Yemek Hazırlamaya Üşenen Kişileri Hedefleyen 2 İş Fikri

Yemek yemek ne kadar keyifliyse yapması da bir o kadar zor. Yapmak ile yemenin aralarında doğru orantı var. Bir yemeği yapmak ne kadar zahmetliyse o kadar lezzetli olur. Ve çağımız gereği hızlıca hazırlanan yemeklerin çoğu ortalama bir lezzetin üstüne çıkamıyor. Bu nedenle son yıllarda organik beslenmeye ve evde hazırlanan gıdalara olan ilgi bu denli artmış durumda. Yemek yapmaya üşenen ya da vakit bulamayan kişilerin sıklıkla satın aldığı ürün atıştırmalıklar ve yemekler, bir evden başka bir eve aktarılmış oluyor. Pastahane ve lokanta gibi işletmeler ise sadece aracılık görevini üstleniyor.

Bu yazıda evde hazırlanıp bakkallara satılabilecek iki gıda üründen bahsedeceğiz. Siz verdiğimiz tavsiyelerden yola çıkıp yapmakta daha iyi olduğunuz yemeklerden de seçebilirsiniz.

Yeni Nesil Neden Yemek Hazırlamıyor / Hazırlayamıyor? 

Yeni neslin yemek hazırlamama / hazırlayamama nedeninin birçok nedeni var. Cinsiyet, aile ilişkileri, kültür seviyesi ve yaşadığı coğrafya gibi farklı etmenler bu sorunun doğru cevabını meydana getirir. Ancak yine de baş sorumlu reklamlardır. Bu nedenle ki Z kuşağı başka farklı kaynaklarda ”Reklam Kuşağı” olarak geçiyor. Her şeyin önüne hazır olarak getirilmesi, sadece annesi onu öyle alıştırdı demek meseleyi tek bir noktada koyultmak demektir. Oysa bebekliğinden itibaren televizyon karşısında saatler geçiren kişi, yetişkin bir birey olana kadar on binlerce reklama maruz kalıyor demektir.

Orada sınırsız ürün ‘bir telefonla kapınızda‘ gibi sloganlarla tanıtılır. Ki artık internet çağında yaşıyoruz. Parmaklarını birkaç dakika çalıştırıp siparişi tamamlamanın yeterli olduğu mega-hızlı bir çağ. Üstelik envai çeşit seçenek sunuluyor. Böyle bir imkan ortamında yemek yapmak birçok insana vakit- enerji kaybı, gereksiz eziyet gelecektir. Geliyor da.

Yemek Hazırlamak Gerçekten Bu Kadar Zor Mu?

Bir diğer yön ise toplumsal nedenlere bağlı. Kadının iş hayatında aktif olarak rol alması ile birlikte genellikle – haklı olarak – yemek yapmaya vakit bulamıyorlar. Bu ise ”bu akşam dışarıda yiyelim mi” teklifinin daha sık edilmesine neden oluyor. Bir kısım ise yükselen yeni dalga akımların da etkisiyle yemek yapmanın kadınının görevi olmadığını iddia ediyor. Bu iddiasını da bizzat kendi hayatında uyguluyor. Ancak bazıları eşleri çalışsa ve kendileri evde bile olsalar yemeğin ortaklaşa yapılmasını savunuyor. Erkek elbette yardım edecektir ama bunu bir şart olarak öne sürmek ve dayatmak, yemek yapmak gibi masum ve gerekli eylem için yanlış bir bakış açısı. Hayat müşterektir demek ayrı tüm sorumluluğu erkeklere yüklemek ayrı olsa gerek.

Yeni kuşağın kadın erkek fark etmeksizin miskin, tembel ve ‘doğduğuna pişman‘ olması da dışarıdan yemek söyleme alışkanlıklarını hızla arttırdı. Yeni nesil ‘gamer‘. Herkesin hafızasında yer alan, en az bir kez yaşadığı bir sahne vardır. Elinde joistik olan çocuklardan biri acıktım der ve hemen internete girilir. Ne yeneceğine karar verildikten sonra sipariş verilir.

Özetle alışkanlıkların hızla değiştiği ve bambaşka bir yöne evrildiği günümüzde ”yemek yapmak out, yemek yemen in anlayışının baki” kalacağını söyleyebiliriz. Bu da evden yemek yapıp satmanın giderek daha da yaygınlaşacağını gösteriyor.

İş Yerinde Pratik Şekilde Yemek Hazırlamak Mümkün Mü? 

Modern dünya insana pek çok imkanı bir arada sunuyor olsa da insanın yaşamında da çok şey açılıyor. Bunların başında hepimizin bildiği, bilmek zorunda kaldığı, zaman geliyor. Kira ve faturaları ödemek için günde en az 8 saat çalışmak zorunda bırakılan insanoğlu artık 10- 12 saatlik vardiyalı sistemlere de alışmak zorunda kalıyor. Ya zihinsel, ya fiziksel ya da iki açıdan da mesai harcayıp efor sarf ettikleri işlerden evlerine döndüğünde yemek yapmaya mecalleri kalmıyor.

Şu İş İlgini Çekebilir:  LOKMACI DÜKKANI AÇMAK- NEREYE AÇMALIYIM?-KARLI MI?

Çok fazla yoğun çalışan (ki şu an iş yerlerinin yüzde sekseninden fazlası böyle) ofis ortamlarında ve diğer çalışma alanlarında kişilerin yemek hazırlamak gibi bir lüksleri, istekleri ve enerjileri de yok. Ya dışarıdan söyleyecekler ya dışarı çıkıp yiyecekler ya da yemekhanenin (varsa) o günkü menüsüne talim edecekler. Ancak insanların tüm enerjilerini harcadıkları ofislerde öğle molalarında da kendi yemeklerini hazırlamaları biraz ütopik olur. Ancak evden getirdikleri sandviç türü şeyleri yerler. Ya da  biraz sonra bahsedeceğimiz üzere ev yapımı, ucuz ve lezzetli sandviçlerden birini tercih edebilirler.

Hazır ve Endüstriyel Yemekler Neden Sağlıksız? 

İnsanlarda şöyle bir algı var. Eğer bir şey insan sağlığına ”gerçekten” çok zararlı ise satılması yasaklanırdı. Yasaklanmadığına göre abartıldığı kadar değildir. Halbuki çevrelerine dönüp şöyle bir baksalar birçok gıda ve giyim ürünün, aksesuarların ve satışa çıkarılan birçok şeyin daha hem insan hem de çevre sağlığını doğrudan doğruya tehdit ettiklerini görebilirlerdi.

Donmuş yağ ile hazırlanan etler kanser riskini kat be kat arttırmaktadır. Bu konuyla ilgili çeşitli düzenlemeler yapılsa bile henüz net bir iyileşme sağlanmadı. İnsanlar ise (artık birçok menü çok pahalı olmasına rağmen) sırf lezzetli diye bu tarz yemekleri tüketmeye devam ediyor.

Ve aç oldukları için. Ve acilen karınlarını en afiyetli şekillerde doyurmak için.

Buradaki ilk cümle neden belirtirken ikinci cümle amaç belirtiyor. İnsanların hedefledikleri amaçları tayin eden sebepler ise hep dış kaynaklı, insanların tercih kümesinin tamamen dışında. Bu yüzden hepimize sağlıksız ve pahalı yemekler lezzetli lezzetli satılıyor. Koruyucu ve renklendirici içerenler de cabası. Günlük hayatımızda yediğimiz birçok şeyin içerisinde ise en az bir katkı malzemesi var.

Ancak son yıllarda beslenme yolunda atılan olumlu adımlar ve organik beslenmeye yönelik büyük ilgi, bazı şeyleri bütünüyle değiştirmeye başladı. Bu değişimin sonunda yüzde yüz katkısız, organik, ev yapımı yiyeceklere olan rağbet oranı günden günde artıyor. Siz de evde pratik bir şekilde hazırlayacağınız yemekleri uygun fiyatlarla satabilir, aile ekonomisine hiç de azımsanmayacak ölçüde katkı sağlayabilirsiniz.

Yemek Hazırlamaya Üşenen Kişileri Hedefleyen 2 İş Fikri

1- Özel Vejetaryen Sandviç Hazırlayıp Bakkallara Satmak 

İçine marul, patlıcan, patates ve lezzetli olabileceğini düşündüğünüz farklı sebzelerle hazırlayacağınız sandviçleri mahallenizdeki bakkala satabilirsiniz. Önce 5 olur. Sonra 10. Lezzetli ve sağlıklı bir şekilde hazırladığınız takdirde sabah işe giderken karnını doyurmak isteyenler sizin hazırladığınız sandviçlere öncelik verebilir. Vejetaryen sandviçleri sadece vejetaryenler yemiyor. Sabahları en hafif ve pratik şekilde karnını doyurmak isteyen herkes bu sandviçlerden satın alabilir.

2- Zeytinyağlı Özel Bulgur Pilavları Paketleyip Bakkallara Satmak 

Bu iş ise işe giderken değil işten eve dönerken yemek almak isteyenlere sunulacak bir iş. Özel ve kaliteli bulgurlar ile hazırlayacağınız zeytinyağlı pilavları küçük küçük paketlik tek porsiyonluk hazırlayabilirsiniz. Yemeklerinize rağbet arttıkça sarma ve benzeri yemeklerle menünüzü zenginleştirebilirsiniz de.

Elbette bu liste bu kadarla sınırlı değil. Daha buraya yazmadığımız ancak gerçek hayata dönük ve pratik hayata yönelik olan satış yapabileceğiniz yüzlerce fikir mevcuttur.

Yorum yapın