Kıyılarda ve Sahillerde Amansızca Kar Ettirecek 4 İş Fikri

Yaz sezonunun açılması ile birlikte kıyı ve sahillerdeki yoğunluk da artmaya başladı. Eğer bu yazıyı Antalya, İzmir, Muğla ya da Aydın şehirlerinden ya da yakınlarında bir yerde okuyorsanız sizin için yaz çoktan başladı. Şu Corona belasının talan ettiği bu yılı saymazsak yılın 7-8 ayının yaz mevsimi gibi geçtiği şehirlerimizin sayısı çok.

Aynı zamanda kıyılarda ve sahillerde amansızca kar ettirecek iş fikirleri de çok! Doğru zamanın yaz, doğru yerin de kıyı ve sahiller olduğunu biliyorsunuz. Peki satılacak ürünler ya da sunulacak hizmetler neler? İşte bunu öğrenmek için de doğru yerde, yani Parlak Fikirler’desiniz.

Sahiller ve Kıyılar Neden Tüm Vatandaşlara Eşit Olarak Ait Olmalı? 

Seyahat ve yerleşim hakkı anayasal bir haktır ve kamuya açık alanların tamamını kapsar. Allah’ın yarattığı suyu pınarlardan ve doğal kaynaklarından pet şişelere doldurup 2 liraya satan zihniyet ile sahilleri, kıyıları kapatıp halka para karşılığı kiralayan zihniyet aynıdır. Ünlü bir düşünürün dediği gibi: Kapitalizm, ilk sınırı çizen ve ”burası benim” diyen adamın söyleviyle başladı. O söylev büyüdü büyüdü suya, su kaynaklarına ve denizlere kadar uzandı.

Yerleşim hakkı sahillerde güneşlenmeyi de kapsamalı. Diyeceksiniz ki yerleşim hak da söz konusu daireyi, arsayı satın aldıktan sonra… Haklısınız. Ama biz burada kamuya açık bir alandan ve orada kısa süreliğine vakit geçirmekten bahsediyoruz. Basit bir akıl yürütmeyle hiç kimsenin olan yer herkesindir. Ancak bazı süper akıllılar (!) herkesin olan hiç kimsenin değildir öyleyse benimdir anlayışıyla zamanında parselledikleri yerleri şimdi hiç de makul olmayan fiyatlarla kiralıyor. Mal sahibi, mülk sahibi hani bunun ilk sahibi diye soran kişinin söylevi ise burası benimdir diyenin gürültüsüne karışıp duyulamaz hale geliyor.

Zaten yılın 300 günden fazlasını taş binaların arasında, gökdelenler yüzünden gökyüzünü bile göremeden geçiren şehir insanları, en azından birkaç gün sahillerde nefes alabilmeliler. Göğe bakmanın, bulutları görmenin, güneşi sıcaklığını meltem rüzgarının hafif esintisiyle hissetmenin bir bedeli olmamalı. Daha doğrusu artı bir bedeli olmamalı. Hafta sonu kaçamağı yapmak için günde 10 – 12 saat gayr-i insani koşullarda çalışmak, ödenmiş bir bedel kabul edilmeli. Dahası tabiatın içerisinde, en azından kıyısında köşesinde (kıyısında sahilinde olmak) insanı bir nebze de olsa rahatlatır. Bu rahatlamaya herkesin çok ihtiyacı var.

Suyun köpüğü, martıların ötüşleri, aileyle yalın ayak kumlarda yürümek… Bunlardan da mahrum kalan insan cinnetin eşiğine bir adım daha yaklaşır. Hayatta her şey ekonomik değil bazı şeyler de psikolojik ve insanidir. Bu nedenle kıyılar ve sahiller tüm insanlara eşit olarak ait olmalı. Dileriz ileride- ya da çok yakında-  bu konuyla ilgili bir devlet düzenlemesi gelir. Böylece insanlar birkaç gün de olsa, doğanın içinde (artık ne kadar içindeyse) biraz olsun özgür hissetmek için ekstra ücret ödemek zorunda kalmazlar.

Sahillerin Dev Oteller Tarafından Talan Edilmesi Neden Engellenmelidir? 

Aslında dev oteller tarafından işgal edilen sahillere başka bir isim vermeli. Çünkü orası artık ne sahil görünümündedir ne de tam manasıyla bir sahil işlevi görür. Sahilin insanın yüzünü okşayan rüzgarları bizzat otelin kalın taş duvarları tarafından kesilir. Her yer kırmızı, turuncu, mavi ve yeşil neon ışıklarıyla devasa bir gece kulübüne dönüşür. Ve dahası her şey parayladır. Hani deriz ya adım başı para diye, işte sahillerin dev oteller tarafından talan edilmesine bu nedenle mani olunmalıdır.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Sahillerde Yapılabilecek En Yeni ve Efsane 4 İş Fikri

Sahiller coğrafyada ormanlar kadar önemli ve değerli. Önemli çünkü insanın tabiat ile arasını giderek daha fazla açmakta olan modernizm insanların hem kendi doğalarına hem de dünyadaki doğaya karşı yabancılaşmalarına neden oluyor. Değerli çünkü ”temiz hava bol güneş” şarkısının vurguladığı her şey sahillerin ve kıyıların düzleminde yer alıyor.

Kıyılarda ve Sahillerde Amansızca Kar Ettirecek 4 İş Fikri

1- Sahilde Jet-Ski Kiralamak: 

10 – 15 yıl önce yunus ve kano kiralamak ne kadar popüler ise şimdi de jet-ski kiralamak o kadar revaçta. Önceleri seçkin simaların, tele-vole yıldızlarının jet-ski kiralamaları büyük sansasyonel olurdu ve ekranlarda büyük bir hadise olarak takdim edilirdi. Şimdi ise çok daha uygun fiyata kiralanabiliyor. Siz de dört – beş adet jet-ski satın alıp bu alandaki boşluğu değerlendirebilirsiniz.

2- Sahilde Kaliteli Maraş Dondurmasını Seyyar Satmak 

Maraş dondurması geleneksel lezzetlerimizden biridir. Hem yerli hem de yabancı turistlere eğlenceli bir sunum ile birlikte satılmaktadır. Keçi sütünden yapıldığı için diğer dondurmalara oranla çok daha lezzetli ve sağlıklı olan Maraş dondurmasını konum – coğrafya fark etmeksizin istediğiniz her sahilde satabilirsiniz. Genel hijyen ve sağlık kurallarına dikkat etmeniz şartıyla. Eh bir de dondurmayı bir ver – bir geri çek numaralarını fazla abartmayın. Yoksa müşteriler de aynı oyunu para ile yapabilir.

3- Sahilde Herkesin Kullanabileceği Dalgıç Malzemeleri Kiralamak ya da Satmak: 

Dalış elbiseleri kendi içerisinde onlarca farklı seçeneğe ayrılıyor. Önceleri ”profesyonel bir spor” olan dalgıçlık, artık tatillerde sıklıkla yapılan bir spor türüne dönüştü. Yüksek teknoloji desteği ile üretilen dalgıç elbiselerini ya satmanızı ya da kiralamanızı öneririz. Önce güvenlik, sonra rahatlık, sonra kullanışlı olması ile birlikte müşterilerinize çok yönlü ve kaliteli bir hizmet sunmuş olursunuz.

Kulak tıkacı buğu önleyici jel gibi güvenlik araçlarını da tekli ya da toplu olarak satabilirsiniz. Sadece kiralamak ya da satmak yanlış olacaktır. Zira dalmak sürekli yapılan bir spor değildir ve üstelik her zaman da yapılamaz. Size gelen müşterilerin yüzde sekseni ”bir kere denemek” için dalmak istiyor. O nedenle ürünü satın almak yerine kiralamak isteyeceklerdir. Sadece kiralamanız da tam manasıyla orada dükkan açmanızı karşılamayabilir. Zira bu işin tutkunları birçok farklı malzemeye ihtiyaç duymaktadır. Bu malzemelerin arasında malzeme ve dalış çantaları yer alıyor. Bunların su geçirmez ve çok gözlüdür. Hem kadınlara hem de erkeklere özel çanta çeşitleri ve renkleri ile üç aylık yaz sezonunda büyük paralar kazanabilirsiniz.

 4- Sahilde Beach Club İşletmek:

Size verebileceğimiz son tavsiye, sahilde beach club işletmek olacak. Pek tabi yüzmek isteyenlere engel olmadan açacağınız bir club olursa, hem çevre hem insan dostu olursunuz. İnsanların dostu olan işletmeler ise her zaman daha çok kazanır. İçerisini güzel bir şekilde dekore etmeniz ve hafta sonları profesyonel dj’lerle çalışmanız da club’ınızı gözde mekanlardan biri haline getirecektir.

Yorum yapın