Ne yatırımı yapmalı?

Eğer hafta içi her gün verdiğiniz emekten fazlasını kazanmak; ettiğiniz karı daha çok kar getirmesi için kullanmak ve bunu hem kendi geleceğiniz, hem de çocuklarınızın geleceği için güvence haline getirmek istiyorsanız yatırım yapmak, sizin için olmazsa olmaz bir olgudur.

ÖNEMLİ NOT: Bu makale SPK’nın ruhsat verdiği kişilerin icra edebileceği bireysel yatırım tavsiyesi olmayıp herkese uygun tavsiyeler içermeyebilir. Burada yazan yatırım türlerine ek olarak başkaca seçenekleri de her zaman değerlendirin. Ayrıca şu fon yöneticisi arkdaşlara yatırım yapmayı öğrenin. Ülkecek bıktık betondan. 4 katlı bina için harcayacağınız milyonlarca lira ile her sene çok daha fazla gelir elde edebilir ve üstelik bunu daha az riskle yapabilirsiniz.

invest photo

Yukarıda saydığım sebeplerden veya kendinize göre özel amaçlardan dolayı her zaman en iyi yatırım imkanlarını araştırırız. En kazançlı yatırım araçlarının ne olduğunu saptamaya çalışıp; emeğimizle elde ettiğimi sermayeyi bir taşınmaza çevirmeye çalışırız. Çünkü; biriktirdiğiniz para ile bir gayrimenkul yatırımı yaptığınız zaman, ileride kat karşılığı değerlendirmek üzere arsa aldığınız zaman veya borsa, forex gibi daha kısa vadeli yatırımlar yaptığınız zaman bilirsiniz ki; para ifade eden çeşitli objelere dönüştürdüğünüz o varlıklar kolay kolay elinizden uçup gidemez. Uzun vadeli planlarınızı daha rahat yaparsınız; tatil bütçenizi arttırabilirsiniz, çocuklarınızı daha iyi okullara gönderebilirsiniz, vs. vs…

Hangi yatırım aracı daha kazançlıdır?

Bu soru; hayatımız için ne kadar kilit ve dönüm noktası niteliğinde bir soru olsa da, bir o kadar da asla kesin bir cevap verilemeyecek bir sorudur. Bu cümleyi okuduktan sonra “Doğru söylüyor.”, “Adam haklı..” gibi düşüncelerle istemsizce kafanızı yukarı aşağı salladığınızı biliyorum. Ama gelin görün ki insan nefsini; dünyada olup bitecekler hiçbir zaman kesin olarak hesaplanamayacağı için kazançlı yatırım seçeneklerinin de sabit kalmayacağı aşikar iken; internette veya çevremizde yaptığımız yatırımdan en karlı şekilde çıkabilmek için araştırmalar yapar dururuz. Böyle bir durumda olmasaydık bu yazıyı yazmaya koyulmazdım zaten…:D

Ama bu kesinlikle yanlış bir hareket değildir arkadaşlar… Her ne kadar kökeninde yatan sebepleri bilsek de; normal bir insanın kör bir şekilde karşısına gelen ilk yatırım aracına parasını yatırması mümkün değildir. Aksini iddia eden bir insanın ya milyar dolarları vardır, ya da hiçbir zaman yatırım yapacak kadar parası olmamıştır. (Yine onaylar şekilde başınızı sallıyorsunuz…:D)

Şurası bir gerçek ki; yatırım psikolojisi denen bir şey vardır. Özellikle borsa veya forex gibi daha hızlı değişebilen ve daha kısa vadede dönüş alınabilecek seçeneklerde bu psikolojiyi ve kimin yatkın olup kimin zayıf olduğunu rahatlıkla görürüz. Bu yargıya nereden varabiliyorum. Çünkü elimde karlı yatırımlar yapabilecek kadar param yokken ben de “Amaan belki daha az belki daha çok. Param olsun da fark etmez, herhangi bir yere yatırım yaparım.” şeklinde düşünceler içindeyken; elime yeterli miktarda sermaye geçince bir anda kendimi karar veremez durumda buldum. Çünkü artık elimde para vardı, güç bendeydi ve o sermaye sadece ben izin verdiğim sürece yönlenecekti. İnsan nefsinin ortaya çıkan bu karanlık yüzüyle mücadele ederek geçirdiğim kısa bir evreden sonra gayrimenkul yatırımında karar kıldım ve huzuru buldum…:)

Neyse; özetle diyeceğim şudur ki dostlar, elinizde bulunan sermaye miktarına göre, bu sermayeden geri dönüş almanız gereken süreye ve getiri miktarına, vs. birkaç etkene göre; sizin için en kazançlı yatırım aracının hangi seçenek olacağı değişiklik gösterecektir. Yani; kendi hedeflerinize, arzularınıza ve hayat görüşünüze göre biraz da kendinizin vermesi gereken bir karardır. Ama her zaman yaptığımız gibi; size bir başlangıç noktası oluşturabilmek adına farklı yatırım araçlarının elimizden geldiğince geniş analizini yapacağız. Yazının başını sonunu okuyan, birazını okuyan, tamamını okuyan herkese şimdiden teşekkür ederim…

1) Gayrimenkul Yatırımı

Gayrimenkul alım-satımı

İnsanoğlunun temel ihtiyaçlarından olan barınma ihtiyacı sayesinde gayrimenkul yatırımı; kazançlı yatırım araçları arasından en iyi bildiğimiz ve en eski zamanlardan beri var olan bir seçenektir. Temel olarak elinizde bulunan para ile evin tapusunu üzerinize geçirmenizden oluşan bu seçenek; size kira olarak gelir sağlayacaktır. Kendi oturduğunuz ev ise; temel barınma ihtiyacınızı karşılamakla beraber; bugünkü ipotek değeri ile size acil durumlar karşısında bir güvence de oluşturacaktır.

Fakat “Gayrimenkul yatırımı karlı mıdır?” sorusunun cevabı o kadar değişkendir ki; bırakın farklı illeri, aynı il sınırları içinde bile uçurum derecesinde farklarla karşılaşabilirsiniz. Örneğin; İstanbul’un doğu sınırı olan Tuzla’da 2-3 sene öncesine kadar 100.000 TL’den az fiyatla alabileceğiniz birçok gayrimenkul, bugün 150.000 TL’den az bedelle gitmemektedir. İstanbul’un Anadolu yakasının kalkınma hızı değişmediği sürece de her geçen gün artacaktır. 3 sene önce Tuzla veya benzeri bir yerden ev aldığınızı ve şimdi hala elinizde olduğunu düşünsenize…Gayrimenkul yatırımının böyle güzellikleri vardır…:)

Elde edeceğiniz kira gelirine değinecek olursak… Beşiktaş, Kadıköy, Üsküdar, Kabataş gibi sahil kesiminde bulunan bir yerlerden gayrimenkul alıyorsunuz diyelim. En kıytırık 2+1 dairenin bile kira geliri 1.100 TL’den aşağı olmayacaktır. Söz konusu bölgelerin sürekli işlek konumda olması ve yeniliklerden olumlu anlamda ilk etkilenen kesimler olması da cabası… Ama tabii ki bu sefer ihtiyacınız olan sermaye “asgari miktarda” 250.000 TL cıvarı olmaktadır. Yukarıda örnek verdiğim daha ucuz olan gayrimenkullerin kirası ise 500 TL’ye kadar düşebilmektedir.

Elinizde çok daha az sermaye varsa Tuzla’yı falan boşverin; İç Anadolu, Trakya, vs. bölgelerden 100.000 TL’nin epey altında bile gayrimenkul bulabilirsiniz. Ama aylık kira geliriniz de buna göre düşecektir tabii.. Gayrimenkul değerinin artmasını ise zamanla yaşanacak kalkınmaya bırakmaktan başka çareniz yoktur.

invest photo

Haa tabi bir de tapu çeşidi de çok önemli bir faktördür. Özellikle İstanbul’da. Yukarıda verdiğim tüm örnekler kat irtifaklı veya kat mülkiyetli tapular içindi. Bir de arsa tapulu evler vardır ki; kat mülkiyetli değeri 250.000 TL veya üzerindeyken, arsa tapulu olarak 160-170.000 TL’ye kadar inebilirsiniz. Satın almayı düşünenler arsa tapulu evler ile ilgili yazılarımızı buradan okuyabilirler. Eğer arsa tapulu evi temel barınma dışında bir yatırım aracı olarak kullanacaksanız bilmelisiniz ki; tek geliriniz kira olacaktır. Bankalar arsa tapulu evler için kredi vermemektedir. Ama 160-170.000 TL karşılığında; 250.000 TL’lik kat mülkiyetli evin sağlayacağı kirayı kazanıyor olursunuz.

2) Arsaya Parayı Gömmek

Arsa yatırımı yapmak

Kazançlı yatırım araçlarının en sessiz ve en sinsi ilerleyen çeşidine geldik…:)) Arsa yatırımı yapmak; uygulama babında tam anlamıyla bir fidan dikmek gibidir. İstanbul’dan, memleketinizden veya ışık gördüğünüz başka bir yerden bir arsa satın alırsınız; aradan kısa veya uzun birkaç yıl geçer, sonra bir bakmışsınız ki elinizde birikmiş az miktarla aldığınız o arsa sizi bir daire sahibi yapmış. Arsa yatırımı gerçekten böyle işler. 8-10 yıl öncesinde Silivri’den, Çatalca’dan, Tuzla’dan, Gebze’den, İstanbul’un çeşitli tenha bölgelerinden ucuza arsalar alıp da bugün 1-2 daire sahibi olanları az çok hepimiz biliyoruz.

Peki bu seçenek kimler için uygundur? Farkındaysanız arsa aldığınız zaman; size geri dönüşü en iyi ihtimalle 8-10 seneyi bulacakmış gibi hesap yapıyorum. Yani; arsa alımı için kullanacağınız paranın size aylık bir gelir getirmesine ihtiyacınız olmaması lazım. Unutabileceğiniz bir sermaye olmalı o… Birincil ihtiyaçlarınız için olan birikiminizi kullanırsanız; gerçekten büyük sıkıntılar çekersiniz.

field photo

Arsa aldıktan sonra kat karşılığında değerlendirmeniz şart mıdır? Tabii ki hayır. Örneğin siz bir arsayı 1 liradan aldınız. Birkaç yıl sonra değeri 2 lira oldu. Acil nakit ihtiyacınız olabilir, bir yerlerde daha iyi fırsatlar görebilirsiniz. Bu durumda aradaki karı kullanmak için arsayı yine arsa olarak başka birine satabilirsiniz. Teorik olarak böyle bir alternatifiniz de vardır ama ben bugüne kadar uygulayanı pek görmedim…:)

Şu İş İlgini Çekebilir:  Hisse Senedi Kazançlı Bir Yatırım Aracı mı Yoksa Safsata mı?

Ayrıca; bunu kendisi için yapacağını yapmış, çocuklarına daha iyi bir yaşam standardı bırakmak isteyenler için söylüyorum. Arsa yatırımı; çocuklarınıza yapacağınız en iyi sürprizdir. Örneğin; siz 55-60 arası bir yaştasınız. Ortalama insan ömrünü düşünürsek; o arsadan sağladığınız kazancın tadını pek çıkaramayabilirsiniz. Ama çocuğunuz yetişkinliğe adım attığı zamanlar; o arsanın gerçek değerine ulaştığı zamanlar olacaktır ve bu güzel yatırım planınız, siz dünyada yokken bile işlemeye devam edecektir… (Biraz fazla gerçekçi olduysa kusura bakmayın…:D)

3) Borsa’da kaliteli kağıtlar

Borsada hisse senetleri alıp satmak

İtiraf etmek gerekirse borsanın; yatırım dendiğinde kafamızda canlanan şeylerden epey farklı bir imajı vardır. Borsa insanların gözünde hep sayısal loto veya at yarışı gibi bir bahis aracı olarak görülmüştür ama borsayla azıcık muhattap olmuş bir insan bile durumun çok farklı olduğunu görür.

Tek cümleyle borsanın işleyişini anlatmak gerekirse; katılmış olan şirketlerin hisse senetlerini lot’lar halinde o günkü bedeli karşılığında satın aldığınız; şirketin ve dolayısıyla hisselerinin değer kazanması ile de satarak aradaki fark kadar kar etmeniz şeklinde işlem gerçekleştirilen bir platformdur. Değeri düşükken dolar alıp, yükseldiğinde satmak gibi düşünebilirsiniz. Borsanın ve hisse senetlerinin tekniğine giriş yapmak isteyenler buradan bilgi edinebilirler.

Borsayla ciddi olarak ilgilenmeniz halinde zamanla fark edeceksiniz ki; kısa vadede de uzun vadede de kazanmanız mümkündür. Ama yapılan tahminlerin doğruluk yüzdesine bakacak olursak; yatırımcısını en çok yanıltabilen seçenek olduğunu söyleyebiliriz. Siz bir kağıttan çok yükse kazançlar bekliyorsunuzdur, birinden ise zarardasınızdır. Ama aradan uzunca bir süre geçmesine rağmen kazanç beklediğiniz kağıt yerinde sayarken; umutsuz vaka dediğiniz kağıt ise patlama yapabilir. Bir bakıma sürprizlerle dolu ve bir o kadar da kazançlı yatırım aracıdır….:)

Borsanın insan psikolojisiyle kesiştiği kısımdan değerlendirme yapacak olursak; adrenalin ve kazanma-üstünlük dürtüsü güçlü insanların bu seçeneği tercih etmesi daha uygundur. “Az olsun ama aylık sabit gelirim olsun” diyen arkadaşlar kesinlikle borsadan uzak durmalıdır. Çünkü; borsadan bir günde 10.000 TL kazanmanız da, 6 ay boyunca 5.000 TL kazanabilmeniz de ihtimaller dahilindedir ve önceden kestirebilmek neredeyse imkansızdır.

Tahmin etmenin güçlüğünden bahsetmişken; borsayı bir şans oyunuymuş gibi yansıtarak genel kanıyı desteklemeyelim…:) Elbette gündemi takip ederek veya araştırmacı yönünüzü kullanarak birçok bariz senaryoyu önceden fark edebilirsiniz. Hükümetle ters düşen bir bankanın dibe vurması gibi, ya da hükümetle iyi anlaşan bir şirketin ihale üzerine ihale kazanması ve değerini her geçen gün katlayacak olması gibi. Tahmin edilemez olan kısım; her gün olağan bir şekilde gerçekleşen .01-.1 arası küsuratların iniş veya çıkışıdır.

4) Forexte değerlendirmek

Forex yatırımı yapmak

İşleyiş itibariyle borsanın ve döviz yatırımının kesişimi olan; ama risk faktörünün gerçekten epey ön planda olduğu bir seçenektir. Forex’te teknik olarak döviz yatırımı yaparsınız; dolar alırsınız değeri yükseldiğinde satarsınız, vs. vs. Zaten Forex’in ortaya çıkış amacı da günlük 5.5 trilyon dolarlık işlem kapasitesi ile insanların döviz paritelerinin değişiminden daha hızlı bir şekilde faydalanmasını sağlamak; insanlara kazandırırken aracı firmaların da kazanmasını sağlamaktır. Ama işin iç yüzüne girildiği zaman sizi anlatılandan çok daha adrenalin dolu, insanı adeta risk almak için çeken bir dünya beklemektedir. Bunun başlıca sebebini de hepimiz biliyoruz: Kaldıraç…:D

Elinizde bulunan küçük bir sermayeyle birlikte dahi sanki 100 katı paranız varmış gibi işlem yapabilir ve buna göre kazanabilirsiniz. Örneğin; 300 dolar yatırdığınız bir işlemde kaldıraç da kullandınız ve 30000 dolarlık işlem yaptınız. Asıl sermayenizin değeri 300’den 400 dolara çıktıysa; kaldıraç sistemi gereği 40 000 dolarınız oldu demektir. Ama bir düşüş yaşanması yani kaybetmeniz halinde ise; burada da kaldıraç sistemi geçerli olur ve 30.000 doların değerinin 300 dolar azalarak 29.700 dolara gerilemesine denk bir düşüş anında sermayenizi sıfırlamış olursunuz. 30.000 veya daha yüksek sermayelerin böyle değer kaybetmesi için de küçücük bir küsurat oynamasının bile yeterli olduğunu az çok tahmin ediyorsunuzdur…

Döviz yatırımından farklı olarak Forex’in şöyle bir avantajı vardır ki; Doların, Euro’nun veya diğer döviz kurlarının değer kaybedeceğini önceden bilmeniz halinde, düşüşleriyle beraber de kazanabilirsiniz. Dolayısıyla sadece elinizdeki birimin değerlenmesine bağlı değil; şansınıza ve ön sezinize bağlı olarak da kazanabilirsiniz.

Diyeceğim o ki; güvenli bir yatırım aracı arayanlar adını bile anmasın. Heyecan arayanlar, bir kez olsun denemek isteyenler ise mutlaka denesin. Belki şansınız yaver gider…;)

5) Döviz Yatırımı

Döviz veya altın alıp satmak

Kazançlı yatırım araçları arasında en geleneksel seçenekler olan döviz ve altın; size hiçbir zaman aylık düzenli kazanç sağlamaz. Borsa veya Forex gibi az sermaye ile vurgun yapma şansınız da olmaz. Ama az miktarda da olsa belirli aralıklarla kara geçmenizi veya eski tabirle “yastık altı” birikim yapabilmenizi mümkün kılar.

Düzenli kazanç imkanı olmadığı için altın veya döviz yatırımı yaparken “depolama” yöntemi uygulamanız gereklidir. Şöyle ki; doların veya euronun günümüz değerinin altına düştüğü zamanlarda her bulduğunuz fırsatta ufak ufak alım yaparsınız ve hesabınızda biriktirirsiniz. Ama 5 ay sonra; ama 5 yıl sonra mutlaka bir kriz patlak verir. Yükseldiğinde elinizdeki tüm dövizi satarsınız ve epey kara geçmiş olursunuz. Altın yatırımı için de aynı taktik geçerlidir.

Uygulama yönteminden de anlaşılacağı üzere döviz ve altın; yatırım yapabilecek kadar birikimi olan, fakat gayrimenkul veya arsa yatırımı yapacak kadar çok sermayesi olmayan ve borsa ile forexe bulaşmak isteyen yatırımcılar için en uygun seçenektir…

Dövizlerin zamanla düşüş gösterdiği olur ama şurası kesindir ki; altının zarar ettirdiği çok nadir görülmüştür. Altın yatırımı yaptığınızda uzun vadede mutlaka kar ederek bozdurursunuz…;)

6) Faiz Yemek

Bankalardan faiz geliri elde etmek

Bu da hepimizin bildiği bir yatırım seçeneğidir. Küçük olsun büyük olsun birikmiş olan paranızı bankaya vadeli olarak yatırırsınız ve karşılığında faiz geliri elde edersiniz. “Faiz” kelimesinin bazılarına öcü gibi geldiğinin farkındayım ama; teknik olarak bankadan aldığınız faiz, paranızı işletmesine verdiğiniz izin karşılığında size verilen kiradır. Yani ev alıp da kiraya vermenizle aynı mantıkla işler. İkna olmadıysanız yapacak bir şey yok; yazıyı burada kesebilirsiniz..:)

Bankaya paranızı yatırmanın en güzel yönlerinden biri; hem aylık düzenli gelir kazanma şansınızın olması, hem de acil bir ihtiyaç durumunda paranızı çekmek için çok beklemek zorunda olmamanızdır. Vadelerin zamanına göre tabii ki bu süre değişecektir ama yine de diğer yatırım araçları kadar uzun bir süre olamaz. 300.000 TL’nizi bir ev satın almak için kullanmak ile bunu bankaya yatırım aylık faiz almak birbirinden farklı durumlardır. Ayrıca; internet bankacılığının yaygınlaşmasına paralel olarak birçok bankanın, günlük faiz geliri veren ve vadesi bozulmayacak şekilde belirli saatlerde ana paranızdan istediğiniz kadar çekebileceğiniz sistemleri bulunmaktadır. Yani bankacılık artık eskisi kadar hantal bir yatırım aracı değildir…

Paranızı bankaya yatırmanın olası tek bir dezavantajı ise; paranızın aylık getirisi dışında değer kazanamamasıdır. Örneğin; 150.000 Tl’ye aldığınız bir ev, bölgenin hareketlenmesi sonucu 200.000 veya daha üzeri bir değere ulaşabilir. Ama bankada böyle bir şey yoktur. Siz üzerine para yatırmadığınız sürece 150.000 TL, beş yıl sonrasında da 150.000 TL olarak kalır…

Evet dostlar… Yazdıklarım tamamen kişisel tecrübelerim ve araştırmalarımdan oluşmaktadır. Eklemek istediğiniz veya düzeltmek istediğiniz bir şey varsa saygı duyarım ve bir yoruma üşenmeyin derim…:) Kazançlı yatırım araçları hakkında yazmaya devam edeceğiz. Sağlıcakla kalın…

 

“Ne yatırımı yapmalı?” üzerine 2 yorum

Yorum yapın