Suça teşvik suçu

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

Merhaba değerli okurlar. Bu yazımda, saatlerdir üzerinde düşündüğüm ve hatta yer yer kafayı yediğim bir suç tipi üzerine inceleme yapmak istiyorum.

Bazı kanunları güncel hayattan örnekler eşliğinde halihazırdaki sosyal dünyayı da gözeterek incelediğimde ister istemez çok çarpıcı paradokslar ve tartışmalar içerisine girdiğime şahit oldum. Bu yazıyı yazmamın bir diğer sebebi de kafamı biraz olsun boşaltmak ve bu sayede de internette kanun araştırmak isteyenlere bir nebze olsun faydalı olmaktır.

Bu yazıdaki değerlendirmeler bizzat “benim şahsi bakış açılarımdan oluştuğundan” dolayı mutlak doğrudur diye bir iddiada bulunamayacağım. Zira bizlerin ahlak anlayışı bugün böyle yarın farklı olur. (Hazır aklımdayken makalenin yazım tarihini de yazayım, 5.01.2018 tarihinde bu makale kaleme alınmıştır.)

Konuyla ilgili kafama takılan örnekleri sıralayacağım ve tek tek irdeleyeceğim.

1) Birisininin birisine kalkıp “Sonuçlarına katlanmak kaydıyla her şeyi yapabilirsiniz” demesi suç mudur?

Sevgili arkadaşlar, Jean Paul Sartre’nin de demiş olduğu bu söz; eğer yeterince düşük İQ’ya sahipseniz ve yine eğer yeterince düşük duygusal zekaya sahipseniz veyahut kafanızın çalışmadığı bir vakitte bu konuyu düşünürseniz sizin gözünüze de şüpheye yer bırakmayacak şekilde %100 suç olarak görünebilir.

Lakin azıcık saksıyı çalıştırıp felsefenin özüne indiverdiğinizde adamın bu sözü söylerken ki niyetinin “elalemi topluca cinayete teşvik etmek olmadığını” rahatlıkla anlayabilirsiniz. Jean Paul Sartre gibi varoluşçu adamlar genelde şu kafa yapısına sahiptirler “aslında dünyada herşey boş ama biz bu boşluğa keyifli olmak adına hep beraber anlam katmalıyız“. Dolasıyla bu tip varoluşçu kişilerin sözlerini epey titiz değerledirmek esas olacaktır. He, bu tip felsefe insanlarını beğenmezsiniz kabülümdür ama iftira atmak olmaz!

Demem o ki bu insanlar size kalkıp “sonucuna katlanmak kaydıyla her şeyi yapababilirsiniz” diyorsa bu sözün arkasında “kamu düzenini, barışını, güvenliğini, huzuru” hiçe saymamak kaydıyla her şeyi yapabilirsiniz” anlamı vardır.

Zira bu kişilere ve aynı zamanda bana göre “bireysel keyfiyet ancak ve ancak toplumsal keyfiyeti de gözeterek söz konusu olabilir“.

Bana kalkıp şu tarihte Jean Paul Sartre’nin avukatlığını yaptırdınız ya helal olsun 🙂 🙂

2) Dini kitaplardaki “cehennemde yanmak kaydıyla her şeyi yapabilirsiniz” ifadesi suç mudur?

Valla arkadaşlar kusura bakmayın ama üzülerek belirtmeliyim ki Ceza Kanunlarımız dini dogmalara göre düzenlenmediği için bu tarz söylemler yukarıdaki felsefecilerden daha tehlikeli ve faul durumdadır.

Lakin; tehlikeli olan bu sözlerin arkasında da “suçtan caydırıcı bir güç korkusu” mevcuttur. Yani var olup olmadığı meçhul bile olsa caydırıcı bir gücün korkusu mevcuttur. Dolayısıyla sırf Tanrı korkusu ile birinin suç işlemekten cayması ve bunu dile getirmesi bence suç değildir. Zira burada da bütünsel ele aldığımızda dolaylı yoldan da olsa “kamu düzenini” gözeten, koruyan, suça mani olmak isteyen bir telkin, yönlendirme ve güdülenme vardır!

Belirtmek gerekir ki; özgür iradenin her koşulda varlığını kabul ettiğimiz haller de asla suç olamaz. İlaveten; “özgür iradeniz var ve sonucuna katlanmak kaydıyla suç işleyebilirsiniz” demek de söyleyenlerin niyeti itibariyle ALENEN suça teşvik edici bir mahiyet, nitelik taşımadığından aksine hayali veya gerçek bir güç ile korkutma, caydırma barındırdığından dolayı suça teşvik sayılmaz!

Ahlaki açıdan ele alırsam, böylesi bir söylem esasında pek de ahlaki sayılmaz. Zira sırf Allah korkusu ile suçtan caymak durumu “kamu düzenini”, “dengeleri”, “toplumsal birlikteliği” dolaylı da olsa bir nebze görmezden gelmek, görememek ya da iplememek demektir. Dolayısıyla bence bu hal ve vaziyet pek de etik değildir. Elbette bu benim şahsi ahlak anlayışım…Bu konuda herkese saygım var.

3) Bir ironi eşliğinde suça teşvik ediyor gibi görünmek suç mudur?

Aslı Tohumcu’ya buradan selam olsun. Kendisi her ne kadar iyi linç yese de ironi suç sayılamaz! İroni demek “alay etmektir” bir nevi düşünceleri taklit yoluyla söylemleri eleştirmek küçümsemektir.

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır

4) Bir makalede içsel hesaplaşmalar eşliğinde yer yer suça teşvik etmek ama en nihayetinde suçu kötü göstermek suç mudur?

Buradan tüm cımbızcı arkadaşlara sesleniyorum. Sevgili cımbızcı arkadaşlar sizler hakikaten kötü adamlarsınız! İnsanların niyetlerini çarptırıp sağa sola yaymak da bir başarı falan değildir! Sonunda cayır cayır manevi tazminata mahkum olursunuz. He cımbızladığınız adamın niyeti hakikaten kötüyse ona diyecek sözüm yok elbette.

Bu başlıktaki mesele çok ama çok önemlidir. Düşünce insanları; genellikle bir yazı, roman, hikaye ya da deneme içerisinde kötü adamların zihniyetine, düşünce dizilimine, akışına değinirler; ister istemez bu söz konusu olur. Hatta bazı düşünce insanlarının yazılarının tamamını okumaz iseniz o insanları dünyanın en kötü adamı zannedebilirsiniz.

Eğer bu başlıktaki örnek suç ise şunu da biliniz ki şu yukarıdaki saydığım diğer örnekler hayli hayli çatır çutur suç sayılabilir. 🙂

Bu suç tipi için bütünsel bakış açısı ile ifadelerin genelini incelemek ve başından sona incelemek suretiyle ilgili yazıların yazarının esasında ne amaçladığına bakmak önemlidir. Yazarın başkaca eserlerine göz atmak, onun hayat tarzını, düşünce yapısını, eserleri kaleme alış tarzına göz atmak; düşünce insanlarının niyetlerinin iyi mi kötü mü olduğuna dair delil olabilecektir.

————————–

Daha önce de başkaca yazılarımda yazdığım sözü yine yazacağım. Eğer yeterince psikopatsanız ve sırf suç arayan paranoyak gözlerle düşünce eserlerini okursanız yazarların %90’ını yok yere yargılatabilecek iğrençliğe siz de erişebilirsiniz.

Basın kanunundaki “soruşturma zamanaşımının” internet mecrasında geçerli olmaması bence çok büyük eksikliktir.

İnanın şu kıytırık sitede yazdığım makaleleri bile “acaba bir gün ruh hastasının biri yazının vermek istediği mesajı çok farklı ve kötü anlama getirerek cımbızlar mı?” diye korka korka ve yazının vermek istediği yanlış anlaşılmasın diye boza boza yazıyorum. Zira böylesi “iftiracı ruh hastası dostlarımız dünyada ve bizim memleketimizde de ne yazık ki mevcutlar”. Kaç defa eski makalelerimi kötü niyetli cımbızcılar dadanmasın diye editledim hatırlamıyorum.

Türkçenin dil yapısının da sanırsam bu kötü niyetli cımbızlama işine müsait olması bunu kolaylaştırıyor…

**************

Bugün bu meseleden dolayı kafam biraz bozuktu o sebeple yazıyı kısa geçip bitireceğim. Neyse ki bu site var ve inanın yazmak insanı acayip rahatlıyor. Allah tüm kötü niyetli cımbızcıları iyileştirip ıslah etsin. Bakın, inanın bir düşünce insanı için en rahat çalışma alanı henüz pek keşfedilmemiş gizli saklı yerlerdir. Keşfedilen insanlar işte sırf bu cımbızcılar yüzünden düşünme yetisini daha doğrusu düşünebilme özgürlüğünü önemli oranda kaybederler.

Dünyanın en kötü adamı bile olsa birinin makalesinin ya da yazısının adamın niyetinin saptırılması suretiyle servis edilmesine yüreğim dayanmıyor sevgili okurlar. Tüm taraflar için savaş hukukuna ve racona ters bir hareket bu durum 🙂

Şurası da bir gerçek ki “cımbızlamadan haber yapmak” da güçleşiyor. Yani cımbızlamanın iyi niyetli ve eleştiri mahiyetinde olanı şüphesiz ki basın özgürlüğüdür. Ancak bir yazının ya da konuşmanın tümünün özeti denilebilecek özete ve ruha komple aykırı bir cımbızlama türü kabul edilemez!

Kalkıp da bir metinden metinin bütünün ruhuna, lafzına tamamen ters bir ifadeyi “aha pisliğin dediği şeye bakın, adi suçluyu gördünüz, linç edin bunu” şeklinde iftira atarak sunmak açık ve net bir kötülüktür. Bu konuda bir ahlakımız olmalıdır ki ifade özgürlüğü kültürü gelişebilsin.

Şüphesiz ki; kötü de olsa, dandik de olsa, ahlaksız da olsa suç işlememek ve insanların kişilik haklarını bile isteye feci şekilde ihlal etmemek kaydıyla herkesin ifade özgürlüğü vardır. Zira insanlar hiç ummayacağımız şekilde bugün ahlaksız yarın ise en ahlaklı insanlar oluverir ya da hiçbir şey yapmadan öyle varsayılabilirler.

Ahlaksız da olsa insanlar kendilerini korkmadan ifade edebilmelidir ki yazarak düşünebilme ve bir gün doğrulara ulaşabilme fırsatı bulabilmiş olsunlar.

Eğer yeterince özgeçmiş okursanız en iyi dediğiniz insanların geçmişte en berbat insanlar olduğunu veya sahiden berbat insanlar ile muhatap bulunmuş kişiler olduğunu görebileceksiniz. Dolayısıyla bazı yazarların düşünme stilinin yer yer suçlularla benzerlik teşkil etmesi gayet olağandır! Sırf bu sebepten dolayı birçok ünlü yazar geçmişte “mahlas” kullanmıştır. Bu mahlaslar onları adeta bir zırf gibi korumuştur. Toplumun haksız lincine uğramak gerçekten çok kötü bir şey. Böyle hareket etmeye devam edersek “niye bu ülkeden bir Dostoyevski çıkmıyor” diye daha çok serzenişte bulunursunuz.

Not: Ben bir din adamı değil henüz yolun başında olan bir hukuk insanıyım. Dolayısıyla buradaki sözlerimin mutlak doğru olmadığını ve tamamen ‘şahsi görüşler’ olduğunu yineliyor ve eğer başınızda bir hukuki problem var ise bireysel olarak bir avukata danışmanızı şiddetle tavsiye ediyorum.

• Düşük Sermayeler İle (2000-3000TL) Yatırım Yapmak Mümkün!-Sanal Parayla Ücretsiz Deneyin!-İlandır • “Parlakfikirler” Yazarı Olabilir Ve Ek Gelir Elde Edebilirsiniz!-Editörlük Başvurusu İçin Tıklayınız.

Yorum yap

Lüften yorumunuzu giriniz
Lütfen adınızı giriniz