Türk Vatandaşı Olup İş Amaçlı İskandinav Vatandaşı Olabilmek İçin Gerekenler

Tüm okurlarımıza merhaba. Bugün sizi Türk vatandaşı olup iş amaçlı iskandinav vatandaşı olabilmek için gerekenler konusunda bilgilendireceğiz. Aynı zamanda Türk göçmenler olarak, İskandinav ülkelerinde yaşamanın zorluklarını, avantajlarını ve dezavantaj olarak nitelendirilebilecek mevcut ve potansiyel durumları ele alıp bu doğrultuda gereken uyarıları sevgili okurlarımızla paylaşacağız. Ve son olarak da İskandinav ülkelerinde yaşamanın artı yönlerini ele alıp yazımızı sonlandıracağız.

Ayrıca bu hususta ilginizi çekebilecek bir diğer makalemiz şu başlıktadır. Türkiye’den Amerika Vatandaşlığı Elde Etme Yöntemleri

Öyleyse başlayalım.

is 2

İlkin iş amaçlı İskandinav vatandaşı olabilmek için gerekenler nelerdir? 

  • İskandinav ülkelerini, vatandaşlık başvurularında en çok dikkat ederek diğer ülkelerden ayıran başlıca unsur – dildir. Örneğin İsveç’e mi göç etmek istiyorsunuz? Öncelikle İsveççeyi öğrenmeniz gerekecek. Hem de öyle derdini anlatacak kadar değil. Bildiğiniz şakır şakır öğrenmeniz gerekiyor. Başta İsveç olmak üzere bütün İskandinav ülkelerinin başlangıç aşamasında temel olarak aldığı ve olmazsa olmaz kuralı budur. Bunun için başvurunuzu yaptıktan sonra sizden kendi dillerini bildiklerini kanıtlamalarını istiyorlar. Eğer bilmiyorsanız, en az 250 – 300 saatlik dil kursları sizi bekliyor. Bu kursu başarıyla tamamlar ve söz konusu dil sertifikanızı alırsanız, ilk aşamayı başarıyla tamamlamış oluyorsunuz. İskandinav ülkeleri garantici bir tavırla göçmenlik başvurularını kabul etmektedir. Dillerini bilmediği insanların, kendi ülkeleri için ne iş ne eğitim için yeterli olmadıklarını ve ülkelerine yarardan çok zarar getirdiklerini bilmektedirler.

 

  • Önceki vatandaşlığınızı, bu yazıyı okuduğunuza göre yüksek ihtimalle Türk vatandaşlığınızı iptal etmeniz gerekecek. Özellikle bir iskandinav ülkesi olan Norveç vatandaşlığı için bu şart elzemdir. Bu noktada verdiğiniz kararı iki kere düşünmekte fayda var. Çünkü bu, en başta oldukça duygusal bir karar olacaktır. Ülkemiz, milliyetçilik duyguları ağır basan ve Türk kimliğiyle övünen bir ülkedir. Bu nedenle çifte vatandaşlık yerine, Türk vatandaşlığından vazgeçip tamamen İskandinav vatandaşı olmak, bazı kişilerde yabancılaşma, kimlik bunalımı, aidiyet yoksunluğu gibi birtakım sorunlar meydana getirecektir. Bu nedenle, vereceğiniz karardan önce ince eleyip sık dokumalısınız. Normal bir Avrupa vatandaşlığına başvurunuz onaylandığında siz hem oranın hem de Türkiye’nin vatandaşı sayılabiliyorsunuz. Bunun hem manevi hem de maddi birçok avantajı olabiliyor. Ancak örneğin Norveç’e başvurunuz gerçekleşirse geri dönülmez bir yola girmiş oluyorsunuz. Kararınızdan ve sonrasında pişmanlık hissetmeyeceğinizden eminseniz, başvurunuzu yapabilirsiniz.

 

  • Bir diğer şart ise elbette ki hatırı sayılır miktarda para biriktirmeniz gerekliliğidir. Örneğin Norveç’e kabul edilmek için 17.500 Norveç Kronudur. Bu da ortalama olarak Türk lirası karşılığında 50.000 liraya tekabül etmektedir. Diğer İskandinav ülkeleri için de hemen hemen aynı miktarda bir bütçe gereklidir. Siz, tüm olasılıklara ve olumsuz ihtimallere karşı en azından 70.000 lira ile yola çıkın. Hemen hemen her ülkede olduğu gibi İskandinav ülkeleri de vatandaşlığa kabul edecek kişilerden bir güvenlik talep etmektedir. Ülkeler de, ev sahibi insanlar gibi düşünmektedir. Biri, hiç tanımadığınız biri ülkenize de evinize de gelse, tedirginlik duymanız doğaldır. Bu nedenle iktisadi açıdan verilen bir güvence, o ülkeye zarar vermeyeceğinize, işsiz nüfusu artı 1 olarak katılmayacağınıza ve üreterek söz konusu ülkeye gelir ve yardım getireceğinize dair verilen bir sözdür. Banka hesabınız, her şeyden bu sözün geçerliliğini temsil etmektedir. Bu nedenle İskandinav ülkelerinin birinde iş bulana kadar, kendi kendinize yetebileceğiniz kadar bir gelirinizin olması ve bu geliri rakamlarla belgelerle kanıtlamanız gerekmektedir.

 

  • Son olarak gereken, belli bir süre İskandinav ülkelerinin birinde yaşamanız zorunluluğudur. Bu da her gelişmiş Avrupa ülkesinin olmazsa olmaz şartlarından biridir. Sizin kendi ülkelerinde yaşadığınızı, oraya alışık olduğunuzu bilmenizi isterler. Bunun en büyük nedeni psikolojik avantaj sağlamaktır. Göçmenliğin insanların psikolojilerinde derin etkiler yaratabileceğini bilen İskandinav ülkeleri, böyle bir zorunluluk getirerek uyum sorunu ve benzeri nedenlerden dolayı oluşabilecek psikolojik yıkımları bir ihtimal olarak bile kabul etmemektedirler. O ülkenin içinde yaşama süresi en az 4 en az 7 yıl olarak sabitlenmiştir. Bu rakamlar, gelirinize, sicilinize ve medeni durumunuza göre ülkeden ülkeye değişmektedir.
Şu İş İlgini Çekebilir:  Oto Yıkamacı Açacaklara 5 Sağlam Öneri

is 3

İskandinav Ülkelerinde Yaşamanın Zorlukları ve Dezavantajları Nelerdir? 

  • Öncelikle dil sorunu. İskandinav dillerinin Türkçe ile uzaktan yakından bir yakınlığı, bir akrabalığı yoktur. Bu noktada gideceğiniz hangi İskandinav ülkesi olursa olsun, dili öğrenme ve günlük hayata adapte sürecinde epey zorluk yaşayacağınızı önceden bilmelisiniz. İskandinav dilleri, zengin ve geniş alfabelere, deyiş şekillerine sahip bir dildir. Bu nedenle teoride ne kadar öğrenirseniz öğrensin asıl pratik alanda uygulamaya sokmanız gerekecektir. İlk haftalarda biraz zorlanacak olsanız da zamanla alışacak ve İskandinav dilleri üzerindeki yetkinliğinizi göstereceksiniz.

 

  • Soğuk iklim koşulları: Yazın da kışın da çekilmiş olsa izlediğiniz İskandinav filmlerinde bile genellikle havanın hep soğuk ve kar yağışlı olduğunu görürsünüz. İnsanlar, hırkayla bile değil sürekli olarak sağlam derili paltolarla, şapkalarla, atkılarla dolaşmaktadır. Türkiye, dört mevsimi de zaman zaman ya da aynı anda yaşayan ancak sıcak hava konusunda da oldukça verimli olan bir Akdeniz ülkesidir. Bu nedenle yapmanız gereken bir uzmana görünmek ve vücudunuzun soğuk iklim şartlarına dirençli olup olmadığını öğrenmek faydalı olacaktır. Aynı zamanda bazı İskandinav ülkelerinde kesintisiz 6 ay gece 6 ay gündüz vardır. Bu da jetlag faktöründen çok daha sarsıcı ve zor olabilmektedir. Uyuduğunuzda gece, uyandığınızda yine gece olması, bazı durumlarda depresyonu doğrudan tetikleyen faktörlerdir. Sırf iklim şartlarından ya da gece – gündüz devamlılığından dolayı hali hazırda aldıkları vatandaşlıktan vazgeçip Türkiye’ye kesin dönüş yapan binlerce vatandaşımız vardır.

 

  • Aşırı bireyci bir toplum yapılarının olması. Burada az biraz samimi olduklarına bile sarılan, borç verebilen, destek olabilen Türk insanları, İskandinav ülkelerindeki soğuk, mesafeli ve aşırı bireyci insan ilişkilerinden rahatsız olup kendilerini derin bir açmazda bulabilmektedirler. Sıcak Akdeniz ülkelerinin evvela samimiyet dedirten insan ilişkilerini kanıksamış insanlar için, İskandinav ülkelerinin aşırı bireyci yapısı ve genelde yalnızlığı tercih eden insan ilişkileri, alışılması ve aşılması güç bir engel olmaktadır. Ayrıca belirtmemiz gerekir ki dünyanın en fazla intihar oranına sahip ülkeleri, İskandinav ülkeleridir.

 

İskandinav Ülkelerinde Vatandaş Olmanın Artı Yönleri:

  • Öncelikle güven ve huzur ortamı. İskandinavya ülkelerinin genelinde yapılan geniş çaplı bir ankette her bir kişiye tek bir soru sorulmuştur: Çevrenizdeki insanlara aileniz kadar güveniyor musunuz? Verilen cevapların %70’i evet, güveniyorum olmuştur. Fakat aynı anket ülkemizde yapıldığında evet cevabını verenler, %13 dolaylarında kalmıştır. İskandinav ülkeleri, az nüfusu, fazla doğal alanı ve barışçıl ortamıyla en yaşanabilir ülkelerin başında gelmektedir.

 

  • Kişi başına düşen gayrı safi milli hasılanın en yüksek olduğu ülkeler, İskandinav ülkeleridir. İşsizlik yok denecek kadar azdır. Açlık sınırının altında yaşayan nüfus, çok çok azdır. Bununla birlikte sosyal demokrasinin en bariz ve etkili şekilde uygulandığı ve tamamen eşitlik ilkesine dayalı bir yönetim anlayışı mevcuttur. Gerek halkına gerekse göçmenlerine verdiği sosyal haklar da, tartışmasız dünya ortalamasının fazlaca üstündedir.

 

  • İskandinav ülkelerinin genelinde çalışma saatleri günlük 8 saatten 6 saate düşürülmektedir. Fazla mesai yapmanın bile insan haklarına zararlı olduğunu belirten İskandinav ülkeleri, insana verdiği değerle dünya genelindeki ülkelerden farkını ortaya koymaktadır.

is 1

  • Bir diğer artı yön ise doğal ve tarihi güzelliklerin, örneğin günümüze kadar korunarak getirilmiş şatoların, adaların, mimari yapıların varlığıdır. Gezilip görülecek, taze taze havası içine çekilecek sayısız mekan, sayısız coğrafyayı içinde barındırır.

Yorum yapın