Pastane Açmak Neden Artık Kazandırmıyor?

Eskiden sevgililer, ayda yılda bir bir pastahane köşesinde buluşurlardı. Öyle uzun uzun da değil. Yirmi – otuz dakika sadece” tarzında başlayan cümlelere aşinayızdır. Ya babamızdan ya dedemizden, biraz daha yaşlıysak kendimizden de biliyor olabiliriz. Pastahaneler bir zamanlar, ”sosyal ortamlardır” çünkü buluşma yeri olarak kullanılıyordu. Üstelik sadece kaçak göçek görüşen sevgililer tarafından da değil. Lise ve üniversite öğrencileri ya da iş çıkışı bir yorgunluk kahvesi içip bir dilim pasta yemek isteyen herkes, pastanelerin müdavimi konumundaydı.

Toplum tabanında yaşanan radikal değişimler, belli başlı etkinlikleri ve sosyo-kültürel etkilere doğrudan tesir etti. Başak türlüsü beklenemezdi zaten. Örneğin teknolojinin etkilemediği, müspet ya da menfi olarak değiştirmediği tek bir nokta bile kalmadı. Örneğin küçük bir telefon kulaklığını ele alalım. Bu yükte hafif manada ağır buluş, tüm sosyal ilişkiler ağını tepetakla etmeyi yedi. Kim fanı olduğu bir müzik grubunun son albümünü dinlemek varken sıkıcı arkadaşıyla diyalog kursun ki? Örnekler çoğaltılabilir. Burada kaçırılmaması gereken temel nokta, ilişkinin dil bağlamında kopma noktasına gelmedi. Bu nedenle Amerikalıların ”face to face” dediği iletişim şekli artık revaçta değil. Yazışmak varken kimse telefonla bile konuşmuyor. Bu da pastane gibi yapısı itibariyle ”sosyal” olan mekanların çok daha az tercih edilmesine neden oldu. Oluyor da.

İnsanlar artık buluşma noktaları olarak konum bildirecek ciks yerleri tercih ediyor ya da asgari düzeyde diyalog kurulacak bir etkinliğe katılıyorlar birlikte. Örneğin sinemaya gitmek gibi.

Pastahane açmak neden karlı değil? En büyük nedeni bu. Bunun dışında birçok farklı etken daha bu sektörün gerileme dönemine girmesine sebep oldu.

pastane ürünü

Pastaneler Neden Eski Günleri Mumla Arıyor? 

1- Ekonomiye bağlı nedenler: 

Bunu sakın ajitasyon olarak yorumlamayın çünkü bu mutlak bir gerçek. Birçok insan için işe giderken simit ya da poğaça almak bile ‘lüks‘ kategorisinde. Çünkü birçok kişi, ‘üçün beşin hesabını’ yapmak zorunda kalıyor. Dikkat edelim, bugün çıkarcı, hesapçı insanlar için kullanılan ”üçün beşin hesabını yapmak” deyimi, yakın zamanda ‘hesap yapmak zorunda bırakılmış insanlar‘ için kullanılan yaygın bir deyim haline gelebilir. Zira evde bir şeyler atıştırıp çıkarak tasarrufun sınırlarını zorlayan binlerce insan yaşıyor ülkemizde. Ve dünyanın geri kalan ülkelerinin birçoğun da. Bu da nereden kıssam kıssam diye düşünenlerin pastane alışverişlerini tamamen bitirme noktasına getiriyor.

Şu İş İlgini Çekebilir:  LOKMACI DÜKKANI AÇMAK- NEREYE AÇMALIYIM?-KARLI MI?

Ekonomiye bağlı nedenler sadece alıcıları değil satıcıları da etkiliyor. Tabela değeri olan bir yerde dükkan kiraları uçmuş durumda. Beyoğlu’nun neredeyse 70 yıllık ünlü pastanesi İnci Pastanesi de tamamen ekonomik nedenlerle dolayı kapatılmadı mı? Böylesi meşhur bir pastane bile kapanmak zorunda kalıyorsa, varın gerisini siz düşünün.

2- Beslenme alışkanlıklarının değişmesi: 

Son derece rasyonel bir değişim söz konusu dünyada. Hem de her alanda. İnsan ilişkileri, teknoloji ile insan arasındaki ilişkinin giderek daha fazla değişmesi, günlük hayatta kullanılan dil, sosyal medya, meselelere ve güncel meselelere olan bakış açısı. Tüm bu etmenler dolaylı olarak birbirini etkiliyor ve birbirlerinin değişimlerini tetikledikleri gibi aldıkları son halin oluşmasında da belirleyici oluyor. Örneğin Asya ve Avrupa ülkelerinin neredeyse tamamında yaşanan ”sağlıklı yaşam” ideolojisi patladı. İdeoloji diyorum çünkü bazıları gerçekten bir ideolojiye bağlanır gibi bağlandı sağlıklı yaşam idealine. Hamur işleri artık son derece zararlı, az tüketilmesi gereken gıdalar arasında yer alıyor. Birçok yerde daha sağlıklı diye mısır gevreği ve süt ile kahvaltı yapan insanların sayısı arttı.

Bu da pastanelerdeki gıdalara olan talebin neredeyse yarı yarıya düşmesine neden oldu. Tüm bunların toplamında pastane eskisi kadar kar getiren bir sektör değil artık.

Yorum yapın