Bize Ne Gerek? 

1- Sağlık: Yazımızın son kısmını da iyi yaşamak için bize ne gerek? Aslında çoğumuz biliyoruz ama yine de hatırlatmakta fayda var. Evvela sağlık elbet. Sağlıklı bir şekilde atan kalp, bizi hastane koridorlarında süründürmeyen bir beden. Sağlık olmadı mı geri kalan her şey birer boş ayrıntıdan ibarettir.

2- Para: Sağlıktan sonra para gelir. Parasız saadet olmaz derler ya haklılardır çoğu zaman. Çoğu zaman sağlık da parayladır artık. Bunu kim inkar edebilir ki?

3- Boş Vakit: İyi bir yaşam için ilgilendiğimiz şeylerle ilgilenmeye devam etmemiz için bize boş vakit gereklidir. Boş vakti olan insan, iyi yaşamı kendi elleriyle kurmak için bir şans, bir zaman aralığı bulmuştur kendine.

4- Bir Amaç: Ve elbette ki bir amacımız olmalı. Ertesi sabaha uyanmak, devam edebilmek ve yaşamaktan zevk almak için insanın her daim arka cebinde gerçekleştirilmeyi bekleyen bir amacı olmalıdır.

Yorum yapın