Para biriktirmenizi kolaylaştıracak 5 pratik yöntem

Kendi çabaları ile zengin olmuş insanların genç, hatta çocuk yaşlardan birikim yapmaktan ve yatırımdan asla vazgeçmedikleri su götürmez bir gerçek iken; iş icraate geldiği zaman çok az kişi düzenli aralıklarla birikim yapmayı başarabiliyor. Evet; kazandığınız paranın ancak geçiminizi sağlayacak miktarda olması, hayat pahalılığı gibi etkenler büyük yatırımlar yapmanıza engel olabilir. Ama unutmayın; kendi servetlerini kendileri elde edenlerin birçoğu zamanında sizinle aynı durumdaydı. Hatta ironik bir şekilde; belki de sizden daha kısıtlı imkanlar içerisindeydi.

save money photo

Kazançlı yatırım araçları kategorisi altında sizlere birçok seçenek sunduk. Ama elinde hiçbir birikim bulunmayan biri için arsaymış, gayrimenkulmüş, dövizmiş, borsaymış pek bir şey ifade etmiyor farkındayım. İlk önce elle tutulur birikimi olmalı ki insanın; geleceğine yönelik yatırım yapabilsin.

İşte bu yazıda; özellikle dar gelirli kimselerin daha rahat ve daha verimli bir birikim yapabilmesi için birkaç püf noktadan bahsedeceğiz:

1)Dışarıda harcadığınız zamanı en aza indirmeyi bırakın.

Giyim, yiyecek, içecek, eğitim… Dışarıda yapacağınız her iş size ekstradan masraf demektir. Tabii ki yeri gelir canınız değişiklik yapmak ister; o zaman kendinizi ödüllendirebilirsiniz. Ama eviniz yeterince konforluysa; arkadaşlarınızla evde çay kahve eşliğinde sohbet etmek varken; dışarıda bir bardak çaya 2 TL vererek oturmak ne kadar mantıklıdır? Kahveden bahsetmiyorum bile… 5 lira nedir la?…:D

2)İlk maddeyi daha uygulanabilir hale getirmek için evinizin kalitesine ve konforuna özen gösterin.

Eviniz vaktinizi keyifle geçireceğiniz bir yer olmalı ki; dışarısı ile ev arasında evden yana tercih yapasınız.

Bunun için öncelikli tavsiyem; kendinize rahat bir çalışma ortamı oluşturmanızdır. Çalışma ortamınız sizi kimsenin rahatsız edemeyeceği, tüm zorunlu işlerinizi ve hobilerinizi tam konsantrasyonla bitirebileceğiniz şekilde dekore edildiği sürece evden çıkma ihtiyacı hissetmezsiniz.

Aynı şekilde gerek kendinizle baş başa kaldığınız; gerekse arkadaşlarınızı ağırladığınız vakitlerde güzel zaman geçireceğiniz durumları düşünüp buna göre düzenlemeler yapmalısınız.

3)Giderleri kıstıktan sonra elinizde kalan fazlalıkla mutlaka yatırım yapın.

Diğer yazılarda da değindiğim gibi; elinizde sıcak para bulunması her zaman tehlike arz eder…:) Paranızı işinize gelecek herhangi bir şekilde yatırım için kullanmak ve biriktirmek için kullanmalısınız.

İlk başlarda 10,20,30,40 gibi rakamlarla ilerleyen birikiminizin; zamanla kendi kendine sağladığı gelirle beraber 50, 100, 150 gibi katlandığını göreceksiniz. İşte bu aşamadan sonra her şey daha kolay olacak… Yatırımınızın o denli katlandığını görünce daha fazla birikim yapmak için motive olacak ve tasarruf miktarınızı arttıracaksınız.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Türkiye'de Evlilik Ekonomik Açıdan Mantıklı Mıdır?

4)Eşyalar ve nesneler konusunda gerekirse pintilik derecesinde hassas olun.:)

İnsanı parayı elinde tutmaktan alıkoyan en büyük etkenlerden biri; ürünlerin sürekli bir üst veya farklı versiyondaki modelini piyasaya sürerek tüketim çılgınlığı yaratan kapitalizmdir.

Hem bu yazıyı yazmak, hem de diğer işlerimi halletmek için çekmecesiz-rafsız katlanabilir ucuz bir masa kullanıyorum. Kıyafet dolabım olarak; hala tek bir parça boyası bile soyulmamış, dedemden kalma 25 senelik bir dolabı kullanıyorum. Kitaplık olarak da 15-16 yaşında bir vitrin dolabı kullanıyorum. Görsellik, verimlilik ve kalite açısından da hiçbir zorluk çekmiyorum.

Bu eşyaları sürekli yenilesem; 2-3 senede bir fazladan birkaç bin liralık masrafım olacaktı.. Ama eskileri kullanmak hem tasarrufun anahtarı, hem de tüketim çılgınlığına verilecek en güzel tepkidir.

5)Elde ettiğiniz birikim ile hayatınızı yaşamak ve daha fazlasını elde etmek arasında iyi bir denge kurmaya bakın.

Halk arasında sürekli dolanan klişe laflardır. “Sonradan görmeye bak. 10 tane dairesi var 3 kuruşun hesabını yapıyor.” “Adam parasını kazanıyor ama hayatını yaşıyor.” gibi…

Belirli seviyede servet elde etmiş birinin her zamanki alışkanlıklarının dışına çıkıp biraz eğlencesine bakma hakkı olduğunu düşünüyorum evet… Hatta bir ömür boyu ilk başlardaki kıtlık döneminiz gibi yaşamakta ısrar ediyorsanız bir sıkıntı vardır…:)

Arada bir denge kurulmalıdır arkadaşlar. Varsın şimdi değil 2 sene sonra arabanız olsun. O eski sefil günlere dönmenizden iyidir…

Yorum yapın