Ne dükkanı açsam?

2015 yılına geldik ve halen bu tarz sorulardan çok fazla aldığım için bu yazıyı yazmak istedim. Biraz uzun soluklu olabilecek bu yazıyı okumaya başlamadan evvel suyunuzu için, wc’nize gidin, mümkünse bir boş kağıtla kalem alın ve arkanıza yaslanın.

Bakın beyler; öncelikle eğer “2015 yılında İstanbul’da ne dükkanı açabilirim?” gibi soruların ikinci hatta üçüncü planda bırakmalısınız. Zira bu sorunun cevabına geçmeden önce kendinize birtakım sorular sormalısınız.

store photo

Şimdi size tek tek “ne dükkanı açabilirim” sorusundan önce neleri sormanız ve cevaplamanız gerektiğini yazacağım. Elinize kağıt kalem almanızı öneririm.

—————————————

1) Ben kaç yaşındayım ve çocuklarım kaç yaşında?

Arkadaşlar bu soru maalesef çok önemli. Zira açmayı planladığınuz dükkanın boyutu, dükkanda satmayı düşündüğünüz malların cinsi bu soruya bakmaktadır. Öyle ki bazı işler vardır ki en azından 5-10 yıl çıraklık dönemi gerektirir. Bazı işler ise dükkanı açar açmaz işler konumda bulabilmenize olanak tanır.

Bakın beyler sizleri temin ederim ki eğer açmayı planladığınız dükkanda “pahada hafif, yükte ağır mallar” satacaksanız; işinizin çıraklık ve kalfalık dönemi nispeten kısa olacaktır ancak yaşınızın başını alıp gitmiş olması sizin bu ağır yüklerim üstesinden gelmenizi zorlaştıracakır.

Yükte hafif ama pahada ağır” malların satıldığı bir dükkanda ise şöyle bir durum var ki; müşterilerinizin size güvenmesi ve düzenli olarak mal almaları, size güvenmelerini gerektirecektir. Dolayısıyla bu tür malların satıldığı dükkanlarda çıraklık ve kalfalık dönemi uzun olacaktır. Bu seferde yine yaştan kaybetmiş olacaksınız.

Sonuç olarak çoğu işte olduğu gibi “dükkan açmak” işi genç girişimcilerin lehine daha kolaydır. Eğer yaşınız +45 ise bile evlatlarınız da çok ufak değillerse işte o zaman onların sizin yanınızda duracağından eminseniz, işte o zaman kafanız rahat olacaktır. Zaten evladı yanında olan admın sırtı yere gelmez diye bundan dolayı söylenti çıkarmaktadırlar.

Eğer yaşınız +45 ise ve çocuklarınız da 25’inden ufak ise bu kriterden “-2” puan kırın.

—————————————

2) Benim karakter özelliğim nasıl? Kişiliğim esnaflık ruhuyla bağdaşabilecek mi?

İşte bu kriter en önemlisi denilebilir. Eğer siz de sabır yoksa bu işi boşverin gitsin diyebilirim. Zira defalarca söylediğim gibi dükkan açmak gerçekten insanlarla en iyi şekilde uyum sağlamayı, onlarla içli dışlı olmayı, nabza göre şerbet vermeyi, ayıya dayı demeyi, sabırlı olmayı, dürüst olmayı, dakik olmayı ve de sözünün eri olmayı gerektirir. Bu özellikler sizde yoksa eğer, sizin iş ya tutmaz ya da eninde sonunda batmaya mahkumdur denilebilir. Zaten insanlar sizin dükkanınıza geldiğinde sizden sadece bir ürünü satın alıp gitmez. Sizden ürünün yanında güleryüzlülüğünüzün ve tebessümünüzün yarattığı şevkati de alır. Nitekim insanların hayatı sadece “ye, iç ve de tüket ve de üret” döngüsünden ibaret değildir. İnsanoğlu duygusal bir varlık olduğu için duygularının tatminini arayacaktır. O sebeple bundan onlarca yıl önce(1934) Vakko’nun sahibi olan Hakko ailesinin Sultanhamam’a açtığı ilk şapka dükkanı en yakınındaki daha eski ve köklü bir şapkacı olan “kupidislerin” tüm müşterisini çekebilmiştir. Üstelik iki dükkan da aynı şapkayı satıyordu. Ancak birinde Cem Hakko vardı, diğerinde ise Ermeni asıllı olmasına rağmen ona buna yaranmak için namaz kılan Kupidisler vardı. İnsanlar yahudi asıllı olan Hakko ailesini tercih etmişleridi ve tam karşılarındaki yılların rakip Şapkacı dükkanı rekabete daha fazla dayanamayıp kapanmak zorunda kalmıştı…

Kendi kendinize dürüstçe bu soruyu sorun ve dürüstçe cevaplayın. Cevabınız yukarıda saydığım dükkan sahibi adamın barındırması gereken özellikleri içermiyorsa, boşverin gitsin. Kafanızı yormayın ve bu dükkan açma fikrinden vazgeçin derim ben.

Hala kararlıysanız bu kriter olumsuz olsa da “-4” puan kırarak bir sonraki soruyu kendinize sorabilirsiniz.

—————————————

3) Ben şu yaşıma kadar hangi işleri başardım ve iş yapma konusunda nasıl bir tablo ortaya koydum?

Arkadaşlar hayatta bazı konularda durmayı bilmek, kanaatkar olmak, eksikliklerinizi kabul etmek sizi felaketten kurtarabilmektedir. Hani bir laf vardır ya olmayacak duaya amin dememek gerekiyor diye. İşte o sebeple “dükkan açma” işini başarabileceğinize güvenmiyorsanız, hayatınızdaki daha evvelki tecrübeleriniz bir umut uyandırmayacak kadar kötü bitmişse, “fazla zorlamamak” bazen en hayırlısı olabilmektedir. Ancak bu demek değildir ki kalkıp da “2 başarsızı oldun” diye hemen pes etmen gerekiyor. En başarılı insanlar en çok savaşmış ve de en çok malubiyet görmüş olanlardır. Başarısız olmaltan da o kadar korkmamak gerekmektedir.

Eğer kendinize bu soruyu sorduğunuzda cevabınız “kendimi gayet yeterli görüyorum” ise tamamdır sorun yok. Ancak bu konuda cevabınız olumsuz ise ya dükkan açmaya adiyos diyin ya da “-2” puan daha kırarak yolunuza devam edin ve bir sonraki sorumuza göz atın.
—————————————

4) Hangi alanda en çok uzman saylırım?

Uzmanlık alanı bahsi çok örnmlidir arkadaşlar. Ne olursanız olun en iyi bildiğiniz işle meşgul olun diye büyüklerimiz ve tecrübeli dostlarımız bizlere boşu boşuna salık vermemektedirler.

Uzmanlık alanınızı belirlerlen şu yaşınıza kadar okuduğunuz okulları, meşgul olduğunuz işleri, hobilerinizi, sevdiğiniz aktiviteleri göz önüne alabilirsiniz. Zaten şurası da bir gerçek ki “uzman olmadığınız bir alanda” dükkan açmanız sizin iflas fermanınız olacaktır. Sizden daha tecrübeli ve ehil kimseler eninde sonunda sizin elinizden pazar payınızı alacaktır. O sebeple butik bir dükkan açmayı planlıyorsanız uzmanlık alanınızı asla hafife almayın derim.

Bu sorunun cevabını tam net bir şekide verebiliyorsanız ve de hedefinizi belirlemek konusunda netseniz önünüz açık olacaktır. Yok eğer halen hangi alanda uzman olduğunuzu bilmiyor ve kararsızlıkla cebelleşiyorsanız dükkan açma hayallerinin bir hayal olarak kalmasına müsade edin.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Sadece Bahçe Mobilyaları Satan Bir Dükkan Açmak

-Olumsuz cevap durumunda bir “-2” puan daha alayım lütfen.

—————————————

5) Hangi alanda en çok istekli ve tutkuluyum?

İşinizi bilgili olduğunuz bir alanda bir süre sürdürebilirsiniz. Ancak sevdiğiniz bir sektörde; ebediyen yani ölene dek, rahatlıkla, yürüyüş yapar gibi, yüzer gibi, araç sürer gibi rutine bağlayıp işinizi icra edebilirsiniz.

İstekli olduğunuz alanda bilgisiz bile olsanız eninde sonunda konunun en ince ayrıntılarına vakıf olacağınız için sizin için avantajlı olur. Kendi ruhsal ve psikolojik sağlığınız da bu sayede yerinde olacağı için veriminiz maksimum kapasitede olur.

Bu siteyi sık takip eden kullanıcılarım iyi bilir “tutkulu bir şekilde çalışmanın” öneminin yadsınamayacağını. Beyninizin her bir nörünu sevdiğiniz işi yaparken normalin 3-4 kat üstünde performans gösterir. Böylelikle aptal dahi olsanız üstün zekalı biriymişcesine iş çıkarmış olursunuz. Üstelik ister istemez de disiplin sahibi olursunuz. Bu ikili de size başarıyı altın tepside sunar.

Eğer isteğiniz de varsa ok; yoksa buradan da bir “-2” kıralım.

—————————————

6) Hangi işi yapacağınızı belirlemek için önemli adımlardan bir diğeri de “etrafınıza şöyle bir göz atmak”.

Olum şöyle bir bak etrafına denizi olmayan yerde dalgıç okulu açmayı düşünen adamın yaşayacağı dramı yaşamaman için etrafını iyi gözlemlemen lazım.

Çevrenizde hangi işi yapaların köşeyi döndüğünü analiz etmek inanın zor değil. Mesela çok verimsiz, ekonomik yönden yerlerde sürünen bir Anadolu kasabasında yaşıyorsanız. Sizin için “tarım aletlerinin alınıp satıldığı” bir dükkan açmak köşeyi döndürecek bir fikir olabilir. Zira bu tip yerlerin bölge halkı varını yoğunu kalkıp da tarıma yatırdığından dolayı sizin lehinize olacaktır. Mesela aynı bölgeye kalkıp da milyonlarca dolar harcayıp bir 5 yıldızlı otel dikmek akıl karı olmayacaktır. Zira o otelde kalacak adam olmayacağı için, sizin iflas bayrağınız yakınlarda sizi bekliyor olacaktır.

Sonuç olarak etrafınıza şöyle bir göz atmak, kuşbakışı yaklaşımla yüzeysel inceleme yapıp analiz yapmak “nasıl bir yatırım yapmak” üzere olsuğunuza karar verebilmeniz için yeterli olacaktır.

Çekinmeyin arkadaşlar gidin nalbura sorun, berbere sorun, bakkala sorun “ahmet’in durumu nasıl, iyi para kırıyor mu” diye değil de “şu telefoncuların durumu nasıl” şeklinde sorular yöneltin. Bu soruları da mümkün olduğunca işinin ehli ve gerçekten başarılı kimselere sorun. Şöyle bir gerçek var ki “kendini yetersiz hisseden” tacir ya da esnaf, sizin bu tip sorularınız karşınısında yalan söyleme eğiliminde olacaktır. Zira kendi tahtının vasat biri tarafından da kolaylıkla yıkılabileceğini bilir. Dolayısıyla kendine güvenen adamlar kendilerinden o kadar emindirler ki “asla devrilemez” hissettikleri için yalan söyleme ihtiyacı içinde olmazlar.

Eğer bu 6. Maddeyi de yapabiliyprsanız ne ala, sektördeki havayı koklamaktan acizseniz ve de çevreyi doğru kestiremiyorsanız sizin “-2” puanınızı şöyle bir alayım.

—————————————

7) Açmayı planladığınız dükkanın geleceği ülkenin ekonomik durmuyla örtüşüyor mu?

Küreselleşen günümüz Dünya’sında diye başlayan kıytırık entel cümleler kurmak istemiyorum. Siz de biliyorsunuz ki; bir girişim yapmadan önce hepimiz duacı oluruz. Duacı oluruz ki ülke ekonomisi istikrarlı olsun, yükselsin, krizlerden ırak olsun, fırtınalarla dalgalanmasın.

Bunun en büyük sebebi şüphesiz orta büyüklükteki yatırımların ve girişimcilerin ülke geleceğinden dolaylı ya da doğrudan etkilenmesidir.

Ülke ekonomisinin canlanmakta olduğu bir döneme girişiminizi denk getirirseniz eğer işiniz beklediğiniz gibi olmasa bild en azından “rant” denilen şeyden kazanırsınız. Mesela kiraladığınız semtteki dükkanların değeri siz işe başladıktan birkça yıl sonra ansızın artabilir. Birkaç dev yatırımın bölgeye akın etmesiyle bir bakmışsınız işiniz almış başını gitmiş.

Mesela sizlere önerim bölgeniz turizm’de günbegün kalkınmakta ise gidin hiç çekinmeden bir halı kilim dükkanı
dükkanı açabilirsiniz. Ya da bölge halkı gençse ve de evliliklerin yoğun olduğu, zengin turistlerin bol olduğu bir yerde iseniz altın yatırımı yapıp
bir kuyumcu dükkanı açabilirsiniz.

Tüm bu yukarıda saydığım soruları tek tek kendinize sorun ve de her bir olumlu, net cevabı yazın bir kenara. Olumsuz cevap verme durumunda “-2” puan kırın ve bir sonraki soruya geçin.

—————————————

8) Benim şu hayattaki yaşama amacım nedir? Ben özgür ve gezgin işlerin adamı mıyım yoksa kalıcı ve köklü işlerin mi?

Bu soruyu sona saklamamın sebebi birçok nitelikli girişimcinin her şeyi yerli yerinde yapmalarına rağmen iyi de para kazanmalarına rağmen başarayı en zirvesine kadar tatmalarına rağmen mutlu olmadıklarına biliyorum.

Neden mi? Yukarıdaki sorunun cevabını kendilerine işe başlamadan yıllar önce sormadılar da ondan. Bu bir karakter meselesidir arkadşlar. “Ne dükkanı açsam” diye kendinize hep sordunuz. Ama “bu dükkanı açmayı gerçekten istiyor muyum” diye bir kez olsun sormadınız. İşte bu yanılgıya düşmemeniz için yolun başındayken kendi kendinize tartışın.

Arkadaşların haftasonunu gönüllerince harcayabilecekken, tatillerini 3 ay dolu dolu yapacakken, senin kalkıp zoraki dükkan başında olacak olman zoruna gidecek mi gitmeyecek mi?

Dükkan açma işi kalıcılık ve köklenme ister arkadaşlar. Öyle “Açtım, başardım ve bitti gitti” diye bir şey yok. Bu işin bir de takibat kısmı var, yani işin sürmesini istiyorsanız ebediyen başında durackasınız. Ya da namusunuzu bile emanet edebileceğiniz kadar güvenebileceğiniz adamlarınız olacak ki iş yürüyebilsin…

Eğer bu soruya da olumsuz cevap vermek zorundaysanız bir “-2” daha yazalım lütfen!

Toplamda 18 puanımız vardı( 2. soruya 4 puan vermiştik çok önemli olduğu için). Eğer ki sonuç itibariyle skorunuz;

Sonuç olarak

-0-6 aralığında kaldıysa; gözünüzün yağını yiyem, bırakın şu dükkan açma işini. Kendinizi, çoluğunuzu çocuğunuz etrafınınızı rezil etmeyin. Siz gezgin adamsınız demektir bu puanı aldıysanız. Gidin gemici olun, ne bilim, tüccar olun ama bu dükkan açma işini boşverin.

-6-12 aralığında bir puanınız varsa sizin için dükkan açmak yine zor ancak biraz çevreden, eşten dosttan destek alırsanız umut var demektir. Yani az ittirmeyle bu iş olur diyebilirim.

-12-18 bandında bir puan’a sahipseniz; dükkan açma işi tam size göre diyebilirim. Soruları cevaplarken aldığınız notlar eşliğinde ne dükkanı açabileceğinizi belirleyebilirsiniz.

Hepinize bol paralı ve bol fikirli günler diliyorum. Sizlere yeni iş fikirleri sunmaktan çekinmeyeceğiz, bizi taktipte kalmak için ve her gün 1 yazımıza kolaylıkla ulaşmak için facebook’dan sayfamızı beğenebilirsiniz. Sağlıcakla kalın.

Yorum yapın