Müşterilerinizin Tekrar Sizden Satın Alması İçin Gerekenler

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Evvela konuya hızlı bir giriş yapalım ve şunu söyleyelim. Şu cümleyi bırakalım bin bir ağızdan. Zira Türkiye’de bazı sözler ezbere söylense de derinlemesine bir incelemeye tabi tutulmazlar. ”Müşteri her zaman haklıdır” sözü de tam olarak bundan ibaret. Müşteri neden her zaman haklıdır? Bunu sorgulayan ve derinlemesine bir analizi yapan her mağaza, her market, büyük ya da küçük çaplı şirket belli başlı soruların yanıtlarını da vermeye başlamış olur.

Müşteri, eğer sizin müşteriniz olmayı kabul etmişse doğrudan hakkaniyetini de beraberinde getirmiştir. Müşterinin her daim hak talep ediyor olması doğaldır. Ve evet haklı olmak her daim hak talep eden olmak demektir.

Müşteri ve hak ilişkinin her zaman için iki nedeni vardır. Biri Cem Yılmaz’ın eski bir reklamında eliyle para işareti yapıp tamamen duygusal demesi ile eş değerdir. Sistem ve piyasa para ve onun getirdiği ahlak üzerine kurulu olduğu için parayı olan düdüğü çalar masalımızda da olduğu gibi, parası olan gücü de elinde tutuyor demektir. Bu da ona hak doğurur. Yani kaba bir tarifle haklı olmak hak talep etmeyi doğurmaz. Parası olmak ve harcanabilir parayı elinde tutan herkes otomatik bir bilinçle haklı addedilir. Pek tabi haklı olarak!

Müşteri demek para harcamaya hazır demek olduğuna göre onların hakkını teslim etmeyiz. Ama bir diğer yönden daha haklılık payı vardır müşterilerin. Onun nedeni de sizi seçmiş olmalarıdır. İşte bu seçme lüksü sizi değil onları şımartır sizi hizmet eden onları ise söz söyleyen sıfatına yükseltir.

Onlarca marka, yüzlerce mağaza ve binlerce market arasından sizi seçiyorsa müşterilerinizi haklı kabul etmek zorundasınız. Gidilecek, satın alınacak bir sürü yer olduğuna göre, o an sizinle konuşan, sizinle pazarlık yapan, sizden satın almak üzere olan her müşteriyi haklı kabul etmeli, şikayetlerini, tavırlarını ve hatta kaprislerini bile haklı görmelisiniz.

Çünkü uzun vadede onun size ihtiyacı yoktur. Bilakis sizin ona ihtiyacınız vardır. İşte buna da ihtiyaç tahterevallisi diyebiliriz. Siz o tahterevalliden kalkarsanız müşteriye hiçbir şey olmaz. Çünkü siz kalksanız bile o köprünün diğer ucunda oturan sayısız kişi ve kurum olacaktır. Ama müşteri bir anda kalkacak olursa siz yere çakılırsınız. Ve sonun başlangıcı başlamış olur.

Bu yazımızda müşteri kaybetmemek ya da kaybettiğiniz müşterilerin yeniden sizden satın almasını sağlayacak adımları madde madde sizlerle paylaşacağız. Siz de yazımızı okuduktan sonra kurum ve marka alanında çeşitli iyileştirmelere gidecek ve durduğunuz yerde durmayarak hep ve her daim daha ileriyi hedefleyeceksiniz. Boş duranı kul da sevmez Allah da. Ama en çok müşteri sevmez!

Marka İmajını İyileştirme Yöntemleri marka imajını iyileştirmek de yapılabilecek en verimli saha çalışmasıdır. Tıpkı insanlar gibi markalar da öz eleştiri yapmalıdır. Ben nerede hata yaptım diye sorar ya bir erkek ya da kadın. Ve böylece kendisinden uzaklaştıran sevgilisini geri döndürmeye çalışır. Aynı şey marka ve müşteri ilişkisi için de geçerlidir. Kaybedilen bir müşteri giden bir sevgilidir her marka ve kurum için. Ve gidenin arkasından ahlayıp iç çekeceğimize bir şeyleri düzeltmenin ve onarmanın adımlarını atmalı ve marka imajını iyileştirmenin de bir yollarını bulmalıyız. Konunun ayrıntıları yazımızın içinde. Şimdiden bol verimli okumalar dileriz.

Müşteri her zaman olmasa bile çoğu zaman haklıdır.

Evet arkadaşlar müşteri her zaman olmasa bile çoğu zaman haklıdır. Bugün birçok şirketin, işletmenin, kurumun ya da markanın sahibi olsanız bile müşteri olmaktan kurtulamazsınız. Her müşteri bir marka sahibi değildir ama her marka sahibi kişisel ve sosyal yaşamında her daim haklıdır.

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Günümüz Türkiye’sinde belli başlı sektörler oldukça kötü durumdadır ve müşterilerin şikayetleri bu sektörlerde günden güne artmaktadır. Örneğin kargo şirketleri hedefin birinci listesindedir. Kargoları eksik getirirler. Yanlış ve hatalı getirirler. Kırılacak bir şeyse kırıp da getirirler ve sorumluluk kabul etmezler. Ve çoğu zaman da eve bile gelmeyip sizi evde bulamadıklarını söylerler.

İkinci hedefteki sektör ise internet sektörüdür. Bir arıza oluşmaya görsün artık aylarca internet kullanamayacak duruma gelirsiniz. Ve de tüm bunların sonunca sizden kullanmadığınız, kullanamadığınız internetin faturasını da kesmeye devam ederler.

Halkın lügatında şöyle bir deyiş vardır. Paranla rezil olmak. Belki de müşterilerinizin yeniden satın almasını istiyorsanız onlara şu sözü söylettirmemeniz en elzem ve acil olanıdır. Paralarıyla rezil değil vezir gibi hissetmeliler. Kendilerini kandırılmış, ertelenmiş, oyalanmış hissetmemeliler.

Yemekten kıl çıktı eyvah!

İşte bu görseldeki mevzulara da ayan beyan rastlarız. Ya da doğrudan müşteri ya da kurum olarak başımıza gelir. Eh herkes ıssız adam filmindeki ana karakter gibi harika işçilik çıkartamayabilir mutfağında. Ama bir müşteri sizin işlettiğiniz restoranda sizi masanıza çağırıp şu fotoğraftaki gibi ”içinden kıl” çıktı gibi bir eleştiri, bir şikayet sunarsa yandığınızın resmidir. Özellikle gıda ve sağlık sektöründe üretim ve hizmet veren firmaların böylesi hatalardan olabildiğince uzak durması gerekir. Yoksa kaçınılmaz olarak markanız iyileşemeyecek ölçüde zarar ve tahribat görür.

Müşterilerinizin Tekrar Sizden Satın Alması İçin Gerekenler

1- Güvence: Tam olarak neyin güvencesini vereceğiz diye sorabilirsiniz. Biz de size tam olarak ne üretiyor, neyin hizmetini veriyorsanız onun güvencesini verin diyeceğiz. Örneğin gıda sektöründe iseniz yemeğin içinden yemekle ilgisi olmayan bir parçanın çıkmamasının güvencesini vereceksiniz.

İnsanlar kafalarında zerre soru işareti olmadan mekanınızı taçlandıracak. Ürünlerinizi onları satın alarak kutsayacak. Onların yüzlerinde gülümseme yayıldıkça sizin de kasanız ve çek defterleriniz ne olacak. Nasıl? Güzel denklem değil mi?

2- Sağlık: Her işin başı sağlık demeyi biliriz lakin marka olarak kurum olarak buna gereken önemi veremeyiz bir türlü. Bazı markalar, bazı ürünler vardır ki onları kullanmak sağlığa iyi gelmek şöyle dursun kötü gelir. En son örneğini Çin’den getirtilen çeşitli oyuncakların plastiklerinin kanserojen içermesinden gördük. Gereken araştırmaların en ufağı bile yapılmadığı için insanların sağlıklarıyla oynamak, ne insanlığa ne de ticaret hukukuna yakışır.

Bu tür insani ölçeklere mümkün mertebe dikkat edilmeli!

İyi hesaplarla kaybedilen müşteriler geri kazanılabilir.

Kaybettiğiniz müşterileri öyle bir anda geri kazanmak öyle sanıldığı kadar kolay bir olgu değildir. Bir çok hesap kitap işinin yanı sıra sosyolojik ve psikolojik analizler de yürürlüğe sokulmalı ve insanların kafalarından geçen ile cüzdanlarında bulunan arasında ekonomik bağıntılar kurulmalı.

Ekonomik imtiyaz: Birinci maddedeki güvence aynı zamanda fiyat için de geçerli olmalıdır. Siz kaybettiğiniz müşterilerinizi belki de pahalı ürünler ya da hizmetler sattığınız için kaybettiniz. Öyle ya ekonomik serbestlik içinde isteyen fiyat kırabilir ve alım gücünün düşük olduğu insanlara bile hitap edebilir. Ürettiğiniz iş kolunda para mı daha önemli kalite mi? Önce buna karar verip daha sonra bu yoldan ilerlemelisiniz.

4- Güvenlik: Güvence ile güvenlik aynı şey değildir arkadaşlar. Örneğin bir otel işletiyorsanız o otelin güvence değil güvenlik vaat etmesi gerek. İnsanlar başka yerlerde kalacak, evlerinden uzakta uyuyacaklar. Ve üstelik bilmedikleri bir şehirde bilmedikleri bir yörede olacaklar. Bu da güvenliğin tam olarak paketlenip insanların gözüne tam da sokulmadan servis edilmesinin zorunluluğunu doğuruyor.

Umarım kaybettiğiniz müşterilerinizin yeniden sizden satın almasını sağlarsınız. Hepinize hayırlı işler diliyoruz.

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır • “Parlakfikirler” Yazarı Olabilir Ve Ek Gelir Elde Edebilirsiniz!-Editörlük Başvurusu İçin Tıklayınız.

Yorum yap

Lüften yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz