Yurt Dışı Eğitim Organizatörlüğü Yapmak Neden Çılgın Karlı?

Her meslek için eğitim şart. Bu 6 ay olur 1 yıl olur, ama mutlaka, bilenin bilmeyene öğretmesi gereken birçok kavram var. Bu kavramları eyleme dönüşmesine meslek adı veriliyor. İş işte öğrenilir lakırdısı, beylik bir sözden ibaret. Öyle olmasaydı eğitim organizasyonu gibi bir sektör doğmazdı. Dahası öğretmenlik diye bir meslek de olmazdı. Peki öğretmenlik ile eğitim organizatörlüğü arasındaki fark ne?

Temel de ikisi de eğitim alanında hizmet veren meslek dalları olsa da öğretmenler öğrencilere temel bilgileri verirken, eğitim organizatörlüğü, söz konusu iş ile ilgili temel bilgilere sahip olan kişilere bir nevi rehberlik yapar. Öğretmenin öğrencileri olur, eğitim organizasyonda çalışanların dinleyicileri. Ülkemizde yeni sayılabilecek bir iş kolu olduğu için bu mesleğin tam olarak anlaşılabilmesi gerekiyor. Kaldı ki eğitim, en hassas ve en ”dolu dolu” alanlardan biri. Sadece sektör değil, bir yaşam biçimi aynı zamanda. Bu nedenle nasıl ki herkes öğretmen olamıyorsa, eğitim organizatörü de olamaz. Lafta olur, kağıt üstünde olur ama pratikte sapır sapır dökülür. İşini iyi yapamazsa da (öğretmenlerden farklı olarak) mesleğini kaybetme riski vardır.

education photo

 

Çünkü öğretmenin verdiği derslerin karşılığı direkt olarak görülmez. Yani o eğitim öğretim alanında elinden geleni yapar. Ama yaptıklarının sonucunu direkt görmek söz konusu değildir. Eğitim organizatörü ise daha çok sonuca yönelik çalışmak zorundadır. Eğitim verdiği kişiler daha sonra hangi işlere girdi, hangi sertifikaları aldı? Buna benzer birçok sorunun karşılığı mesleki kariyerini yukarı çıkarır ya da aşağı çeker.

Neden Akıllı Türkler Yurt Dışında Burs Arıyor? 

Gemi su alıyor ve kaptan bağırıyor:

  • herkes gemiyi terk etsin.

Fakat kaptan aslında bunu bağırarak değil sessiz kalarak beyan ediyor. Bazı şeyler o kadar açıktır ki, bir şey söylenmemesi, bağırılmasından çok daha tesirli olur. ”Söylenecek söz kaldı mı?” demenin bir başka yoludur bu. Söz gümüş ise sükut altındır. Bu altını elde etmek için de bazen (artık bazen değil aslında, çoğu zaman) gözümüzü başka ufuklara, gemilere çevirmemiz gerekir.

İşte tam da bu noktada akıllı Türkler yurt dışında burs aramaya başlıyor. Beyin göçünün iktisadi uzantısı diyebiliriz buna ya da direkt cüzdan göçü de diyebiliriz. ”Türkiye’deki eğitim sisteminin durumu ortada” desek yanlış bir cümle kurmuş oluruz. Çünkü Türkiye’de tek bir eğitim sisteminden bahsetmek mümkün değil, hiçbir zaman da olmadı. Eğitim sistemleri demeliyiz. Takriben 2 -3 yılda bir değişen, hem de ucundan kıyısından değil, köklü bir şekilde değişen eğitim sistemleri, bu ülkenin eğitim sistemine olan inancı yerle yeksan etti.

Memleketin ekonomisi de battı balık yan gider şeklinde olduğu için, gemi artık hem eğitim hem de ekonomik gerekçelerle terk ediliyor. Çift yönlü bir kaçış ve arayış söz konusu. Altta kalanın canı çıksın ya da aklı olan yurt dışından medet umsun. İkisi de aynı kapıya çıkıyor. Ya da her iki konuda da endişesi olanlar aynı kapıdan dışarı çıkıyor. Bu kapının adı yurt dışı ve oradan alınma ihtimali bulunan burs olanakları.

Peki hangi ülkelerin burs imkanları daha geniş? Bunların başında İngiltere, Amerika ve Kanada geliyor. Bunun dışında İskandinav ülkeleri de oldukça cömert diyebiliriz. Özellikle İsveç ve Finlandiya’dan burs alan Türklerin sayısı her geçen artıyor. Uzak Doğu’da ise gözünüzü Güney Kore’ye çevirebilirsiniz.

Şu İş İlgini Çekebilir:  Yurt dışı bağlantılı iş kurmak neden daha mantıklı?

Diğer seçenekler arasında ise Orta Avrupa ülkeleri geliyor. Fransa ve Almanya sadece sanayi ve turizm alanında değil eğitimde de zirve yapmış ülkeler.

education photo

Yurt Dışında Okumak Ne Ara Bu Kadar Popülerleşti? 

Eskiden insanların gözünü yurt dışında okuma fikri bir hayli korkuturdu. Yani en azından büyük çoğunluğunu. Sadece gözü kara ve girişken olanlar yurt dışında okumak için somut adımlar atardı. Peki ya bugün öyle mi? Günümüzde artık lisede okuyan öğrenciler bile kapağı İngiltere’ye, İrlanda’ya, Kanada’ya atma derdinde. Yurt dışında okumanın bu kadar popüler olmasının iki temel nedeni var. Birincisi ülkemizde ”diplomalı işsizler” adlı bir topluluğun artık ayrı bir ülke kuracak kadar kalabalık olması. Diploma almak artık kitap çıkarmak gibi oldu. Herkesin en az bir diploması bir tane de kitabı var. Kitaplar okunmuyor, diplomalar geçersiz. Çare başka diyarlara sığınmak.

İkinci neden ise internet ve sosyal medya kullanımının insanlara büyük oranda özgüven aşılaması. Bir zamanlar korktuğumuz, çekindiğimiz, lafı açılınca bile garipseyip yabancılık çektiğimiz Avrupa ülkeleri ve Amerika, artık arka bahçemiz oldu. İngilizce bilenlerin sayısı arttı. Erasmus vs. ile memleket görenlerin sayısı da aynı oranda artış gösterdi. Evrensel bir dil olan İngilizce, global bir köy olan dünya ile birleşince, artık İngiltere ya da Kanada’ya gitmek, Bursa ya da İzmit’e gitmekten farksız hale geldi.

education photo

Eğitim Organizatörlüğü Karlı Mı? 

Yurt dışında eğitim organizatörlüğü oldukça karlı. Tabi bu ekinizin kaç kişiden oluştuğuna, hangi ülkelerde çalışacağınıza ve öğrenci sayısına göre değişkenlik gösterecektir. Örneğin pahalı bir ülke olan Kanada’da eğitim organizatörlüğü de aynı oranda pahalı olacaktır. Uzak Doğu’da ise Japonya en fazla kazanç getiren ülkelerin başında geliyor.

Bu İş İçin Gereken Sermaye Ne Kadar?

Bu iş için gereken sermaye minimum 100 – 150 bin lira. Yurt dışı organizasyon şirketleri kurmak için 20 – 30 bin lira gibi bir parayla yola çıkanlar Edirne’den öteye gidemez. Bu nedenle bunun için iyi bir eğitim seviyesi ve yüklü bir sermaye gerekiyor. Aynı zamanda işinin ehli eğitmenler.

Organizasyonları Bir Tür Kamp, Konferans, Seminer Eşliğinde Mi Yapmak Mantıklı?  

Eğitim tek seferlik ya da bir saatlik olgu değildir. Evet bugün size 1 saat boyunca kamu yönetimi hakkında bilgi vereceğim diyerek eğitimi sonlandıramazsınız. Bunun adı eğitim organizatörlüğü değil panel olur en fazla. Konferans ve seminerlerin de tek atımlık değil ”bir dizi” olması gerekiyor. Belli bir konu ya da uzmanlık alanı kapsamında verilecek 3 ya da 6 dizi konferans, çok daha mantıklı ve faydalı olacaktır. Tüm bunların toplamında en mantıklı seçenek eğitim kampı gibi görünüyor. 1 ya da 2 haftalık kamplar, eğitimin amacına ulaşmasını sağlar. Kamplar, nitelikli eğitmenler ve derli toplu bir program ile birlikte çok daha profesyonel bir düzeyde eğitim verilmesini kolaylaştırır.

En nihayetinde eğitim organizatörlüğü için de iyi bir organizasyona ihtiyacınız olacak. Önce ekibinizi sonra sizden eğitim alan kişileri organize etmeniz gerekiyor.

Yorum yapın