Kredi kartı borcumu kapatmak istiyorum

Değerli parlakfikirler okurlarım; hepinize hoşgeldin demek isterim. Uzun bir aradan sonra uzun ve keyifli bir sohbet yazısı yazmak istedim. Kredi kartı borcu mağdurlarına borçlarını kapmları konusunda hiç duymadıkları tarzda yardım etmek istiyorum.

Sizin için acımadım, açtım mevzuatı, 5464 sayılı; 23 Şubat 2006 şubat kabul tarihli, 1 Mart 2006 – Sayı: 26095 yayım tarihli, 50 maddelik “Kredi kartları kanunu” okudum!!

Ne mi gördüm? Neler mi çıkardım buradan? Kredi kartı borcu mağdurlarını kurtarabilecek miyim?

Beyler size kötü haberlerim var; bu 50 maddelik “Kredi Kartları Kanunu” siz değerli vatandaşların selameti için hazırlanmış falan değil.

Hatta bu kanunun adı da “Kredi kartı çıkaran bankayı koruma ve kollama kanunu” olmalıymış.

2-3 tane kıytırık tebligat süreleriyle ilgili maddeler dışında hiçbir şey sizi doğru delek korumuyor arkadaşlar!!

Peki sizi kim mi koruyacak?

Kartları Kanunu” madde 25’in son cümlesine iyi bakın. Gördüğünüz üzere istediğiniz her saniye kredi kartınızı borcu olsa bile iptal etme hakkına sahipsiniz.

Elbette iş saatleri içinde olmak kaydıyla kartı aldığınız bankaya, mümkünse şubeye gidip gururla kapıyı iteledikten sonra son sıra numaranızı alıp “Ben bu kredi kartından kurtulmak istiyorum” diyeceksiniz.

Bakın beyler arkanıza yaklaşın ve şu evraklara bir göz atın. Ben  adamı belgelerle oturturum.

Varan 1:

Gördüğünüz üzere Avrupa’da kredi kartı sayısı olarak 2. sıradayız. Yani 1.’liğe oynuyoruz. Kullanım oranı olarak da yine ilk 5’deyiz. Beyler bayanlar bu tabloya göre Dünya küresel ekonomisinin 1. numaralı lokomotifi İngiltere’den sonra kredi kartı kullanımında ikinciyiz.

Varan 2:

Varan 3:

Arkadaşlar bu tablolardan da rahatlıkla görebiliyoruz ki Türkiye’de kredi kartı borçlanması had safhadaz. Kişisel tasarruf yapmak yerine servetimizi günbe gün bu yasal tefecilere kaptırıyoruz. Kredi kartı ile borçlanma oranlarımız gün geçtikçe artıyor. Fevkalade şekilde trajedik biçimde kademe kademe boka batıyoruz.

Birilerinin tüm bu ve buna benzer verileri gün yüzüne çıkarması gerekmektedir. Zira bugün siz batarsınız, belki biraz geç olur belki daha erken ama yarın bende batarım. Başkalarının ekonomisi umursamıyor olabilirsiniz. Ancak eğer kendi ekomominizi unursuyorsanız sizde bu verileri paylaşmak, yaymak zorundasınız. Ailenize, arkadaşlarınıza, dostlarınıza bu konuda salık vermeli, teşvikler yağdırmalısınız.

Değerli okurlarım, tasarruf yaparak para harcamak ve borçlanarak para harcamak arasındaki 2 adet farklılık vardır.

1) Tasarruf yaparak para harcamak isterseniz öncelikle biraz zamana ihtiyacınız olacak

Şu İş İlgini Çekebilir:  Borçtan kurtulmak istiyorum

2) Borçanarak para harcamak isterseniz daha da borçlanmaya ihtiyacınız olacak. Yani ekstradan paraya ödemeye ihtiyaç duyacaksınız.

Kıyasladığımızda insanoğlu ilk başta 2.’sini tercih etmek yönünde meyil etmektedir. Zira insanoğlu daha önce de bahsettiğim gibi biraz maymun iştahlıdır. “Onda var bende niye yok” diye düşünür ve ip orada kopar. Bu kısırdöngüye, bataklığa, kumara saplanır kalır. Sonrada “banka” boğazına yapışıp zinciri takar gövdesine. Ardından bir de bakmışsınız gece gündüz bankaya çalışıyorsunuz.

Ben artık bir şey demiyorum. 48 IQ’ya sahip sincap bile şu kadarcık verilerle bile ne türlü davranacağını iyi bilir. Eğer halen gelirinizin çoğunu kredi kartı borcuna yatırıyorsanız sizi zor günler bekleyebilir diyebilirim.

Hadi kendinize iyi bakın. Benden bugünlük bu kadar.

Yorum yapın