Kokoreççi Dükkanı Dekorasyonu Nasıl Olabilir?

Merhaba sevgili parlak fikirler okurları! Bu yazımızda artık milli yiyeceğimiz olarak kabul edebileceğimiz kokoreçin dünyasına bir bakış açısı kazandırmayı hedefliyoruz.

GÜNCELLEME: Beyler kokoreç nedir ya. Ne kadar uyduruk bir besin bu. Tamam anlıyorum millet böyle midye, sosis, kokoreç gibi dandik gıdalara rağbet gösteriyor ama kokoreçin olayı da cidden başka. Bağırsak yemekten insanlar bir anda vazgeçebilirler. O sebeple bu iş fikri gelecek vaat etmesi açısından riskli diyebilirim. Ancak ille de bu dükkan türünü açacaksanız alkollü içki satan yerlerin etrafına açmak iyi olabilir.

Bir kokoreççi dükkanın dekorasyonu nasıl olabilir? Ve incelikleri, püf noktalarını da yeri geldikçe açıklayacağız. Sizin için görsellerden ilerlemeyi uygun bulduk. Bu sayede yapılması gerekenleri ve yapılmaması gereken hataları görsellerin canlılığında inceleyip size göstermiş olacağız.

Bilindiği üzere bir dükkanı açmak, hele gıda alanında faaliyet alanında bir dükkanı açmak son derece incelik isteyen bir iştir. O dükkanın, hangi cadde üstünde ya da sokak aralığında açıldığı bile son derece önemlidir. Yani sadece ürettiğiniz ve hizmete sunduğunuz kokoreçin lezzetine güvenerek bir dükkan açmak, son derece hatalı ve sonunda sizi ve işletmenizi düşüşe geçirecek bir özgüven olur.

O dükkanın aynı zamanda nasıl dekore edildiği, sandalyelerin ve masaların rengi, eşyaların konumlandırılması ve ocağın nerede olacağı gibi soruları sormalı ve her bir konuya ayrı ayrı ilgi duymalısınız. Başarı da başarısızlık da tesadüflere dayalıdır.

Şimdi ilk örneğimizle başlayalım.

Bu görsele dayalı görüntü oldukça hoş ve doğru esintiler bırakıyor. Kesinlikle havadar bir dekora sahip olan bu dükkanın, konumlandırılması ve cepheyi karşıdan gören stratejik bir mevki alması son derece yerinde. Kokoreç yapısı gereği oldukça dumanlı bir bir yiyecek. Bu nedenle dükkanın geniş olması ve bu genişliğe dayalı olarak havadar olması, çok daha fazla müşterinin gönül rahatlığıyla mekanınıza yiyeceği anlamına geliyor.

Masalar arasındaki uzaklık da yerinde. Böylece dekorasyon konusunda ilk hedefimiz, kokoreç gibi çok fazla ısı ve duman saçan bir yiyecek ortamında, dükkanın mümkün olduğunca geniş olmasını sağlamak ve ilk etapta paraya kıydıktan sonra gelen paraları saymak olacak.

Bu dükkan da yerinde işler yapmış. Ocağı sağ kenara çekerek kendisine ve müşterile yer açmış. Bir de yukarıdaki ışık tercihini yanlış olarak değerlendirebiliriz. Tepeden vuran beyaz ışıklar, son derece rahatsız ve sağlıksızdır. Zaten fotoğrafa uzun süre baktığımızda bile o ışıkların son derece rahatsız olduğunu görebiliriz. Kokoreç, genelde gece yenilen bir yemektir. Bu nedenle ışıklandırmalara son derece dikkat etmeliyiz. Daha sarı, turuncu renkleri tercih etmeli, gözleri yormamalıyız. Tabi bir an önce müşteriler yesin de gitsin istemiyorsak :)) 

Amerikan tabureli kokoreç dükkanı. Doğrusu oldukça marjinal. Ama bizim insanımıza göre biraz ters sanki. İnsanlarla yan yana omuz omuza, kokoreç yemeye çalışmak ne kadar cazip olabilir ki? Bu görsele bakarak diyebiliriz ki, sandalyelerinizi rahat ve konforlu seçin. İnsanlar onların üstüne oturdular mı kaba etlerinde ve sırtlarında bir rahatsızlık hissetmesinler. Sırf koltukları ve sandalyeleri rahatsız diye gitmediğiniz cafeleri ve kokoreççileri düşünün. İnsanlar rahat rahat yemek yiyebildikleri alanları tercih etmektedirler. Madem müşteri her zaman haklıdır diyoruz, öyleyse onların rahatlıklarına da birincil elden özen göstermeliyiz.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Oyuncakçı dükkanı açmak için tavsiyeler.

İlk bakışta çok basık ve sıkış tepiş bir yer izlenimi olsa da, adından ve tarihinden de anlaşıldığı üzere oldukça uzun süredir var olan bir yer burası. Rustik olarak tanımlayabileceğimiz bir dükkan tercihi, insanlara daha sıkıcı ve samimi gelmektedir. Plastik sandalyeler ve masalar yerine, ahşabı tercih edebilirsiniz. Zaten Türk insanı, Batılılar gibi plastik değil tahtayı daha çok sevmiş ve benimsemiş bir millettir.

Bunun dışında sık sık öğrencilere hizmet vereceksiniz. Bu nedenle şık bir dekorasyondan ziyade rahatlığı ve doğallığı tercih edebilirsiniz. Asım Usta’nın yeri 56 yıldır aynı yerinde. Bu da bizi gösteriyor ki şık ve tercih edilebilir olmanın pahalı olmakla, bir dükkana para dökmekle çok da bir ilgisi yoktur.

Hele ki sattığınız şey kokoreçse, pekala biraz nostaljik olabilirsiniz. Çoğu tavuk dönerci ve kokoreççinin düştüğü hataya düşmeyin. Onlar duvarlarını son derece yeni ve modern tablolarla doldurur. İnsan da bir yandan kokoreçi yerken bu anlamsız tablolara bakar ve şöyle der: İyi de ne kadar anlamsız bir tercih! Doğallık, sizi başarıya; samimiyet ise kazanca götürecektir. Başkasından görüp belli başlı dekoratif unsurları taklit edeceğinize, kendi zevkinizi kendi dükkanınıza uygulayın. Riskli mi? Evet. Kazançlı mı? Evet.

Bir dükkanın dekorasyonunu belirleyen şey sadece mekanın şıklığı ya da oradaki eşyaların rengi ve biçimi değildir. Söz konusu dükkanda çalışanların üstlerine giydikleri ve önlem olarak kullandığı ürünler de dekorasyona aittir. Bu fotoğrafta bir yanlışlık dikkatinizi çekti mi? Kokoreç ocağının başında duran ve yarım ekmek kokoreci hazırlayan zat, önlüğünü giymiş olsa da herhangi bir koruyucu eldiven takmamıştır. Yani, ekmek ve kokoreci kesen eller, çıplaktır. O ellerin ne kadar temiz ve hijyenik olduğunu nereden bilebiliriz?

Dekorasyon, bir anlamda bakılan, izlenen, incelenen anlamına gelir. Dükkanınıza gelen müşteriler, ekmek arası hazır o olana kadar da, yemek yerken de her zaman sağı solu inceleyecektir. İster göz ucuyla olsun ister komple dikkatle olsun, göze çarpan detaylar sadece tablolar ya sandalyelerin rengi olmayacaktır. Bu nedenle, bir koruma ve bir dekorasyon aygıtı olarak ellerinizden temiz eldivenleri asla ve asla çıkarmayın. Ve her saat başı da onları da çıkarıp yenilerini takmayı ihmal etmeyin.

Doğrusu bu olacaktır. Dekorasyona gömülüp de asıl önemli olan detayları asla ıskalamayın. Halkın sağlıklı beslenme tercihine saygı duyun ve ellerinizi her daim koruma içerikli eldivenlerde tutun. İnanın dükkanınıza gelecek olan insanlar da en çok bu tür konulara önem göstermektedir.

Yorum yapın