Yeni iş fikirlerini nasıl hayata geçirebilirim?

Okuduğumuz haberlerde olsun, yakın çevremizde olsun; iş fikirleri ve girişimcilik alanında başarılı olmuş, Türkiye ve hatta dünya piyasalarına ismini altın harflerle kazımış başarılı insanların hayatlarını okur dururuz. Çalışma tarzlarını, günlük alışkanlıklarını, gençlere söyledikleri özlü sözleri bir yerlerden kendi hayatımıza uygulayabileceğimiz şeyler bulabilmek için sular seller gibi ezberleriz.

Girişimcilik söz konusu olduğunda birbirinden bağımsız bir şekilde değerlendirilmesi gereken, sayısız farklı kulvar bulunmaktadır. Örneğin yukarıda bahsettiğim dünyaya mal olmuş başarılı insanlar; %99 oranında bir şeyi ilk defa deneyenlerdir. Biraz klişe olacak ama Facebook, Twitter, Apple gibi markalar yaratılmadan önce dünya üzerinde bu tarz ürünler mevcut değildi. O biraz hayalperest, ama ayakları yere basmasını sağlayacak kadar gerçekçi, zeki ve azimli insanlar daha önce benzeri görülmemiş projeler üretmiş ve bu projeleri günlük ihtiyaçlarımızmış gibi hissettirecek şekilde pazarlamayı başarmıştır. Bizi aldattıklarını falan söylemiyorum; artık hakikaten böyle şeylere ihtiyacımız var. Facebook, Twitter, WordPress, Google gibi dahiyane ürünler var olmasaydı sizlerle görüşlerimi paylaşmam bu kadar kolay olmayacaktı.

İşte bu yazının konusu da tam olarak bunlarla ilgilidir. Şöyle ki; memlekette binlerce çiğ köfteci, parfümcü, pideci, börekçi, dönerci, vs. dükkanlar bulursunuz. Haa; bunlar kesinlikle sizi geçindirebilecek ve kısmen rahat yaşamanızı sağlayacak işlerdir. Ama asıl mevzu; ortada size ilham kaynağı olabilecek hiçbir dost veya rakip yokken, hatta belki de insanlar görüşlerinizle ve hayallerinizle dalga geçerken pes etmeden bu yeni iş fikirlerini ortaya çıkarabilmektir.

Devrim niteliğindeki bu girişimcilik örnekleri için çok mu zeki olmalısınız?

Kesinlikle hayır… Yüksek ve olağanüstü bir zeka; yapılan işlerin hızını ve verimini en az 3-4 kat arttıracak bir avantajdır evet… Fakat iş fikirleri ve girişimcilik dünyasında mutlaka sahip olmanız gereken bir meziyet vardır ki; o yoksa Einstein zekası bile hiçbir işinize yaramaz: Çalışkanlık… Nice çalışkan ve yorulmak, pes etmek nedir bilmeyen insanlar; verdikleri çabalarla kendilerini gıdım gıdım yukarı taşıyabilmeleri sayesinde zeki olduklarını düşünerek rehavete kapılan insanları geride bırakmıştır.

Washington Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmada denek öğrencilerden iki grup oluşturulmuş ve sayısal konulardan bir sınava tabi tutulmuştur. İlk gruptaki öğrencilerin önceden yapılan test sonucu zeka seviyesiin daha yüksek olduğu bilinmektedir. İkinci grup ise yine ortalamanın üzerinde fakat ilk gruptan daha düşük IQ’ya sahiptir. Yapılan sınav sonrasında ilk gruptakilerden başarılı olanlara doğuştan fevkalade bir zekaya sahip oldukları, sınavdakiler gibi diğer tüm soruları çok rahat çözebilecekleri şeklinde telkinlerde bulunulmuş; ikinci gruptakilere ise çok çalışmalarının karşılığını aldıkları, daha çok çalışırlarsa daha iyi dereceler elde etmelerinin işten bile olmadığı yönünde nutuklar çekilmiştir. Bir süre sonra tekrardan yapılan sınav sonuçları ise araştrmada bulunan bilim adamları dahil herkesi şaşırtmıştır: İlk grup doğuştan sahip oldukları zekaya güvenerek rehavete kapılmış ve çalışarak kendini formda tutma ihtiyacı hissetmemiştir. İkinci grup ise daha da motive olarak daha da çok çalışmış ve IQ’su yüksek olan grubu yakalamıştır. (Öğrenciler arasında bir sınıflandırma anlayışının yerleşmemesi için gruplar tabii ki birbirinden habersizdir)

Şu İş İlgini Çekebilir:  Yapanların Adam Sanılacağı 3 İş Fikri

Diyeceğim o ki arkadaşlar; yeni iş fikirleri ve yeni fırsatlar kovalayan insanlar zaten fazlasıyla zekidir. Bunun üzerine bir de çalışkanlık, azimlilik, kendine güven gibi erdemleri kazanmanız halinde fikriniz topluma faydalı olsun faydasız olsun; takdir toplasın ya da toplamasın; az ya da çok para kazandırsın; hayata geçirebilmeniz için önünüzde hiçbir engel yoktur…

Yorum yapın