İş fikri üretmek için gözetilmesi gereken 7 taktik

İş fikri üretmek, ortaya çıkarmak üstüne de daha da önemlisi bunu hayata geçirmek; hayatta bir süre otobüsle ilerlemek yerine yürüyerek gitmek ama sonrasında biriktirdiğiniz parayla kendinize helikopter alıp uçmak gibidir.

Zordur ilk zamanlar, girişimciliğin fıtratında olan bu dikenli nitelik insanların %90’undan fazlasının hayatı boyunca hiçbir ekonomik girişime bulaşmadan yaşamasına neden olmaktadır. Minik azınlık zor ve dolambaçlı olan bu yolu yani “iş fikri üretmeyi hayal kurar” ve de bu kişiler arasından da minik bir azınlık bunu gerçekten hayata geçirir…

Sizlere iş fikri modeli üretmek, ortaya çıkarmak ve de bunu reelde uygulamak için birkaç method ve tüyolar vereceğim. İlla ki bazılarını biliyor olacaksınız. Ancak kesinlikle yazımda ufkunuzu açacak, ruhunuza ilham kaynağı olabilecek birkaç tüyo bulacağınızı umut ediyorum.

Çoğunluğun sözlerinin maalesef girişimciliği teşvikten ziyade baltalayıcı olduğunu kavramalısınız.

Ananız babanız dahil neredeyse herkes girişimcilere ilk etapta düşmandır bu dünyada. Hele ki büyük şehirde ya da hallice bir kasabada yaşıyor iseniz bu oran çok daha yükselmektedir. Bunun en büyük nedeni girişim denilen illetin bünyesinde RİSK içermesidir. Bakın koyu yazdım bu kelimeyi, hakikaten her şeyinizi kaybetme, yok etme, tüm çevrenizi heba etme riski ile karşı karşıyasınız.

Zaten çok ilginçtir ki en ala girişimcilerin de köyden, izbeden, dağ başından, tenhalardan çıkıyor olması da buna delalettir. Zira tenhaların insanı zaten yanlızdır, zaten beş parasızdır. O sebeple kaybedecek bir canı olduğu için gönül rahatlığı ile risklere yanaşmaktadır.

Ancak büyük şehirlerde ise başta aileniz size “olum şu şirkete ya da devlete kapağı atta kendini bir an evvel kurtar” diye çemkirmeye başlayacaktır henüz 22’inize gelmeden…

Büyük şehirlerde iktisadi sistem oturgundur, yerli yerindedir. İş bu sebeple küresel şirketlerden tutun da holdinglere kadar envai çeşit ekonomik oluşumda kendinize iş bulabilirsiniz. Yani iş olanakları girişime gerek duymayacağınız kadar fazladır. Ayrıca zaten büyük şehirlerde girişim kurmanın maliyeti de genel olarak büyüktür. Yine büyük şehirlerde toplum sermayesi düşük girişimcileri; kumarbaz, düzenbaz, ipsiz, sapsız adam olarak gördüğünden dolayı insanların özgür bir ekonomik yaşama yönelimi, atılımı zor olmaktadır. Tüm bu sebeplerden dolayı girişimci adamın parası olduğu kadar imajı bile en başlarda kötüdür.

Bu imaj algısına, elalemin sözlerine kulak asmamasını bileceksiniz. Aksi halde onların sözüne kalsanız hepimiz boynumuza kravat denilen zinciri takıp holdinglerin kölesi beyaz yakalı olmaktan başka bir halta sap olamayız.

Birazcık düzenin dışından kuşbakışı bakabilmelisiniz

Düzenin dışından bakın derken haydut, gangster, soyguncu, düzenbaz ya da terörist olmaktan bahsetmiyorum :))

Esasında bu kötü adamların beyin kimyası da girişimcilere de benzemiyor değil.. Ancak aradaki fark biz girişimciler bu kötü, antisosyal kişilik bozuluğu olan adamlardan daha da vizyon sahibi ve de ileri görüşlüyüz…

Bu Allah’ın cezası sistemin ana arterlerinin nereler, ara arterlerinin nereler olduğunu bilmeli, para akışının şemasını iyi kavramalıyız. Sisteme kuşbakışı, dışarıdan bakmaktan kastettiğim buydu. Gidip dut ekerek ülkenin sayılı zengini olmayı beklememeliyiz ya da rekabetin ölümüne, kıran kırana olduğu sıradan ve eski, oturmuş bir sektöre dalıp batmamalıyız…

Yaratıcı ve gözlemci bir beyin yapısına sahip olmalısınız

Kimisi bu kafaya doğuştan sahip olurken kimisi de sonradan kendini bu yönde geliştirerek, tecrübelerle elde edebiliyor. Bu türden bir kafa yapısına sahip olmadan önce sizi bazı konularda uyarmak isterim.

Eğer ki beyin kimyanızı, dengenizi derinden sarsarsanız hayattan zevk alamayan, tatsız ve tuzsuz bir psikopat haline gelebilirsiniz. Bu da yaptığınız ya da yapacağınız her işi, başarıyı anlamsız kılar. Yani diyeceğim o ki; tehlikeli olan bu yolda dengeyi korumanız ve de kapasitenizi aşırı zorlamamanız naçizane tavsiyemdir…

Şu İş İlgini Çekebilir:  Hindistan veya Çin'de İş Kurmanın Artıları Nelerdir?

O iş planınız yok mu işte onu gerekirse duvarınıza bile asmalısınız

Bu iş planlarını hazırlarken sığ ve basit olmayın, öyle kavram haritaları ve şemalar çizin ki; her hamlenizde B, C hatta D planına bile yer olsun. Her türlü olasılığı ve felaket senaryosunu hesaplayın ve gereken tedbirleri, malzemeleri toplamak üzere hareket edin. Gereken insanları bile yanınıza almak üzere planlarınızı oluşturun.

Hani şu limitless filmindeki NZT yutmuş eleman yok mu işte onun gibi olmaslınız, 1 değil, 2 değil 5 hamle ötesini bile düşünmelisiniz…

Ancak size üzücü bir haberim var ki; o Amerikan polisiyelerindeki panolara dönmüş iş planınız var ya işte o eninde sonunda tıkanacak ve de siz hesaplar yaparken hiç ummadığınız yollar, kapılar birbiri ardına kapanıp açılacak. O sebeple ben iş planının sadece en başta değil işin her aşamasında çizilmesi, el atılması gereken bir şey olarak görmekteyim. Unutmayın ki evdeki hesap hiçbir zaman tam olarak, cuk diye çarşıdakine uymaz!

Dostlarınız sizin en büyük silah arkadaşlarınız olacaktır.

Sevgili iş fikri üretmek isteyen azimli dostum şunu bil ki hayatta hiçbir canlı tek başına tam olarak fırtınalar koparacak, büyük yankılar uyandıracak şeyi tek başına yapamaz. Siz de iş fikriniz için ortaklar, dostlar bulmasınız.   

Hem ayrıca başta siz olmak üzere her insan kendini başbakan gibi gördüğü için kusursuz zanneder. Ancak gerçekte görüş açısı her türlü bir yerlerde tıkanmaya mahkumdur… Bu tür tıkanma anlarında ortaklarınız sizin arkanızı toplayacak ve işleri düzene sokacaktır. Tıpkı sizin de onların arkasını topladığınız gibi…

Doğaya saygılı olmalısınız

Doğa derken direkt olarak ağaç, ot, çiçek ve böceği kast ettiğimi zannetmeyin. Doğa demek insanı ve de onun gizemli isteklerini de kapsayan, kainat dahil her şeyi ele alan ekositemdir. Bu ekosistem de her şeyin bir rolu, görevi, amacı vardır. Biri olmadan diğeri olmaz.

Eğer ki siz doğa yasalarına karşı gelip bir yılana uç derseniz avucunuzu yalarsınız. Veyahutta bir köpekbalığına karada koş derseniz yine dımdızlak kalakalırsınız.

Aynı şekilde bir matematik adamından sözle bir şeyi kusursuzca yapmasını isterseniz apışıp kalırsınız. Veyahutta bir sözle adamdan bunu beklerseniz bu da olmaz. Sebep basittir:”Doğaya aykırıdır…“. O sebeple eleman seçerken ya da elemanlarınızdan taleplerde bulunurken onların doğasını gözetmenizde iş fikrinizi üretip hayata geçirmeniz yolunda büyük faydalar göreceksiniz.

Yine yenemeyeceğiniz ve sizden eski, köklü olgun bir rakibe kendinizi yok etmek pahasına saldırmak da doğaya aykıdırır. İş fikrinizi üretip hayata geçirirken bunun gibi ayrıntıları aklınızdan çıkarmayın ve de sınırlarınızı bilin. İmkansızı isteyin ama hamlenizi yaparken sırasıyla gerçekçi adımlar atın.

Önce diğer insanlara sonra da kendinize her konuda güvenmeyin

Bunu özgüven olarak algılamayın. Özgüvenli olmak ayrı şey; temkinli ve sadece mantıklı kararlar alan kişi olmak ayrı şey… Bu başlıkta belirttiğim bakış açısına sahip olan kişilerin olgun olduğu söylenir. İşte siz de bu olgunluğa eriştiyseniz; batma, sallanma ihtimallerini gözeteceksiniz. Belki gözüpek ve özgüvenli görünebilirsiniz dışarıdan ancak olgun ve efendi bir adam içinizde çok da kibirlenmeden sessizce çalışıyor olmalı.

Zaten ben daha şu güne kadar olağanüstü bir şans ya da hazırca bedava para, torpil olmadan bileğinin hakkıyla koca koca işler kurup da öyle kendinin her şeyi bildiğini, her şeyi süper hatasız yaptığını, kusursuz, mükkemmel olduğunu düşünen bir başarılı girişimci görmedim. Zira her biri insan denilen yaratığın yani kendisinin ve etrafındakilerin güçlü olduğu kadar çat diye kırılabilen, devrilebilir olduğunun farkındaydılar…

Son olarak belirtmem gerekir ki; ben her ne kadar kimseye güvenmeyin desem de can dostlarınıza ve de ortaklarınıza zamanı geldiğinde güvenmekten başka çareniz yok, zira zaten dostunuz ya da ortağınız sizi bıçaklamak isterse, niyeti bozarsa bu çocuk oyuncağı olacaktır; ona karşı her saniye temkinli de olamayacağınız için mantıken birbirinize güvenmekten başka çareniz yok. Emin olun en başta onlarla yola çıkarken iyi bir insan sarrafıysanız güveninizi de boşa çıkarmayacaklardır…

Görüşmek üzere

Saygılarımla
Parlakfikirler Admini

Yorum yapın