KİTABEVİ AÇMAK-Çile Mi Yoksa Mantıklı Mı? – Röportaj

Şöyle dev gibi bir kitapçı açmak hayali hepimizin aklından geçmiştir muhakkak. İçinde 7’den 70’e herkese hitap eden sayısız kitabın olduğu kütüphane formatında dizayn edilmiş bir tesisin sahibi olmayı kim istemez ki? Sizlere bu iş fikri hakkında biraz tüyo vereyim bu yazImızda…

book photo
Kitap kağıtlarını dandik yapıyorlar sonra hemen yıpranıyor

Röportaj

8 yıl boyunca Taksim’de sahaf dükkanı işleten, sonrasında Cağaloğlu’nda kitapevi açan S. İ. ile kitaplar ve kitapevleri hakkında konuştuk.

 

– İlk sorum, aynı zamanda yazımızın da başlığı olan şu soru olacak: Kitapevi açmak çile mi yoksa mantıklı mı?

– Hangi açıdan baktığınıza bağlı. Hem mantıklı hem de çile desem saçmalamış mı olabilirim? Eğer gerçekten kitap aşığı biriyseniz -bakın kitap kurdu demiyorum, çünkü kitap kurtları kitapları yer bitirir, tüketir – bir kitapevinizin olması yeryüzündeki cennetiniz olur. Ama aynı zamanda çile. Daha çok dervişlerin çilesi gibi. Bile bile lades dersin ya hani. Dervişler de kendi nefislerini yok etmek için bilerek yenilirler dünyaya. Bu iş pasta parası için değil ekmek parası için. Ve dahası paradan çok yeni dostlar, yeni yazarlar tanımak için.

 

– Bu kadar lirik ve derin bir söylem oluşturabilmek için birçok şeyden vazgeçmek gerekiyor. Örneğin iktisadi kaygılardan?

– İktisat biliminin kendisi başlı başına bir kaygı. Bugün işsizi de iş yeri sahibi de, müdürü de personeli de aynı soruları soruyor: ”Nasıl geçineceğiz?” – ”Ayın sonunu nasıl getireceğiz?’ Sadece çok küçük bir azınlık dışında sırtını koltuğa rahatça yaslayıp ”ben şanslıyım, ben zenginim, ben mutluyum” diyen kişi sayısı çok az.

 

– Türkiye’de kitap okuma oranları arttı. Bu durum umut verici değil mi?

– Matbaadan çıkan, ciltli, etiketli, bandrollü her metaya ”kitap” deme yanlışından doğan bir yanlış bu. Malum yanlış yanlışı doğurur. Kitap mı okuyoruz yoksa kitap adı altında bize sunulan şeyleri mi? Her biri aynı şeyi eveleyip geveleyip farklı şekilde söyleyen kişisel gelişim kitapları, Twitter fenomenlerinin oradan buradan intihal edilmiş kitapçıkları, ünlülerin hayalet yazarlara yazdırdığı öz be öz yaşam öyküleri. Eğer bunlar kitapsa evet okuyoruz. Ama Franz Kafka, Milan Kundera, Jose Saramago ya da Fyodor Dostoyevski’nin kaleme aldığı eserler kitapsa, bu saydıklarıma başka bir isim bulmalıyız.

 

– Kitapçılar, her zaman farklı muhabbetlerin döndüğü mekanlar arasında yer alır. Sizin bizzat yaşadığınız ya da tanık olduğunuz ilginç diyaloglar oldu mu?

– Aslında abartılacak bir yanı olmayan ama nedense her hatırladığımda kıkır kıkır güldüğüm bir diyalog, daha doğrusu bir soru. Bir müşteri şöyle sormuştu bana: ”Okumalık kitap var mı?” İşte okur ile müşteri arasındaki keskin ayrımı da bu hakikaten tuhaf ve marjinal soruyu duyduktan sonra yapmaya başladım. Türkiye’de maalesef okurlar kitap okumuyor, müşteriler kitap satın alıyor. Bunun elit kitapçılara iktisadi açıdan müthiş geri dönüşleri oluyordur elbette. Ama bizim gibi butik kitapçılara ne iktisadi ne de ilmi açıdan bir katkı sağlıyor.

 

– Başta Taksim olmak üzere birçok yerde tarihi kitapçılar bir bir kapandı. Bu da kötüye gidişin bir işareti olsa gerek?

– Tekelleşme metalaşan her ürün için geçerli. Burada da adını zikredemeyeceğim birkaç kitapevi, okura avlanacak müşteri, kitaba bandrollü market ürünü muamelesi yaptığı için, kitabı çayın – kahvenin yanında kurabiye niyetine satıyor. Ayda bir de ”yıldız bir ismin” imza gününü patlattı mı cukkalarını doldurmaya devam ediyor.

– Yine de kitaplar var oldukça umut da hep var diyebilir miyiz?

– Elbette. Siz bakmayın böyle konuştuğuma. Eğer umutlu olmasaydım kitapevi değil hamburgerci işletirdim. Benim her zaman umudum var. Bazen tek bir kitap, tek bir paragraf hatta tek bir dize bile dünyayı değiştirme gücüne sahiptir. Birileri ”gerçekten” yazmaya birileri de ”gerçekten” okumaya devam ettiği sürece, kitaplar her iki manada da yuvamız, sığınacağımız ve evimiz olmaya devam edecek.

 

1)Kitapevi açmak için yapmanız gereken ilk şey gereken belgeleri tamamlamak ve saha araştırması yapmaktır. Kitapçı açmayı planladığınız bölgede başkalarının olup olmadığına iyi bakmalı ve rekabet düzeyini iyi analiz etmelisiniz.

2)Ardından ilk iş şöyle bol öğrencinin, bilgiye meraklı kesimin yaşadığı kalabalık bir bölgeden; kolay ulaşılabilir, büyükçe bir bina satın almak ya da kiralamak olacaktır.

2)Bu yukarıdakiler tamam ise sırada sağlam gazete, dergi, kitap tedarikçisi temin etmeye geliyor. Bunun için alanında uzmanlaşmış firmalarla irtibata geçilmeli ve düzenli tedarik sirkülasyonu sağlanmalı. Arşiviniz ne kadar devasa olursa dükkanınızın müşteri mıknatısı o kadar büyük olur.

book photo
insan aradığını bulamaz bu ne böyle

İnternette E-Kitap Yazıp Delicesine Para Kazanmak beni kitapları satmak değil yazmak bağlar diyenler için günümüzde internet ortamının sınırsız avantajlarını kullanmak ve bu alandan e-kitap yazarak zengin ayrılmak tamamen sizin elinizde. E-kitap yazarak hem ünlü bir yazar hem de zengin bir birey olmak isteyen okurlarımız için e-kitap konulu yazımız burada!

3)Tedarik işinden sonra ise kitapevinin iç dizaynı ve kitap yerleşimi hususu gündeme gelmektedir. Bu noktada üzerinize düşen vazife sanatkar ruhlu, kültürlü, bilgili bir camiaya hitap etmekte olduğunuzun farkına varıp kaliteyi en yüksek tutmaktır. Zira bu noktada üstünkörü yapılan bir iş müşteri tarafından anında fark edilir ve sizin iki dakikada karalamanıza sebebiyet verir. Mobilya seçimi ve yerleşimi, dekorasyon, raf yerleşimi en profesyonelce yapılmalıdır.

Şu İş İlgini Çekebilir:  BÜFE AÇMAK İSTİYORUM DİYENLERE - NEDEN SAÇMALIK? - RÖPORTAJ

4)Kitap yerleşimi hususuna bir kez daha değinmek gerekirse bu noktada yapmanız gereken şey “dewey ondalık sistem” denilen düzeni iyi kavramak ve emrinizdeki çalışanlara bu düzeni iyi kavratıp her daim uygulanmasını sağlamaktır. Aksi halde onbinlerce kitap arasından istenilenim bulunması ve seçilmesi neredeyse imkansız kalmaktadır. Bu imkansızlığın üstesinden gelip hızlı bir alım-satım sirkülasyonunu sağlamak sizin elinizde…

5)Gelgelelim eleman(çalışan seçimi) bahsine. Elemanlarınızın güleryüzlü, samimi ve müşteriye adapte olabilecek derecede yeter düzeyde kültürlü olmasına dikkat etmek durumundasınız. Zaten müşterinin dilinden anlamayan satıcı “pazarlama” denilen silahtan yoksun demektir. Bu durumda da asla satış yapamaz hale gelmeniz işten bile olmaz… Kısacası size tavsiyemiz tahsilli, kültürlü elemanlar işe almanız yönündedir.

6)Kitapevinin salt kitapçı olarak kalması pek müşteri odaklı bir yaklaşım değildir. Müşterinin kitapevine uğramasına sebebiyet verebilecek ve onu orada tutacak objeler gerekmektedir. Mesela konforlu koltuklar ve ücretsiz dergi, gazete okuma imkanı sunmak, çay ve kahve servisi yapmak, gerektiğinde abur-cubur atıştırmalık bar açmak ve de sınırsız ücretsiz internet sunmak müşteriyi çekici ve orada tutucu araçlardır.

7)Unutmadan dikkat etmeniz gereken bir diğer husus “bestseller” dediğimiz çok satan kitaplar kitaplar konusundadır. Bunlar sizin kitabevinizin ekonomik anlamda hayatta kalmasına yardımcı olacak kitaplardır. Zaten ekonomik açıdan baktığımızda sizin amacınız müşterinin bu kitapları başkalarından değil de sizden almaları için gereken ortamı yaratmaktır. Bu çok satan kitapların sizden satılması için devasa bir arşiv ve rahat bir mekan tasarlıyorsunuz. Bu kitapların konumu müşterinin dükkanınızda en çok temas etmek durumunda kaldığı noktalarda olmalıdır. Size tavsiyem eğer ekonomik kaygılarınız var ise özellikle bu ayrıntıya özel önem vermenizdir.

8)Açmayı planladığınız kitapçınızda dikkat etmeniz gereken bir diğer husus ise kitapevinin içinde kitap dışında kırtasiye ürünlerinin yer almasıdır. Kırtasiye ürünleri kitap ile özdeşleşmiş gibi olduğu için birbirlerinden ayrılmaz bütündür. Unutmayın kitap alan adam kalem de alır!

Kitapçılık gibi asil bir işi yapmayı planlayan siz değerli dostuma tavsiyem eğer aranız kitaplar ile iyi ise ve bu işi severek yapabilecek iseniz hiç durmamamnız yönündedir! Bu iş gerçekten para getirmese bile size kültür ve bilgi getirir emin olun. En saygın işler arasında olduğu şüphe götürmeyecek “kitap açmak”her yiğidin harcı da değildir… Bu işi yapacak olanlara tavsiyem mümkün mertebe iyi bir finansmana sahip olmalarıdır. Bunun en büyük sebebi ise ülkemiz insanının kitap okuma alışkanlığının gerçekten çok düşük olması ve kitaplarla millet olarak pek haşır neşir olmamamızdır.

Kitap evlerinde tasarım da çok önemli. Öyle kitapları değersiz ve lüks oranı barındırmayan basit ürünler gibi üst üste dizmekle herhangi bir tecimsel başarı gösteremezsiniz. Şıklık ve zarafet bir kitapçıda var olursa, kitaplar da aynı oranda albenili görünür insanların gözüne. Bu nedenle iyi bir iç mimar ile anlaşarak kitap evinizi kalıcı ve akılda tutulan bir değerde resmetmeniz sizi tercih eden müşterilerinizi her açıdan memnun edecektir. Hem görsel hem alış veriş alanında.

Kitap Kafe Açmak İsteyenlere Süper Tavsiyeler Kitapçı açmak kadar kitap kafe açmak da artık epey popüler bir iş sahası. Bazı zamanlar imkanların da yardımıyla kitapçıları ek alan açmak suretiyle kitap kafelere çevirmeniz çok mantıklı ve ticari açıdan da kazandırıcı olacaktır. Kitap kafe açmayı akıllarına koyan genç girişimcilere hiçbir yerde bulamayacakları tavsiyeler sadece parlak fikirlerde.

Kitabevinden Daha Fazla Para Kazanmak İçin 

1- Kitaptan anlayan personel ile çalışmak: Yani örneğin biri Orhan Kemal kitabı sordu mu Türk roman yazarları bölümüne, Ahmed Arif denilince şiir bölümüne gözü kapalı bakacak arkadaşlar lazım size. Kitaba tuğla muamelesi yapan arkadaşlar, ne kitaptan ne de insandan anlarlar ve ikisi arasında bir köprü kuramazlar.

Kitap satma işi sadece ticari değil aynı zamanda bir kültür olayı olduğu için bu alanda seçici personellerle çalışmanız kitap eviniz için en uygunu olacaktır.

2- Raf düzenini ve uyumunu sağlamak: Kitaplar karman çorman olmamalı. Müşteriler aradığı kitapları hemen bulabilmeli. Ya da her an kitap yeri gösterecek personeller hazır olmalı. Mümkünse alfabetik sıraya göre dizin kitapları. Bu, büyük kolaylık olacaktır hem müşteri hem çalışan için.

3- Kitap evini bir Avm içinde açmak: Avm’nin içindeki kitapçılar her zaman için daha fazla iş yapar. Bu nedenle bir pazar günü birlikte yemeye gelmiş aileler bile kitapların renkli dünyasını görüp sizin kitap evine giriş yapabilirler. Daha fazla kazanmak için sıfırdan bir dükkan kiralamak yerine Avm’lere odaklanmak daha makul görünüyor.

4-Kampanyalar – indirimler düzenlemek: Yaz ve sonbahar dönemlerinde yapacağınız indirimler ve düzenleyeceğiniz kampanyalar her zaman için işe yarayacaktır. Ayrıca kitap evine getireceğiniz yazarlarla söyleşiler ve imza günleri hem marka değeri olarak adınızı hem de mekan olarak kitap evinizi yüceltecektir.

Mümkün olduğunca popüler ve moda olan yazarları getirtmeye bakın mekanınıza.

5- Kitaplarla ilgili kırtasiye ürünleri satmak: Bunun dışında salt kitap satmakla olmaz. Yanında cicili bicili ayraçlar, rengarenk ajandalar, kalemler, silgiler ve oyuncaklar satmak da kitap eviniz için en hayırlısı olacaktır.

Kitap evinizde hayırlı başarılar diliyoruz. Bol kazançlar!

“KİTABEVİ AÇMAK-Çile Mi Yoksa Mantıklı Mı? – Röportaj” üzerine 3 yorum

Yorum yapın