Yeteneksiz İnsanları Daha Çok Köşeye Sıkıştıracak 4 Değiştirici İş Fikri

Günümüzde herkes yetenek sizsiniz sözünü üzerine alınarak, evet, yetenek benim, herkes gibi ama herkesten daha fazla ben yetenekliyim yanılgısına düşüyor ya da düşmek üzere. Televizyonun ve internetin altın çağını yaşadığımız 2020 yılında, önce bir potansiyel olarak şişirilen egolar daha sonra aslında ”yeteneksizsiniz” anlamına gelen sözün, kendisine ve milyonlara sarf edildiğini anlıyor.

Yetenek nedir? Bir insanın en ayırt edici özelliğidir. Hem mizaç hem de karakter olarak meylettiği, elinin ve bilincinin yatkın olduğu şeydir. Ancak bir potansiyel bir cevher olarak içte bulunan yetenek ancak çok çalışma ile sürdürülebilir ve ileri noktalara taşınabilir. Günümüzde ise yetenek avcıları milyonlarca insan içerisinde birini seçerek çok farklı bir yetenek algısı oluşturmaya başladı. Herkes kendisini son derece özgün ve adeta yürüyen yetenek olarak addederken, aslında piyasada kendisi gibi binlerce kişi olduğunu da fark ettiği.

Söz konusu ayrımlar sadece televizyon ve medya dünyası için geçerli değil. Artık iş yaşamındaki patronlar ve işverenler de birer ‘yetenek avcısı‘ sayılabilir.

Sizi neden işe alalım sorusu aslında hadi bize yeteneklerinizi gösterin manasına geliyor. Mülakatı gerçekleştiren kişiler birer jüri. Biz sizi sonra ararız demeleri sizi iki ya da üç hayır ile uğurlamaları demek. Artık işe alım süreçlerinin en az üç – dört aşamalı olduğunu var sayarsak finale kalana kadar tüm yeteneklerinizi sergilemeniz gerekiyor. Tabi bu sadece işe girmek için. İşe başlamak ve devam ettirmek ise bambaşka bir yarışmanın konusu.

Bir İş Fikri Nasıl Değişim Yaratır? 

Bir iş fikri içerdiği yenilik kadar değişim yaratır. Bazı fikirler çok daha istihdam sağladığı için değişim rüzgarlarını olumlu olarak estirir. Bazıları çevrenin kirlenmesini önler, bazıları insanların çok daha az yorulmasını sağlar. Aslında her yeni iş fikri ucundan kıyısından bile olsa bir değişimin öncüsü ya da devam ettirici sayılabilir.

Ancak bazı iş fikirleri de tam tersine değişimin yönünü tersine çevirir. Makineler, robotlar, yapay zekalar süper gelişimler olarak görülse de bu sadece ambalajda böyledir. Dünyanın insan için yaratıldığını göz önünde bulundurursak, robotların sağladığı kolaylık insanlık için değil firmalar için olacağından burada öncelik insanlık değil şirketler ve onların çek defterleri olacaktır.

Sonuç olarak iş fikirlerinin yarattığı değişim fırtınaya da dönüşebilir, kısa soluklu bir rüzgar estirip durabilir de. Önemli olan o fikirlerin kimlerin çıkarına olduğu ve sağladığı faydaların evrensel mi yoksa kişisel mi olduğu yönündeki sorulardır.

Neden Toplumsal Değişimlerin Öncüsü Ekonomik Dinamiklerdir? 

Çünkü her şey eninde sonunda gelip ekonomik bir nedene dayanır. Toplumun en küçük yapısı olan aileyi göz önünde bulunduralım. Aile bitip tükenmek bilmeyen borçlar ile cebelleşiyor, ay sonunu zor getiriyorsa o ailede huzur yok denecek kadar azdır. İncir çekirdeğini doldurmayacak nedenlerle bile tartışmalar çıkabilir, o tartışmalar kavgaya dönüşebilir. Herkes önce sağlık dese de günümüzde sağlık da para ile garanti altına alınan ya da giderek yitirilen insani bir dinamiktir. Özel hastane demek – parası olanlara özel hastane demektir. Özel okul demek – Paranız var ise sizi daha eğitimli, daha kariyerli yapabiliriz – demektir.

Para serbest piyasa ekonomisinin egemen olduğu çağımızda her şeyin hem kilidi hem de anahtarıdır. Önünüzde engel teşkil eden kapıları açıp onları bir fırsata çevirmek için hem doğru bir kilide hem de onu açacak bir anahtara ihtiyacınız olacak. ‘Parayla saadet olmaz’ şarkısının klişesine inanan yok artık. Fransız yazar Pascal Bruckner’in bir kitabında alıntıladığı gibi:

”Para mutluluk getirmiyorsa, geri verin!” 

Yeteneksiz Olmak Suç Mudur? 

2000’li yılların toplumsal algısı ve iş yaşamındaki verileri yeteneksiz olmayı önceleri bir kabahat, düzeltilmesi gereken bir hata olarak görüyordu. Şimdi ise yeteneksiz olmak bir suçtur! Cezası işsiz ve parasız bırakılmak, sosyal çevrelerden uzak tutulmak, hatta sırf bu nedenle eşsiz ve arkadaşsız kalmaktır. İşsiz kaldığı yani bir anlamda yeteneksiz olduğu için kendisine boşanma davası açılan kocaların haberlerini okuyoruz. Sistem tarafından kapı dışarı edildiği için cebinde harçlığı bile olmayan kişilerin arkadaş çevrelerinden nasıl yavaş yavaş uzaklaştırıldığını da görüyoruz.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Evlere Sıcak Yemek Servis Etmek Karlı Mıdır?

Nüfusun artması ile birlikte artık kendini fark ettirme ve diğerlerinden ayrılma süreçleri de çok daha kapsamlı ve sancılı oluyor. ”Üst İnsan” bir felsefe kavramı olmaktan çıkıp bir iş terimi haline geldi. İş mi istiyorsun? En az üç yabancı dil bilmen, yüksek lisans mezunu olman, yurt dışında en az 1 yıl master yapman ya da haftanın 7 günü günde 12 saat çalışman gerekebilir. İnternet sitelerine yüklenen iş ilanlarında aranan özelliklerin bazıları bu yazdıklarımızdan çok daha abartı ve tamamen gerçek!

Yeteneklerinizi geliştirmeniz için ise vakit çok sınırlı. Siz bir kursa yazılana ya da yeni bir dil öğrenene kadar yeriniz çoktan kapılmış olabilir.

Yeteneksiz İnsanlar Ne Yapmalı? 

Yeteneksiz insanların sayısı her geçen gün artıyor. Ancak burada bir nüans da var. Bu kişilerden bazıları var olan yeteneklerini (genelde sanat) doğru yere yönlendirme şansını elde edememiş ya da sistemin emrettiği şeyleri yerine getirmek istemediği için yeteneksiz olarak yaftalanmış kişilerdir. Bu kişilerin ne yapması gerektiği ise tam bir muamma! Ya hiçbir şekilde yetenek gerektirmeyen, standart işlere başvuru yapıp ömürlerini tamamlayacaklar ya da köşelerinde bekleyip yeteneklerinin keşfedilmesini bekleyecekler. Durum her iki açıdan da pek iç açıcı değil.

Bir ihtimal daha var. Televizyonlardaki yetenek yarışmalarından birine katılıp maharetlerini gösterip kısa yoldan ünlü olma olanağını değerlendirebilir. Ancak kısa yoldan elde edilen ün, aynı kısalıkta son buluyor. O ünü elde tutmak da bambaşka bir yetenek meselesi olsa gerek.

Tembellik Hak Mıdır? 

Angarya bir işte çalışmayı reddeden, halk tabiriyle ‘eli iş tutmayan’ kişiler yeteneksiz olmakla birlikte tembellikle de suçlanıyor. İş beğenmemek, yatmaya – hazır yemeye alışmak gibi insanların doğrudan gururlarına saldıran söylemler de bir hayli fazla. Peki kişilerin sistemin önlerine sunduğu sınırlı sayıda seçeneği reddetmeye hakları yok mu? Elbette var. Bu da tembellik hakkını doğurmaktadır. Paul Lafargue adlı bir düşünürün ”Tembellik Hakkı” adlı kitabı da bu konu hakkında epey faydalı bilgiler sunuyor. Bu kitabı okuyacak kadar tembel iseniz, tembellik hakkının tadını bu şekilde de çıkarabilirsiniz.

Yeteneksiz İnsanları Daha Çok Köşeye Sıkıştıracak 4 Değiştirici İş Fikri

1- Sürücüsüz ilerleyen araç yazılımları geliştirmek:

Değiştirme‘ gücüne sahip olan iş fikri tam anlamıyla kendi kendine hareket eden araç yazılımları geliştirmek ve piyasa sürmek olacaktır. Zenginler arabalarını, otomatik yazılımlara sürdürecek kadar tembel olabilir elbette. Ancak onların yaptığı her tembelliğin meşguliyete dayalı bir gerekçesi mutlaka vardır.

2- Belli sektörlere yönelik işçi siteleri açmak:

Sadece en yetenekli kişilerin işe alındığı bir işçi sitesi açmak. Yeteneksizlerin ve tembellerin çok daha fazla oranda köşeye sıkışmış hissetmesine neden olacak bir başka iş fikri olarak yakın gelecekte ortaya çıkabilir.

3- Bağımsız bir izleme şirketi kurmak:

Bir izleme şirketi kurulabilir ve bu şirket bünyesinde başarı skalası tutabilir. Böylece kimin ileriye dönük planlarda daha ”işe yarar” olacağı önceden tespit edilebilir. Bu sayede firmalara sadece en nitelikli insan kaynağı istihdam edilmiş olur. Elbette bunu KVKK yasalarına uygun olarak yapması gerekmektedir. Söylememize bile gerek yok ama biz yine de belirtelim.

4- Robot sekreterler üreten bir şirket kurmak:

Sekreterlik kolay gibi görünse de stresli işlerin başında gelir. Sürekli telefon trafiği, patronların talimatları, gelip giden misafirler… Ancak yakın zamanda bu sektöre de robotlar el atabilir. Yeteneksizler ise kendilerini suçlamayı kesip bu üst düzey robotları suçlayabilir. Bunu yapmaya hakları da olacaktır. Dünya cidden çok farklı yere doğru evriliyor. Sonumuz hayrola…

Yorum yapın