Kredi Alarak Mı Yoksa Ortaklık Kurarak Mı İş Kurmak Mantıklı?

İş kurmak günümüzün ele geçirdiği kuşak için artık uzak değil çok yakın bir hayal. Elimizi uzatsak tutabileceğimiz bir hayal, çünkü imkânlar ve görüşler teknoloji ve zamanla birlikte daima ilerliyor. Bu ne demek, günümüzün imkânları 10 sene öncesine bakılırsa çok geniş. Artık kredi almak kolay, devlet desteği almak kolay, iş ortakları bulmak kolay, iş fikriniz gerçekten orijinal ve cezbediciyse yatırımcı bulmak kolay.

business photo

EKLEME: Beyler ortak iş kurmak bu versusta her türlü kazanacaktır. Çünkü kredide günün sonunda banka beslersiniz, sigorta şirketi ve avukat beslersiniz. Oysa ki el ele verip birlikte kuvvet doğar şiarı ile hareket ederseniz bu takdirde oluşturacağınız sinerji ile çok daha fazla kazanabilirsiniz. Bir arada hareket etmenizi engelleyen tüm regülasyonların canı cehenneme. Şehirler ve metropoller bu koperatif, kollektif girişim ruhunun köküne kibrit suyu döktü.

Tabi ki iletişim ağının gelişmesi daha çok kişiye ulaşmak için muazzam bir ortam oluşturmakta. Eğitim kalitesinin genel bakış açısından artış olması nedeniyle görüşlerde çok değişti. Bir kere dünyada ki gelişmelere vakıfız ve bu görüşlerimizi geliştiriyor. Yeni jenerasyon yada Y Kuşağı gayet cesur geliyor ve sıfırdan bir iş kurma fikrinin riski düşüyor.

Yeni Bir İş Kurma Riskini Hangi Yollar Düşürür?

Yeni bir iş kurmak ne kadar para yatırdığınızın bir önemi olmaksızın her daim risklidir. Pazarda kendinizi iyi bir konumda olduğunuz yönünde değerlendirseniz de, sektörde rekabet edecek firmalarınız az olsa dahi sonuçta belli giderlerle ve sıfır gelirle işe başlayan bir oyun kurucu olacaksınız. Hedeflediğiniz kitleye değebilmeniz için bazı meşakkatli yolları yürümeniz gerekebilir. Peki, bu yollarda size destek olan iş ortaklarıyla mı yoksa kredi ve ya devlet desteği gibi yollarla mı yürümek en mantıklı ve en önemlisi karlısı mıdır?

Düşük Sermayeli İş Kurma Yöntemlerini Karşılaştıralım?

Sektörünüz ne olursa olsun bir iş kurmak istiyorsanız kıyınızda köşenizde belli bir miktarınız olmalı. En basitinden bir büro açmak için bile kafadan 1.000 TL işletme açma gideriniz olacak. Bunun dışında dükkân tutma (kira, elektrik, su, internet), büro malzemeleri (masa, sandalye, yazıcı, bilgisayar) alma, kırtasiye malzemeleri, reklam verme masrafı derken masrafların arkası kesilmeyecek. Bunları rahat rahat karşılamanız için 30.000 TL gibi bir miktarla işe başlamanız gerekebilir. Bunları düşünmeniz hayalinizin toz bulutu gibi dağılmaması için göz ardı etmemeniz gerekir. Bu durumda kredi almak mı, kendinize ortak bulmak mı daha mantıklı. Önce eksi ve artılarıyla bu iki durumu değerlendirelim, daha sonra konumuzu irdelemeye devam edelim.

Kredi veya Devlet Desteği KOSGEB İle İş Kurarsanız…

Eğer devlet desteği veya kredi alırsanız devlet veya bankalar gözünde herkes gibi eşit haklara sahip olacaksınız. Bu cümleyle anlatmak istenen şu ki işinize çok güveniyor olabilirsiniz, seçtiğiniz sektöre yeni bir soluk getireceğinizi ve yükseleceğinizi düşünüyor olabilirsiniz. Belki de sadece biraz desteklenmeniz gerekiyordur ama kredi aldığınız kurum neresi olursa olsun tolerans göstermeyecektir. Kredi kullandığınızda vade farkından kaynaklanan faizlere maruz kalacaksınız. Devlet desteği yani KOSGEB desteği alacaksanız 3 yıl batmamak, kapanış vermemek, unvan veya sektör değişikliğine gitmemek, KOSGEB destekli alınan hiçbir demirbaşınızı satamamak gibi şartlar atında bir 3 yıl geçireceksiniz. Eğer 3 yılınız dolmadan bu saydıklarımızdan birisi gerçekleşirse gün esaslı faiziyle aldığınız desteği geri ödemek zorunda kalacaksınız. Ayrıca kredi ile iş kurarsanız yalnızsınız demektir. Bu son cümleyi ikinci seçeneğimiz içinde irdelemek isterim.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Adım Adım Çok Başarılı Bir Sigorta Şirketi Kurmak

Ortaklık Yolu İle İş Kurarsanız…

İkinci yolumuz ortaklık yolu ile iş kurmak. Bu örneğe şöyle başlamak isterim ki kendinize zoraki iş ortağı bulmayın. Manasız bir örnekle bağdaştıracağım. Üniversiteye ilk başladığım zamanlarda yalnız yaşıyordum. Daha sonra insanlarla tanıştıkça ve tanıdıkça kendime bir ev arkadaşı bulabildim. Tam bir sene sonra. Kendisini denedim, arkadaşlığımız dostluğa dönüştü, kafa yapılarımız çok uyuyordu vs. hem artık yalnız değildim iş gücü bölünüyordu hem masraflar bölünüyordu. Diğer türlü masrafların bölünmesi ve iş gücünün azalması için birbirine tahammül edebileceğini zanneden arkadaşlarımızda eve çıktılar ve maalesef ya dağıldılar ya ev değiştirdiler. Bu birçok üniversite öğrencisinin izlediği bir senaryodur.

İş kurarken bence ortaklık yolu ile iş kurun. Çok tanıdığınız, çok sevdiğiniz ve birbirinize inandığınız biri muhakkak vardır hayatta. Sosyal ve psikolojik yapılarınız birbirini tutuyorsa kesinlikle hem verimi arttırmak hem de karı arttırmak adına bu yolu denmelisiniz. Hedef belirleyin! Şaka değil, o kişiyi bulun, oturun, kafa kafaya verin ve sektörü ele geçirin. Kendinize olgunlaşma zamanı verin! Bu olgunlaşma zamanından kastım bir iş fikri edindiğiniz dönemde eğer çalışıyorsanız işinizi terk etmeyin. Alt yapınızı oluşturana kadar kişisel giderleriniz ve işletmenize katkısı olması açısından biriktirebiliyorsanız para biriktirin. Yani alt yapıyı zemini oluşturmak için 2 ay önce işten çıkmak yerine bir ay önce işten çıkın çalıştığınız bir ayın maaşı sizi bir süre götürsün ve elinizi çabuk tutun. Kendi işiniz olacağı için heyecanlanmamanız olanaksız. Ama eliniz ayağınıza dolanmasın beklemek para ve müşteri kaybettirir.

Ortağınızla iş yapmanız demek her fikirde ortak noktada buluşabildiğiniz birinin yanınızda olması güven duygunuzu geliştirir ve işinize iki elle sarılmak yerine dört elle sarılmanız demektir. Muhakkak iki kişi bir şekilde bulur buluşturur, maliyeti kısar belki ek gelir yollarına başvurursunuz ama bir büro ya da bir ofis artık her neyse sektörünüze göre kurarsınız. İki masa almak yerine iki kişi yeri gelir belki bir masada çalışırsınız ama işinize inandıktan, güvendikten, emek verdikten ve çok çalıştıktan sonra kısa sürede yükselirsiniz.

Devlet desteğinde veya kredi yolunda kimse size tolerans göstermez demiştik fakat ortağınızla girdiğiniz bir yolda inancınızla ilerledikçe işinizin kötü gittiği dönemlerde de birlikte yokluk çeker en azından bir borcun altında ezilmezsiniz. Bazı işler mevsimliktir. Örneğin muhasebe programı satan yazılımcı bir arkadaşım vardı. Hesap kapamaları, yılsonu bilançoları gibi sebeple yaptığı program inanılmaz satışlar yapıyordu, daha önce satış yaptıkları müşterilere danışmanlık veriyorlardı yani kış mevsimini yüksek karla geçiriyorlardı. Fakat yaz ayında sinek avlıyorlardı. Peki, bu işe krediyle girmiş olsaydınız yaz ayları için bankalar size “kredinizi durdurma”, “dondurma” ya da “tamam ,olunca ödersin” gibi seçenekler sunacak mıydı?

Bir ortağınız olmalı hayatta güvendiğiniz, seçtiğiniz, iyisi ile kötüsü ile tecrübe edeceğiniz, güven duygunuzu besleyecek, sizin aynanız olacak bir ortağınız olmalı iş sektöründe. Gerçekten bu çark yalnız dönmüyor.

Yorum yapın