MÜHENDİS MAAŞLARI NASIL?-Güncel!

İşe yeni başlayan her mühendisin Türkiye şartlarında yüzleşmek zorunda olduğu bu acı gerçekle tanışma vakitleri farklıdır. Kimisi bunu henüz 1. sınıf öğrencisiyken biliyor, kimisine stajda dank ediyor, kimisine ise işe yeni başlayınca öğrenme fırsatı doğruyor.

Evet arkadaşlar maalesef tahmin edeceğiniz üzere ülkemizde bir çok mesleğe olduğu gibi mühendise biçilen değer de içler acısıdır. Nereden mi sallıyorum?? Ben adamı belgelerle ıktırırım. Birazdan yüzleşmek zorunda kalacağınız gerçekler umarım sizleri meslek hayatınızdan soğutmaz ve moralinzi bozmaz. Geliyor.

1) Yeni mezun mühendis maaşları

İŞ HAYATINA YENİ ADIM ATMIŞ BİR MÜHENDİS ORTALAMA 1500-2500 TL ARASI BİR ÜCRET İLE HAFTANIN EN AZ 5 GÜNÜ ÇALIŞTIRILIR.
 

 

 

 
İster endüstri olsun ister, gemicilik olsun, isterse elektrik- elektronik mühendisliği olsun “start” noktanızda kimse size bu değerlerin üzerinde maaşlar vermez. Tabiki çalıştığınız kurum babanızın, akrabanızın ya da 40 yıllık dostunuzun değilse. Bu rakamlar karşılığında ise öyle siz meydana çıktığınız gibi iş bulma şansınız neredeyse %0’dır en az 6 aylık bir araştırma ve çabalama sonucu böyle rakamlar ile işe başlamanız mümkündür.

2) İlk zamanlar

YENİ YETME MÜHENDİS DOSTLARIMIZA MAALESEF ÇALIŞMA SAHALARINDA PEK DE RAHAT YOKTUR.
 
İş hayatına ilk başladığınızda sizin alternatifiniz düzinelerce kişide aynı kurumun kapısında yığıldığı için çalışma sahanızda öyle pek havalı, bulunmaz hint kumaşıymışcasına yürüyüşlerde, tavırlarda bulunmanız imkansız. Dakikasına kapının önüne koyuverirler valla!! Patronun her dediğine, her emrine sıkı sıkıya itaat etmek zorunda olmanız sizin için mesleğinizin ilk yıllarında mecburi gibi bir şeydir.

3) Devletteyken Maaşlar

EĞER SIRTIMI DEVLETE YASLAYACAĞIM DERSENİZ BU RAKAM 2800 TL DEN BAŞLIYOR. DURUN HEMEN SEVİNMEYİN BU RAKAM ÜLKEMİZ ŞARTLARINDA HOŞ BAŞLIYOR OLABİLİR AMA MAALESEF 3500 TL’Yİ GEÇEMİYOR ÖMÜR BOYUNCA ÇALIŞILSADA.
 
Devlette iş hayatı belki biraz daha güvenceli olsada yaşınızın 40 a geldiği, çoluğunuzun çocuğunuzun serpildiği ve sürüyle ihtiyacı olduğu dönemde bu rakam  maalesef çocuklarınızın dershane ve okul taksitlerine, masraflarına yetmeyecek bir rakamdır. Dolayısıyla çok komik kalıyor. Nihayetinde bir mühendisin de çocuklarına düzgün okullarda düzgüncene eğitim aldırma hakkı var ama bu kim ne derse desin resmen kısıtlanıyor.

4) Özel Sektör Maaşlar

ÖZEL SEKTÖRDE RAKAMLAR DEVLETE GÖRE DAHA İYİ VE ESNEK GÖRÜNSEDE ÖZEL SEKTÖRÜN GÜVENCESİ KISITLAMA

 
Burada şair “hayatınızda belki de paraya en ihtiyaç duyduğunuz anda Patronun sizin kıçınıza minnacık bir kar edeceğim diye tekmeyi koymasının an meselesi” olduğundan bahsediyor.
Şimdi diyeceksiniz belki “sen de amma felaket tellalısın” diye ama bayanlar baylar ben size bu işin hukuknu anlatsam ne kadar açık olduğunu, ne kadar patronların lehine hinlik olduğunu görseniz siz de beni anlarsınız.
Örn: Patron sırf kıdem tazminatı vermemek için çalışanlarını işten çıkarmadan evvel sektörel bir krizi ve şirketinin hayali bir düşüşünü rahatlıkla organize edebiliyor. Bizlerin ise o an geldiğinde ağzı açık kalabilir.

5) Geleceği

HİÇ Mİ UMUT YOK MÜHENDİS MAAŞLARINDAN DİYENLERE TEK ÖNERİM BİR PATRONUN YANINDA ÇALIŞMAKTANSA KENDİ OFİSİNİZİ, BÜRONUZU KURUP SEVDİĞİNİZ, GÜVENDİĞİNİZ DOSTLARINIZLA BU İŞİ MÜSTAKİL YAPMANIZDIR.

 

Sonuçta her meslek bir zanaat faaliyeti sayılabilir, bir beceridir. Bu becerinizi sömürmeye kimsenin hakkı yoktur olamaz da, sizin de sektördeki açıkları iyi analiz edip patronlara karşı daha dik durmanız gerekmektedir. Onlar milyonlarca lira kar ederken sizleri böyle komik rakamlara süründürmeye hakları yok. Demek istediğim iş sizlerde bitiyor mühendis arkadaşlarım. Dernekler, örgütler kurup tarihteki “lonca” benzeri yapılaşmalar ile yani “sivil toplum kuruluşlarının” gücünden faydalanarak bu işi çözebiliriz. İş farkındalıkta ve direnmekte bitiyor. Bu yazımda da Avrupadan bahsetmeyeyim dedim kendi kendime ama tutamadım bahsediyorum. Avrupada her bir sektörde meslek sahiplerine verilen değer buradakinin 10-20 katı daha fazla, çünkü bu adamlar bu sivil toplum yapılaşmasını daha evvelden kurup patronlara dişlerini geçirmiş durumdalar bu sebeple arkalarına kanunları da alıp komik rakamlara mühendislerin sömürülmesine göz yummuyorlar. İşin en ilginç yanı ise Türkiye’deki patronlar Avrupalılardan çok daha lüks içindeler. Bunun böyle olması sömürünün boyutunu gösteriyor. Avrupada ya da Amerikada zengin olmak kolaydır ama bunu sürdürebilmek zordur, çünkü bir işe giriştiğinizde karşınıza çıkan vergiler ve kanunlar sizin kat be kat kar etmenize göz yummuyor. Dolayısıyla az kar ediyorsunuz ama zarar etme olasılığınız da yaptığınız işte Türkiye ile mukayese edildiğinde çok düşük oluyor. Buna kollektifleşme deniliyor. Yani her iş çevresi sadece kendi alanınında uzmanlaşıyor ama o alanda da en iyisi oluyorlar. Böylelikle zincirleme bir toplum huzuru ve memnuniyeti söz konusu oluyor.

Yorum yapın