Ukala ve Kibirli Olmak Neden İş Hayatında Çok Zararlıdır

Merhaba sevgili parlak fikirler okurları. Bu yazımızda bambaşka bir sorunun cevabını arayacağız. Ukala ve kibirli olmak neden iş hayatında çok zararlıdır? 

Öncelikle şunu belirtelim ve temel ayrımları yapalım. 21. yüzyıl insanın kafası bir hayli karışık. Bununla birlikte erdemler ve değerler de birbirine karışmış durumda. Kelime anlamlarını güçlerini ve yüklerini bıraktı. Bu nedenle bazı şeyler, bazı birimlerle hercümerç oldu ve bazı değerler kaotik ortamda zedelenmeye başladı.

Ukala ve Bilgin Olmak Arasındaki Farklar 

Ukala, bildiğini sanandır evvela. Ya da evet doğru bildiği şeyleri insanların yüzlerine bir tokat gibi fırlatmaktan çok hoşlanır. Bilginin bir güç ve karşı tarafı ezmek ya da onunla alay etmek için kullanan insanların genel tabiatları ukaladır. Bir düşünürün dediğine göre, bir kişinin bilgi ve kültürü arttıkça ukala olmaktan o kadar uzak durmaktadır. Yani ukala olmanın bilgiyle değil bilakis bilgisizlikle doğru orantısı vardır.

Cahil olmak ne güzel her şeyi biliyorsun sözündeki gizli ironi de bizi bu noktaya getirir. Bilgili, o kadar bilgili olmalıyız ki, o bilgiyi bir güç ya da ezme üstünlüğü olarak da kullanmamayı bilmelisiniz. Asıl bilgi, bu evrede başlar. Bilginin kullanımı.

Bilginler ise bilgiyi ve kültürü bir güç gösterisi olarak değil yararlı ve destekleyici ölçütlerde kullanır. Onlar için her bilgi iş piyasasında biraz daha yükselmek anlamına gelir. Bilgi, kullanılan bir şeydir. Ancak bilgiyi başkalarına ukalalık etmek için kullanırsanız, asıl siz bilginin kör edici sarhoşluğu tarafından kullanıyorsunuz demektir.

Bilginler, kültürü bir erdem vasıtası olarak kullanır. Onlar için bilgi paylaşıldıkça ve kişiyi ileri götürdükçe başarılıdır. Onun dışında bilgin iş adamları, kimseyi ezmez, kimseye üstünlük taşımaz ve var olan beynini de bilincini de olumsuz enerjilere değil pozitif yönlendirmelere ayırır. Böylece herkes şirket bünyesinde, çalışma alanında mutlu mesut hedefine doğru ilerlemeye devam eder.

kibir

İki yanlış tutum: Kibir ve ukalalık

Kibirli ve Onurlu Arasındaki Farklar 

Kibirli kişi, hem sosyal yaşamında hem de iş yaşamında kendisine sahte bir korunma alanı ayırmıştır. Kibrinden yanına yaklaşamamak tabiri de tam olarak bu noktayı işaret etmektedir. Kibir öyle bir hal alır ki kişinin etrafında adeta feodal duvarlar olarak yükselir. Kibir, iyileştirici değil kurutucudur. Tamamen olumsuz olan duyguların daha büyük olumsuz duygular doğurmasına neden olur.

Kibirli kişi, yaptığı her şeyden o kadar emindir başkalarının fikirleri onun için en hafif tabirle çöptür. Bu da iş piyasasında tek adamcılığı doğurmaktadır. Burnu büyüklük, başka burunların nefes ve koku almasına kadar engel olur.

Örneğin bir iş toplantısında kibirli bir müdürle aynı masadasınız. Ona işle ilgili fikirleri söylediğinizde o sizi dinler gibi görünür. Ancak sadece görünür. Arka planda, bilincinin diğer taraflarında size yetiştireceği cevabı bekler. Hemen hemen her şeye itiraz eden kibir, iş piyasasında mutlak başarısızlığın da doğrudan etkilidir.

Onur ise bambaşkadır. Kibir ezmeye yönelikken, onurlu olmak, kendini ezdirmeme prensibini benimser. Biri tamamen saldırgan bir duygu iken, diğeri kendini ve değerlerini savunmayı öngören bir duygudur.

Bu nedenle, sırf bu nedenle kibirli çalışanlardan da uzak durmalı kibirli olmak durumundan da. Maalesef doğarken ailemizi seçemediğimiz gibi, iş piyasasında da çoğu zaman işimizi ve iş arkadaşlarımızı seçmek gibi bir özgürlüğümüz yok. Ancak yine de iş piyasasında ve iş ortamında kibirli ve ukala insanlarla başa çıkma yöntemleri var. Şimdi bu yöntemleri iyice bir analiz edelim daha sonrasında yazımızı kibirli ve ukala olmanın neden iş hayatında çok zararlı olduğunu madde madde inceleyelim.

Şu İş İlgini Çekebilir:  İŞ HAYATINDA İSTİKRARIN TEMEL KURALLARI

ukala-erkek

Ukala patron imajı

İş Hayatında Kibir ve Ukala İnsanlarla Başa Çıkma Yöntemleri Nelerdir? 

  • Onlara yaptığının insani açıdan rahatsız edici, iş açısından zararlı olduğu bildirilmeli, hatırlatılmalı. Eğer ukala insanın yaptıklarına ses çıkarmaz, kibirli insanların hareketlerine eyvallah dersek, bu tür davranışlar artarak devam edecektir. Hem kendinizi, hem iş arkadaşlarınızı hem de şirketini korumanın bir yolu olarak kalacaktır. Ses çıkarmalı, kırmadan dökmeden itiraz etmeli ve farkındalık yaratmalısınız. Çektiğiniz her eyvallah sonunda artan ukala damarı ve kibir birikintisi olacaktır.

 

  • Ekip çalışmasının daha demokratik, daha insancıl ve daha başarı odaklı olduğunu ispatlamalısınız. Kibirli davranan bazen iş arkadaşınız bazen patronunuz olacak. Genelde kibir ve ukalalık patronlardan alt kademedeki çalışanlarına uzanan zehirli bir daldır. Siz o dalı tutmayı reddedin. Ve ister patron ister çalışma arkadaşınızın elindeki zehir dalı bırakmasını sağlamalısınız. Zehir bulaşıcıdır ve birinin kibri ve ukalalığı başta kendisi olmak üzere herkesi yakacaktır.

 

  • İş hayatında kibre kapılmak, ukala bir insana dönüşmek an meselesidir. Genelde belli başlı başarıların ardından kendiliğinden doğar bu zararlı huylar. Yani buradan anlıyoruz ki kişi çalışma arkadaşlarını ve patronunu değil sadece, aynı zamanda kendini de bu iki olumsuz alışkanlıktan korumayı bilmeli. İş genelden özele geliyor öyleyse şimdi. Demek bu karakter özellikleri sadece başkalarının başına bela değil, bizzat bizim de başımıza bela.

1-kibarli-insan-portresi

Kibirli insan portresi

Kibirli ve Ukala Olmaktan Kaçınmak İçin Ne Yapmalıyız? 

  • Yola çıktığında kimse kibirli ya da ukala olmaz. Bu iki olumsuz ve uç duygu birtakım olayların ve perde arkaların akabinde gelişir. Kendinizi sık sık şunu sorun: Beni bu noktaya kibir ya da ukalalık mı getirdi? Yoksa hırsım, tevazum ve çalışkanlığım mı? İşte bu önemli sorunun cevabını kendinize verdiğinizde bir şeyleri aşmış ve geride bırakmış olursunuz.

 

  • Her zaman için büyük bilginlerin ve filozofların kitaplarını ve aforizmalarını okuyun. Örneğin Hacı Bayram Veli’nin şu sözü ne kadar da müthiştir: ”Kibir bele bağlanmış taş gibidir; onunla ne yüzülür, ne de uçulur.” İşte her şeyi nasıl da açıklayan güzel bir söz. Uçmak ve yüzmek bir başarı ölçeği ise, kibir bunlara engel olan bir taş. Üstelik kendi ellerimizle kendi belimize bağladığımız bir taş. O taştan kurtulmak ve alçak gönüllüğün en insani tınılarında yükselmek ve yüzmek için okumalı, okuduğumuzu anlayıp kendi iş ve sosyal hayatlarımıza birebir yansıtmalıyız.

 

  • Kendini yenileyen, bilimin ve sanatın yaratıcılığında ve aydınlattığı yollarda ilerleyen herkes kibrin çirkin, ukalalığın çocukça bir şey olduğunu fark eder. Tıpkı kötü kokan biri gibi bu tür duygularla asla yan yana bulunmazlar. Yola çıktığında yanına aldığı iki şey vardır: Bir tevazu. İki ekip ruhu.

 

  • Bu iki mükemmel ve insani karakter özellikleriyle yola çıktığınızda asla yolda kalmazsınız.

Kibirli ve Ukala Olmanın İş Hayatına Zararları Nelerdir? 

  • Ekip ruhuna terstir. Birlikte çalışmak yerine tek adam olma sevdası giderek dibe çeken ve hata yaptıran bir tür sevdadır. Bu sevdadan vazgeçin. Kusursuzum diyenin en azından bu kusuru vardır sözünü hatırlayın. Hatadan korkmayın. Ancak hatayı tek başınıza değil ancak bir ekip kararıyla yapıldığında daha hafif olduğunu da unutmayın.

 

  • Hata topluca yapıldığında daha az zararlıdır. Tıpkı başarının paylaşıldıkça güzelleşmesi gibi.

 

  • Kendine fazla güven! Bu da son derece yanlış bir tutum. Tarih, kendine fazla güvenip de sonunda da uçurumdan aşağı yuvarlanan liderlerle doludur. Başkalarının fikirleri de vardır. Ve bu fikirler bazen bizim bulduğumuz fikirlerden daha önemli, daha yaratıcıdır. Biz kabul etsek de etmesek de durum böyledir.

Yorum yapın