Nefret ve Kin Neden Uzun Vadede Kazandırmaz

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Nefret ve kin. Sevgi ve merhametin yerini alan iki güncel duygu. Artık öyle bir duruma geldik ki insanlar nefretten çok sevgiye şaşırıyor. Bir hikaye dinliyoruz. Bir aşk ya da kavuşma hikayesi. Sonra da ”vay be sevginin böylesini de hiç görmemiştim” diye şaşkınlığı pekiştiriyoruz.

Özellikle yeni nesil aşk ve sevgi gibi hisleri iyice mühendislik alanında verilecek bir tez çalışmasına dönüştürdü. Bir mantık teranesi tutturmuşlar. Gönül işleri onlara yabancı ve sığ geliyor. Bilime tapan bir nesil, adeta onun etrafında dönerek hırslarının, şahsi çıkarlarının merdivenlerine tırmanıyor. Bunun yanı sıra bencillik de ön planda. Zaten nefret de kin de uzun vadede bencillikten doğar. Ancak ne kadar gariptir ki ironik bir şekilde en sonunda yine sahibine zarar verirler.

Bu yazımızda kin ve nefret duygularının hem manevi hem maddi zararlarını mercek altına alacağız. Bununla beraber neden sevgiden uzaklaşan bir toplum olduğumuzu da irdeleyeceğiz. Kin ve nefret ve duyguları yerine sevgi ve merhameti koyarak nasıl daha başarı olacağımızı da altını çize çize size duyuracağız. Şimdi hazır iseniz ilk başlığımızı atalım sevgili parlak fikirler okurları.

Kin ve nefret duygularının en sık yaşandığı yerlerden biri de sosyal medya. Neden diye soracak olursanız bu alanın nefret söylemi ve kin dalgaları yaratmak için birebir olduğu gerçeğini size hatırlatmak zorunda kalırız. Öyle ya oturduğun yerden, gördüğün her şeye inanarak ya da çıkarına işine ne geliyorsa öyle yargılarda bulunarak birilerine hakaretler etmek, küfürler yağdırmak bu alanlarda o kadar kolay ki! Bu kolaylıktan bir ürün kampanyası gibi faydalanan kişiler de potansiyel nefretlerini hem mesaj hem bildirim hem de paylaşım olarak rahatlıkla kusabiliyorlar. Sosyal linçler de hem bu alanlarda cereyan ediyor. Tamamen nefret ve kin duygularının dizginlememesiyle ilgili bir gerçeklik bu. Ve giderek yayılıyor olması da ayrı bir tehlike.

Kin ve Nefret Duygularının Manevi Zararları 

Kişi, en sonunda kendine doğru bir çöküş yaşar. Özellikle kin duygusu, insanın bilincinde ve enerjisinde büyük baskı uyandırır. Yapılan kötülüğü ya da kötülük algısını unutmamak içeride bir birikinti oluşturur. Bu çöplerin üst üste birikmesidir bir anlamda. Ancak sizi çökerten çöplerin görüntüsü ya da o pis kokusu değildir. Asıl çökerten çöplerin üst üste gelerek bir ağırlık oluşturmasıdır.

Zihnini temiz tutmak ise sizi birçok yükten olabildiğince koruyacaktır. Kinin karşısına sevgiyi koyduğunuzda bilincinizde çöplük oluşturmak yerine bir bahçe inşa edersiniz. Çünkü aklınızda hatrınızda tuttuğunuz her karanlık şey, bir enerji olarak içe saplanır. Bu da kişinin nefret ettiği kişiden daha çok kendisine zarar verir. Eden, bulur sözü kin ve nefret için söylenmiş olabilir.

Bununla birlikte kin ve nefret duyguları insanın odaklanmasına da engel olmaktadır. Herhangi bir işte başarılı olmak yerine, birilerini geçmek, birilerine dersini vermek yarışı çok geçmeden kişiyi amaçlarından ve asıl meselelerinden uzaklaştırır. Bu da zaman ve enerji kaybı olarak insana döner.

Nefret ve kin gibi duygular yaratıcı olmaktan uzak kısır döngünün içine hapsedilmiş kaprisli hislerdir. Biri bir sanat eserini salt nefret duygularıyla tamamlayamaz. Biri iş hayatında sadece birilerine ya da bir şeylere kin güderek başarı merdivenlerini çıkamaz. Hiçbir büyük adam yoktur ki ben buralara nefret duyarak, kin kusarak geldim desin.

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Maneviyatınızı her daim güzelliklerle, iyi niyetlerle ve güzel ahlak ile doldurun. Göreceksiniz ki asıl başarı birilerine nefret duymak değil, birilerine ömür boyu kin tutmak değil, her şeye rağmen birilerini affedebilmek ve onlara karşı sevgi duymaktır.

Nefret baş ağrısı yapar. Hayata küstürür ve kişiyi yalnız bırakır. Kalabalıklar arasında eğlenen insanlara bakıp tek başına oturduğunuz bir masada ”dünyalılardan tiksiniyorum” diye bakış atan komutan Logar’a dönüşmek istemiyorsanız içinizi bu tür is olmuş küllerden uzak tutun. Sobanın boruları nasıl dolar kömür dumanlarıyla, belli bir noktadan sonra ısı kaynağı soba nasıl duman salar her yana. İşte kin ve nefret duyguları da öyle tıkar insanın kalbini ve ruhunu. Şu görüntüdeki özne değil sol arkasındaki gülen kadın olmak istiyorsanız ruhunuzu arındırmayı bilmelisiniz pek değerli parlak fikirler okurları.

Kin ve Nefret Duymanın Yol Açtığı Maddi Zararlar 

Bir kere bu bahsettiğimiz iki duygu da çok güçlüdür. Öyle hemen birinden nefret edemezsiniz. Kin de keza öyle. Ve bu iki duygunun kökeninde korku vardır aslında. Kaybetme korkusu. Kaybetme korkusu ise ne kadar yüksek ve fazla olursa, o kadar kaybetmenin kıyılarına bırakır insanı. Hele ki iş dünyasında.

Çünkü bu tür duyguları bünyesinde barındıran her insan ister istemez kendine ve aklına kötülük etmiş olur. Soğukkanlılık elden gider. Telaşlı, aceleci kararlar alınır. Profesyonellikten uzaktır bu tür duygular. Bir şirketin patronu olursanız çalışanlarınızdan nefret mi edersiniz yoksa onlara saygı duyar mısınız? Nefret ettiğiniz insanlarla çalışmak size şevk mi verir yoksa ziyanlık duygusu mu? Peki ya saygı duyduğunuz işleri daha çok ciddiye almaz mısınız?

İşte tüm bunların toplamında nefret etmek ve körü körüne kin tutmak size para kaybettirecektir. Çünkü hata yaptıracaktır size. Bir şekilde motivasyonunuzu kıracaktır. Sağlıklı düşünemediğiniz için birçok hassas noktada hatalı kararlar almaya ve vermeye başlamanız da epey olası.

Hem ruh sağlığınız içinizde hem de paranız cebinizde kalsın istiyorsanız bu iki duygudan uzaklaşın. Yoksa köyün somurtkan şirinine dönersiniz. Hem çalışmaktan hem de dinlenmekten nefret eden bu şirin gibi, çeşitli duyguların ve kararların arasında sıkışır kalırsınız. Parayı seviyorsanız onu kazanma yollarını ve onu size kazandıracak şahısları da sevmek zorundasınız.

Nefret ve kin duyguları ikili ilişkilerin dünyasına da girdi. Tahammül sıfır düzeyine indi. Boşanmalar bu hızda giderse yakında evliliklerin sayısını geçecek. İçimize sinmiş nefretten sıyrılmalı ve bir nefret toplumu olmaktan vazgeçmeliyiz. Yoksa toplumları birer yalnız bireye çeviren kalabalık yalnızlıklarda iz bırakmadan ve sesimizi duyurmadan kaybolup gideceğiz. Bu fotoğraf ilk bakıldığında yüzde gülümseme bırakılsa da şiddet aldı başını gitti. Erkek kadına, kadın erkeğe, hatta kadın kadına şiddet bile arttı.

Sanıyoruz ki nefret ve kin gibi duyguların en büyük zararı da insanları şiddete itmesidir. Hem fiziki şiddete hem de duygusal şiddete. Umarım içine yavaş yavaş girdiğimiz bahar mevsimi gibi saf umut ve iyimserlikle doldurabiliriz içimizi.

Sevgisiz Toplum ve Çözüm Önerileri 

Geçen bir video izledim. Çöp kutusuna düşen bir Suriyeli insanı cep telefonun kamerasından çeken vatandaş, düşenin Suriyeli olduğunu görünce yardım eli uzatmaktan vazgeçiyor ve hemen oradan uzaklaşıyor.

Bir başka görüntü ise işe geç kalan çırağına şiddet uygularken fotoğrafını çekip kendi hesabında paylaşan insana dair.

Yani sorulması gereken soru şu: Biz ne ara bu kadar sevgisiz bir toplum olduk?

Derhal birine yardım eli uzatmanın, birini sevmenin, birine saygı duymanın ne kadar insani ve önemli duygular olduğu hatırlanmalı. Yoksa hal ve gidişat bizi daha büyük suçlarına ve daha kin dolu bir toplum hafızasına doğru götürecek.

Hepinize sevgi ve merhamet dolu günler dileriz.

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır • 2018 YILININ EN İYİ İŞ FİKRİ: STOKSUZ E-TİCARET!

1 YORUM

  1. Çok güzel bir yazı .Suriyelilerden nefret ediyor insanlar.Neyse ne ne için gelmişlerse de gelmişler artık.Yazık ya.Bizde aynı durumda olabilirdik.İnsanların gerçekten tuzu kuru .Bir yerde de Hava Allah’ın Su Allah’ın diyorsun.Neyi paylaşamıyoruz.illaki her milletin iyisi var kötüsü var.

Yorum yap

Lüften yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz